İnsan var; insansı insan var.
İnsanlar alemi ile hayvanlar aleminin benzerlikleri çoktur.
İnsan var yılan gibi,
İnsan var ceylan gibi.
İnsan var kurt gibi,
İnsan var kuzu gibi.
İnsan var sırtlan gibi,
İnsan var tilki gibi.
Her insanın bir hayvani yönü olduğu gibi
Her hayvanın da bir insani yönü vardır.
Mevcut düzende binlerce çeşit fıtratta insanı aynı kanunlarla yönetmek ne kadar doğru, ne kadar yanlıştır? Üzerinde çalışılması gereken bir konudur.
Misal;
Sırtlanın işlediği suçun cezası ile tilkinin işlediği aynı suçun cezası aynı mı olmalı; yoksa fıtratlara ve zaruretlere göre mi hüküm verilmeli?
Sırtlan, fıtratı gereği saldırır; acımasızca parçalar.
Tilki ise her türlü kurnazlığı kullanır; tuzak kurar, hesap kitap ile avlanır veya başkasının avlanmasını kollar, çalar, beleşe konar.
Kurt ise onurludur, karakterlidir; ihtiyacı nispetinde avlanır.
Kuzu ise yem olmaya mahkûmdur.
Demek istediğim şu:
Herkes hayalini kurduğu kanunları Devlet Baba’ya, ormanın kralına Aslana bildirmeli.
Devlet Baba ile kendi istediği şekilde sözleşmeli vatandaş olmalı.
İsteyen Marksizm’e göre, isteyen ateizme, isteyen de şeriata göre ceza veya mükafat almalı.
İsteyen, istediği Ar-Ge semtini devlet desteği ile oluşturabilmeli.
Ar-Ge semtleri dünyanın her yerinden canlı izlenmeli.
İlk 2 yılın ardından 5 yıl 10 yıl boyunca Uluslararası Semtler Yarışması düzenlenmeli; insanı insan gibi yaşatan semtler ödüllendirilmeli, puanlar verilmeli.
En huzurlu semtler incelemeye alınmalı ve huzurlu devlet, huzurlu milletin temelleri atılmalı.
Not: Devletlerin insanlara dayattığı yasalar bazılarına huzur, bazılarına zulüm olabiliyor. O yüzden herkes kendi huzurunu kendi tespit etmeli; huzursuz olursa da kimseyi suçlayamamalı.
Misal; "Tayyip gitse de kurtulsak" diyen de var fakat kurtuluşun tarifini sorsan bilmez.
"Tayyip Allah'ın lütfu" diyen de var fakat Allah'ın lütfunu sorsan bilmez.
Kimine göre kurtuluş bol para, zevk ve sefa.
Kimine göre kurtuluş, partiye sırtını dayayıp asalak misali yaşamak.
"Kurtuluş Kur'an'da" diyenlere kurtuluşun ne olduğunu sorsan, Kur'an'daki kurtuluşun tarifini yapamaz,
Dünya genelinde en gelişmiş saydığımız medeniyete sahip devletlerde bile insanlık emekleme dönemindeki çocuk yaşında.
Müzik çal oynasın; yesin, içsin, çıkarsın; gıdıkla, kahkaha atsın...
Elindeki oyuncağı aldın mı da yerlere yatsın, kıyameti koparsın.
Şimdi herkes düşünsün bir an: Hangi oyuncakla oynarken mutlu oluyor?
Hakikat nedir sende? Sendeki hakikat hakikat mıdır? Sor kendi kendine; araştır senin için yaratılan hakikati.
Doğru cevabı bulan, emeklemeden kurtulur , yürümeye başlar.
Selam ve dua ile,
Hüseyin Bağdatlı (Güllesi yok bugün)