Osman Aydın
BİRLİKTE YÜRÜNEN BİR YOL
3.09.2026
276 Okunma, 0 Yorum

BiRLİKTE YÜRÜNEN BiR YOL

AkşenSYM'de Sahadan Kurumsallaşmaya

30 Ağustos'ta AkşenSYM sahasında dostlarımızla bir araya geldik.

Bahçelerimizi gezdik, yapılan çalışmaları anlattık, soframızı paylaştık. Arıcılık üzerine konuştuk, bundan sonra yapılabilecekleri müzakere ettik. Gelen dostlarımız gördüklerini değerlendirdiler; eksiklerimizi ve yapılması gerekenleri söylediler.

Zaten bu buluşmayı yapmamızın sebeplerinden biri de buydu:

Gelin, görün ve değerlendirin.

30 Ağustos sonrasında yapılan değerlendirmeler ise bize başka bir ihtiyacı gösterdi. Sahada ne yaptığımız kadar, bu çalışmaların kimler tarafından, hangi yapı içerisinde ve hangi istikamette yürütüldüğünü de daha açık anlatmamız gerekiyor.

Çünkü görünen bahçenin arkasında yıllara yayılan müşterek bir çalışma var.

BİR KİŞİNİN DEĞİL, BİR KADRONUN EMEĞİ

Akşen'de bugün görülen çalışmalar bir kişinin çalışması değildir.

Ben uzun zamandır bu çalışmaların organizasyonunda ve sahadaki uygulamalarında sorumluluk taşıyorum. Fakat hiçbir işi tek başıma yapmadım.

Yıllar içerisinde pek çok arkadaşımız farklı görevler üstlendi.

Toprağı hazırlayan, fide diken, sulayan, ürün toplayan oldu. Sermaye koyan, malzeme sağlayan, kayıt tutan, muhasebe yapan oldu. Üretim sorumluluğu alan, kurulda görev yapan, bilgisi ve tecrübesiyle katkıda bulunan arkadaşlarımız oldu.

Bugün de işlerimizi mümkün olduğu kadar kişiler üzerinden değil, görev ve sorumluluklar üzerinden yürütmeye çalışıyoruz.

Tarımın sorumluları var.

Emek ve sermaye sorumluları var.

Genel hizmetleri yürütenler var.

Kayıt ve muhasebe işleri var.

Kurullar var.

Her şey kusursuz mu?

Elbette değil.

Görevlerin daha fazla paylaşılması, sorumlulukların daha görünür hâle gelmesi ve bazı işlerin kişilerden daha bağımsız yürüyebilmesi gerekiyor.

Bunlar da üzerinde çalıştığımız meseleler.

Fakat bir kişinin gayretinin görünür olması ile bütün çalışmanın o kişi tarafından yapılması aynı şey değildir.

Akşen'de ortaya çıkan hasıla müşterek bir emeğin sonucudur.

30 AĞUSTOS VE YALOVA AKEVLER

Burada kurumsal bir hususu da doğru kayda geçirmek gerekiyor.

30 Ağustos buluşması Yalova Akevler adına düzenlendi.

Bugüne kadar sahada yürütülen çalışmaların genel hizmetleri de Yalova Akevler tarafından yerine getirildi. Emek ve sermaye kayıtlarının tutulması, muhasebe ve diğer genel hizmetler bu yapı içerisinde yürütüldü.

Bu nedenle bugüne kadar yapılan saha çalışmalarını Milat Kooperatifinin çalışmaları olarak değerlendirmek doğru değildir.

Milat'ın yeri bundan sonraki safhadadır.

Sahada edindiğimiz tecrübe büyüdükçe işlerin daha düzenli ve kurumsal yürütülmesi ihtiyacı da büyüyor. Milat, bundan sonra yapılacak çalışmaların kurumsal zeminlerinden biri olmak üzere hazırlanıyor.

Bu ayrımı önemsiyoruz.

Çünkü sistem çalışmasında yalnız iş yapmak yetmez; hangi işi kimin yaptığı, sorumluluğun kimde olduğu ve hangi kurumun hangi hizmeti verdiği de belli olmalıdır.

BU ÇALIŞMALAR BUGÜN BAŞLAMADI

Bugün yaptığımız çalışmaların önemli dayanaklarından biri, 2021 yılında Süleyman Karagülle ve çalışma arkadaşları tarafından ortaya konulan Akşen projesidir.

O projede yalnızca ileride yapılacak tesislerden söz edilmiyor.

Tesisler oluşuncaya kadar arazide tarım, sera, arıcılık, hayvancılık ve benzeri üretim faaliyetlerinin yapılması da öngörülüyor.

Daha önemlisi, bunların önce küçük çapta Ar-Ge çalışmaları şeklinde yapılması ve edinilen tecrübeyle daha doğru uygulamalara geçilmesi isteniyor.

Bizim yıllardır sahada yürüdüğümüz yol da büyük ölçüde böyle gelişti.

Önce küçük işler yaptık.

Yaptığımız işi gözlemledik.

Sonuç aldık.

Hata yaptık.

Düzelttik.

Yeniden denedik.

Sonra biraz daha büyüttük.

Çünkü masa başında doğru görünen bir usulün gerçek hayatta da doğru olup olmadığını ancak uygulama gösterebilir.

KÜÇÜK İŞİN BÜYÜK DEĞERİ

Bir bahçeye bezelye ekmek dünyada yeni bir şey değildir.

Domates, biber veya bamya yetiştirmek de değildir.

Arıcılık yapmak, kovan üretmek veya ahşap imalatı yapmak da yeni değildir.

Öyleyse bizim yaptığımızın farklı tarafı nedir?

Bizim için mesele yalnızca ne ürettiğimiz değildir.

Aynı zamanda nasıl birlikte ürettiğimizdir.

Bir arazi var ama onu kim kullanacak?

Üretim için gereken sermayeyi kim sağlayacak?

Kim çalışacak?

Emek nasıl kaydedilecek?

Masraflar nasıl karşılanacak?

Ürün nasıl paylaşılacak?

Genel hizmetleri kim yapacak?

Ürün değerlendirilemezse ne olacak?

Sorumluluk kimde olacak?

İşte gerçek hayat bizi bu sorularla karşılaştırıyor.

2025 Bezelye Ortaklığı bu bakımdan bizim için kıymetliydi. Küçük bir alanda gerçek emek, gerçek sermaye ve gerçek ürünle ortaklığı sınadık.

2026 tarımında çalışma büyüdü. Bahçeler, ürünler, çalışanlar ve doğal olarak karşılaştığımız meseleler çoğaldı.

Arıcılıkta başka sorularla karşılaştık.

Ürün değerlendirmede başka...

Her uygulama bize yalnızca ürün değil, yeni bir tecrübe ve sistem bilgisi de kazandırdı.

Bu sebeple yaptığımız küçük işleri yalnız üretim olarak görmüyoruz.

Bunlar aynı zamanda sosyal Ar-Ge çalışmalarıdır.

GÖNÜLLÜLÜK VARSA İRADE DE OLMALI

Bu çalışmaların önemli bir özelliği gönüllülük esasına dayanmasıdır.

Kimseyi ortak olmaya zorlayamayız.

Kimseyi çalışmaya mecbur bırakamayız.

Kimse istemediği bir sorumluluğu üstlenmek zorunda değildir.

İnsan kendi iradesiyle gelir ve kendi iradesiyle sorumluluk alır.

Fakat saha bize şunu da öğretti:

Gönüllülük, gayretsizlik demek değildir.

Bir işe gönüllü olarak başlamak irade ister.

Başladığın işi yapmak gayret ister.

O işi zaman içerisinde devam ettirmek ise sebat ister.

Bunlar görünmeyen imkânlardır.

Toprağı görebiliriz.

Parayı sayabiliriz.

Makineyi kayda geçirebiliriz.

Fakat iradeyi, gayreti ve sebatı aynı şekilde ölçemeyiz.

Yine de onlar olmadan diğer imkânların bir araya gelmesi çoğu zaman mümkün olmaz.

Birisi toprağını ortaya koyar.

Birisi sermayesini.

Birisi emeğini.

Bir başkası bilgisini veya genel hizmetini.

Bunlar doğru usuller içerisinde birleştiğinde elbirliği oluşur.

Elbirliği de hasılaya dönüşür.

Bizim sahada öğrenmeye çalıştığımız şeylerden biri tam olarak budur.

AKŞEN BOŞ BİR PROJE ALANI DEĞİLDİR

Akşen'e gelen dostlarımızın bilgi, tecrübe ve fikirlerinden yararlanmak istiyoruz.

Çünkü herkes bulunduğu yerden başka bir imkân görebiliyor.

Birisi tarımla ilgili fikir getiriyor.

Bir başkası sağlıkla ilgili bir çalışma düşünüyor.

Bir diğeri eğitim, üretim, turizm veya başka bir alan için öneride bulunuyor.

Bunların her biri değerli olabilir.

Fakat burada önemli bir ayrım var:

Akşen boş bir proje alanı değildir. Buranın zaten bir projesi vardır.

Biz yeni fikir aramaktan çok, yürütülmekte olan projeyi sahada geliştirmeye çalışıyoruz.

Bu nedenle yeni bir teklif geldiğinde yalnızca:

“Bu iyi bir fikir mi?”

diye sormamız yetmez.

Bir soru daha sormalıyız:

“Bu fikir, yürüdüğümüz yolun neresinde yer alıyor?”

Mevcut çalışmayı geliştiriyorsa değerlendirelim.

Bir eksiğimizi tamamlıyorsa kullanalım.

Saha, daha önce doğru kabul ettiğimiz bir hükmün yanlış olduğunu gösteriyorsa onu da değiştirelim.

Çünkü uygulamadan öğrenmeyen bir Ar-Ge çalışması düşünülemez.

Fakat birbirinden bağımsız çok sayıda güzel işi aynı yerde yapmakla bir sistem ortaya çıkmaz.

Parçaların birbiriyle ilişki kurması gerekir.

PARÇADAN BÜTÜNE

Tarım...

Arıcılık...

Ahşap üretimi...

Ürün değerlendirme...

Emek, sermaye ve genel hizmet çalışmaları...

Bunları birbirinden bağımsız projeler olarak görmüyoruz.

Her biri yürüdüğümüz yolun bir parçasıdır.

Bugün bizim işimiz bütün sistemi uzun uzun anlatmak değil.

Önce parçaları gerçek hayat içinde çalıştırmak, onlardan öğrenmek ve çalışan parçaları birbirine bağlamak zorundayız.

Nihai istikametimiz SYM'dir.

Oraya bir anda varılmayacağını biliyoruz.

Bu nedenle önce bütünü kurup sonra uygulamaya başlamadık.

Uygulayarak bütüne doğru gidiyoruz.

30 Ağustos'ta dostlarımızın gördüğü de bu yolun bugünkü hâliydi.

Tamamlanmış bir proje değil.

Kusursuz bir sistem hiç değil.

Fakat artık yalnızca kâğıt üzerinde duran bir düşünce de değil.

Toprağa değmiş işler var.

Ürün vermiş uygulamalar var.

Kayıtlar var.

Sorumlular var.

Çalışanlar var.

Sahadan öğrendiğimiz doğrular ve düzelttiğimiz yanlışlar var.

Ve bütün bunların arkasında farklı zamanlarda farklı sorumluluklar üstlenmiş bir çalışma kadrosu var.

Bundan sonraki safhada bu tecrübenin daha kurumsal bir yapıya kavuşması gerekiyor. Milat kooperatifide bu gelecek için hazırlanıyor.

İnsanlar değişebilir.

Sorumlular değişebilir.

Kurumların vazifeleri gelişebilir.

Saha bize yeni şeyler öğrettikçe uygulamalarımız da değişebilir.

Fakat bir şeyi kaybetmememiz gerekiyor:

Birlikte çalışma iradesini.

Çünkü yıllardır yapmaya çalıştığımız şey, herhangi bir kişinin projesini gerçekleştirmek değildir.

Birlikte çalışabilmenin usulünü, birlikte çalışarak öğreniyoruz.

Yolumuza da böyle devam ediyoruz.

Parçadan bütüne...

 

 






Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı, Adil Düzen ve BüyükAile
9.10.2026 350 Okunma
1 Yorum 09.10.2026 08:55
Reşat Nuri Erol
Büyük Değişim Semt ve Mahalleden Başlamalı
8.10.2026 597 Okunma
1 Yorum 08.10.2026 10:13
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen’in şeffaf uygulama ile görünür olması
7.10.2026 674 Okunma
1 Yorum 07.10.2026 08:57
Reşat Nuri Erol
Fon vurgunundan Kur’an nizamı Adil Düzen’e…
6.10.2026 783 Okunma
1 Yorum 06.10.2026 10:12
Hüseyin Bağdatlı
BABACAN IN GÜLÜŞÜ, NE ANLAMA GELİYOR
5.10.2026 114 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
MÜCADELE PARTİSİNİ KUR REİS
5.10.2026 105 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
HIRSIZLIK DAMGASINA DİKKAT
5.10.2026 104 Okunma
Reşat Nuri Erol
Fon Krizinden Daha Güçlü Bir Piyasa Yapısına
5.10.2026 867 Okunma
1 Yorum 05.10.2026 09:38
Özer Ataç
TEHLİKENİN EN SİNSİSİ: GÜRÜLTÜ - 1
4.10.2026 1278 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Musa’yı Denizden Kurtaran Kimdi?
4.10.2026 113 Okunma
Bahaeddin Sağlam
İnsanlık Dünyasına Bir Çağrı
4.10.2026 103 Okunma
Reşat Nuri Erol
Jeoekonomi Enstitüsü’nün Pratik Çözüm Seti
4.10.2026 879 Okunma
1 Yorum 04.10.2026 10:17
Reşat Nuri Erol
İJE'nin teşhisi: Birbirini güçlendiren dört kriz
3.10.2026 993 Okunma
1 Yorum 03.10.2026 06:50
ZEKİ ALTUBOĞA
HEVALTIYA JI DIL BEŞA YEKEM: MIROV TENÊ JI BO XWE DIJÎ?
2.10.2026 422 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
HEVALTÎYA JIDIL BEŞA 1: MIROV TENÊ JI BO XWE DIJÎ? MAD
2.10.2026 162 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
HEVALTIYA JIDIL BEŞA I — GELO MIROV TENÊ JI BO XWE DIJ
2.10.2026 143 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
HEVALTIYA JIDIL BEȘA I MADDE: JI HEVALAN BER BI GEL V
2.10.2026 136 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA I — MADDEYA 12. ENCAMA MEZIN A HEVALTIYA JIDIL E
2.10.2026 139 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
11. MADDE: AZADÎYA SÎNORÊ GÎŞTÎ Azadî, Maf, Xwedîgotin
2.10.2026 126 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
NEBE NABE!: MIROVÊ YEKEMIN DI PÊWÎSTÎYA CİVAKÎ DE Miro
2.10.2026 133 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
ASÎMÎLASYON, DESTHILATÎ Û GUHERÎNA CIVAKÎ Destpêk û Ça
2.10.2026 180 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA IV XETÊN BERXWEDANÊ, XWESERIYA PARASTINÊ Û DÎTINA
2.10.2026 145 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA VI HILBERÎNA HEVPAR Û JIYANA EKOLOJÎK Kooperatîf
2.10.2026 123 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
NEBE NABE!: MIROVÊ YEKEMIN DI PÊWÎSTÎYA CİVAKÎ DE Miro
2.10.2026 127 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an nizamı, fon vurgunu ve bir çözüm önerisi
2.10.2026 915 Okunma
1 Yorum 02.10.2026 09:50
Hüseyin Bağdatlı
HEDEF; ERDOĞAN ÜZERİNDEN İSLAMDIR
2.10.2026 240 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
FON VURGUNU,HAYIRLI ŞERDİR
1.10.2026 244 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı ve ‘Fon vurgunu’ sistemin iflası
30.09.2026 1024 Okunma
1 Yorum 30.09.2026 10:00
Hüseyin Bağdatlı
DÜNYA TEK DEVLET OLACAK
30.09.2026 226 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-280; “Küfürde yarışıyor olanlar”
28.09.2026 1136 Okunma
1 Yorum 28.09.2026 12:40
Hüseyin Bağdatlı
FON SORUŞTURMALARININ ARKASINDAKİ GERÇEKLER
27.09.2026 260 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
HAYALET CUMHURBAŞKANI
27.09.2026 286 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-279; “Seni mahzun etmesin…”
27.09.2026 1092 Okunma
1 Yorum 27.09.2026 09:49
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-278; “Yâ eyyühe’r-rasûlü…”
26.09.2026 997 Okunma
1 Yorum 26.09.2026 07:57
Reşat Nuri Erol
Burhan Özfatura’nın vefatı ve en son köşe yazısı
25.09.2026 1152 Okunma
1 Yorum 25.09.2026 10:54
Reşat Nuri Erol
‘Aşmanın Sanatı’ yani bir şeylerin esiri olmamak
24.09.2026 1101 Okunma
1 Yorum 24.09.2026 07:40
Reşat Nuri Erol
KUR’AN NİZAMININ ÖNGÖRDÜĞÜ TOPLUM
23.09.2026 1143 Okunma
1 Yorum 23.09.2026 12:13
Hüseyin Bağdatlı
ALPERENLERİN VEBALİ
23.09.2026 294 Okunma
Reşat Nuri Erol
Söz Konusu Bu Üç Model Bize Ne Söylüyor?
22.09.2026 1018 Okunma
1 Yorum 22.09.2026 09:56
Reşat Nuri Erol
İyi İnsan Beklemek Yerine İyi Sistem Kurmak
21.09.2026 1063 Okunma
1 Yorum 21.09.2026 11:45
Hüseyin Bağdatlı
KALP GÖZÜ İLE BAKMAK
21.09.2026 280 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen: Para Kadar Mekanizma da Önemli
20.09.2026 1154 Okunma
1 Yorum 20.09.2026 07:32
Hüseyin Bağdatlı
DAMAT BERAT SAHADA
19.09.2026 370 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen: Ekonomiden Sisteme Üç Yaklaşım
19.09.2026 1257 Okunma
1 Yorum 19.09.2026 08:57
Hüseyin Bağdatlı
MAZOTUN YÜZGÖRÜMÜ
18.09.2026 283 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Ekonomik Düzen İstanbul Çalışmaları…
18.09.2026 1244 Okunma
1 Yorum 18.09.2026 07:56
Hüseyin Bağdatlı
FİKİR HIRSIZLIĞI HARAMDIR
17.09.2026 275 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-4
17.09.2026 1166 Okunma
1 Yorum 17.09.2026 09:08
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-3
16.09.2026 1364 Okunma
1 Yorum 16.09.2026 08:13
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-2
15.09.2026 1204 Okunma
1 Yorum 15.09.2026 10:30