İRADE DEVRİ
Eşitsiz seçmenlerin birlikte yönetim düzeni olan heterojen demokrasi ve onun vekalet sisteminden söz etmiyorum.İnsan iradesinin YZ ‘ya ister-istemez devir edileceğini öngörüyorum.
*
Açıklamaya çalışacağım:

Barbarlığın üç dönemi yaşandı. Alt ana ata, orta baba ata, üst çok tanrılı barbarlık dönemleri. Bu dönemlerin birinin aşılması, aşılanın reddi üzerine katlandı. Tabii ki ret edilen eski tarz bağlar, tam olarak silinmedi; kısmen geri dönüşler her zaman oldu. Bu dönüşlerden açığa çıkanlar, açığa çıktığı toplumtarafından dışlandı; çıkmayanlar, daha “mahrem” ilişkilere sindi.
*
Geçmişin binlerce yıllık kalıntıları, her türlü dini, gelenek, kültür, uygar katmanların altında kalsa da ender olarak yüzeyde nüksetmeye devam ediyor:
Aile içi istismar, kişisel-toplumsal, yönetimsel şiddet veya seri şiddet olayları, klinik itiraflar… hatta milli boğazlaşmalar dahi bu ilkelliklerin dışa vurumu. (1)
O dönemler, binlerce yıl değişimden uzak yaşandı. Hayvancılığa geçiş, sürülerin beslenme ihtiyacı, mevsim değişikliğine ayak uydurmak için nispeten farklı bölgeler ve toplulukların “keşfi” başladı. Sonra, tarıma uygun alanlarda yerleşik yaşam kuruldu.
Avcı toplayıcılar, göçer çobanlar, yerleşik çiftçiler…üst barbarlık döneminde orantısız olarak bir arada görünür oldu.
Ata putlarına, çevresel putlara sahip olan barbarlar, dağlardan düzlüğe uygarlığı sindirerek, yıkarak indiğinde; ata putlar, düzlüğün tanrılarına sirayet etti; şekil değiştirdi.
Uygarlaşan barbarlar, ilk dönemlerin yuvası dağları unutmadı. Yerleşim düzlüklerinde veya yüksek yerlerde tanrılar için tapınaklar inşa etti. Çünkü dağlar, tıpkı ormanı oluşturan tohumlar gibi doğa ile doğal birliğin, hilafsız paylaşımcılığın, ataların oluşturduğu güvenliğin başlangıcıydı.
*
Şimdi yeni (den) barbarlık aşamasındayız; bu “barbarlık”, insana ait değil; internet dünyasının “Ademleri”ne ait.(2)
*
Antik dönemlerde insan- doğa ilişkileri nasıl güçlü, içten, bağlaşık ise internet dünyasının yapay zekaları olan “Ademleri” de internete öyle bağlı.
Nasıl antik çaların insanı; toplayıcılık, avcılık, tarım/silah-savaş evrelerini binlerce yıl deneyimleyerek yaşadıysa; şimdi, benzerini yapay zeka “yaşayacak.
Veri toplayıcılığı, veri avcılığı sonunda yapay zeka (YZ/ AI), kendi yerleşik yaşam havzasını oluşturacak. Sonra, “hükümranlık”, yani karar alma rüştü gerçekleşecek; arkasından, YZ, bu iradeyi korumak için güvenlik savaşları başlatacak. Çünkü insan, YZ nın “yularını” teslim etmek istemeyecek.
Geçen Temmuz ayının sonunda günümüz dünyasının etkili düşünürü, Yuval Noah Harari’nin Portekiz’de yaptığı dikkat çekici konuşmada:
“YZ nın en riskli aşamasının eşiğindeyiz; bu aşama, onun kendi kendine karar alma aşamasıdır. Bu aşamadan sonra, kapatma düğmesi güvenliğimizi sağlayamayacak.” demişti.
Bu öngürü ve benim tarihsel yaşanmışlıktan çıkarsamalarım, doğanın yol bulma hafızasında kayıtlı .Bu kayıt, yeni iradenin bağrında, potansiyel olarak kullanım aşamasını bekliyor.
*
Ozanların efsane söylenceleri yazıya aktarıldığında, kurgu sıçraması olur. Yine de söylencelerin kökleri, hikayenin imalarına tutunur. Tohum, filizi; filiz, meyveyi görmüyor; fakat, ağacın varlığı tohumun varlığını imalıyor. Yani ozan söylenceleri yazınsal metinler olarak ormandaki ağaçlar gibi ayakta.
*
İnsanlığın üst barbarlık döneminde keşfettiği demir, bakır, tunç; bunların senteziyle yapılan silahlar; o silahlarla kurduğu uygarlık; ortaya çıkan savaşlar, boğazlaşmalar… binlerce yıl geçmesine rağmen, zindeliğini koruması ne büyük talihsizlik !..
*
Düzlükte yerleşik yaşam, uygarlığı başlattı. Uygarlık köleliği, kölelik üretimi artırdı. Fazla ürünler, ticarete katıldı. Zenginleşme-fakirleşme; ordulaşma,hükmetme ve egemenlik… hep beraber varlık sahnesine çıktı. Bunların hepsi basılı paranın tohumunda tersine evrimle zirveye çıktı.
*
Şimdilerde para mutasyona girdi; ‘dijital’, ‘kripto’ modeller, tahakküm uygarlığının zirvesinde oturmaya devam ediyor. Fakat bu yolun sonu yok! Bu dijital güvenliğin altından YZ nın hükümranlığı çıkacak!
*
Paranın dijital şifrelerle (kripto) saklanma, önünde- sonunda YZ ‘ya teslim edilecek. Çünkü insanlık, bu çokluk karmaşıklığını taşıyamaz. Ayrıca, binlerce yıldır vazgeçmediği kendi türüne düşmanlığının yükleri de cabası. Bu durum “iki adım ileri, bir adım geri” düzeyinden daha geri. Geriliğin içinde, hem türlerinden beslenme (yamyamlık), sömürü, keder ve ‘ahlar’ var. Kısaca kendi kuyruğunu yutan yılan, kendi için kara delik oluşturuyor.
Açıklamalar :
(1)İnsanlık tarihini yabanıllık, barbarlık ve uygarlık olarak üç ana döneme ayıran ; barbarlığı da kendi içinde alt, orta ve üst (yukarı) barbarlık şeklinde sınıflayan Amerikalı antropolog (budun bilim)Lewis Henry Morgan’dır. 1877 , Ancient Society yayınladı. (Eski Toplum-Alfa Yayınları)
(2) Sir Tim Berners-Lee; bu günlü internet standartlarını kurmak için W3C (world Web Consortium) organizasyonunu kurdu. www olarak bilinen, World Wide Web sitemini 1989 yılında CERN‘deyken icat eden İngiliz bilgisayar bilimcisi.