Kur’an’a göre devlet-253; yargı ve terör sorunu
‘SosYO-EKONOMİK Tufan’ ülkemizi ve dünyayı sarmış durumda…
çare ve çözüm önerilerimiz bu yazılarda; uygulanmayı bekliyor…
Önceki yazılarla birlikte okunmasını da tavsiye ederek devam…
***
5- Yargının Çalışmaması SORUNU VE ÇÖZÜM
Eskiden bir bucakta (nahiyede) yaşayanlar bir taraftan birbirlerini yakından tanır, diğer taraftan onların bütün hareketlerini takip ederlerdi. Çıkan nizalar iki kişinin hakemliğinde çözülürdü. Bugün ise ilişkiler birbirini tanımayan kimseler arasında cereyan etmekte, nizalar hakemler tarafından çözülmemektedir. Mahkemeler oluşturulmuştur.
Eskiden mevzuat çok azdı. Herkes hukuk öğrenir, ona göre hüküm neyse yeni sözleşmeler yapılır ve bu bilinirdi.
Şimdi ise yeni sözleşmeler yapılıyor ama artık bir hâkimin bütün bu sözleşmeleri bilmesi mümkün değil. Soruşturma, bilirkişi, raporlar ve savunma çalışamamakta. Mahkemeler on yıllarca karara bağlanamamakta. Mahkemeler ‘bağımsız’ değil, ‘tarafsız’ değil, halk nezdinde ‘saygın ve etkin’ değildirler. Şöyle ki; kişi suç işlese bu mahkemeler ceza vermiyor, işlemese istedikleri zaman mahkûm ediyor.
Yargı sorununu çözmediğiniz zaman insanlar kendileri ihkak-ı hakka yani kendi haklarını kendileri almaya kalkışır ve ilkel döneme dönülmüş olur. Bugünkü hukuk sistemi tarım dönemi hukuk sistemidir, çağımızın sorunlarını çözmekten çok uzaktır.
Kur’an soruna çözüm getirmiştir. Önce topluluk hakemleri eğiterek yetiştirecek ve onlara “güvenceli ehliyet” verecek. İlçede, ülkede ve insanlıkta yeter sayıda “ehliyetli hakem” olacak. Davacı ve davalı bunlardan birerlerini hakem seçecek, baş hakemi de hakemler seçecek, bunların verdiği karar kesin olacak, kararlarına uymayanları silahlı kuvvetler yola getirecek. Hakemlerin üstünlüğü tartışılmaz olacak.
Parlamento da cumhurbaşkanı da hakemlerin kararlarına uymak zorunda olacak. Hakemlerin kararları bozulmayacak, infaz edilecek; herkes bilecek ki hakem kararından dönülemez. Hakemler ölüme hükmederlerse mahkûm öldürülecek. Ciddiyet burada başlar.
Hakem kararlarına karşı dava açılamaz ama hakemlere karşı dava açılır. Hakemler mahkûm olurlarsa akileleri (dayanışma ortaklıkları) ödeme yapar. Karar haksız da olsa kazanan bir daha kaybetmeyecek; kaybedişinin mağduriyeti ayrıca giderileek.
***
6- Terör SORUNU VE ÇÖZÜM
Yargı çalışmayınca insanlar bizzat kendileri ihkak-ı hakka kalkışırlar, bunun için mafyalar kurulur; iş mafyası, senet mafyası, rüşvet mafyası ve terör mafyaları oluşur. Haklı olmanız yeterli olmaz, rüşvet mafyasına bir şeyler verirsiniz ki hakkınızı alabilesiniz. Devlet içinde devlet oluşur. İnsanlar haklarını mahkemelerden alamayınca terör şebekelerine baş vururlar ve onlar devletin yapacağı ya da yapması gereken işleri yapmaya başlarlar. Gizli terör örgütleri oluşur. Devlet de bunlardan korunmak için gizli istihbarat teşkilatı kurar.
Böylece halk iki “gizli” arasında büyük huzursuzluk içinde yaşar. Vatandaş olarak konuşurken, düşünürken, hareket ederken, hatta bir müsvedde tutarken yakalanırsam ne olur ne olmaz der, ona göre hareket eder veya edemez. Gizli mafya, gizli istihbarat teşkilatı deşifre olmaz, her şeyi gizli yapar. Böylece tüm halk korku içinde sırlar âlemimde yaşar.
Yargının çalışmadığı yerde bu oluşumlara ihtiyaç vardır ve oluşmuştur.
Kur’an bunlar için hükümler getirmiştir. Yeni dünya düzeni ocak, bucak, il, ülke, insanlık olarak teşkilatlanmaktadır. Yerinden yönetim getirilmektedir. İlmî, dinî, meslekî ve siyasî dayanışma ortaklıkları oluşturulmaktadır. Kişilerin meşru yollardan haklarını koruma görevi bunlara verilmektedir. Hakemler sistemi getirilerek çözüm üretilmektedir. “Yüz Dairelik Lojmanlı İşyeri Siteleri” sisteminde bir taraftan işsiz insan bırakılmamakta, diğer taraftan güvenlik de temin edilmektedir. (Devamı var)