Hüseyin Bağdatlı
KISA YOLDAN KURTULUŞ ÇARELERİ
3.08.2026
425 Okunma, 0 Yorum

KAPİTALİST SÖMÜRÜ DÜZENİNDEN ŞİKÂYETÇİYİZ.

​Peki; sömürüden kaçmalı, yalnızca kendimizi mi kurtarmalıyız? Dağ köyüne çekilip bireysel olarak haramdan, vebalden kurtulma imkânımız var mı? Kur’an’a sordum, öyle bir şansımız yok. O zaman imanımızın farz-ı ayın gereği olarak insanlığı kurtaracak çareleri ispatıyla ortaya koymalı mıyız? Evet.

​İmanın inkişafı için en önemli ilk adım nedir? Her mümin, fiilî olarak insanlığın Kur’an ahlakıyla ahlaklanması için öncelikle helal beslenmesine vesile olmakla mükelleftir. Bu alanda fiilen dua ile iman eden, benim de iştirak ettiğim Akşensym Kooperatifi Kurucu Başkanı Osman Aydın kardeşimize ve çalışma arkadaşlarına Rabbim yardım etsin, muvaffakiyetler ihsan etsin inşallah.

​Kişi haram dairesinde besleniyor, kazancı haramdan geliyor, ailesini haramla geçindiriyorsa; ne kadar ayet ve deliller ile haramı helali anlatırsan anlat, tesiri olmaz. O yüzden ülkenin ekonomisini öncelikle paylaşımdaki adaletsizliklerden kurtarmak gerekir. Bu mümkün mü? Mümkün. Kanser olmuş bacağı kesmezseniz, kanser vücuda yayılır ve insan ölür. Devletler de milletler de insan vücudu misali yaşar veya ölür.

​İnsanlık olarak, millet olarak adil bir dünya hayal ediyorsak öncelikle çevremize adil olacağız. Mevcut İslam anlayışımız ile insanlık şöyle dursun, sadece ülkemize ve milletimize adil bir mümin olduğumuzu ispat etmemiz gerekmez miydi? Bunun için Allah (c.c.) 25 yıl gibi uzun bir iktidar süresi verdi bizlere, inananlara. Geldiğimiz noktada Müslüman kimliğimizle iddialarımızı öncelikle Allah’a ispat etmek mecburiyetimiz vardır. Bunun için son bir şansımız daha vardır.

​Evet; ispatı olmayan her iddianın müddeisi ile Allah’a inanıp emirlerini hiçe sayan, namaz kılmayıp kulluğunu tescillemeyen idarecilerin farkı yoktur. Namaz kılıyor fakat faizi önlemiyor, fuhşiyatı durduramıyor, rahatım ve saltanatım bozulmasın diye hakikati haykırmıyorsa yine farkı yoktur.

Bugünü Sayın Cumhurbaşkanımız, "Yüksek katlı binalarla İstanbul’a ihanet ettik." dediği gibi: "Gayret ettik, her yolu denedik fakat Siyonizm’in sahadaki gücünü idrak edemedik, beceremedik." dese; elini öpmek için kapıyı açana kadar kapısında yatarım.

Sayın Cumhurbaşkanımız; lütfen enaniyeti, inadı bırakın, ülkeyi rahatlatın.

Kölenin en büyük hayali kölelikten kurtulmak değil, köle edinmekmiş. Gidişatımız öyle gösteriyor ki rahatsız olduğunuz heykellerden kurtulup kendi heykelinizi dikmektir hayaliniz.

Hatırlatmak isterim ki her türlü heykel puttur. Aslolan adalettir, hakkaniyettir.

​Devletin dini adalettir; ekonomide, paylaşımda, her alanda adil olmayan devletin dini yozlaşmıştır. İdarecilerinin Müslüman olmaları onları kurtarmaz. Adil devletin inşasında gayretten uzak iseler ki —bugünkü halimiz, ahvalimiz budur— milletin kendilerinden adil yönetim beklentilerini karşılamadıkları için Fatiha okumadan, abdest almadan namaz kılan gösteriş Müslümanından farkları yoktur. (Misal: Özgür'ün abdesti)

​Sayın Cumhurbaşkanımız adil olmayı istemez miydi? İsterdi elbet. Peki neden adil olamıyor o zaman? Çünkü sömürü sistemini değiştirme kudreti yok. Kim gelirse gelsin, sisteme sahada hakim olmayı doğru planlayamazsa; sahaya, ticarete, imalata, kalifiye adil elemanların bölgelere dağılımını doğru organize etmezse başarılı olma şansı yoktur.

​İşe nereden başlamalıyız? İşte en önemli, en derin neşterin vurulması gereken nokta buradadır. İşe, üretimdeki Siyonizm’in kumpasını kırmakla başlamalıyız. Bu nasıl olacak? Tüm imalatlar, üretimler ve siparişler kalitesine göre her bölgeye kurulacak olan adil, güvenilir birimlere bildirilecek. Bu birimlerin yönlendireceği, tavsiye edeceği atölyelerde imalatlarını yaptıracaklar. Tüm imalatçılar da ellerindeki iş miktarını kapalı devre internet ortamında yayınlayacaklar ve işe ihtiyacı olan esnaflara öncelikle işler yönlendirilecek. Tahsilatları, teslimatları ve nizaları da devletin tayin ettiği iş takip büroları yapacak. Böylece uluslararası derin Siyonist sermayenin ülkemiz içindeki derin yapılanmasının gelir kapısı kapanmış olacak.

​İş paylaşımı; ehliyete, liyakate ve tecrübeye göre sınıflara ayrılacak. Meslek ahlakı ve insani ilişkileri de göz önünde bulundurularak; 1. sınıf, 2. sınıf berber misali, "1. sınıf ahşap ustası", "2. sınıf ahşap ustası" şeklinde sınıflar belirlenecek. Böylelikle 2. sınıf ustadan kimse "1. sınıf işçilik yapmadı" diye arıza çıkaramayacak.

​Bu konu çok uzun aslında; böyle bir makale ile yetinmeyeceğim. Adil bir dünya için her alanda adaleti nasıl tesis ederiz; çözümleri ile, kestirme yolları ile anlatacağım. Yazacağım konuşacağım.

İster mevcut iktidar istifade etsin, isterse gelecek olan.

​Mevcut iktidar "entrikaya entrika" siyaseti ile başaracağım zannettiyse de yanıldı. Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu, Sayın Erdoğan’a "Fil ile yatan preslenmiş kalkar, ben seninle iktidar olmam." demişti. Bugün Ak parti preslenmiş durumdadır. Çare vardır ancak Müslümanların birlikte hareket edememeleri için, siyonizim tarafından taşlar sıkı döşenmiştir. Muhafazakâr partilerin dayanışmasını önlemek için Siyonizm’in yeni yeni senaryolarına, oyunlarına, tuzaklarına hazırlıklı olmalıyız.

​Siyonizm’in gayesi; muhafazakâr millî cepheyi parçalayıp kullanabileceği partiyi iktidar yaparak, sömürüsünü arttırarak devam ettirmektir.

Bizler,bu sefer bu oyunu bozamaz, birlik olamazsak, milletimizin siyonizmin tam kölesi yapılmasına fırsat vermiş olacağımızdan ötürü"Müslüman’ım" diye sokağa çıkmamamız gerekir.

 

İLK GENEL SEÇİMDE

​Birlikte dayanışma içinde seçime gitmesi gereken partiler ve siyasetçiler:

Millî Yol, DEVA, Yeniden Refah, Saadet, Büyük Birlik... Duayenler; Sadece Recep Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül birlikte seçime gitmeli; Sayın Cumhurbaşkanımız, Siyonizm’in esaretine düşmüş AK Parti’den ayrılmalıdır.

​AK Parti ülkemize "entrikaya entrika" siyasetini benimsemiş, 25 yıl çok hizmet etmiş, neyin mümkün neyin mümkün olmadığını idrak etmemize vesile olmuş ve görevini tamamlamıştır. AK Parti Siyonizm’in tüm oyunlarını öğrenip tedbir almamıza vesile olmuştur. Allah (c.c.) rahmet eylesin. Artık ölüden medet ummayı bırakıp Siyonizm’e karşı tek vücut olmak mecburiyetindeyiz.

​Bundan sonra kısa vadede hızlıca toparlanabilmemiz için şahsi adayım Abdullah Gül veya Ali Babacan’dır. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan Fahri Cumhurbaşkanımız olarak istifade etmek mecburiyetindeyiz. Bela ve musibetleri bertaraf edebilecek irade, tecrübeli siyasi kadrolarla mümkün olacaktır. Devlet tecrubesi olmayan hiçkimseden medet ummamalıyız.

Sayın Mansur Yavaş temiz insandır ancak, uluslararası tecrubesi yoktur. Cumhurbaşkanı adayları arasında favori olarak Yavaş ın ismini kullananların niyeti, hedef saptırmak, gündemi meşgul etmek, İmamoğluna oynadıkları oyunu oynayarak Mansur Yavaş ismi üzerinden, asıl adaylarını gizlemekle birlikte, Abdullah Gül ile Ali Babacan tecrubelerinin üstünü örtmek, gündeme gelmesini önlemektir.

İmamoğluna aday değilim de, ülkeyi germe dedim kulak vermedi, akibetini gördük.

Sayın Mansur Yavaş tan kıymetli ağabeyimden istirhamım, Cumhurbaşkanı adayı değilim demesi ve İmamoğluna oynanan oyunun bir başka versiyonu olmamasıdır.

​Selam ve dua ile.

Ahşabın piri, Son Gülle.

Hüseyin Bağdatlı

 






Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-1
14.09.2026 344 Okunma
1 Yorum 14.09.2026 07:29
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ - 16
13.09.2026 374 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-277; Dilin özellikleri vardır...
13.09.2026 646 Okunma
1 Yorum 13.09.2026 11:28
Hüseyin Bağdatlı
ÇARE: AR-GE SEMTLERİ
11.09.2026 117 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-276; ‘Ve Allah her şeye kadirdir’
11.09.2026 773 Okunma
1 Yorum 11.09.2026 08:59
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-275; “Dilediğini ta’zib eder…”
10.09.2026 905 Okunma
1 Yorum 10.09.2026 09:57
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-274; “E lem ta’lem?” (Maide 40)
9.09.2026 877 Okunma
1 Yorum 09.09.2026 07:18
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-273; “Allah gafurdur rahimdir”
8.09.2026 1000 Okunma
1 Yorum 08.09.2026 07:27
Hüseyin Bağdatlı
BİZ BİZ MİYİZ, BİZİM MİYİZ?
7.09.2026 157 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
İNSANLIK EMEKLİYOR
7.09.2026 218 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
Melih Beyin Sakızı?
6.09.2026 205 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-272; “… sonra kim tövbe ederse”
6.09.2026 1294 Okunma
1 Yorum 06.09.2026 07:05
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-271; “Ve Allah azizdir hakimdir”
5.09.2026 1323 Okunma
1 Yorum 05.09.2026 09:32
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-270; “Cezaen bimâ kesebâ …”
4.09.2026 1113 Okunma
1 Yorum 04.09.2026 09:41
Osman Aydın
BİRLİKTE YÜRÜNEN BİR YOL
3.09.2026 161 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-269; Hırsız kadın ve hırsız erkek
3.09.2026 1110 Okunma
1 Yorum 03.09.2026 08:22
Hüseyin Bağdatlı
30 AĞUSTOS 2026 TOPLANTIMIZDAN NOTLAR
2.09.2026 299 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Rereading the Sacred Texts
2.09.2026 206 Okunma
Bahaeddin Sağlam
A Short History of Knowledge and the Sciences
2.09.2026 238 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-268; ‘Ve’s-sâriku ve’s-sârikatu’
2.09.2026 1122 Okunma
1 Yorum 02.09.2026 08:27
Hüseyin Bağdatlı
İNANAN HERKES SON GÜLLE OLMALI
1.09.2026 296 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı(267); Hakem kararlarına uymayan
1.09.2026 1082 Okunma
1 Yorum 01.09.2026 08:36
ZEKİ ALTUBOĞA
MAFÊN KURDAN YÊN HATÎ WINDAKIRIN Û SERDEMA SERHILDANAN
31.08.2026 176 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 9: MODELA ENTEGRASYONA SIYASÎ, HIQÛQÎ Û ÇARÇOVEYA
31.08.2026 150 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 8: MÎNANÎNÊN DÎJÎTAL, TEKNOLOJÎ Û ENTEGRASYONA DÎJ
31.08.2026 148 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 7: ENTEGRASYONA REFAHÂ CIVAKÎ, EKOLOJÎ Û MODELA
31.08.2026 141 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 6: BÎNASAZIYA SAZUMANÎ Û MODELA PÊKANÎNÊ YA NAHIYE
31.08.2026 159 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 5: ANALÎZA SWOT Û STRATEJÎYÊN RÊVEBERIYE (YÖNETİŞİ
31.08.2026 170 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 4: ALTERNATÎFA TEORÎK Û STRUKTURAL – MODELA BIRYAR
31.08.2026 151 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 3: ENCAMÊN TEORÎK Û PRATÎK YÊN ŞAŞIYÊN SÎSTEMÎK 3
31.08.2026 170 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 2: ŞAŞIYÊN KARGÊRÎ YÊN PERGALÊ DI ASTA GERDÛNÎ Û H
31.08.2026 157 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
CUREYÊ BIRYAR HILDANÊ BEŞA 1: PÊŞEK Û BÎNASAZIYA PIRSK
31.08.2026 151 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Ji Rêveberiya Du-Serî Berev Bi Desthilatiya Herêmî: Di
31.08.2026 184 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Çift Başlı Bürokrasiden Yerinden Yönetime Kamu Yönetimi
31.08.2026 156 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
CURREYÊN BIRYARAN Tahlîla Sosyolojîk, Hiqûqî û Rêxist
31.08.2026 172 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Cûreyên Biryaran ​Di “Sîstema Quranê” de biryara piranî
31.08.2026 184 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Dillerin Ayet Oluşu ve Kent Diliyle Eğitim: Adil Düzen’
31.08.2026 168 Okunma
Osman Aydın
GÖRÜNEN BAHÇE, GÖRÜLMESİ GEREKEN ORTAKLIK
31.08.2026 186 Okunma
Reşat Nuri Erol
“İki günü birbirine eşit olan aldanmıştır…”
31.08.2026 1162 Okunma
1 Yorum 31.08.2026 09:10
Özer Ataç
YENİ (den) ORTA ÇAĞ - 15
30.08.2026 1442 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-266; Adil Düzen’e nasıl geçilir?
30.08.2026 1124 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-265; Yeni düzene geçiş nasıl olur?
29.08.2026 1074 Okunma
1 Yorum 29.08.2026 07:42
Hüseyin Bağdatlı
TAŞERON ERDOĞAN
28.08.2026 322 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-264; “Ateşten çıkmak isterler…”
28.08.2026 1068 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
BİN YIL UYUTULDUK
27.08.2026 230 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-263; “Ve lehüm azabün eliymün”
27.08.2026 1126 Okunma
1 Yorum 27.08.2026 07:01
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-262; Kur’an kâinatın haritasıdır
26.08.2026 1238 Okunma
1 Yorum 26.08.2026 09:04
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-261; “Küfretmiş olan kimseler”
25.08.2026 1215 Okunma
1 Yorum 25.08.2026 09:39
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-260; Adil Düzen’de refah
24.08.2026 1409 Okunma
1 Yorum 24.08.2026 06:58
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-259; Adil devlet düzeni budur
23.08.2026 1267 Okunma
1 Yorum 23.08.2026 10:05