AHŞABIN PİRİ HÜSEYNİZİM SEMTİ.
NATO SONUÇ BİLDİRGESİ.
NATO zirvesi dublör tiyatrosunu izledik.
Epsteinci sapığa, Hollandalı i...ye mehter çaldık ya kardaşlarım. Hâlâ bu rezaleti savunanlar da var ya, pes vallahi pes! Göreceğimizi gördük; faizli kapitalist sömürü düzeni ömrünü tamamlamış, can çekişiyor. Lider zannettiklerimiz, şoförlerinin emrinde, siyonizmin kuklaları. Dünyada insanlık da bitti, vicdan da.
Biz söylememiz gerekeni söyledik. Vebalimiz yok.
Kısaca, "Bundan sonrası için stratejik analiz mi istiyorsunuz?"
Buyrun, dikkatle okuyun lütfen. İlk defa "lütfen" dediğimi hissettim, gelişme var. Benden başkan olur.
Şaka sırası değil, sadede geleyim.
NATO zirvesinde, Erdoğan'ın niyetindeki zirveyi gördüm.
Erdoğan devrini Erdoğan bitirdi. Aday olmak zorunda kalsa da kaybetmek için elinden geleni yapacak; seçimi sola ve Marksistlere kazandıracak. Bunu kalben hissettim. Yani Özgür-DEM sol ittifakına Saadet ve Yeniden Refah da dahil olabilir; bunlara kazandırmaya çalışacak. Neden mi? Erdoğan'ın iyi tanıyorum da ondan.
Erdoğan tekrar aday olmak istiyor olsaydı ne yapardı ?
Dostu Trump ile anlaşır Yeni bir van minute tiyatrosu yapar,, chp toparlanamadan baskın erken seçim yapardı.
Öyle yapmadı çünkü!!!
Rusya'yı, Çin'i, İran'ı arkasına alması gerektiğine inanıyor. Bu işin, bu fikrin içinde Putin'in sivri zekasının, parmağının da payı var.
Artık yaşlandın, bölgeyi bizim kontrölümüze bırak diyor putin.
Bugün ben Erdoğan'ın yerinde olsam, Trump ile Putin arasında bir tercih yapmak zorunda kalsam "Putin" derim. Üçüncü bir yol var fakat onu engellemek için Erdoğan her şeyi göze alabilir. Bu yol şudur:
Milliyetçiler ile dürüst maneviyatçıların iktidarı.
Sayayım: Milli Yol, Yeniden Refah saadet ittifakı veya, İYİ Parti, MHP, BBP, Anahtar Parti, Davutoğlu, Babacan, Abdullah Gül.
Bunlara veya bunlardan herhangi birine fırsat vermemek için her yolu deneyecekler. "MHP ne alaka?" demeyin. Bahçeli'nin B ve C planlarını da hissediyorum. Ülkenin selameti için bugün Erdoğan nöbetinde, yarın kim iktidar olursa onun bekçiliğini yapacak. Olsun. Olmalı da zaten.
Ey geçim endişesiyle, "Bolluğu kaybederiz" endişesiyle yaşayan AK Partili kardeşlerim!
Çok dindar, çok millisiniz ya; 5 e 5 katıyorsunuz, teheccüdleri de kaçırıyorsunuz ya ihalelerde.
Katil epsteinci Trump'a, Hollanda Başbakanı i...ye mehter çalıyorsunuz ya... Erdoğansız kaldığınız vakit, yani aday olmazsa ve siz de Özgür-DEM ittifakına razı olmazsanız —ki olacaksınız— Şayet olur ya; Erdoğan'ın yerine aday bulamazsanız beni arayın.
Benden başka hiç kimse sizi bu Epsteinci sapıkların şantajından kurtaramaz. Bunu bütün samimiyetimle söylüyorum.
Ama şunu da biliyorum, hatta eminim: "Apo mu, Hüseyin Bağdatlı mı?" deseler size, Apo'ya oy verme potansiyeliniz daha fazla. "Hüseyin olmaz; o Muhsince, Erbakanca yönetir, rant kapısı kapalı olur, olmazzz!" dersiniz.
"Yok, biz Apo'yu değil, Muhsin duruşluyu isteriz" gafletine düşerseniz... Evet, sizin gözünüzde doğru olan her şey gafletten sayılır. Rabbim bugünden itibaren basiret versin inşallah.
Evet, aday çıkarırsanız beni, seçilirsem neler yapacağımı şimdiden söylüyorum. Dayanabilir misiniz bilmem.
Öncelikle; Mustafa Kemal Atatürk'ün yaptıklarını yapacağım. Ömrü vefa etmediği için yapamadıklarını da yapacağım.
Önce imamlardan başlayacağım; elhamdülillah rabbil alemin yerine, robbil alemin diye fatiha okuyup namaz kaldırma spor memurluğu yapan sözde hocaların hepsini görevden alacağım, Silivri'de eğiteceğim. Bakın Arapçada o harfi yok, rabbil alemin diyeceksiniz diye, kafalarına vura vura öğreteceğim.
İhlaslı olanları seçip yeniden görevlendireceğim.
Sonra, tüm cemaatleri aynı merkezde, tek din olan Kur'an üzerinde eğiteceğim.
Sonra, Kur'an anayasasını yazacağım. Uymak istemeyeni serbest bırakacağım. Müslüman'ım diyenlere, "Semtinizi kurun, İslam'ı yaşayın da biz de öğrenelim" diyeceğim. İslam'a aykırı davrananı Kur'an'a göre cezalandıracağım; idam, kol, bacak gırla gidecek.
Şapka ve Kılık Kıyafet Kanunu çıkaracağım.
Anadan doğma gezmek isteyenlere ayrı, yarı çıplaklara ayrı, sapkınlara ayrı, mezheplere ayrı ayrı, ateistlere ayrı... Her fikriyata ayrı ayrı semtler kurduracağım. Bu semtleri huzurlu yaşam yarışmasına sokacağım.
Herkes inancına göre şapka takacak, inancına uygun kıyafetler giyecek. İnancına göre kendi anayasalarıyla, kendi ceza hukuklarıyla, merkezi adil devletimiz tarafından kendi kuralları ile yargılanacaklar. Ne sahte Atatürkçü kalacak ne de sahte Müslüman. Bugün Atatürk'e sövenler, "Atatürk gelse de Hüseyin'in elinden bizi kurtarsa" diye dua edecekler.
Evet, bukadar ipucu yeterli.
Bu özetlerden anladınız beni.
Bunları Cumhuriyet'e dokunmadan, üniter devlet yapısına dokunmadan; fikriyatları ve cinsleri, gönüllülük esası ile ayrı ayrı semtlere ayırarak yapacağım. Ticaretlerini ortak pazarlarda, sadece pazarlamacıların transferleri ve nakliyeleri ile yapacaklar. Çalışmayan, üretmeyen kimse kalmayacak.
Mevcut düzende, karma fikriyatlar düzeninde bugün yaşadığımız gibi yaşamak isteyenler; Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa gibi büyükşehirlerde mevcut sisteme rıza göstererek ikamet edebilecek. Bu semtler dünyanın herhangi bir yerinde ya da ülke içindeki boş yerlerde de olabilir; "Ar-Ge Yaşam Semtleri" olarak 10 yıl denenecekler.
Bana gelince; sistemler kurulurken kendi fikirlerime göre kendi semtimi kuracağım. Yarışmaya ben de katılacağım.
Semtlerdeki yaşam, uluslararası hakemler tarafından "Biri Bizi Gözetliyor" gibi izlenecek ve değerlendirilecek. Semtlere dahil olup pişman olanlar, başka semtleri tercih edebilecekler. Huzursuz semtlerden, huzurlu ve refah içinde yaşayan semtlere hicretler olacak ve en sonunda "Adil Ortaklık Barış Semti" benim semtim yarışı kazanarak tüm dünya insanlığı bu düzeni kabullenecek.
Nihayetinde, 3. bin yıl şeytani düzeninin kurulmasına fırsat verilmemiş; 3. bin yıl Kur'an düzeni insanlık tarafından kabul edilmiş olacak.
Bu anlattıklarımı başlık kabul edersek; komünizm değil, sosyalizim değil, inançların hür yaşandığı Hüseynizim semtler projemizin detaylarını yazmaya devam edeceğim.
Hüseyin Bağdatlı / Son Gülle