ALPEREN KARDEŞLERİME İTHAFEN
KIYMETLİ DAVA ARKADAŞLARIM,
Milliyetçiliği ve Alperenliği bitirme projesinin, milliyetçilerin ve Alperenlerin el birliği ile sonuna yaklaşmış bulunmaktayız. Ancak uyanıp toparlanmak için hâlâ imkânımız var.
Siyonist sermaye; önce Bahçeli, sonra Akşener üzerinden İYİ Parti’yi, sonra Destici’yi, sonra da Yavuz’u labirentine sokmayı başardı. En sonunda ise Sayın Genel Başkanımız Remzi Çayır'ın –haklı olsa da– Destici’ye çatmasına en çok Siyonizm’in hizmetkârları ve Siyonist sermaye sevindi. Böylece biz de aynı labirentin içine düşmüş bulunmaktayız.
Düşürüldügümüz bu oyundan ve labirentten kurtulmak için; Sayın Genel Başkanımız Remzi Çayır’ın ve BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’yi, Şehit Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nun hatırı için sükûnete, barışa ve İslam kardeşliğine davet ediyorum. Dünyalık meseleler üzerinden bizi birbirimize kırdırıp, milletimizin de gözünden düşürecekler. Böylece kapitalist Siyonistlerin iktidarını devam ettirmeyi hedeflemektedirler.
Evet, hiçbirimiz Muhsın Yazıcıoğlu’nun yerini dolduramayız. Ancak onun adıyla, onun hayalleriyle siyaset yapıyorsak, onu üzecek davranışlardan da uzak durmalıyız. BBP Genel Başkanı Sayın Mustafa Destici, Genel Başkanlık makamını partide emeği olan herkese ve BBP’nin Kurucu Genel Başkan Yardımcısı, çilekeş Yusufiyeli büyüğümüz Sayın Remzi Çayır’a borçludur.
Sayın Mustafa Destici, Genel Başkanlığı döneminde adil ve şeffaf davranmayarak Alperenleri parçalamış; bilmeden kapitalist Siyonizm’in ekmeğine bal kaymak sürmüştür. Sayın Mustafa Destici, çilekeş Ülkücü Remzi Çayır ağabeyimize saygıda kusur etmemeli, özür dilemeli ve BBP Genel Başkanlığını daha fazla kasmadan, Muhsin Yazıcıoğlu’nun emanetini büyük kongreye giderek hakiki Muhsinlere devretmelidir.
Devretmezse ne olur?
Siyonizm’in ülkemizdeki oyunlarına kolaylık sağlamış olur. Biz birlik olmalıyız Sayın Destici! Erdoğan esirdir, Bahçeli esirdir; Meclis’te grubu olan herkesin eli kolu bağlıdır. Tek çare vardır, o da hakiki Muhsinlerin ve Erbakanların muktedir iktidarıdır.
Bugün varız, yarın yokuz. Bir saniyesine bile hükmedemediğimiz bu hayat için yapılması zaruri olanı buradan ilan ediyorum:
Sayın Mustafa Destici derhal kongre tarihi verecek.
Anahtar Parti lideri Yavuz Ağıralioğlu, Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır ve BBP kadroları barıştırılacak; BBP’nin büyük kongresinde centilmence yarışacaklar.
Bunu yaparsanız, adil, mümin ve gerçek birer Muhsin olduğunuzu tescillemiş olursunuz. Yapmazsanız; hepimiz partiler mezarlığında, Siyonizm’in iktidarında inim inim inleyen acizlerden oluruz ve tüm vebal üzerimizde kalır. Bu ülkenin bugünkü duruma gelmesi sadece Erdoğan’ın suçu değildir; bizlerin gevşekliğinden ve dünyevileşmesindendir.
Erdoğan da bir insandır; abarttık da abarttık! Erdoğan da olmasa nasıl siyaset yapacağımızı bilemez olduk. Bizim İlay-ı Kelimetullah için Nizam-ı Alem davamız var kardeşlerim, ağabeylerimiz, reislerim! Kimse sizden üstün değil; üstünlük ancak takva iledir. Epsteinci, katil, zalim İsrail’in finansörü Trump’ın koluna girenler bu aziz milletin temsilcisi olamazlar.
Biliyorum ve hatta eminim ki Erdoğan bu hareketi bilerek yaptı. “Millet beni seçmesin, seçilmek zorunda kalmayayım da Siyonizm’in elinden kurtulalım” diye yaptı. O da bu esaretten kurtulmak istiyor. Peki, Erdoğan’ı ve AK Partili esir düşmüş kardeşlerimizi vampir Siyonizm’in esaretinden bu halimizle biz mi kurtaracağız?
Yok yok, bizim daha önemli, birbirimizle olan dünyalık makam kavgamız var! Erdoğan’a vakit ayıramayız... Ne hali varsa görsün, biz de birbirimizi yiyelim; Trump gelsin, ülkemizi şeytani yeni dünya düzeninin başkenti yapsın! Bunu mu istiyoruz?
Yahu anlamıyorum, oynanan oyunları nasıl göremiyoruz? İktidarı ve muhalefeti, Siyonizm’in emri ve şantajları sebebiyle Siyonizm’in tetikçisi, katil Apo ile barışmaya çalışıyor. Biz Muhsinleri de birbirimize düşürüyorlar, görmüyor musunuz?
Gelelim BBP Genel Başkanı Sayın Mustafa Destici’ye... Enaniyetine yenik düşerek Muhsin Yazıcıoğlu’nun emanetinin hakkını veremeyen, Siyonist sermayenin oyununa gelip dünyalık makamın ve servetin cazibesine yenik düşen kardeşimiz Sayın Destici’yi nadasa çekmeli; manevi hassasiyetlerinin tazelenmesi için bir süreliğine inzivaya ayırmalıyız. Elbette kendilerinin tecrübelerinden de istifade etmeliyiz.
Gelelim asıl meseleye: Muhsin Yazıcıoğlu Dosyası
17 yıl sonra Muhsin Yazıcıoğlu dosyasının raftan indirilmesi, Alperenlerin menfaati için değildir. Geçmişte delil karartan, Siyonizm’in esiri olmuş bir iktidardan ve iktidara bağlı bakanlardan bugün aydınlık beklemek, bana göre abesle iştigaldir.
Devlet sırrı olma ihtimali olan bir dosyanın bu şekilde kurcalanması; devletin itibarını zedelemeye, milli ve yerli Müslümanların birbirleriyle düşmanlaşmasına evrilebilir. Siyonizm’in asıl gayesi de zaten budur. Bu durum aynı zamanda Alperenlik ruhunun ortadan kaldırılmasına ve seçimlere öyle gidilmesine yönelik; Adalet Bakanı’mızın toyluğundan istifade eden Siyonizm’in el altından yürüttüğü bir stratejidir.
Tavsiyem o ki; Muhsin Yazıcıoğlu dosyasını aydınlatmak istiyorsak, Örnek Muhsin’den dersler çıkarıp, gelecek nesillere örnek duruşumuzla binlerce Muhsin yetiştirerek Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayal dünyasını mana aleminde aydınlatmaya odaklanmalıyız. İşte o zaman, binlerce aydınlanmış Muhsin’in idaresinde aydınlık bir Türkiye’ye kavuşmuş oluruz.
Evet, Muhsin uyanık olmalı!
Siyonist sermaye, NATO, FETÖ, CIA ve MOSSAD ekibinin ustaca oyununa gelerek; Erdoğan ismiyle İslam’ın ve Müslümanların itibarını, güvenilirliğini yerle yeksan eden ve geride “dinsiz, korkusuz, Siyonizm’in jandarması ve tetikçisi bir Türk milleti” bırakmak isteyen projelere hizmet etmiş olmayalım. Alperenlik ruhu, Müslüman Türk milletinin çimentosudur. Çimentonun kıvamına ve kalitesine dikkat edelim. Mazlumların, mağdurların ve milletimizin ümidi olalım. Hakiki Muhsinlerden olalım inşallah.
ÖNEMLİ NOT:
Muhsin Yazıcıoğlu dosyası karanlık veya karartılmış bir dosya değildir. Dönemin Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah GÜL tarafından tek cümle ile aydınlatılmış ve özetlenmiştir. Hatırlayalım, ne demişti: “Helikopterdeki kayıt cihazlarını keçiler mi söktü?" Nokta. Yani, apaçık kasıtlı yapılmış bir suikast olduğunu ilan etmiş oldu. Biz ise hâlâ konuşuyoruz.
Cumanız mübarek olsun.
Selam ve dua ile...
Hüseyin Bağdatlı
BBP Eski MKYK Üyesi
2011 Seçimleri BBP Artvin Milletvekili 1. Sıra Adayı
An itibarıyla: Milli Yol Partisi Artvin Sorumlusu / Muhsin Alperen