Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 216
‘SosYO-EKONOMİK Tufan’ ülkemizi ve dünyayı sarmış durumda…
çare ve çözüm önerilerimiz bu yazılarda; uygulanmayı bekliyor…
Önceki yazılarla birlikte okunmasını da tavsiye ederek devam…
***
İnsanlar teknoloji kalitesi itibarı ile hayvanlara henüz yetişmiş değildir. Ateş böceği ışığı yüzde 98 verimle üretmektedir. Oysa insan yüzde 60’lara zor çıkmaktadır. Elimiz kadar yatkın bir âlet yapmak mümkün müdür? Bugün teknolojide canlıların teknolojisinden yararlanmaya çalışırız. Balıkları ve kuşları örnek alarak sorunlarımızı çözeriz.
Bu ayet bize canlılardan örnek alarak sorunlarımızı çözmeye çalışmamızı öğretiyor. Burada bir hususu göz önüne almamız gerekir. Kâinatta teknik sorunlar ideal olarak çözülmüştür. Bunu bir örnekle izah edelim. Bir bina yapıyorsunuz. Bir kolon koyacaksınız. Orada belli miktarda demir ve çimento kullanırsınız. Az kullanırsanız yıkılır, çok kullanırsanız israf olur. Bunun hesaplarını yapıyoruz; en az malzeme kullanıp en çok iş yapma. Biz kendimize güvenemediğimiz için üç dört misli emniyet katsayısını koyarız.
Doğada ise böyle eksik ve hatalı bir şey yoktur. Hesaplar tam yapılmıştır, hiçbir yerde israf yoktur. İnsanlar ise daima eksik olacaklardır. Kıyamete kadar onlardan öğreneceklerimiz vardır. Basit olarak şekeri ele alalım. Şeker su ve kömürden ibarettir ama biz hâlâ yapamıyoruz. Balı yapmamız nerede ise imkansızdır. Demek ki teknikte emeklemekteyiz. Güneş enerjisinden santral yapıyoruz ama bir yaprağın yaptığı işi yapamıyoruz.
Bunun anlamı nedir? İnsanlar evrim yani tekâmül yapacak şekilde yaratılmıştır ama ne kadar uygarlaşırlarsa uygarlaşsınlar hayvanlar seviyesine çıkamazlar. Çıktıklarında evrimin sonuna gelmiş olurlar. O zaman orada yapılacak iş kalmaz. Kıyamet olur.
“Liyüriyehü / Ona irae etmek (göstermek) için” (Maide 31)
Allah gönderdi.
Niçin gönderdi?
Ona göstermek için gönderdi. Yani karga ne yaptığını ve ne yapılması gerektiğini bilmektedir. Bizden aşağı olan hayvan bize ders vermektedir. Bilerek bunu yapmaktadır. Köpeklerin ve atların sahiplerine böyle haberler götürdüğünü filmlerde seyretmişsinizdir.
Gurabın yani karganın gelmesi tesadüfi bir olay değildir. Kişiye imdat olarak gelmiştir. İnsan ister iyilik yapsın ister kötülük yapsın, bir yerde çıkmaza girdiği zaman Allah onun imdadına koşmakta ve ona güç vermektedir.
Buradaki olay nedir?
Adam öldürme kötüdür ama öldürdükten sonra onu gömmek iyidir. Dolayısıyla Allah’ın buna yol göstermesi için gurabı göndermesi normaldir.
Bir kötülük olduğu zaman ilk yapacağınız iş kötülüğün etkisini durdurmak, iyiye çevirmektir. Savaş kötüdür. Ama savaştan sonra barışa götürmek için çalışmamız iyidir.
İnsanlar evlerde köpek besliyorlar. Bizim tuhafımıza gitmektedir. Onlar için ise o arkadaştır. Birçok zamanlarda ona yardımcı olmaktadır. Bu bakımdan köpekli sitelerle köpeksiz siteleri ayırmamız gerekir. Köylerde her evde kedi beslenirdi, kedi de insana arkadaşlık yapardı. Evde kuş beslemek de böyledir.
“Keyfe yuvariy / Nasıl ivare edeceğini” (Maide 31)
“Vera” arka demektir. Dağın arkası veradır. Sırt tarafı da veradır, arka tarafı demektir. Gözden kaybetme anlamındadır. Kur’an’da “kabir” kelimesi, “ekberehu” ifadesi vardır.
Burada bize ölüleri nasıl ortadan kaldıracağımızın şeriatını öğretmektedir. İnsanların çoğu ölüleri gömmektedirler. Hinduizm ve Budizm’de de ölüler gömülür. Bazı kabileler ölüleri yaktırmaktadırlar, uzak yerlere götürüp masraflı bir şekilde yaktırmaktadırlar. Bazı kabileler de özel bir yere asıp kuşların yemelerini sağlamaktadırlar. Bunların sonradan eklenen ayinler olduğu anlaşılmaktadır. Allah ilk insana ölülerin nasıl gömüleceğini karga göndererek öğretmiştir. (Devamı var)