Kur’an’a göre devlet-250; işsizlik sorunu çözümü
‘SosYO-EKONOMİK Tufan’ ülkemizi ve dünyayı sarmış durumda…
çare ve çözüm önerilerimiz bu yazılarda; uygulanmayı bekliyor…
Önceki yazılarla birlikte okunmasını da tavsiye ederek devam…
***
SEKİZ SORUN NEDİR VE ONLARIN ÇÖZÜMLERİ NELERDİR?
Yeni ayete geçmeden önce bu seminerde sizlerle bunun üzerinde durmak istiyoruz...
Topluluk nasıl rahim olacaktır?
Sekiz sorun nasıl çözülecektir?
1- İşsİzlİk SORUNU VE ÇÖZÜM
Tarım döneminde halkın çoğu kendi ürettiklerini kendileri tüketiyordu. İlkbaharda veya sonbaharda tarlasını eker, sonbahara doğru mahsulünü toplar ve ambara koyar, bir yıl onunla yaşardı. Kendisiyle beraber hayvanları da onlarla yaşardı. Eğer fazla gelirse onu ambara koyar ve ertesi sene için bekletirdi yahut komşuya verir, sonra ondan alırdı.
Tüm hayat böyle oluşmuştu.
Fazla ürettiklerini satar, onunla kendisinin üretmediği sanayi mallarını alırdı. Satamadığı veya kazanamadığı zaman hayati tehlikesi yoktu. Hasta olur veya gurbete giderse komşular ona yardım eder, tarlasını ekip biçerlerdi. Yani herkes yardımlaşma ile sigortalı idi.
Bazen bazı sebeplerden dolayı ürün elde edilemezdi. O zaman da komşular yardım toplar ve o aileyi yine yaşatırlardı. Yaklaşık 10 bin seneden beri bu düzen böyle sürüp gitmekte idi. Ancak 20’nci yüzyılda bu durum değişmeye başladı. Nüfus arttı, yeni teknoloji gelişti. Bugün artık kimse kendi ektiği ile geçinmiyor. Köylü ektiğini satıyor, kendisi de ihtiyaç mallarını satın alıyor.
Bu mübadele dönemi bundan 5 bin sene önce başladı, 20’nci yüzyılda tamamlandı. Bu iş bölümünü ortaya çıkardı, refahı meydana getirdi. Nüfus süratle artmaya başladı. Ne var ki bu durum aynı zamanda insanlığı büyük sorunlarla karşı karşıya getirdi.
Bu sorunların en başta geleni işsizlik yani işsizlik sorunudur.
Önce insanlar ürettikleri malları satamamaktadırlar. Dolayısıyla köylerde tarımcılık zorlaştı. İnsanlar şehirlere taşınıp orada istikrarlı iş bulmaya çalıştılar. Başlangıçta bu başarılı oldu, bugünkü sanayi böyle doğdu. Ama sonra krizler başladı. Mallar satılamadı. Satılamayınca üretim durdu. Üretim durunca işsizlik oldu. İşsizlik olunca mallar hiç satılamadı. Bu durumu aşmak için insanlık uğraşmaktadır ama henüz bu sorunu aşmış ve çözmüş değildir.
Çağımızdaki en büyük sorun işsizlik ve dolayısıyla açlık sorunudur.
Bugün insanların çoğu çalışmıyor yahut üretici olarak çalışmıyor, tarım ürünleri de üretmiyor. İnsanlar ya işsizdir ya da bürokrasi gibi hizmet sektöründe veya sporculuk gibi boş işlerde üretmeyen ama tüketen olarak vakitlerini harcamaktadırlar. Çalışanların ürettikleri de yetmiyor. İnsanların bir kısmı aşırı israf içinde, diğer çoğunluk da yokluk ve açlık içindedir.
Allah’ın rahim sıfatının tecellisi için herkesin iş bulabilmesi ve aç kalmaması gerekir. Öyle bir düzen kurmalıyız ki, hiç kimse ‘ben çalışmak istiyorum ama iş yok’ diyememelidir. İsteyen istediği işte çalışabilmelidir. İşte böyle bir düzen kurabildiğimiz zaman Allah’ın rahim sıfatını tecelli ettirmiş oluruz.
Bu düzenİ nasıl kuracağız,
İşsİzlİk sorununu nasıl çözeceğİz?
Herkese “çalışma kredİsİ” vereceğiz; git, istediğin işverenin yanında çalış, maaşını gel benden al diyeceğiz. İşvereni borçlandırıp çalışanı alacaklı hâle getireceğiz. İşverenlere faizsiz-icrasız kredi açacağız, onlar insanları çalıştıracaklar, ücretini biz ödeyeceğiz. Ham madde al, bedelini biz ödeyeceğiz. Verdiğimiz kredi için icraya gitmeyeceğiz. Ürettiklerini ne zaman satarsan o zaman bize olan borcunu öde diyeceğiz. Bu şekilde iş yapan işverenler çoğalacak, bilgili olan herkes sermayesiz işveren olabilecek, halk da istediği zaman istediği yerde iş bulabilecektir. (Devamı var)