Hüseyin Bağdatlı
ÇARE: AR-GE SEMTLERİ
11.09.2026
41 Okunma, 0 Yorum

Kimin Cumhurbaşkanı olacağının önemli olduğu kadar, kimin neyi, ne kadar değiştirebileceği de önemlidir.

Vatandaş olarak kimden ne beklediğimizi biliyor muyuz?

Bence çoğumuz bilmiyoruz.

Emekli, memur, işçi; “İyi bir zam olsun, rahat yaşayayım, yeter.” diyor. Ülkenin geleceği ne olacak diye sorsan, “Ben canımın derdindeyim.” diyor.

Gelecekle ilgilenmiyor.

Herkes rahatın peşinde, herkes lüks bir hayat istiyor. Herkes mutlu olmak istiyor.

Ama kimse kimsenin derdine çare olmuyor.

Herkes zengin olsa kim çalışacak?

Herkes mutlu olsa mutluluğun ne olduğu unutulacak, şükür kalmayacak.

Aslında insanlık; mutluluğun, huzurun ve hakiki zenginliğin tam olarak ne olduğunu bilmiyor. Mutluluk ve huzur, niyetlere ve zihniyetlere göre farklılık arz ediyor.

Örneğin ben, doğru bildiklerimi ve inandıklarımı yazınca; bedeli ne olursa olsun, hesapsızca hayatıma tatbik edince mutlu oluyorum.

Mükâfatı Rabbimden bekliyorum.

Dert arttıkça dostu ve düşmanı hissediyor, tekrar tekrar düşünüyor, hayatıma ona göre yön veriyorum. Rabbimin rızasını hissederek mutlu oluyorum.

Bir derdi, bir davası olmalı insan olan insanın.

İnsanlığının gereği değil mi?

“Nereye kadar böyle gider bu devlet? Bu millet nasıl toparlanır? Nasıl tam bağımsız oluruz?” diye düşünerek, fikriyatlarımızın sınırlarından kurtulup her birimiz ayrı ayrı çözümler üretmeli, bir olmak için dertlenmeliyiz, diyorum.

Cumhurbaşkanı değişince 25 yılda değişmeyenlerin de değişeceğini söyleyenlere katılmıyor değilim.

Çok şey değişecek, inanın.

Peki, ne değişecek?

Benim kanaatime göre Erdoğan’ın 25 yılda dokunamadığı, milletin kaderi hâline getirilmiş olan faizli kapitalist sömürü düzeninden millet olarak kurtulmak yerine, yarım kölelikten terfi ederek Siyonizmin tam kölesi hâline gelme tehlikesi vardır.

Bu konuda bana itirazı olan, eğitimi ne olursa olsun, hiç kimse benimle tartışamaz.

Neden tartışamaz?

Geçim kaynağını sorarım, oradan başlarım.

Diğer taraftan Erdoğan’ın yeniden seçilmesinin, benim açımdan, “ölümden ziyade sıtmaya razı olmak” anlamına geldiğini de biliyorum.

Sıtmadan kurtulmak mümkün.

Ancak biz, ölüme çare olabilecek bir Cumhurbaşkanı arıyoruz.

Ölüm nedir?

Her anlamda tam köleliktir. Esarettir.

Ölüme çare nedir?

Adil Ortaklık, Kur’an’a dayalı barış düzenidir.

Bugün bunu savunacak ve programına anlaşılır cümlelerle koyabilecek bir parti yoktur.

Koyamazlar.

Savunamazlar.

Çünkü mevcut sistem içerisinde bunun bedelleri olabileceğini düşünüyorum. Anayasaya aykırılık iddiasıyla partileri kapatılabilir, vatan haini ilan edilebilir, Silivri’ye gönderilebilirler.

Teröristbaşı Öcalan’a “Umut hakkını kullansın, Meclise gelsin, konuşsun.” diyerek çağrıda bulunanların da, barış adı altında, benim kanaatime göre anayasal sınırları zorlayan çalışmalar içerisinde oldukları görülmektedir.

Bugün yapılanların, yarın aynı aklı verenler eliyle yargılanabileceğini de düşünüyorum.

Devlet refleksi her şeye kadirdir.

Anlaşılan o ki!

Siyasi yapılanmalar, sistemden kaynaklanan sebeplerle köklü çözüm üretmeye muktedir değildir.

Hepsi de topal ördektir.

Hal böyle olunca;

Biz vatandaş olarak, millet olarak, bu ve benzeri devlet reflekslerine kafa yormak, anlam vermeye çalışmak ve enerjimizi tüketmek yerine, kendi kendimizi selamete, refaha ve huzura kavuşturacak çözümler geliştirmeliyiz.

Hiç kimse hayal kurmasın!

Mevcut kapitalist ekonomi sistemi içerisinde milletin derdine, milletin kendisinden başka hiçbir siyasi yapılanmanın çare üretemeyeceğini düşünüyorum.

Çeşitli algı mühendislikleriyle milletin gözünde parlatılan ve manipülasyonlarla millete seçtirilen siyasetçilerin; uluslararası kapitalist sermayeye çeşitli imtiyazlar vererek seçilmiş olanların, birinci vazifesinin kapitalist sistemin devamını sağlamak olduğunu düşünüyorum.

Bunun dışına çıkamazlar.

Kim gelirse gelsin, Erdoğan’dan fazlasını yapamaz.

Erdoğan çok mu yetenekli?

Hayır.

Kazan-kazan modeliyle sermaye ile iyi geçinerek milletin kazanımlarının faizli kapitalist sistem tarafından emilmesine mâni olamıyor.

Olamaz da.

İsimler değişir.

Sömürü düzeni, siyasetçi eliyle değişmez.

Bu durumu idrak edersek, gömleğin birinci düğmesini doğru iliklemiş oluruz.

BİREYSEL VE TOPLUMSAL ÇÖZÜM NE?

Çözüm; millet olarak her şeyi seçilmişlerden beklemek yerine, seçilmişleri de değişime mecbur edecek bir yaşam tarzı geliştirmektir.

Mesela ilk adım olarak bankalardan ve siyasetten mümkün olduğunca uzak durmak; faize bulaşmadan dayanışma içerisinde yaşayabilecek kooperatifler ve adil sistemler kurmak, organik yaşam semtleri oluşturmaktır.

Benim teklifim daha da ileri gitmektedir:

Her fikriyata, kendi medeniyet tasavvurunu ispatlayabilmesi için 100’er haneli AR-GE yaşam semtleri imkânı verilmelidir.

Farklı fikriyatlar, kendi sistemlerini bu semtlerde uygulamalı ve sonuçlarını ortaya koymalıdır.

Böylece fikirler sadece kürsülerde, mitinglerde ve kitaplarda tartışılmamalı; hayatın içerisinde test edilmelidir.

Fikriyatlar arasında, insanı insan gibi yaşatabilen uluslararası huzurlu semtler yarışması düzenlenmelidir.

Yarışmanın değerlendirmesi; uluslararası profesörlerden, ilim insanlarından, akademisyenlerden ve kanaat önderlerinden oluşan, tarafsızlığı esas alan hakemler tarafından yapılmalıdır.

Sonuçta başarılı olan semtler tespit edilmelidir.

Kim daha güzel konuşuyor?

Kim daha çok oy alıyor?

Kim daha güçlü propaganda yapıyor?

Bunlar değil...

Kim insanı daha huzurlu, daha özgür, daha adil ve daha üretken yaşatıyor?

Asıl soru budur.

Fikrin mucidi olarak, bu fakirin; “Ahşabın Piri” Hüseyin Bağdatlı’nın da yarışmaya katılacak bir AR-GE semti olmalıdır.

Adil Ortaklık Barış Semti'nin başarılı olması için gerekli olduğunu düşündüğüm çözümler, projeler, fikirler ve öneriler Akevler sitesinde mevcuttur.

Artık fikirlerimizi tartışmak yerine, uygulayalım.

Her fikriyat kendi semtini kursun.

Kendi sistemini uygulasın.

Sonuçlarını ortaya koysun.

Millet de görsün.

Dünya da görsün.

Kim insanı gerçekten insan gibi yaşatıyor, hep birlikte görelim.

HODRİ MEYDAN!

VAR MISINIZ?

Hüseyin Bağdatlı

Adil Ortaklık Barış Düzeni AR-GE çalışanı

 






Son Eklenen Makaleler
Hüseyin Bağdatlı
ÇARE: AR-GE SEMTLERİ
11.09.2026 41 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-276; ‘Ve Allah her şeye kadirdir’
11.09.2026 527 Okunma
1 Yorum 11.09.2026 08:59
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-275; “Dilediğini ta’zib eder…”
10.09.2026 790 Okunma
1 Yorum 10.09.2026 09:57
Yusuf Eren Kendir
Senden Dilerim
9.09.2026 58 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-274; “E lem ta’lem?” (Maide 40)
9.09.2026 717 Okunma
1 Yorum 09.09.2026 07:18
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-273; “Allah gafurdur rahimdir”
8.09.2026 908 Okunma
1 Yorum 08.09.2026 07:27
Hüseyin Bağdatlı
BİZ BİZ MİYİZ, BİZİM MİYİZ?
7.09.2026 130 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
İNSANLIK EMEKLİYOR
7.09.2026 199 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
Melih Beyin Sakızı?
6.09.2026 180 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-272; “… sonra kim tövbe ederse”
6.09.2026 1228 Okunma
1 Yorum 06.09.2026 07:05
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-271; “Ve Allah azizdir hakimdir”
5.09.2026 1236 Okunma
1 Yorum 05.09.2026 09:32
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-270; “Cezaen bimâ kesebâ …”
4.09.2026 1070 Okunma
1 Yorum 04.09.2026 09:41
Osman Aydın
BİRLİKTE YÜRÜNEN BİR YOL
3.09.2026 142 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-269; Hırsız kadın ve hırsız erkek
3.09.2026 1057 Okunma
1 Yorum 03.09.2026 08:22
Hüseyin Bağdatlı
30 AĞUSTOS 2026 TOPLANTIMIZDAN NOTLAR
2.09.2026 255 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Rereading the Sacred Texts
2.09.2026 188 Okunma
Bahaeddin Sağlam
A Short History of Knowledge and the Sciences
2.09.2026 222 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-268; ‘Ve’s-sâriku ve’s-sârikatu’
2.09.2026 1085 Okunma
1 Yorum 02.09.2026 08:27
Hüseyin Bağdatlı
İNANAN HERKES SON GÜLLE OLMALI
1.09.2026 275 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı(267); Hakem kararlarına uymayan
1.09.2026 1050 Okunma
1 Yorum 01.09.2026 08:36
ZEKİ ALTUBOĞA
MAFÊN KURDAN YÊN HATÎ WINDAKIRIN Û SERDEMA SERHILDANAN
31.08.2026 168 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 9: MODELA ENTEGRASYONA SIYASÎ, HIQÛQÎ Û ÇARÇOVEYA
31.08.2026 143 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 8: MÎNANÎNÊN DÎJÎTAL, TEKNOLOJÎ Û ENTEGRASYONA DÎJ
31.08.2026 141 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 7: ENTEGRASYONA REFAHÂ CIVAKÎ, EKOLOJÎ Û MODELA
31.08.2026 134 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 6: BÎNASAZIYA SAZUMANÎ Û MODELA PÊKANÎNÊ YA NAHIYE
31.08.2026 151 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 5: ANALÎZA SWOT Û STRATEJÎYÊN RÊVEBERIYE (YÖNETİŞİ
31.08.2026 161 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 4: ALTERNATÎFA TEORÎK Û STRUKTURAL – MODELA BIRYAR
31.08.2026 142 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 3: ENCAMÊN TEORÎK Û PRATÎK YÊN ŞAŞIYÊN SÎSTEMÎK 3
31.08.2026 160 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 2: ŞAŞIYÊN KARGÊRÎ YÊN PERGALÊ DI ASTA GERDÛNÎ Û H
31.08.2026 150 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
CUREYÊ BIRYAR HILDANÊ BEŞA 1: PÊŞEK Û BÎNASAZIYA PIRSK
31.08.2026 143 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Ji Rêveberiya Du-Serî Berev Bi Desthilatiya Herêmî: Di
31.08.2026 176 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Çift Başlı Bürokrasiden Yerinden Yönetime Kamu Yönetimi
31.08.2026 148 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
CURREYÊN BIRYARAN Tahlîla Sosyolojîk, Hiqûqî û Rêxist
31.08.2026 154 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Cûreyên Biryaran ​Di “Sîstema Quranê” de biryara piranî
31.08.2026 175 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Dillerin Ayet Oluşu ve Kent Diliyle Eğitim: Adil Düzen’
31.08.2026 156 Okunma
Osman Aydın
GÖRÜNEN BAHÇE, GÖRÜLMESİ GEREKEN ORTAKLIK
31.08.2026 174 Okunma
Reşat Nuri Erol
“İki günü birbirine eşit olan aldanmıştır…”
31.08.2026 1141 Okunma
1 Yorum 31.08.2026 09:10
Özer Ataç
YENİ (den) ORTA ÇAĞ - 15
30.08.2026 1395 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-266; Adil Düzen’e nasıl geçilir?
30.08.2026 1104 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-265; Yeni düzene geçiş nasıl olur?
29.08.2026 1058 Okunma
1 Yorum 29.08.2026 07:42
Hüseyin Bağdatlı
TAŞERON ERDOĞAN
28.08.2026 312 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-264; “Ateşten çıkmak isterler…”
28.08.2026 1052 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
BİN YIL UYUTULDUK
27.08.2026 226 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-263; “Ve lehüm azabün eliymün”
27.08.2026 1106 Okunma
1 Yorum 27.08.2026 07:01
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-262; Kur’an kâinatın haritasıdır
26.08.2026 1212 Okunma
1 Yorum 26.08.2026 09:04
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-261; “Küfretmiş olan kimseler”
25.08.2026 1195 Okunma
1 Yorum 25.08.2026 09:39
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-260; Adil Düzen’de refah
24.08.2026 1375 Okunma
1 Yorum 24.08.2026 06:58
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-259; Adil devlet düzeni budur
23.08.2026 1243 Okunma
1 Yorum 23.08.2026 10:05
Osman Aydın
30 AĞUSTOS DAVETİNDE GÖRÜNENİN ARDINDA NE VAR?
22.08.2026 296 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
İSRAİL TÜRKİYE Yİ TEHDİT ETMİŞ
22.08.2026 359 Okunma


© 2026 - Akevler