Hüseyin Bağdatlı
ÇARE: AR-GE SEMTLERİ
11.09.2026
311 Okunma, 0 Yorum

Kimin Cumhurbaşkanı olacağının önemli olduğu kadar, kimin neyi, ne kadar değiştirebileceği de önemlidir.

Vatandaş olarak kimden ne beklediğimizi biliyor muyuz?

Bence çoğumuz bilmiyoruz.

Emekli, memur, işçi; “İyi bir zam olsun, rahat yaşayayım, yeter.” diyor. Ülkenin geleceği ne olacak diye sorsan, “Ben canımın derdindeyim.” diyor.

Gelecekle ilgilenmiyor.

Herkes rahatın peşinde, herkes lüks bir hayat istiyor. Herkes mutlu olmak istiyor.

Ama kimse kimsenin derdine çare olmuyor.

Herkes zengin olsa kim çalışacak?

Herkes mutlu olsa mutluluğun ne olduğu unutulacak, şükür kalmayacak.

Aslında insanlık; mutluluğun, huzurun ve hakiki zenginliğin tam olarak ne olduğunu bilmiyor. Mutluluk ve huzur, niyetlere ve zihniyetlere göre farklılık arz ediyor.

Örneğin ben, doğru bildiklerimi ve inandıklarımı yazınca; bedeli ne olursa olsun, hesapsızca hayatıma tatbik edince mutlu oluyorum.

Mükâfatı Rabbimden bekliyorum.

Dert arttıkça dostu ve düşmanı hissediyor, tekrar tekrar düşünüyor, hayatıma ona göre yön veriyorum. Rabbimin rızasını hissederek mutlu oluyorum.

Bir derdi, bir davası olmalı insan olan insanın.

İnsanlığının gereği değil mi?

“Nereye kadar böyle gider bu devlet? Bu millet nasıl toparlanır? Nasıl tam bağımsız oluruz?” diye düşünerek, fikriyatlarımızın sınırlarından kurtulup her birimiz ayrı ayrı çözümler üretmeli, bir olmak için dertlenmeliyiz, diyorum.

Cumhurbaşkanı değişince 25 yılda değişmeyenlerin de değişeceğini söyleyenlere katılmıyor değilim.

Çok şey değişecek, inanın.

Peki, ne değişecek?

Benim kanaatime göre Erdoğan’ın 25 yılda dokunamadığı, milletin kaderi hâline getirilmiş olan faizli kapitalist sömürü düzeninden millet olarak kurtulmak yerine, yarım kölelikten terfi ederek Siyonizmin tam kölesi hâline gelme tehlikesi vardır.

Bu konuda bana itirazı olan, eğitimi ne olursa olsun, hiç kimse benimle tartışamaz.

Neden tartışamaz?

Geçim kaynağını sorarım, oradan başlarım.

Diğer taraftan Erdoğan’ın yeniden seçilmesinin, benim açımdan, “ölümden ziyade sıtmaya razı olmak” anlamına geldiğini de biliyorum.

Sıtmadan kurtulmak mümkün.

Ancak biz, ölüme çare olabilecek bir Cumhurbaşkanı arıyoruz.

Ölüm nedir?

Her anlamda tam köleliktir. Esarettir.

Ölüme çare nedir?

Adil Ortaklık, Kur’an’a dayalı barış düzenidir.

Bugün bunu savunacak ve programına anlaşılır cümlelerle koyabilecek bir parti yoktur.

Koyamazlar.

Savunamazlar.

Çünkü mevcut sistem içerisinde bunun bedelleri olabileceğini düşünüyorum. Anayasaya aykırılık iddiasıyla partileri kapatılabilir, vatan haini ilan edilebilir, Silivri’ye gönderilebilirler.

Teröristbaşı Öcalan’a “Umut hakkını kullansın, Meclise gelsin, konuşsun.” diyerek çağrıda bulunanların da, barış adı altında, benim kanaatime göre anayasal sınırları zorlayan çalışmalar içerisinde oldukları görülmektedir.

Bugün yapılanların, yarın aynı aklı verenler eliyle yargılanabileceğini de düşünüyorum.

Devlet refleksi her şeye kadirdir.

Anlaşılan o ki!

Siyasi yapılanmalar, sistemden kaynaklanan sebeplerle köklü çözüm üretmeye muktedir değildir.

Hepsi de topal ördektir.

Hal böyle olunca;

Biz vatandaş olarak, millet olarak, bu ve benzeri devlet reflekslerine kafa yormak, anlam vermeye çalışmak ve enerjimizi tüketmek yerine, kendi kendimizi selamete, refaha ve huzura kavuşturacak çözümler geliştirmeliyiz.

Hiç kimse hayal kurmasın!

Mevcut kapitalist ekonomi sistemi içerisinde milletin derdine, milletin kendisinden başka hiçbir siyasi yapılanmanın çare üretemeyeceğini düşünüyorum.

Çeşitli algı mühendislikleriyle milletin gözünde parlatılan ve manipülasyonlarla millete seçtirilen siyasetçilerin; uluslararası kapitalist sermayeye çeşitli imtiyazlar vererek seçilmiş olanların, birinci vazifesinin kapitalist sistemin devamını sağlamak olduğunu düşünüyorum.

Bunun dışına çıkamazlar.

Kim gelirse gelsin, Erdoğan’dan fazlasını yapamaz.

Erdoğan çok mu yetenekli?

Hayır.

Kazan-kazan modeliyle sermaye ile iyi geçinerek milletin kazanımlarının faizli kapitalist sistem tarafından emilmesine mâni olamıyor.

Olamaz da.

İsimler değişir.

Sömürü düzeni, siyasetçi eliyle değişmez.

Bu durumu idrak edersek, gömleğin birinci düğmesini doğru iliklemiş oluruz.

BİREYSEL VE TOPLUMSAL ÇÖZÜM NE?

Çözüm; millet olarak her şeyi seçilmişlerden beklemek yerine, seçilmişleri de değişime mecbur edecek bir yaşam tarzı geliştirmektir.

Mesela ilk adım olarak bankalardan ve siyasetten mümkün olduğunca uzak durmak; faize bulaşmadan dayanışma içerisinde yaşayabilecek kooperatifler ve adil sistemler kurmak, organik yaşam semtleri oluşturmaktır.

Benim teklifim daha da ileri gitmektedir:

Her fikriyata, kendi medeniyet tasavvurunu ispatlayabilmesi için 100’er haneli AR-GE yaşam semtleri imkânı verilmelidir.

Farklı fikriyatlar, kendi sistemlerini bu semtlerde uygulamalı ve sonuçlarını ortaya koymalıdır.

Böylece fikirler sadece kürsülerde, mitinglerde ve kitaplarda tartışılmamalı; hayatın içerisinde test edilmelidir.

Fikriyatlar arasında, insanı insan gibi yaşatabilen uluslararası huzurlu semtler yarışması düzenlenmelidir.

Yarışmanın değerlendirmesi; uluslararası profesörlerden, ilim insanlarından, akademisyenlerden ve kanaat önderlerinden oluşan, tarafsızlığı esas alan hakemler tarafından yapılmalıdır.

Sonuçta başarılı olan semtler tespit edilmelidir.

Kim daha güzel konuşuyor?

Kim daha çok oy alıyor?

Kim daha güçlü propaganda yapıyor?

Bunlar değil...

Kim insanı daha huzurlu, daha özgür, daha adil ve daha üretken yaşatıyor?

Asıl soru budur.

Fikrin mucidi olarak, bu fakirin; “Ahşabın Piri” Hüseyin Bağdatlı’nın da yarışmaya katılacak bir AR-GE semti olmalıdır.

Adil Ortaklık Barış Semti'nin başarılı olması için gerekli olduğunu düşündüğüm çözümler, projeler, fikirler ve öneriler Akevler sitesinde mevcuttur.

Artık fikirlerimizi tartışmak yerine, uygulayalım.

Her fikriyat kendi semtini kursun.

Kendi sistemini uygulasın.

Sonuçlarını ortaya koysun.

Millet de görsün.

Dünya da görsün.

Kim insanı gerçekten insan gibi yaşatıyor, hep birlikte görelim.

HODRİ MEYDAN!

VAR MISINIZ?

Hüseyin Bağdatlı

Adil Ortaklık Barış Düzeni AR-GE çalışanı

 






Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı, Adil Düzen ve BüyükAile
9.10.2026 350 Okunma
1 Yorum 09.10.2026 08:55
Reşat Nuri Erol
Büyük Değişim Semt ve Mahalleden Başlamalı
8.10.2026 598 Okunma
1 Yorum 08.10.2026 10:13
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen’in şeffaf uygulama ile görünür olması
7.10.2026 675 Okunma
1 Yorum 07.10.2026 08:57
Reşat Nuri Erol
Fon vurgunundan Kur’an nizamı Adil Düzen’e…
6.10.2026 783 Okunma
1 Yorum 06.10.2026 10:12
Hüseyin Bağdatlı
BABACAN IN GÜLÜŞÜ, NE ANLAMA GELİYOR
5.10.2026 114 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
MÜCADELE PARTİSİNİ KUR REİS
5.10.2026 105 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
HIRSIZLIK DAMGASINA DİKKAT
5.10.2026 104 Okunma
Reşat Nuri Erol
Fon Krizinden Daha Güçlü Bir Piyasa Yapısına
5.10.2026 868 Okunma
1 Yorum 05.10.2026 09:38
Özer Ataç
TEHLİKENİN EN SİNSİSİ: GÜRÜLTÜ - 1
4.10.2026 1278 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Musa’yı Denizden Kurtaran Kimdi?
4.10.2026 113 Okunma
Bahaeddin Sağlam
İnsanlık Dünyasına Bir Çağrı
4.10.2026 103 Okunma
Reşat Nuri Erol
Jeoekonomi Enstitüsü’nün Pratik Çözüm Seti
4.10.2026 879 Okunma
1 Yorum 04.10.2026 10:17
Reşat Nuri Erol
İJE'nin teşhisi: Birbirini güçlendiren dört kriz
3.10.2026 995 Okunma
1 Yorum 03.10.2026 06:50
ZEKİ ALTUBOĞA
HEVALTIYA JI DIL BEŞA YEKEM: MIROV TENÊ JI BO XWE DIJÎ?
2.10.2026 422 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
HEVALTÎYA JIDIL BEŞA 1: MIROV TENÊ JI BO XWE DIJÎ? MAD
2.10.2026 162 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
HEVALTIYA JIDIL BEŞA I — GELO MIROV TENÊ JI BO XWE DIJ
2.10.2026 143 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
HEVALTIYA JIDIL BEȘA I MADDE: JI HEVALAN BER BI GEL V
2.10.2026 136 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA I — MADDEYA 12. ENCAMA MEZIN A HEVALTIYA JIDIL E
2.10.2026 139 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
11. MADDE: AZADÎYA SÎNORÊ GÎŞTÎ Azadî, Maf, Xwedîgotin
2.10.2026 126 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
NEBE NABE!: MIROVÊ YEKEMIN DI PÊWÎSTÎYA CİVAKÎ DE Miro
2.10.2026 133 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
ASÎMÎLASYON, DESTHILATÎ Û GUHERÎNA CIVAKÎ Destpêk û Ça
2.10.2026 181 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA IV XETÊN BERXWEDANÊ, XWESERIYA PARASTINÊ Û DÎTINA
2.10.2026 145 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA VI HILBERÎNA HEVPAR Û JIYANA EKOLOJÎK Kooperatîf
2.10.2026 123 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
NEBE NABE!: MIROVÊ YEKEMIN DI PÊWÎSTÎYA CİVAKÎ DE Miro
2.10.2026 127 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an nizamı, fon vurgunu ve bir çözüm önerisi
2.10.2026 915 Okunma
1 Yorum 02.10.2026 09:50
Hüseyin Bağdatlı
HEDEF; ERDOĞAN ÜZERİNDEN İSLAMDIR
2.10.2026 240 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
FON VURGUNU,HAYIRLI ŞERDİR
1.10.2026 244 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı ve ‘Fon vurgunu’ sistemin iflası
30.09.2026 1024 Okunma
1 Yorum 30.09.2026 10:00
Hüseyin Bağdatlı
DÜNYA TEK DEVLET OLACAK
30.09.2026 226 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-280; “Küfürde yarışıyor olanlar”
28.09.2026 1136 Okunma
1 Yorum 28.09.2026 12:40
Hüseyin Bağdatlı
FON SORUŞTURMALARININ ARKASINDAKİ GERÇEKLER
27.09.2026 260 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
HAYALET CUMHURBAŞKANI
27.09.2026 286 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-279; “Seni mahzun etmesin…”
27.09.2026 1092 Okunma
1 Yorum 27.09.2026 09:49
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-278; “Yâ eyyühe’r-rasûlü…”
26.09.2026 997 Okunma
1 Yorum 26.09.2026 07:57
Reşat Nuri Erol
Burhan Özfatura’nın vefatı ve en son köşe yazısı
25.09.2026 1152 Okunma
1 Yorum 25.09.2026 10:54
Reşat Nuri Erol
‘Aşmanın Sanatı’ yani bir şeylerin esiri olmamak
24.09.2026 1101 Okunma
1 Yorum 24.09.2026 07:40
Reşat Nuri Erol
KUR’AN NİZAMININ ÖNGÖRDÜĞÜ TOPLUM
23.09.2026 1143 Okunma
1 Yorum 23.09.2026 12:13
Hüseyin Bağdatlı
ALPERENLERİN VEBALİ
23.09.2026 294 Okunma
Reşat Nuri Erol
Söz Konusu Bu Üç Model Bize Ne Söylüyor?
22.09.2026 1018 Okunma
1 Yorum 22.09.2026 09:56
Reşat Nuri Erol
İyi İnsan Beklemek Yerine İyi Sistem Kurmak
21.09.2026 1063 Okunma
1 Yorum 21.09.2026 11:45
Hüseyin Bağdatlı
KALP GÖZÜ İLE BAKMAK
21.09.2026 280 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen: Para Kadar Mekanizma da Önemli
20.09.2026 1154 Okunma
1 Yorum 20.09.2026 07:32
Hüseyin Bağdatlı
DAMAT BERAT SAHADA
19.09.2026 370 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen: Ekonomiden Sisteme Üç Yaklaşım
19.09.2026 1257 Okunma
1 Yorum 19.09.2026 08:57
Hüseyin Bağdatlı
MAZOTUN YÜZGÖRÜMÜ
18.09.2026 283 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Ekonomik Düzen İstanbul Çalışmaları…
18.09.2026 1244 Okunma
1 Yorum 18.09.2026 07:56
Hüseyin Bağdatlı
FİKİR HIRSIZLIĞI HARAMDIR
17.09.2026 275 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-4
17.09.2026 1166 Okunma
1 Yorum 17.09.2026 09:08
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-3
16.09.2026 1364 Okunma
1 Yorum 16.09.2026 08:13
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-2
15.09.2026 1204 Okunma
1 Yorum 15.09.2026 10:30