“Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân?” - 2
Rahman suresinin bu ayetine kadar 12 ayet geçmiştir ve arkasından bu ayette “Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân? / Öyleyse ikinizin rabbinin olgularının hangisini tekzib ediyorsunuz?” denmiştir. (Rahman 13) Bu ifade geneldir. Rabbimizin tüm olgularıdır ama bu ayette bu soru sorulduğuna göre önceki ayetlerde Rabbimizin olguları olmalıdır. *Kuran’ı öğretme olgusu. *İnsanı yaratma olgusu. *Beyanı öğretme olgusu *Güneş sisteminin ince bir hesapla olması olgusu *Yıldız ve ağaçların secde etmesi olgusu *Göğün yükseltilmesi olgusu *Mizanın konulması olgusu *Arzın canlılar için konulması olgusu. Bunların hepsi “âlâi rabbikümâ”dandırlar. Hakkında araştırma yapılması ve incelenmesi gereken şeylerdir. Araştırmayı, incelemeyi ve titiz sorgulamayı gerektiren kozmik olgular veya düşündürücü meselelerdir. Bunların hepsi derin bir araştırma, bir alt yapı ve bilgi gerektiren olgulardır. “Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân?” cümlesi bir soru cümlesidir? Hangisini yalanlıyorsunuz veya yanlış olduğunu söylüyorsunuz denmektedir. Gerçekten bizden bir cevap mı istenmektedir? Hayır, istenmemektedir. Soru her zaman cevap almak için gelmez. Burada da cevap almak amacıyla gelmemiştir. Burada ifade edilenler “İkinizin rabbinin hiçbir olgusunu yalanlayamazsınız/yanlışlayamazsınız” veya “İkinizin rabbinin olgularının hepsini inceleyin, araştırın ve nasıl gerçekleştiğini görün, anlayın ve yalanlayanlara da gösterin” veya “İkinizin rabbinin olguları kendiliğinden olmamıştır, tesadüfi değildir, rabbiniz onu gerçekleştirmiştir, bunun kendiliğinden olmadığını anlayın, ‘rabbiniz yapmadı, kendiliğinden oldu’ diye yalanlayanlara gösterin” ifadeleridir. Rahman suresi 78 ayettir. “Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân?” ayeti 31 kere bu surenin içinde geçer. Geçtiği ayet numaralarında bile bir kurala tabidir. Surenin sonuna kadar bu tekrarlayan ayetlerin arasındaki ayetlerde sürekli olgular (âlâi) ifade edilmektedir. Bu surenin amacı da budur. Allah’ın olguları üzerinde inceleme yapmaya teşvik etmektir. ‘İnsanı yarattı’ dediğinde insanın nasıl yaratıldığını araştırın demektir. ‘Göğü yükseltti, yeri koydu’ dediğinde evrenin yaratılışını araştırın demektir. ‘Güneş sisteminin ince hesabından bahsettiğinde’ Güneş sisteminin kanunlarını bulun, inceleyin, anlayın demektir. Bu sure insanlar ve cinler için ortak suredir. Bu sure insan ve cinlerin Allah’ın olgularını düşünmesini, araştırmasını istemektedir.
Bu sureyi anlamak için olguları anlamak gereklidir. Bir olguyu anlamak için yeterince bir alt yapı gereklidir. 1. Bilgi: Temel kavramların bilinmesi gerekir. Terimlerin anlamı nedir? Olgu hangi alanın içindedir? Fiziksel bir olguyu anlamak için Fizik bilgisi gerekir. Toplumsal bir olgu için Sosyoloji bilgisi gerekir. Canlıların yaratılışıyla ilgili bir olguyu anlamak için biyoloji, genetik bilgisi gereklidir. Bilgi olmadan gözlem anlamsız bir veri olacaktır. Bu konuda bir söz çok manidardır: “Bilen göz görür.” 2. Gözlem: Olan nedir, değişen nedir, değişkenler nedir, tekrar eden nedir? Bu, derinlemesine bakıştır. 3. Soru sorma: Neden böyle? Nasıl işliyor? Başka türlü olabilir mi? 4. Araştırma ve yöntem: Veri toplama, karşılaştırma, deney ve analiz. Burası bilimsel yöntemle ilgilidir. 5. Akıl yürütme (mantık): Sebep–sonuç kurma, tutarlılık kontrolü ve genelleme yapma. 6. Eleştirel düşünme: Her görülen doğru olmayabilir. Yanılgıları fark etmek, varsayımları sorgulamak, alternatif açıklamaları değerlendirmek. 7. Bağlam: Hiçbir olgu tek başına değildir. Tarihî bağlam, kültürel bağlam, sistem içindeki yeri. 8. Tecrübe: Zamanla oluşur.
Benzer durumları tanıma, hızlı kavrama, derin içgörü.Bir olguyu anlamak için: Bilgi + Gözlem + Soru + Yöntem + Mantık + Eleştiri + Bağlam + Tecrübe.
Kur’an’da ifade edilen bir olguyu anlamak için Kur’an Arapçasını bilmek gereklidir. Kur’an Arapçasını bilmeden sadece meal veya tefsirlere dayanarak Kur’an’da ifade edilen olgular tam olarak anlaşılamaz. Bir de Kur’an’ın tamamını inceleme gerekliliği vardır. O konudaki tüm ayetler derinlemesine incelenmelidir. Mesela, o olguyla hiç ilgisi yokmuş gibi görünen ayetler aslında o olgunun anlaşılmasında büyük önem arz edebilir.
Velhasıl, Kur’an derinlemesine incelenmelidir. Kur’an’da ifade edilen ve şu anda anlamadığımız olgular şu andaki gerekliliklerin en az birini sağlayamadığımız içindir.