Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1155
Ankebut Suresi Tefsiri 26. Ayet
19.02.2022
5254 Okunma, 0 Yorum

ANKEBÛT SÛRESİ - 25. Hafta

 

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

فَآمَنَ لَهُ لُوطٌ وَقَالَ إِنِّي مُهَاجِرٌ إِلَى رَبِّي إِنَّهُ هُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ (26)

Lût ona güvendi ve “Kesinlikle ben rabbime göç edenim. Kesinlikle O, O etkindir, hükme varıcıdır.” dedi. (26)

 

فَآمَنَ لَهُ لُوطٌ

Lût ona güvendi.

فَ: Atıf harfidir. Önceki ayette İbrahim Peygamberin söylemesine (قَالَ إِنَّمَا اتَّخَذْتُمْ مِنْ دُونِ اللَّهِ أَوْثَانًا مَوَدَّةَ بَيْنِكُمْ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا ثُمَّ يَوْمَ الْقِيَامَةِ يَكْفُرُ بَعْضُكُمْ بِبَعْضٍ وَيَلْعَنُ بَعْضُكُمْ بَعْضًا وَمَأْوَاكُمُ النَّارُ وَمَا لَكُمْ مِنْ نَاصِرِينَ) atfedilmiştir. Sebep sonuç ilişkisi içindir. Yani İbrahim Peyamberin vesenler hakkında söylediği dört cümleyi duyan Lût’un bu sözden dolayı olan durumunu göstermektedir.

آمَنَ: “İman etti” demektir. ءمن kökünden if’âl bâbındandır. ءمن kökü Kuran’da 4.bâb ve if’âl bâbından gelir. 4.bâbda harf-i cersiz, على harf-i ceri ve بِ harf-i ceri ile gelir. İf’âl bâbında harf-i cersiz, لِ harf-i ceri ve بِ harf-i ceri ile gelir.

Fiil

Bâb

H.Cer

Mâna

أَمِنَ

Sülasi Mücerred 4. Bab

 

Birine güvenmek, kötü bir olayın veya durumun gerçekleşmesinden emin olmak

أَمِنَ

Sülasi Mücerred 4. Bab

على

Birine bir şeyi/birini aynen geri almak üzere güvenmek (emanet etmek)

أَمِنَ

Sülasi Mücerred 4. Bab

بِ

Birine bir şeyi mislen geri almak üzere güvenmek

آمَنَ

Sülasi Mezid (Rubai)-İf’al

 

Güven vermek

آمَنَ

Sülasi Mezid (Rubai)-İf’al

لِ

Birinin geçmişine ve o anına güvenmek

آمَنَ

Sülasi Mezid (Rubai)-İf’al

بِ

Birinin o anı dahil geçmişine ve geleceğine güvenmek

لِ: “-e” demektir. İman fiilinin harf-i ceri olarak gelmiştir.

هُ: “O” demektir. Mecrur muttasıl zamirdir. İbrahim’e racidir.

لَهُ: “Ona” demektir.

آمَنَ لَهُ: “Ona güvendi” demektir.

لُوطٌ: “Lût” demektir. Peygamberin özel ismidir.

Tevrat’a göre Terah’ın çocuklarından İbrahim’in kardeşi olan Haran’ın oğludur. Buna göre İbrâhim Lût’un amcasıdır.

آمَنَ لَهُ لُوطٌ: “Lût ona güvendi” demektir. Burada آمَنَ بِهِ لُوطٌ dememiştir. بِ harf-i ceri ile gelen iman güvencesi altına girmeyi ifade eder. Lût orada İbrahim’in güvencesi altına girmemiştir, girememiştir. Çünkü İbrahim o güvenceyi verecek durumda değildir. Topluluk vesenlere ibadet etmekte, vesenler dışında bir güvence sağlanamamaktadır. Bu nedenle آمَنَ بِهِ değil آمَنَ لَهُ denmiştir. İbrahim Peygamber vesenleri kabul etmemekte, vesenlere ibadet etmemekte ancak kendi güvencesini de o toplulukta oluşturamamaktadır. Buna rağmen o toplulukta İbrahim Peygamberin sözlerine güvenen insanlar vardır. Onun doğru sözlü olduğunu, doğru görüşlere sahip olduğunu anlamış ve ona güvenmişlerdir.

قَدْ كَانَتْ لَكُمْ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ فِي إِبْرَاهِيمَ وَالَّذِينَ مَعَهُ إِذْ قَالُوا لِقَوْمِهِمْ إِنَّا بُرَآءُ مِنْكُمْ وَمِمَّا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللَّهِ كَفَرْنَا بِكُمْ وَبَدَا بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةُ وَالْبَغْضَاءُ أَبَدًا حَتَّى تُؤْمِنُوا بِاللَّهِ وَحْدَهُ إِلَّا قَوْلَ إِبْرَاهِيمَ لِأَبِيهِ لَأَسْتَغْفِرَنَّ لَكَ وَمَا أَمْلِكُ لَكَ مِنَ اللَّهِ مِنْ شَيْءٍ

Sizin için İbrahim ve onunla beraber olanlarda iyi bir örnek vardır. Kavimlerine demişlerdi ki “Kesinlikle biz sizden ve Allah’ın dununda ibadet ettiklerinizden uzak olanlarız, sizi görmezden geldik ve bizimle sizin aranızda ebediyyen siz Allah’a, O’nun birliğine iman edene kadar düşmanlık ve sevmemek başladı.” Yalnızca İbrahim’in babası için “kesinlikle senin için bağışlanma isteyeceğim, sana Allah’tan gelen hiçbir şeye mülküm olmaz” sözü dışında. (Mümtehine 4)

Bu ayetten anlıyoruz ki İbrahim’le beraber olan bir topluluk varmış. Yeğeni olan Lût’un da bu topluluktan olduğu anlaşılmaktadır. Bu topluluk vesenlere ibadet eden kavimlerine karşı düşman olmuşlardır, onları sevmemekte, onların iyiliğini de artık istememektedirler. İbrahim’in babasına duası bile istisna edilmiş ama zaten başka ayetlerden anladığımıza göre kabul edilmemiştir. Tek şart Allah’a tek ilah olarak güvenmeleridir. O duruma gelene kadar artık kendi kavimleri ile düşman haline gelmişlerdir.

 

وَقَالَ

Ve dedi

وَ: Atıf harfidir.

قَالَ: “Söyledi” demektir. Fâili müstetir هُوَ dir. Lût’a racidir. Söyleyen Lût’tur. Kime söylediği hazf edilmiştir. Kavmine söylemesi en muhtemel olandır. İki cümle söylemiştir.

 

إِنِّي مُهَاجِرٌ إِلَى رَبِّي

Kesinlikle ben rabbime göç edenim.

إِنَّ: “Kesinlikle” demektir. Huruf-u müşebbehe bi-l fiildendir. Te’kîd için gelir.

ي: “Ben” demektir. Mensub muttuasıl zamirdir. İnnenin ismidir.

مُهَاجِرٌ: “Göç eden” demektir. Müfâele bâbından ism-i fâildir. Sülasi olarak birinci bâbdan هَجْر mastarı terk etmek demektir. Bir şeyi, bir kimseyi, bir mekânı, bir işi terk edip ondan uzaklaşmak ve onunla her türlü ilişkiyi kesmek manasındadır. هجر kökünden birinci bâbdandır. Müfâele bâbına geldiğinde kökün birinci ve ikinci harfinin arasına bir elif eklenir. Elif etimolojik olarak öküz kelimesinden gelmiştir ve gücü ifade eder. Fiili güçlendirir. Ortaya geldiği için fiili iki taraflı yapar ve fiilde bir müşareket (ortaklık) oluşturur. Türkçede buna işteşlik denir. Örnek olarak “vurdu” fiilinin işteşli hali “vuruştu” fiili, “dövdü” fiilinin işteşli hali “dövüştü” fiilidir. Bunun dışında ortaya geldiği için söylenen sözü uzatarak bitmesini geciktirdiği gibi başlayan fiilin bitmesini uzatır, fiile süreklilik, devamlılık kazandırır. Buna da mutabaat etkisi denir. مُهَاجِرٌ ism-i faildir. Müfâele babındandır. Sülasi gelseydi هَاجِرٌ şeklinde “terk eden” anlamında olurdu. Ancak muhacirlik düz bir terk ediş değildir. Süreklilik arz eder. Bir yeri terk edip başka bir yere gidersiniz ve oraya sürekli olarak yerleşirsiniz. Ayrıldığınız yere kalıcı olarak ya çok uzun bir süre geri dönmezsiniz ya da hiç dönmezsiniz. Bu nedenle “göç etmek” anlamı vardır.

إِلَى: “-e” demektir. Harf-i cerdir. Göç edilenin diğer tarafını gösterir. Yani kendisine göç edilen kimse bu harf-i cerden sonra gelir. Bu harfi cerle gelen muhacere bir yere göç etme demek değildir. Birisine/birilerine göç etme demektir. Bunun sebebi müşareket ve mutabaattır. Yani kalkıp başka bir ülkeye taşınıp orada yaşamak demek değildir. Bu harf-i cer geldiğinde bu harf-i cerden sonra gelen kimse/kimseler sizi barındıran kimselerdir.

وَالَّذِينَ آمَنُوا وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَالَّذِينَ آوَوْا وَنَصَرُوا أُولَئِكَ هُمُ الْمُؤْمِنُونَ حَقًّا

İman eden ve hicret eden ve Allah’ın yolunda cihad edenler ve barındıran ve yardım edenler, onlar, onlar gerçek müminlerdir. (Enfal 74)

Bu ayette barındıranlar ve yardım edenler kendilerine hicret edilenlerdir.

رَبَّ: “Rab, efendi, yetiştirici, terbiyeci” demektir. ربب kökünden gelmiştir. Burada Allah’ın sıfatı olarak kullanılmıştır.

ي: “Ben” demektir. Mecrur muttasıl zamirdir.

رَبِّي: “Rabbim” demektir. Aslında buradaki رَبِّ değil رَبَّ dir. Muzafun ileyhi olan ben anlamındaki ي harfinden önce kesre gelmesi gerektiğinden kesreye dönüşmüştür.

رَبَّ + ي رَبِّــي

مُهَاجِرٌ إِلَى رَبِّي: “Rabbime göç eden” demektir.

إِنِّي مُهَاجِرٌ إِلَى رَبِّي: “Kesinlikle ben rabbime göç edenim” demektir. Rabbine göç etmek ne demektir? Bir insan rabbine nasıl göç eder? Lût nasıl göç etmiştir? Kuran’ın tamamını incelediğinizde Lût’un kavminde ayrılıp başka bir yere göç ettiğini, orada yaşadığını ama orada erkek eşcinselliğinin norm haline geldiğini ve sonunda Lût’un oradan ayrıldığını ve orasının helak edildiğini görürüz. Lût aslında daha kötü bir yere gitmiştir. Ama rabbine göç etmiştir. Çünkü rabbi ona görev vermiştir. Rabbine göç etmesi demek rabbinin istediği yere göç etmesidir. Rabbi büyük bir günah içinde olan bir kavme Lût’u gönderip son uyarısını yapmasını istemiştir ve o da bunu yapmıştır. Bu şekilde anlamamıza neden olan ise Lût’un rabbime göç edeceğim (إِنِّي أُهَاجِرُ إِلَى رَبِّي) demeyip rabbime göç edenim (إِنِّي مُهَاجِرٌ إِلَى رَبِّي) demesidir. Muzari fiille değil de ism-i fâille gelmiştir. İsm-i fâil istimrarı gösterir yani süreklilik vardır. Rabbine göç etmesi süreklidir. Bu da görevli olduğunu, rabbi nereye isterse oraya göç edeceğini göstermektedir.

 

إِنَّهُ هُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ

Kesinlikle O, O etkindir, hükme varıcıdır.

إِنَّ: “Kesinlikle” demektir. Huruf-u müşebbehe bi-l fiildendir. Te’kîd için gelir.

هُ: “O” demektir. Mensub muttuasıl zamirdir. İnnenin ismidir. رَبِّي (rabbim) ye racidir.

إِنَّهُ: “Kesinlikle O” demektir.

هُوَ: “O” demektir. Mensub muttasıl zamir olan هُ zaten rabbe raci iken tekrar merfu munfasıl zamir olan هُوَ gelmiştir. Bunun sebebi te’kîddir. Muhatabın kafasındaki derin şüpheler nedeniyle bu şekilde kullanılmaktadır.

الْعَزِيزُ: “Üst, üstün, etkin” demektir. Sıfat-ı müşebbehedir. Kökü عزز dir. İkinci bâbdan gelmektedir. Lazım fiildir. Üst olan, üstün olan, etkin olan manasındadır. Sübut ve devam özelliği olan bir sıfattır. Çoğulu أَفْعِلَة kalıbından أَعِزَّة dür.

الْحَكِيمُ: “Hükme varıcı” demektir. Kökü حكم dir. Birinci bâbdan lazım fiilden türeyen sıfat-ı müşebbehedir. Bir işte, bir konuda, bir ihtilafta hükme varan demektir. İçinde karışıklık olan bir şeyin içindeki karışıklıkları gideren, ihtilaflı bir konunun içindeki ihtilafı gideren demektir.

إِنَّهُ هُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ: “Kesinlikle O, O etkindir, hükme varıcıdır” demektir. Lût rabbinden görevi almıştır, rabbinin istediği yere göç edecektir. Bu cümle ile göçüne karar verenin rabbi olduğunu ve bu kararı rabbinin aziz ve hakîm sıfatı ile aldığını söylemektedir. Aziz olarak almıştır çünkü Allah etkindir, etkilidir. Aziz olanın sözü değerlidir, onun sözüne insanlar isteyerek uyarlar. Hakîm olmasıyla hükme varıcıdır, hükme varmış, Lût’un göç etmesine karar vermiştir. Lût’un ne yapacağı konusunda bir ihtilaf olmuş olabilir. Amcası İbrahim’le ne yapacaklarına karar verememiş olabilirler. İşte Allah Lût’un göç etmesini bu kararsızlık ve ihtilaf içindelerken vermiş ve ihtilafı gidermiştir.

Kuran’da Allah’ın sıfatları genellikle iki sıfatın ardı ardına söylenmesi ile gelir. Başka şekillerde de gelebilir ama en çok bu şekilde gelir. Bu yönüyle aziz ve hakîm sıfatlarını incelediğimizde aşağıdaki sonuçları elde ederiz.

Allah’ın الْحَكِيمُ sıfatının Kuran’da geçiş şekilleri:

Marife geçiş

Sayı

Nekre geçiş

Sayı

الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ

29

عَزِيزٌ حَكِيمٌ

19

الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ

4

عَلِيمٌ حَكِيمٌ

24

الْحَكِيمُ الْعَلِيمُ

2

حَكِيمٌ عَلِيمٌ

5

الْحَكِيمُ الْخَبِيرُ

3

حَكِيمٍ خَبِيرٍ

1

 

 

تَوَّابٌ حَكِيمٌ

1

 

 

عَلِيٌّ حَكِيمٌ

2

 

 

حَكِيمٍ حَمِيدٍ

1

 

 

وَاسِعًا حَكِيمًا

1

Geçiş şekillerini incelediğimizde 4 şekilde marife, 8 şekilde nekre geçtiğini görürüz. Marife geçişlerinin dördünün de nekre geçişleri vardır. 4 nekre geçişin marife geçişi yoktur. الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ in tersi olan الْحَكِيمُ الْعَلِيمُ şeklinde ters geçişi de vardır. Bu geçişin nekre geçişleri de vardır. Bunun dışındakilerin ters sırada geçişleri yoktur.

 

Allah’ın الْعَزِيزُ sıfatının Kuran’da geçiş şekilleri:

Marife geçiş

Sayı

Nekre geçiş

Sayı

الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ

29

عَزِيزٌ حَكِيمٌ

19

الْقَوِيُّ الْعَزِيزُ

2

قَوِيٌّ عَزِيزٌ

5

الْعَزِيزُ الْغَفُورُ

1

عَزِيزٌ غَفُورٌ

1

الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ

12

 

 

الْعَزِيزُ الْعَلِيمُ

6

 

 

الْعَزِيزُ الْغَفَّارُ

3

 

 

الْعَزِيزُ الْكَرِيمُ

1

 

 

الْعَزِيزِ الْحَمِيدِ

3

 

 

الْعَزِيزِ الْوَهَّابِ

1

 

 

الْمَلِكُ الْقُدُّوسُ السَّلَامُ الْمُؤْمِنُ الْمُهَيْمِنُ الْعَزِيزُ الْجَبَّارُ الْمُتَكَبِّرُ

1

 

 

 

 

عَزِيزٌ ذُو انْتِقَامٍ

4

 

 

عَزِيزٍ مُقْتَدِرٍ

1

Burada hiçbir geçişin ters sırada geçişi yoktur. 10 şekilde marife, 5 şekilde nekre olarak geçmektedir. 3 şekilde geçişin nekre geçişi de vardır.

Aziz sıfatı her zaman hakîm sıfatından önce gelmiştir. Buna göre aziz sıfatı hakîm sıfatından daha önemlidir diyebiliriz. Alîm ve hakîm sıfatları ise yer değiştirebilir. Buna göre bu iki sıfat eşit öneme sahiptir diyebiliriz. Kavi sıfatı her zaman aziz sıfatından önce geldiğinden aziz sıfatından daha önemlidir diyebiliriz. Aziz sıfatı her zaman alîm sıfatından önce gelir. Alîm sıfatı da hâkim sıfatıyla eşit öneme sahip olduğundan şu şekilde bir sıralama yapılabilir:

Kavi > Aziz > Alîm = Hakîm

Bu sistemle Allah’ın bütün sıfatları incelenebilir ve önem sırası belirlenebilir. Buna başka bir örnek Rahman ve rahim sıfatları ile verilebilir. Hiçbir ayette rahim rahmandan önce gelmez. Rahman sıfatı rahim sıfatından daha önemlidir diyebiliriz. Rahman sıfatı yalnız Allah’a aittir. Rahim sıfatı ise insanlara ait olabilir.

Bu metodoloji kullanılarak Allah’ın sıfatları önem sırasına göre dizilebilir.

Bu ayette aziz ve hakîm sıfatları marife olarak gelmiştir. Niçin nekre değil de marife gelmiştir? Allah’ın sıfatları marife geldiği zaman ne anlamalıyız, nekre geldiği zaman ne anlamalıyız? Allah’ın sıfatı marife gelmişse o sıfatın gerçekleşmesinin nasıl olduğunu biz kavrayabiliriz, anlayabiliriz, bilebiliriz, nekre gelirse o sıfatın gerçekleşmesinin nasıl olduğunu biz kavrayamayız, bilemeyiz.

Bu ayette Lût Allah’ın aziz ve hakîm olduğunu söylemektedir. Bu sıfatlarının nasıl gerçekleştiğini bilmektedir. Allah ona muhacereyi emretmiş ve bunu aziz ve hakîm sıfatı ile yapmıştır. Muhatabı olan kavmi bunu kabul etmeyeceği için de araya bir zamir de getirmiş ve te’kîdle söylemiştir.

 

Yalova, Teşvikiye

19 Şubat 2022

M. Lütfi Hocaoğlu

 






Son Eklenen Seminerler
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1340
Rahman Suresi Tefsiri 43-45. Ayetler
10.10.2026 133 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1339
Rahman Suresi Tefsiri 41-42. Ayetler
3.10.2026 375 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1338
Rahman Suresi Tefsiri 39-40. Ayetler
29.08.2026 2467 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1337
Rahman Suresi Tefsiri 37-38. Ayetler
22.08.2026 2601 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1336
Rahman Suresi Tefsiri 35-36. Ayetler
15.08.2026 2666 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1335
Rahman Suresi Tefsiri 33-34. Ayetler
9.08.2026 2530 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1334
Rahman Suresi Tefsiri 31-32. Ayetler
1.08.2026 2312 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1333
Rahman Suresi Tefsiri 29-30. Ayetler
25.07.2026 2238 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1332
Rahman Suresi Tefsiri 26-28. Ayetler
18.07.2026 2245 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1331
Rahman Suresi Tefsiri 24-25. Ayetler
11.07.2026 2374 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1330
Rahman Suresi Tefsiri 22-23. Ayetler
4.07.2026 2347 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1329
Rahman Suresi Tefsiri 19-21. Ayetler
20.06.2026 2574 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1328
Rahman Suresi Tefsiri 17-18. Ayetler
13.06.2026 2420 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1327
Rahman Suresi Tefsiri 15-16. Ayetler
23.05.2026 2634 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1326
Rahman Suresi Tefsiri 14. Ayet
9.05.2026 2610 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1325
Rahman Suresi Tefsiri 13. Ayet
2.05.2026 2550 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1324
Rahman Suresi Tefsiri 10-12. Ayetler
25.04.2026 2510 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1323
Rahman Suresi Tefsiri 9. Ayet
18.04.2026 2492 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1322
Rahman Suresi Tefsiri 7-8. Ayetler
11.04.2026 3124 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1321
Rahman Suresi Tefsiri 6. Ayet
4.04.2026 2505 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1320
Rahman Suresi Tefsiri 5. Ayet
28.03.2026 2646 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1319
Rahman Suresi Tefsiri 4. Ayet
7.03.2026 2596 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1318
Rahman Suresi Tefsiri 3. Ayet
28.02.2026 3171 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1317
Rahman Suresi Tefsiri 2. Ayet
21.02.2026 2533 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1316
Rahman Suresi Tefsiri 1. Ayet
14.02.2026 2856 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1315
Cin Suresi Tefsiri 26-28. Ayetler
7.02.2026 2656 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1314
Cin Suresi Tefsiri 25. Ayet
24.01.2026 2606 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1313
Cin Suresi Tefsiri 24. Ayet
17.01.2026 2614 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1312
Cin Suresi Tefsiri 23. Ayet
10.01.2026 2541 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1311
Cin Suresi Tefsiri 22. Ayet
3.01.2026 2563 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1310
Cin Suresi Tefsiri 21. Ayet
27.12.2025 2671 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1309
Cin Suresi Tefsiri 20. Ayet
20.12.2025 2574 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1308
Cin Suresi Tefsiri 19. Ayet
13.12.2025 2723 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1307
Cin Suresi Tefsiri 18. Ayet
6.12.2025 2647 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1306
Cin Suresi Tefsiri 16-17. Ayetler
29.11.2025 2464 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1305
Cin Suresi Tefsiri 14-15. Ayetler
22.11.2025 2508 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1304
Cin Suresi Tefsiri 13. Ayet
15.11.2025 2566 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1303
Cin Suresi Tefsiri 12. Ayet
8.11.2025 2526 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1302
Cin Suresi Tefsiri 11. Ayet
1.11.2025 2554 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1301
Cin Suresi Tefsiri 10. Ayet
25.10.2025 2523 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1300
Cin Suresi Tefsiri 9. Ayet
18.10.2025 2593 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1299
Cin Suresi Tefsiri 8. Ayet
4.10.2025 2319 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1298
Cin Suresi Tefsiri 7. Ayet
27.09.2025 2428 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1297
Cin Suresi Tefsiri 6. Ayet
20.09.2025 2684 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1296
Cin Suresi Tefsiri 5. Ayet
13.09.2025 2308 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1295
Cin Suresi Tefsiri 4. Ayet
6.09.2025 2461 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1294
Cin Suresi Tefsiri 3. Ayet
30.08.2025 1952 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1293
Cin Suresi Tefsiri 1-2. Ayetler
23.08.2025 1792 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1292
Secde Suresi Tefsiri 30. Ayet
9.08.2025 1859 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1291
Secde Suresi Tefsiri 28-29. Ayetler
2.08.2025 1736 Okunma


© 2026 - Akevler