Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayip Erdoğan yalnızdır.
Kanaatimce etrafını rant çevreleri sarmış, oynanan bazı oyunları mevcut yapı içerisinde engelleme imkânı giderek zorlaşmıştır.
Benim önerim şudur:
Emanet ettiği davanın özüne dönmeli, mevcut siyasi yapıyı yeniden değerlendirmeli ve gerekirse sıfırdan yeni bir siyasi hareket başlatmalıdır.
Bu hareketin adı da MÜCADELE PARTİSİ olabilir.
Kadro oluşumu konusunda ise, insanların liyakatini ve samimiyetini ölçebilecek bir sistem kurulmalıdır. Ben, bu konuda kendi tecrübelerim ve gözlemlerim doğrultusunda katkı sunmaya hazırım.
HÜSEYİN BAĞDATLI KİMDİR?
Özelliği nedir?
Hüseyin Bağdatlı, Arhavi İmam Hatip Lisesi 1987 mezunudur.
Hayat üniversitesinin tamamını bitirdiğini ifade eden; insan sarrafı olma iddiasının yanında, peygamberler mesleğinin erbabı olduğuna inanan bir ahşap ustasıdır.
Abdülhamid Han Hazretleri'nin mesleği olarak gördüğü ahşap işçiliğini; ahşap ev, ahşap doğrama, tarihî eser, rustik mobilya ve dekorasyon alanlarında sürdürmektedir.
Çalışma arkadaşlarının taktığı lakap **“Ahşabın Piri”**dir.
Milimi kırka bölerek proje ve uygulama yaptığını söyler.
Bu çalışma disiplininin kendisine insanları gözlerinden, ses tonlarından ve beden dillerinden değerlendirme konusunda güçlü bir gözlem yeteneği kazandırdığı kanaatindedir.
Kendisini, Adil Düzen ve Akevler ekolünün düşünce dünyasından yetişmiş bir talebe olarak görmektedir.
Rahmetli Süleyman Karagülle'nin son talebelerinden biri olması sebebiyle, Siyonizme ve zulme karşı mücadele anlayışını ifade etmek için kendisine “Son Gülle” lakabını da uygun görmektedir.
SİYASETTEKİ GEÇMİŞİ
Büyük Birlik Partisi'nde il ve ilçelerde; Merkez Karar Kurulu üyeliği, Teşkilat Başkan Yardımcılığı ve Eğitimden Sorumlu Başkan Yardımcılığı gibi çeşitli görevlerde bulunmuştur.
2011 seçimlerinde Artvin milletvekili 1. sıra adayı olmuştur.
BBP'nin kurucularından, rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu'nun yol arkadaşlarından Sayın Remzi Çayır'ın BBP'den ayrılarak Milli Yol Partisi'ni kurmasının ardından, Sayın Remzi Çayır'ın davetleri üzerine Milli Yol Partisi'ne katılmıştır.
Yazıları ve fikirleriyle çalışmalara destek vermektedir.
Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu ile Necmettin Erbakan'ın samimiyetinden şüphe duymadığını; her ikisini de canıgönülden sevdiğini ifade etmektedir.
Muhsin Yazıcıoğlu'nun vakarını, duruşunu ve ferasetini; Erbakan Hoca'nın ilmiyle birleştirmek gerektiği kanaatindedir.
Bediüzzaman'ın fikirlerinin de doğru anlaşılması ve istifade edilmesi gerektiğine inanmakta; Süleyman Karagülle'nin Adil Düzen ekolündeki düşüncelerle birlikte yeni bir medeniyet tasavvuru oluşturulabileceğini savunmaktadır.
Bu düşünce sisteminin, kendi ifadesiyle, Siyonizmin hâkimiyet ve sömürü düzeninden kurtuluş için önemli bir alternatif oluşturabileceğine inanmaktadır.
BUGÜN
Ülkenin ve insanlığın geldiği noktada Ahşabın Piri diyor ki:
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın son aylarda bazı siyasi gelişmeler nedeniyle zor bir süreçten geçtiği kanaatindeyim.
Yakın çevresindeki bazı aktörlerin kendisini desteklemek yerine farklı siyasi ve ekonomik hesaplar içerisinde olabileceği yönündeki endişelerimi daha önce de dile getirdim.
Bazı çıkar çevrelerinin mevcut düzenin devamından yana olduğu ve uluslararası sermaye bağlantılarının Türkiye siyaseti üzerinde etkili olabileceği kanaatindeyim.
Bunlar benim siyasi değerlendirmelerimdir.
REİS'İN SON GÜLLESİ
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın, son dönemde yaşanan gelişmeler karşısında kendisine yönelik siyasi riskleri bertaraf etmek için yeni bir siyasi başlangıcı değerlendirmesi gerektiğini düşünüyorum.
Bunun yolu;
Mevcut partisinin yapısını yeniden değerlendirmek,
gerekirse partisinden ayrılmak,
başka bir siyasi hareketle yol yürümek
veya tamamen yeni bir siyasi parti kurmak olabilir.
Benim önerim ise açıktır:
SIFIRDAN BAŞLAMAK.
Yeni bir siyasi hareket kurulacaksa bunun adı MÜCADELE PARTİSİ olabilir.
AK PARTİ MESELESİ
Benim kanaatime göre AK Parti'nin kuruluşundaki temel siyasi ruh ile bugünkü yapı arasında ciddi farklılıklar oluşmuştur.
Bunu ifade ederken herhangi bir kişi hakkında kesin bir suç isnadında bulunmuyorum.
Benim siyasi değerlendirmem şudur:
AK Parti'nin başlangıçtaki siyasi dinamizmi zaman içerisinde bürokratik, ekonomik ve çıkar ilişkileriyle kuşatılmış olabilir.
Bu nedenle Sayın Erdoğan'ın kendi siyasi hareketinin bugün geldiği noktayı yeniden sorgulaması gerektiğini düşünüyorum.
Bunun farkına varmak için ülkenin daha büyük ekonomik kayıplar yaşamasını beklememeliyiz.
100 milyar dolar kaybetmeyi mi bekleyeceğiz?
Ülke ekonomik olarak daha ağır bir noktaya mı gelsin?
Benim itirazım bunadır.
DEVLET TEHLİKEDE Mİ?
Ben, devletimizin ve milletimizin ciddi ekonomik ve siyasi risklerle karşı karşıya olduğu kanaatindeyim.
Bu nedenle siyasi hesapların üzerinde, devletin ve milletin geleceğini düşünmek gerektiğine inanıyorum.
Sayın Cumhurbaşkanı;
Hiçbir şartta ve hiçbir zaman sizden nefret etmedim.
Aksine, sizi güçlü olduğunuzu düşündüğünüz dönemlerde de en sert şekilde uyaranlardan biri olduğumu düşünüyorum.
CHP'ye yönelik siyasi operasyon ve kumpas iddiaları konusunda daha önce de uyarılarda bulundum.
“CHP'nin mağduriyetine sevinmeyin, benzer yöntemler size de uygulanabilir.” anlamındaki uyarılarımı çeşitli yazılarımda ve yayınlarımda dile getirdim.
Bugün geldiğimiz noktada aynı uyarıyı tekrar ediyorum:
Çıkış yolunu yeniden düşünün.
Bugüne kadar kendi yöntemlerinizle ülkeyi yönettiniz.
Bunun için teşekkür ederim.
Şahsınızın samimi bir Müslüman olduğuna dair kanaatim ve hissiyatım vardır.
Şimdi dünyalık hesapların üzerinde, milletin geleceğini düşünme zamanıdır.
SIFIRDAN BAŞLAMAK
AK Parti'nin mevcut yapısının, Sayın Erdoğan'ın kuruluş dönemindeki siyasi hedefleriyle aynı olup olmadığını sorgulamak gerektiğine inanıyorum.
Eğer mevcut yapı bu hedeflerden uzaklaşmışsa, yeni bir başlangıç düşünülebilir.
Benim çağrım budur:
MÜCADELE PARTİSİNİ KUR REİS.
Seni seven, samimi ve temiz insanları mevcut siyasi tartışmaların içerisinde kaybetme.
Onları yeni bir başlangıçta değerlendirebileceğin bir yapı oluştur.
Ben de düşüncelerim, yazılarım ve dualarımla yanınızdayım.
Başka çıkış yolu olmadığı kanaatinde değilim; fakat benim gördüğüm kısa vadeli çözüm yolu budur.
SON GÜLLE
Sayın Cumhurbaşkanı;
Bugün vereceğiniz en önemli karar, siyasi hayatınızın son dönemini nasıl tamamlayacağınız olacaktır.
Benim önerim;
Entrika siyaseti yerine açık siyaset,
çıkar ilişkileri yerine liyakat,
korku yerine cesaret,
kişisel hesaplar yerine millet,
günü kurtarmak yerine gelecek nesilleri düşünmektir.
Muhsin Yazıcıoğlu'nda gördüğümüz samimiyet ve vakarla, Erbakan Hoca'daki ilmi ve medeniyet tasavvurunu bir araya getirebilirsek Türkiye için yeni bir sayfa açılabileceğine inanıyorum.
Sıfırdan başlamak bazen kaybetmek değil, yeniden doğmaktır.
Eğer bu çağrımı dikkate alır ve yeni bir siyasi hareket kurarsanız, hayalinizdeki heykelinizi kendi ellerimle ağaçtan yapıp milletin görebileceği bir yere dikmek de benim size sözüm olsun.
Bekliyorum Reis.
Gecikmeyin.
NOT
“Sen kendini ne zannediyorsun? Neden böyle konuşuyorsun? Delilin nedir?” diyenlere cevabım şudur:
Bugüne kadar söylediklerimin ve yazdıklarımın önemli bir bölümünün zaman içerisinde gerçekleştiğine inanıyorum.
Seçim sonuçları, ülkemize yönelik siyasi gelişmeler ve çeşitli uyarılar konusunda geçmişte yazılar kaleme aldım ve yayınlarda değerlendirmelerde bulundum.
Bunların tamamının doğru çıktığı iddiası ayrıca somut biçimde incelenebilir.
Fakat bugün söylemek istediğim esas şey şudur:
Millet olarak kaybedecek zamanımız olmadığını düşünüyorum.
Vatanını seven bir vatandaş olarak endişelerimi ve kısa vadede gördüğüm çözüm yollarını paylaşıyorum.
Benim sözümü dinlemek veya dinlememek herkesin kendi tercihidir.
Ben görevimi, gördüğümü söyleyerek yapıyorum.
Bu ülkeye bazen bir deli cesareti, bazen de bir veli feraseti gerekir.
Selam ve dua ile.
Hüseyin Bağdatlı
Ahşabın Piri
Son Gülle