Takipçilerim bilirler.
Aylar evvel yazmış, canlı yayında anlatmıştım. Uluslararası Yahudi derin sermayesinin ülkemiz üzerinde oynadığı oyunları bir bir anlatmıştım.
CHP üzerinde oynanan oyunları görünce, ülkemizde siyasetten paraya, makamdan bürokrasiye kadar her alanda Siyonist sermayenin hâkim olduğunu; istedikleri gibi deliller oluşturduklarını, istedikleri gibi insanlarımızı tuzaklara çekip sömürmeye devam ettiklerini söylemiştim.
“CHP operasyonları bitince AK Parti'ye kumpaslar hazırdır. AK Parti'ye oyunlar oynayacaklar ve iktidardan düşürecekler.” demiştim.
Neden oynuyorlar bu oyunları?
Çünkü Cumhurbaşkanımız ve Bahçeli'nin, Apo'ya bile umut hakkı tanıyarak ihtimal dâhilinde olan bir iç savaşın önüne geçmeleri, sermayenin oyununu bozdu.
“Gazze'ye girelim.” gazına getiremediler bir türlü.
İran ile savaştırmayı başaramadılar ve bizzat İran'a kendileri saldırmak zorunda kaldılar.
ABD-İsrail-Siyonizmi, Türkiye ile birlikte olmadan İran'ı yenemeyeceklerini de biliyorlardı.
Evet, son üç ayda devlet refleksimiz, bana göre on numara.
Her yolu deneyen ABD-İsrail-Siyonizmi, aylar öncesinden uyarmış olduğum AK Parti'ye saldırma planını devreye soktu ve fon vurgununu yaptırdı.
Daha da pis oyunlar oynayacaklar AK Parti etrafında. Ancak ben Siyonistlerin oyunlarını deşifre etmeye devam edecek, ne yaparlarsa yapsınlar kulak kabartmayacağım.
Millet olarak daha önceleri de benzer vurgunlar, soygunlar yaşadık. Her vurgun ve soygunun ardından iktidarları da değiştirmeyi başarmışlardı.
Şimdi asıl soru şudur:
Ne yapılmalı? AK Parti ile devam etmeli miyiz, yoksa iktidarın zayıflatılarak gidiş ihtimalini def çalarak kutlamalı mıyız?
İktidarı, maneviyatımıza verilen zararlar noktasında en sert şekilde eleştiren Alperen ruhlu birisi olarak diyorum ki:
İktidar görevinde kalmalı.
Mehmet Şimşek gitmeli, Babacan partisinin başında kalarak aynı zamanda iktidara yardımcı olmalı. Damat Berat bakan olmalı, Babacan'dan destek almalı.
Adalet Bakanı belgelere bakar; siyaset ve entrika bilmez. Belgeler doğruysa gereğini yapar.
Doğru belgelerin oluşturulması ise Siyonizmin ustalığıdır.
Bakan Bey de bu detayı dikkate alarak soruşturmanın derinlerine inmeli.
Gün, birlik günüdür.
Sağda birlik günüdür.
Uluslararası derincilerin oyunlarını bozma günüdür.
Kardeşlik günüdür.
Erdoğan millidir, yerlidir. Bahçeli de öyledir.
Ülke savaşa girmesin diye bazen inançlarından da taviz vererek bugünlere gelmemize vesile oldular.
Manevi anlamda çok zararları da oldu. Şimdi onları konuşmanın vakti değil.
Tüm vebali herkes üzerine almalı.
“Ülkem için ne yaptım?” diye kendimize sormalıyız.
Bir Muhsin olarak diyorum ki:
Tüm kabahat bizim; Alperenlerin, Muhsinlerin.
Muhsince yaşamayışımızdandır tüm olup bitenler.
Secdemizin, ihlasımızın, ferasetimizin noksanlığından; nefsimizin esiri olup dağılışımızdandır.
Tayyip Bey ne yapsın? Alperenlik iddiası yok ki eleştirelim.
Alperen kardeşlerim;
Hem çare sizsiniz, hem de çaresizsiniz.
Birleşin, bölünmeyin. Reisicumhur'a yardımcı olun.
Etrafı Siyonistler kuşatmış. Görmüyor musunuz?
CHP zihniyetinin iktidarı ihtimalinde, İran ile savaştırmayı başaracaklar.
Böyle bir savaşın sonucunda ABD-İsrail-Siyonizminin tuvalet temizlikçisi oluruz.
Ne bayrak kalır, ne vatan, ne de ezan.
Lazı, Gürcüsü, Kürdü, Çerkezi; hepimiz Müslüman Türk milleti olarak köleliği kaldıramayız.
Bizler İslam bayraktarıyız.
Doğum sancısız olmaz.
Kur'an nizamının, Adil Düzen'in doğum sancılarını yaşıyoruz.
Sağda birlik olursak başaracağız.
Birlik olmazsak bayraksız köle olacağız.
Aklımızı başımıza devşirelim inşallah.
Selam ve dua ile.
Hüseyin Bağdatlı
Siyonizmin Başına İnen Son Gülle