İnsanlar çeşit çeşittir.
Her çeşidin ayrı ayrı lider beyinleri vardır. Birbirlerini tanımasalar dahi liderin ruh hâli, düşüncesi ve niyeti, kendi ruh kabilelerine tesir eder.
Bugün AK Parti sempatizanlarının yaşam tarzı, liderleri Recep Tayyip Erdoğan gibi olmasa da beyin sinyalizasyonları aynı olduğu için, ülke batsa da aç, açıkta kalsalar da birbirlerine olan muhabbetleri eksilmez.
CHP'de de böyledir, diğer partilerde de.
Beyin nöronları ve frekansları uyuşmayanlar, aynı partide olsalar bile dava aşkından değil, çıkar aşkından birliktedirler.
ŞİMDİ...
Size öyle bir şey söyleyeceğim ki, affedersiniz ama “Oha!”, “Çüş!” falan diyeceksiniz.
Bu özelliğimi biliyordum ama defalarca test ettikten sonra bugün emin oldum.
Benim de beyin frekansım, Recep Tayyip Erdoğan'a Bluetooth gibi bağlanabilmekte; düşüncelerime inandırabilmekte, ona söyletebilmekte ve uygulatabilmekteyim.
Defalarca denedim, oldu.
Geçmiş paylaşımlarıma geriye dönük bakarsanız, yada, yapay zekâ ya sorarsanız, tarihleri ile delillerimi bulacak, ilk domino taşını deviren ben olduğumu, Siyonizmin oyunlarını bozduğumu görebileceksiniz.
Misal:
“Erdoğan yüksek katlı binalarla İstanbul'a ihanet ediyor” 2017 de bir makalemde yazdım. Bir hafta sonraki konuşmasında kendisi aynı cümleyi kurdu:
“Yüksek katlı binalarla İstanbul'a ihanet ettik, yatay mimariye geçeceğiz.”
Dedi ama sermaye daha yükseklerini inadına dikti.
Gereğini yap Reis!
Süleyman Soylu üzerinden Reis'e tuzak kuruluyor, dikkat Reis, dedim.
Bir ay sonra Peker olayı patladı.
Soylu'nun Erdoğan'dan sonraki favori Cumhurbaşkanlığı ihtimali suya düştü.
“Fahrettin Koca görevden alınmalı.” dedim, alındı.
“Damat Berat gitmeli.” dedim. Günahına girdim. Beterin beterleri geldi. Şimdi “Berat veya Babacan gelsin.” diye dua ediyorum
Devamında;
Araştırdım, strateji yaptım; İmamoğlu'nu icat ettim, gaz verdim, destekledim. CHP darmadağın oldu.
İmamoğlu ve Millet İttifakı, Altılı Masa dönemi yaşanmamış olsaydı CHP yüzde 70 ile iktidar olacaktı.
CHP iktidar olsaydı, bugün Çin ile ABD'nin İran'da savaşmıyor, Türkiye' de de savaşıyor olacaklardı.
Elhamdülillah, bugüne kadar, ülkem için dertlerimin yazılarımın meyvesini hep birlikte topluyoruz.
Reis-i Cumhurumuz şahittir ki, İmamoğlu projesinin ilk mimarıyım.
AK Parti son iki dönemini bana borçlu.
Abartmıyorum.
Türkiye'nin savaşa girmemesinin taşlarını; İmamoğlu'nu keşfederek, CHP'yi gaza getirerek, İstanbul'u kazandırarak, Kanal İstanbul'u engelleterek hem ABD'ye hem de Çin ve Rusya'ya kazık atmış oldum.
“AK Partililere de dokunulmalı.” dedim.
AK Parti yandaşı gazeteciler paketlendi.
Operasyonlar devam ediyor.
Sayın Cumhurbaşkanımızın, beyin nöronlarımızın frekans uyumu sayesinde, Cumhurbaşkanımıza birçok hayırlı karar almasında etkili olduğumu bilmesini istiyorum.
Son olarak da:
“Şimşek gitsin, Berat veya Babacan gelsin.” diyorum.
Şimşek'in koltuğu da yazılarımla sallanır oldu. İnşallah tez vakitte gider.
Kısacası diyeceğim o ki:
Madem ben bile kontrol edebiliyorum, uyum içinde çalışıyoruz, iktidar benim; ben Muhsin'im, şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu iktidarda demektir.
Demek ki neymiş ? şehitler ölmezmiş.
Bilmem anlatabildim mi şimdi?
Bundan sonra da ülkemizde ve dünyada Muhsinlerin dediği olacak, vesselam.
Erdoğan'dan sonra kim gelecek diye merak etmeyin.
Onu da bırakın, ben karar vereyim.
Bilal Bey'in nöronları ile uyum sağlarsak sorun kalmaz. Düzen bozulmadan temizlik devam eder, ama zayıf ihtimal.
Bilal Bey beni ziyaret etmeli. Bluetooth frekansımız uyumlu mu, test etmeliyim.
Babacan'ın yetenekli, birikimli olduğunu düşünüyorum; fakat frekansına hiç giremiyorum.
Özellikle Babacan ekonomiye acilen talip olmalı, Cumhurbaşkanına yardımcı olmalı.
Yoksa böyle giderse, bu kadar iş güç arasında çaresiz, mecbur Cumhurbaşkanı olacağım.
Hepimiz Reis'e yardımcı olmak mecburiyetindeyiz.
Köprüyü geçtik mi, tuttuğumuz balıkları paylaşırız.
Şimdi birlik olma vakti. Seçim masraflarını da kaldıramayız. Seçimleri iptal ettim şimdilik.
Sırtlanlar, çıyanlar kapımıza dayandı, şimdi birlik vakti.
Selam ve dua ile.
Hüseyin Bağdatlı
Son Gülle