1323. hafta Kur’an ve İlim seminerimizden… - 1
Sosyal Tufan ülkemizi ve dünyayı sarmış durumda; çare ve çözüm bu yazılarda…
“Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet” konulu 179’uncu yazımızı da yazdık…
- İlgililerin ve yetkililerin istifade etmesi için yazılıyor bu yazılar…
- İlgili ve yetkililer ilgilenmemeye devam ederlerse…
- O zaman iş başa yani halkımıza kalır…
- Artık halkımız gereğini yapar…
Bu girizgâhtan sonra, istifade edilmesi dua ve dileklerimizle, 1323’üncü hafta “Kur’an ve İlim” seminerimizden yazacaklarımıza geçelim...
***
1999 yılında Süleyman Karagülle hocamızla İstanbul Üsküdar’da İslam Medeniyeti Vakfı’nda başladığımız haftalık “Kur’an ve İlim Seminerleri” çalışmalarımız devam ediyor; nitekim geçen hafta 1323’üncü haftalık seminerimizi de yaptık, elhamdülillah…
“Kur’an Nizamı” içerikli olup Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamızla da kırk yıl boyunca yaptığımız, -artık yarım yüzyılı da aşan bu çalışmalarımız- kamuoyu tarafından daha çok; 1) “Adil Düzen”, 2) “Adil Ekonomi Düzen”, 3) “Adil Dünya Barış Düzeni” ve 4) “Adil Düzene Göre İnsanlık Anayasası” çalışmaları olarak bilinmektedir…
Sekiz haftadan beri Rahman Suresi tefsiri üzerinde çalışıyoruz…
Geçen hafta surenin 9’uncu ayeti üzerindeki çalışmamızı yaptık…
Ayetin meali ile başlayalım: “Ve ölçmeyi doğru hedefe yönelmeyle yerleşik ve süregen hale getirin ve ölçü sisteminin değerini düşürmeyin.” (Rahman Suresi 9. ayet)
“Ekiymû el-vezne bi’lkısti” demek, “ölçmeyi doğru hedefe yönelmeyle ikame edin, ölçmeyi doğru hedefe yönelmeyle yerleşik ve süregen hale getirin” demektir.
“İkame etmek” (yerleşik hale getirmek) demek bunu sistematik hale getirmek demektir. Salatın (yani namazın) ikamesi de böyledir. Toplantı sisteminin kurulmasıdır. “Kıstla tartmayı ikame etmek” demek “kıstla tartma, değerlendirme sistemini yerleşik hale getirmek ve bunun sistematik hale gelmesini sağlamak” demektir. Bu tartma sadece cisimlerin ağırlığını tartma değildir, soyut değerlerin tartılması da bu kökle ifade edilir.
***
“Tartı (vezn) o gün haktır da kimin tartımları (mizanları) ağır gelirse onlar, onlar iflah olanlardır ve kimin tartımları (mizanları) hafif gelirse onlar ayetlerimize zulmetmelerinden (yanlış yerde konumlandırmalarından) dolayı kendi değerlerini düşürenlerdir.” (Araf, 8-9)
Bu ayetlerde insanların iyilikleri ve kötülüklerinin tartımı ifade edilmiştir.
Burada anlatılanlar soyut tartımlardır.
“Onlar rablerinin ayetlerini ve O’nunla karşılaşmayı görmezden gelenlerdir de amelleri boşa gitmiştir. Bu sebeple onlar için kıyamet yevminde bir vezn ikame etmeyeceğiz. O, görmezden gelmeleri ve ayetlerimi ve elçilerimi alay konusu edinmelerinden dolayı onların cezasıdır, cehennemdir.” (Kehf, 105-106)
Bu ayetlerde bir organizasyondan bahsediliyor. Ayetleri ve Allah’la karşılaşmayı görmezden gelmede (küfretmede) organize olmuş bir topluluktur bu topluluk.
Bunlar bu küfretmişler ve ayetleri ve elçileri alaya alıp küçük görmüşlerdir.
Normalde kötülükler ve iyilikler bir tartıda tartılır ve buna göre insanlar cennete ya da cehenneme giderler.
Bu topluluk öyle bir durumdadır ki bir tartıya gerek yoktur.
Gidecekleri yer kesin bir şekilde cehennemdir.
Kur’an’da (kıst) dışında aynı kökten gelen (el-kıstas) da vardır. (El-kıst) mastar olup doğru ölçmeyi ifade ederken (el-kıstas) ise isim olup ölçmede kullanılan referansı gösterir, ölçüt demektir. Kilogram, gram kıstasa örnektir.
(Devamı var)