KUR’AN AYI RAMAZAN'DA KUR'AN NİZAMI ADİL DÜZEN ÇALIŞMALARINA DEVAM
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 138
Önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam…
“Sübüle’s-selami / Selamın yollarını” (Maide 16)
İşte bunlar “selamet yolları”dır, savaşsız yaşama halleridir.
Bu değişimleri kabul etmezseniz, o zaman düzen savaşla sağlanır.
Demek ki “rıdvanlı selamet yolunu” çağımızın kitabı Kur’an gösterecek.
İzmir Akevler Kooperatifi’nin ilk sözleşmesinde GAYE maddesi olarak; “Çalışmada ve yaşamada birbirleriyle anlaşabilecek kimseleri bir araya getirerek aralarında iktisadi ve içtimai dayanışma ve yardımlaşmayı sağlamaktır.” denmişti. Akevler Sitesi’nde, apartman bloklarındaki daire sahiplerine tapu vermiyorduk, ortaklar hangi blokta uyumlu yaşarlarsa dairelerini oraya kolayca taşıyabilecektik. O günkü yönetimin değişmesi ve derin güçlerin itmesiyle ortaklarımız sonra tapularını aldılar, bu sebeple Ana Sözleşme’de yazılı olan “gaye” maddesini maalesef uygulayamadık ve zamanla tapuları vermek zorunda kaldık.
“Ve yuhricuhum mine’z-zulumâti / Ve onları zulumattan ihraç eder” (Maide 16)
“Zulumat” burada marifedir ve kurallı çoğuldur. “Zulüm” karanlık demek olduğu gibi, “zulmetmek” haksızlık etmek manasına da gelir.
Kur’an bugünkü karanlık durumu “zulumat” olarak göstermektedir.
Kur’an çağımıza karanlık demektedir. Karanlık ne demektir?
Çevreyi görememe demektir, ileriyi görememe demektir; bunun birinci sebebi fiyatların ve ücretlerin belirsizliğidir, paranın karşılıksız olmasıdır.
Evet, fiyatlar ve ücretler enflasyon nedeniyle belirsizdir. Bu fiyatlarla ve ücretlerle sağlam ve sağlıklı bir anlaşma yapamazsınız. Çünkü yarın para değerinin ne olacağını bilemezsiniz. Bu karanlık düzende önünüzü göremezsiniz. Faizli karşılıksız para üzerinden kurulan hayatımızdaki tüm ekonomik düzen karanlıktır.
Demek ki “Adil Düzene Göre İnsanlık Anayasası” insanlığı fiyat ve ücret anarşisinden de kurtaracaktır. Acaba bunu nasıl yapacaktır?
Batı dünyası bugün parayı faiz karşılığı çıkarmaktadır. Dolayısıyla paranın reel ekonomi ile irtibatı yoktur. Fiyat ve ücretler gelişigüzel oluşmaktadır. Bütün bunlar yetmemiş gibi, Merkez Bankaları keyfi olarak para çıkarmaktadır.
Oysa “Adil Düzen”de para ancak üretimdeki emek karşılığı çıkarılmaktadır. Paranın karşılığı ambarlarda mal olarak mevcuttur. Böylece karanlıklardan çıkılmaktadır. Herkes kendisi üreticidir. Ürettiği malın fiyatını üretmeden önce bilecektir. Çünkü daha önce anlaşmış olacaktır, “Adil Düzen”deki “selem sİstemİ” budur. Üreticiye mal teslim edilecek. Sistemdeki “selem kredisi” ve “çalışana kredi” ücretin belirsizliği sorununu çözecektir. Diğer taraftan stoklara göre fiyatların hesaplanması da fiyatlardaki keyfi fiyat oynamalarına son verecektir.
Çağımızın ikinci karanlık noktası; yüz binlerce sayfaya varan kanunları kimse bilememekte, hakimler ve avukatlar da bilememektedir. Kararlar rastlantı olarak verilmekte, bu durum yani “adaletsizlik” de tüm sosyal hayatımızı karanlıklar içine koymaktadır. Nitekim ittifakla alınan yargı kararları çok azdır. Hâkimin anlayamadığı bir hukuk mevzuatını ve verilen hükümleri nasıl olup vatandaş da bilecek ve kanunlara uygun hareket edecek? İşte, bu da ekonomideki karanlıklardan daha karanlık bir husustur, bundan çıkma yolları aranmalıdır.
Çağımızın üçüncü karanlık noktası da “bilgi eksikliği” karanlığıdır. Vatandaşların resmi olarak danıştıkları bir yer yoktur. Dolayısıyla tarih öncesi, hukuk öncesi döneme göre yani insiyaki (içgüdüsel) olarak gelişigüzel kurallara uyarak, daha doğrusu “kuralsız” olarak yaşanmaktadır. Bu durum da çağımız karanlıklarının başında gelmektedir. Okullarda hukuk ve fıkıh öğretileceğine, dansları ve bir türlü öğretemedikleri yabancı dilleri güya öğretmektedirler. Çağımızdaki insanlar “şeriata/hukuka” göre değil de “menfaate/çıkara” göre hareket etmektedirler. Şeriat/hukuk olmayınca, biz kendi hareketlerimizi belirleyemediğimiz gibi karşımızdakilerin hareket ve davranışlarını da hiç bilememekteyiz. (Devamı var)
(İlmî-İktisadî-İdarî/Siyasî-Dinî/Ahlâkî ADİL DÜZEN Çalışanı Reşat Nuri EROL - 20.02.2026)
*KU'RAN AYI RAMAZAN'DA DA UYARI VE DAVET*
*Hayatımızın ilmî-iktisadî-idarî/siyasî-dinî/ahlâkî 4 ana alanında da “SOSYAL TUFAN” seviyesinde sorunlar var (TEŞHİS).*
*Bu sorunların çare ve çözümü de var (TEDAVİ): “KUR’AN NİZAMI ADİL DÜZEN”*
Kur’an Nizamı Adil Düzen Çalışanı Reşat Nuri EROL
https://akevler.org/AkevlerTumKitaplar
https://akevler.org/AkevlerMakaleYazarlar
https://www.milligazete.com.tr/resat-nuri-erol
https://www.youtube.com/@islamedeniyetivakfi
https://www.youtube.com/@adilduzen ve diğer çalışmalar…