KUR’AN AYI RAMAZAN'DA KUR'AN NİZAMI ADİL DÜZEN ÇALIŞMALARINA DEVAM
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 146
Önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam…
“Elleziyne kâlû / Demiş olan kimseler” (Maide 17)
Diyen kimseler bellidir, dedikleri de bellidir. Bunlar ayrı ayrı değil toplu olarak demişlerdir. Hıristiyanlık Filistin’de doğmuştur. Hazreti İsa hayatında sadece 12 havari bulmuştur. Hazreti İsa insanlığa gönderilmiş bir peygamberdir. Havarilerine tebliğ edecekleri kimselerin Yahudiler olmadığını, dağılıp bütün insanlığa tebliğ yapmalarını söylemiştir.
Devlet kavmîdir. Yeryüzü yüze yakın büyük kavimden oluşmaktadır. Her kavmin devleti ve kendilerine özgü devlet dilleri vardır. Hazreti Musa İsrail oğullarını bir devlet kuran topluluk hâline getirmiş, insanlığa -kavmin nasıl olduğu ile ilgili- örnek kavim yetiştirmiştir.
İşte bu örnek kavmi yaymak, tüm insanlığı kavmi topluluklar hâline getirmek için Hazreti İsa gelmiş, bu görevi fazlasıyla yapmıştır. Önce havariler dünyaya dağılmış ve İncil’i insanlığa ulaştırmışlardır. Sonra Roma/Bizans İmparatorluğu oluşmuş, Hıristiyanlık insanlığın dini olmuştur. Sonra Avrupa müstemlekeciliğini Hıristiyanlığa dayanarak yapmıştır.
İnsanlığa İbrahimî uygarlığı ulaştırmada Hıristiyanlığın çok büyük katkısı olmuştur. Bunun dışında uygarlaşmadaki son büyük sanayileşme hamlesini Hıristiyanlar yapmışlardır. Hıristiyanlığın bu büyük başarıları biraz da dinlerini bozduklarından böyledir.
Yeni hamleler son derece düzgün ve sistematik olarak kurulur. İnsanlar önce direnirler, sonra bozarak onu kabul ederler. Sünnetullah böyledir.
Kur’an nazil olduğu zaman Medine’de Yahudiler vardı, onlarla problemler olmuştu. Medine Hıristiyanlarıyla hiçbir problem olmamıştı, Hıristiyan Habeş kralı hicret eden Müslümanları misafir etmişti. Bizans/Roma İmparatoru Heraklius gelen mektubu dinlemiş ve hoş karşılamıştı. Akıllı siyasetçi onların inançlarını benimseyip savunma yaparak desteğini daha ileri götürebilirdi. Kur’an öyle yapmıyor; bir taraftan onları desteklerken, diğer taraftan en ağır uyarılarını da Hıristiyanlara yapmaktadır.
“Elleziyne kâlû / Demiş olan kimseler” (Maide 17)
“Diyen kimseler” kimlerdir?
Pavlus bu iddiaları ortaya atarak insanlığı Roma ile barıştırmıştır. Hazreti İsa’nın iki kişiliği vardır; birini papa, diğerini ise imparator temsil eder. Hıristiyanlık devlet dini olmuştur. Doğuda patrik imparatora bağlı idi, batıda ise krallar papalığa bağlı idiler. Her iki mezhep mensupları da Hazreti İsa’nın tanrılığı ilkesini benimsemişlerdir. Diyenler bunlardır. Luter (Luther) kilise hakimiyetini yıkmak için papalığa karşı çıkmıştır ama Hazreti İsa’nın tanrılığına dokunmamıştır, çünkü onun derdi Avrupa’yı sömürü sermayesine yem yapmaktı. Bugün de Hıristiyanlar ya dinlerini terk etmekte ya da hâlâ Hazreti İsa’nın tanrılığına inanmaktadırlar.
III. Bin Yıl Medeniyeti bu bâtıl içtihadı ortadan kaldıracaktır.
Hazreti İsa birçok bakımdan diğer peygamberlerden faziletlidir. Kilise bu gibi saçma iddialardan derhal vazgeçmelidir. Hazreti Musa’nın mucizesi vardı. Hazreti Muhammed’in mucizesi Kur’an’dı. Hazreti İsa ise kendisi mucizedir, hâlâ dünyayı etkisi altında tutmaktadır.
Kur’an düzeninin en büyük destekçisi Hıristiyanlık olacaktır. İncil’i okuduğunuz zaman, içindeki yanlış tarafları ayıkladığınızda size iman telkin eder.
Kur’an insanın aklına hitap eder.
İncil ise insanın duygularına hitap eder.
“İnnellahe hüve el-Mesiyhu ibnü Meryem/ Allah Meryem oğlu Mesih’tir” (Maide 17)
Tevrat’ta ve Kur’an’da emirler vardır; namaz, zekât, hac ve oruç. Hazreti İsa bunlarla meşgul olmamış, insanların şeklî hareketlerine değil de iç yapılarına hitap etmiştir. Bunun iki sebebi vardır. İnsanları inandırmadan onlara yeni bir şey getiremezsiniz. Nitekim Mekke döneminde Hazreti Muhammed de bunu yapmıştır. Bu sebeple İncil ibadetlerden bahsetmez ama din de ibadetsiz olmaz. Hazreti İsa düzen ve ibadet için Tevrat’ın hükümlerini önermiştir. Ne var ki ruhunu yitirmiş şekildeki ibadetler de Hıristiyanları ilgilendirmemiş, kendileri işte böyle hâlâ uygulamakta oldukları ibadetler uydurmuşlardır.
(Devamı var)
(İlmî-İktisadî-İdarî/Siyasî-Dinî/Ahlâkî ADİL DÜZEN Çalışanı Reşat Nuri EROL - 01.03.2026)
*KU'RAN AYI RAMAZAN'DA DA UYARI VE DAVET*
*Hayatımızın ilmî-iktisadî-idarî/siyasî-dinî/ahlâkî 4 ana alanında da “SOSYAL TUFAN” seviyesinde sorunlar var (TEŞHİS).*
*Bu sorunların çare ve çözümü de var (TEDAVİ): “KUR’AN NİZAMI ADİL DÜZEN”*
Kur’an Nizamı Adil Düzen Çalışanı Reşat Nuri EROL
https://akevler.org/AkevlerTumKitaplar
https://akevler.org/AkevlerMakaleYazarlar
https://www.milligazete.com.tr/resat-nuri-erol
https://www.youtube.com/@islamedeniyetivakfi
https://www.youtube.com/@adilduzen ve diğer çalışmalar…