Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 133
Önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam…
Kur’an onların gizlediklerinin bir kısmını açıklamakta, bir kısmından ise bahsetmemektedir. Onların düzeni insanları kandırmak ve yalan söylemektir. Bizim düzenimiz ise doğrular üzerine oturmaktadır. Anketler yapılmakta, insanların görüşleri öğrenilmektedir. Diyelim ki bir partinin oyları yüzde 30’un altına düştü. Bunu açıkça beyan eder. Ama bir başka parti kendisinin oylarını yüksek göstererek gerçeği gizler. İşte bu iki davranıştan biri İslâmîdir, diğeri değildir. AK Parti de öyle yaparsa onunki de İslâmî değildir.
“Kad câeküm / Size gelmiştir” (Maide 15)
Burada harfi atıf getirilmeden “Kad Câeküm” tekrar edilmiştir. Çünkü bahsedilen resulün gelişi ile kitabın gelişi aynıdır. Tekrar edilmesinin sebebi bedel olduğunun tekididir.
İslâmiyet sadece Kur’an değildir, Allah tarafından gönderilmiş dört kaynağı (açıklaması aşağıda) içermektedir. Resul gelmiş, kitabı hayatında uygulayarak insanlara Kur’an uygulamasının örneğini vermiştir. Resul Hazreti Muhammed aleyhisselam Kur’an’ı getirmiş ve tebliğini yapmıştır. Artık kıyamete kadar ana delil Kur’an’dır. İlimle onun beyanı yapılarak manaları açık bir şekilde anlaşılmıştır. Kur’an’da geçen bir kelimeyi ele alalım, mesela “Tûr-i Sina”yı ele alalım. Kur’an’da bu kelime geçmektedir. Buranın neresi olduğunu nasıl bileceğiz?
İşte bunu ilimle bileceğiz.
Kur’an asılları zikretmiş, fer’lerin hükümlerini bulmayı bize bırakmıştır.
Resul Hazreti Muhammed aleyhisselam bize bütün bunları getirmiştir. Getirdiği bir “sistem”dir, bir “düzen”dir, bir “medeniyet”tir. Tarihte evrimler olmuştur.
-Hazreti Nuh aleyhisselam ilk defa kentleşmeyi başlatmıştır. Ümmetini köy hayatından kent hayatına geçirmiş, yazılı şeriatı ortaya çıkarmış ve uygulamıştır.
-Hazreti İbrahim peygamber müsbet ilim metotlarını geliştirerek tüm insanlığı müsbet ilimde birleşmeye davet etmiştir.
-Hazreti Musa şeriat düzenini getirerek yönetimde insanlığı barışa çağırmıştır.
-Hazreti Davut peygamber ekonomide, bilhassa ulaşımda devletçiliği getirmiş, insanlığı tek ümmet yapma yolunda önemli adım atmıştır.
-Hazreti İsa peygamber ise insanlığa özellikle ahlakı öğretmiştir.
-Sonunda Hazreti Muhammed aleyhisselam gelmiş ve daha önceki peygamberlerin yaptığı inkılapları birleştirerek tek devlet yapısında uygulamıştır.
-Şimdi sıra bizdedir. Görevimiz yeni medeniyeti kurmaktır. Sıra ehli kitabın yani kanun ehlinin, hukuk ehlinin birleşmesi sonunda ortaya çıkacak medeniyete gelmiştir.
Üçüncü binyıl medeniyetini kuracak olanlar dört delile dayanacaklardır.
1. “Kitap” Kur’an’dır, ilk delil Kur’an’dır. Eski kitaplara da bakılacak, onlardan da yararlanılacak; onlar Kur’an’ın anlaşılmasında yardımcı olacaklardır.
2. “Sünnet” en başka Hazreti Muhammed aleyhisselam olmak üzere bütün peygamberlerin uygulamalarıdır.
3. “İcma” ise bugünkü müsbet ilimdir, ittifak edilen ilimdir.
4. “Kıyas”: Sonra bütün sorunlar tümevarım yani “kıyas” yoluyla çözülecektir.
“Kad câeküm minellahi nûrun / Size Allah’tan gelen bir nurdur.” (Maide 15)
“Nur” “cae”nin failidir. “Minellahi” de câr ve mecrur olarak mutaallaktır, Allah’tan gelmişlerdir. “Minellahi” “Nur”un zarfı olabilir, ikisi birden mef’ul olur. Bu takdirde mânâsı gelenin Allah’tan bir nur olmasıdır. Nuru getiren biz olmuş oluruz. Yani ehli kitap olan tüm insanlar birleşip müsbet ilmin ışığında “Adil Düzen”i ortaya koyacaklardır. Müsbet ilme dayandığı için Allah’tan nurdur. Müsbet ilim de Allah’tan gelmiştir.
Yani Allah insanlara iki şekilde hitap eder:
-Biri nakil yoludur,
-Diğeri akıl yoludur.
Aklı veren de Allah’tır, onu düşündüren de Allah’tır. (Devamı var)