1323. hafta Kur’an ve İlim seminerimizden… - 3
Sosyal Tufan ülkemizi ve dünyayı sarmış durumda; çare ve çözüm bu yazılarda…
Önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam…
“Ve lâ tuhsirû el-miyzane / Ve ölçü sisteminin değerini düşürmeyin.” (Rahman 9)
“Tuhsirû” demek “değeri eksiltirsiniz” demektir. Olması gereken özelliklerden birinin veya daha fazlasının olmaması ve o özelliğin ya da özelliklerin eksilmesi de bu kökle ifade edilir. Maddi veya manevi değer kaybı, potansiyel varken onu gerçekleştirememek, sahip olunan imkânı boşa harcamak bu kökle ifade edilir. Potansiyelinin veya değerinin altında olanlar hüsrandadırlar. HSR kökü “olması gereken ile gerçekleşen” arasındaki farkı ifade eder. İnsanın husrda veya hüsranda olması demek olması gereken değerinin altında yaşıyor, sahip olduğu “zaman, akıl, imkân” değerini gerçekleştiremiyor olması demektir. Ticari zarar da bu kökle ifade edilir. Beklenen kâr iken kâr olmaması hatta zarar edilmesi husr veya hasardır.
HSR = değer kaybı + potansiyelin altında kalma + bunun doğurduğu zarar
İki farklı eksilme türü vardır.
a) Niceliksel eksilme: mal azalır, zaman gider, güç kaybolur. Bu basit “eksilme”dir.
b) Niteliksel eksilme (HSR köküyle ifade edilir): insanın değeri düşer, potansiyel gerçekleşmez, hak ettiği seviyeye çıkamaz. (Devamı var)
Her eksilme husr/hüsran değildir, potansiyele göre eksilme husr yani hüsrandır.
“Her çağa yemin olsun, örgütlü bir şekilde güvenliği sağlayanlar ve projeli ortak iş yapanlar ve hakka dayalı hukuk sistemini kuranlar ve dayanışma sistemini kuranlar dışında insan türü potansiyelinin altındadır.” (Asr Suresi)
İnsan tür olarak yüksek potansiyelli bir varlıktır ama gerçekleşen durum bu yüksek potansiyelin altında kalırsa hüsrandadır. Bunu önlemenin yolu Kur’an’da Asr suresinde ifade edilmiştir. HSR yani hüsran “az olmak” değil, “olması gerekenden az olmak”dır.
“Resullerimizi beyyinelerle göndermiştik ve onlarla beraber insanlar ölçütlerle kıyam etsinler diye kitabı ve mizanı indirmiştik.” (Hadid 25)
“Kitap” kurallar, “mizan” ise denge ve ölçü sistemi demektir. “Kıst” ise ölçüm demektir. İnsanların ölçütle hareket etmesini sağlayan kitap ve mizandır. Kitap kuralları, mizan ise denge ve ölçü sistemini ifade eder.
“Ve lâ tuhsirû el-miyzane / Ve ölçü sisteminin değerini düşürmeyin” (Rahman 9) yani “ölçü sisteminin değerini olması gerekenin altına indirmeyin” demektir.
Bundan önceki iki mizandan ilki doğal denge ve ölçü sistemi, ikincisi sosyal denge ve ölçü sistemi iken bu mizan değer hesaplamasında kullanılan denge ve ölçü sistemidir.
Denge ve ölçü sistemi içinde ölçüyü kaçırmayın ve ölçmeyi doğru hedefe yönelmeyle yerleşik ve süregen hale getirin ve ölçü sisteminin değerini düşürmeyin diye denge ve ölçü sistemini koydu.
Burada “ölçülen şeyin değerini eksiltmeyin” yani (lâ tuhsirû el-mevzûne) denmiyor “ölçü sisteminin miyzane) değerini eksiltmeyin” (lâ tuhsirû el-miyzane) deniyor. Ölçü sistemini potansiyelinin altına indirmeyin, ölçü sistemini gerçek potansiyelinde kullanın deniyor.
Bu emirden şu maddeleri çıkarabiliriz:
- Ölçü sisteminin standartları düşürmeyin
- Ölçü kriterlerini keyfileştirmeyin
- Ölçüm referansları olan kıstasları bozmayın
Bunun sonucunda şu durumlar meydana gelir:
- Ölçü sisteminin güvenilirliği düşer.
- Ölçü sisteminin doğruluk oranı azalır.
- Ölçülen değer ile gerçek değer arasındaki bağ kopar.
- Ölçü sistemi değersizleşir.
(Devamı var)