Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 158
Önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam…
“Felime yuazzibüküm bizünûbiküm / Zenblerinizden dolayı neden sizi ta’zib etmektedir.” (Maide 18) Burada “zenblerinizden dolayı azab”dan bahsetmektedir.
Demek ki zenblerden dolayı bu dünyada azab vardır. Bu azap nasıl olacaktır?
Azapların çeşitleri vardır.
a) 1) Zelzele olur. 2) Sel olur. 3) Fırtına olur. 4) Yangın olur. Bunlar doğal afetlerdir.
b) 1) Salgın olur. 2) Kıtlık olur. 3) Savaş olur. 4) Fitne olur. Bunlar da sosyal afetlerdir.
Hıristiyan ve Yahudiler bunları yaşamıyorlar mı?
Batı dünyası bu dönemde dünyada en güçlü seviyeye çıktı. Bugün de bu durumunu korumaktadır. Şimdi tam tepe/zirve noktadadır. Artık insanlık uyanmaktadır. Çin tamamen devreye girmiştir. Birçok ülke Batı’ya kafa tutabilmektedir.
O halde üstünlüğü nerde?!.
c) Başta şirk koşmaktadırlar. Kendilerini tanrı yerine koymakta, dünyayı dinsizliğe götürmektedirler. d) İkinci günahları olarak zina yasağı ve kısas gibi şeriat hükümlerini ayaklar altına aldılar. İnsanlığı ahlaksızlığa zorlamaktadırlar. Okullar, sinemalar, medya, eğlence yerleri hep ahlaksızlığı yayma çabası içindedir. e) Ekonomide faizi meşru yaparak insanlığı sömürmektedirler. Böylece insanlık büyük ıstıraplar içindedir. f) İnsanları birbirleri ile savaştırarak biz hakimiyetimizi koruyalım diyen soykırımcı sömürü sermayesinin silahlı orduları hâlindedirler.
Bu azapları çekmektesiniz...
Ama asıl büyük bir azap daha sizi bekliyor...
Papalığın da desteği ile İslâmiyet ile birleşenler, tüm dünya insanlarını barışa çağıranlar; işte onlar kurtulacak, diğerleri helâk olup gideceklerdir.
“Bel entüm beşerün mimmen haleka/ Siz Allah’ın halk ettiği beşersiniz.” (Maide 18)
“Bel” harfi kendisinden önce gelen cümleyi ne tekzip eder ne de tasdik eder; ondan sonra gelen cümleyi tasdik eder, teyit eder. Evet, sizin içinizde ve diğer insanların içinde O’nun oğlu değil ama Allah’ın halifesi olanlar vardır. Sizin ve diğerlerinin içinde Allah’ın sevdiği kullar vardır. Ama sizin bir ayrıcalığınız yoktur. Diğer insanlarla aynısınız. Aynı kromozomları ve aynı genleri taşıyorsunuz. Kanda asalet yoktur. O’nun oğlu değil yaratığısınız.
“Âdem” siyah deridir. “Buşr” ise tüysüz deridir. Hazreti Âdem tüylü yaratıldı. Yasak ağaçtan yiyince tüyleri döküldü. Bugün yeryüzündeki tek tüysüz canlı insandır. Biz Âdem oğullarıyız, adem/yok/yokluk değiliz. Biz beşeriz. Hazreti Âdem ise meyveyi yemeden önce “âdem”di; yedikten sonra “beşer” olmuştur.
Canlıların deri örtüleri vardır; ne işe yarar?
Canlıların birbirlerini tanıması için değişik şekilde vücut örtüleri sahibidirler, böylece erkek dişisini tanır, anne yavrusunu tanır. Canlılar düşmanlardan korunmak durumundadır, kendilerini gizlemek için de vücut örtülerini kullanırlar. Canlılar soğuktan ve sıcaktan korunmak için vücut örtülerini kullanırlar. Canlılar dışarıdan gelecek darbelere ve mikroplara karşı da vücut örtülerini kullanırlar. Her canlı yalnız bir çevrede yaşayacak şekilde yaratılmıştır. Dolayısıyla değişik kıyafete gerek yoktur.
İnsanlar hayvanlardan çok farklıdır. İnsanlar değişik topluluklar oluştururlar. Her topluluk ayrı elbise giyer ve kendilerini o şekilde gösterirler. Kadın kadın elbisesini, erkek erkek elbisesini giyer. Kadın evli olup olmadığını gösterecek elbise giyer; koca arıyorsa nasıl koca aradığını göstermek için de özel elbise giyer. İnsanlar kendi durumlarını, mesela yoksulluklarını göstermemek için evlerinde ve köylerinde başka elbise giyerler, uzak yerlere ve toplantılara gidince başka elbise giyerler. İnsanlar değişik iklimlerde yaşamak ve değişik mevsimlere uymak için değişik elbiseler giyer. Bugün insanlar uzaya gidiyorlar. Bu ancak farklı elbise giymekle mümkündür. O halde insanlar çıplak yaratıldılar ki her yere uygun elbise giysinler, oranın şartlarına uysunlar ve her yerde yaşasınlar. (Devamı var)