İstifayı hiç düşünmedik...
1410 Okunma, 0 Yorum
Fikret Bila - Milliyet
Harun Özdemir

***

Yorum    :

ÇOK ŞEY DEĞİŞMEDİ

Birinci Dünya Savaşı ve Milli Mücadele tarihi, öncesi ve sonrasıyla (1910-1927) biliniyor sanılır. Doğrusunu söylemek gerekirse, bunu bilenlerin sayısı oldukça az.

O tarihlerde olup bitenleri anlamakta zorluk çekenler, bugünlerde olup bitenleri nasıl anlayabilir?

Anlaşılamadığı için de gelişmeler ve gösterilen tepkiler, olayların yaşandığı dar çerçevede değerlendirilmeye devam ediliyor.

           -Birinci Dünya Savaşını Fransız ve İngiliz bankerlerin finanse ettiğini, malzeme yardımını da Almanların yaptığını…

           -Milli Mücadelede ise Rusların, Fransızların ve İtalyanların aleni yardımları, İngilizlerin de silah ve malzeme depolarının soyulmasına göz yumduklarını…

           -Gündeme getirmeden bol miktarda padişahçı, hilafetçi, iç isyancı, gerici düşmanları ve Yunan işgalcilerini…  

Nasıl yendiğimizi konuşarak kazandığımız zaferi açıklamaya çalışıyoruz.

 ***

Lozan’da Birinci Dünya Savaşı’nın galiplerinin iradesi ile Milli Mücadeleye katılanların önemli kısmının iradesi örtüşmüyordu.

Bu sorun aşılacaktı…

Ama nasıl?

Bize özgü bir model mi bulunacaktı yoksa dünyanın her yerinde uygulana gelen aslında bizde de eksikliği hiçbir zaman hissedilmeyen yönteme mi başvurulacaktı?

Bu konuda düşünmek için fazla zaman harcanmadan sıkça başvurulan çözüm uygulamaya kondu…

Anlamayanı, ayak bağı olanı, şimdi sorun olmasa bile ileri de sorun yaratacakları… tasfiye etmek.

Hani, günahsız kul olmayacağı gibi, suçsuz da yurttaş olmayacaktı. Bazıları ufak tefek sıyrıklarla gününü gün ederken, kimileri ise hep günah-ı kebâirle meşguldü.

O zaman suçlarında “teammüd” olanlardan başlanacaktı…

Öyle de yapıldı.

Çok geçmedi, bir de bakıldı ki, deve dişi gibi adamların bir kısmı mevta, kalanları ise evlerinden dışarı çıkamaz halde…

***

Şimdilerde neler oluyor, diyenlere nasıl yardımcı olsam diye bir zamandan beri düşünüyorum.

Acaba söyleyeceklerimi nasıl bir üslupla yazsam, diye.

Kör parmağım kör gözüne” mi desem daha anlaşılır olur yoksa şimdiye dek sürdürdüğüm tarz da mı ısrar etsem?

İnanın buna karar veremedim.

 

 

Harun Özdemir






Sayı: 40 | Tarih: 14.03.2010
Ahmet Hakan
Peygamber bugün gelse
2578 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Hayrettin Karaman
Kızların eğitim ve öğretimi
1788 Okunma
Hilmi Altın
Ebubekir Sifil
Sünnet ve Kültür
1741 Okunma
1 Yorum
Zafer Kafkas
Zülfü Livaneli
Dünya bir gölgeliktir
1597 Okunma
Ali Bülent Dilek
Bekir Berat Özipek
Demokrasiyi ve diktatörlüğü nerede aramamalı?
1517 Okunma
Bünyamin Demir
Ruşen Çakır
Af tartışmasından kaçmak mümkün mü?
1507 Okunma
Tayibet Erzen
Dücane Cündioğlu
Darwin'in ilmi, Şems'in irfanı
1507 Okunma
Abdülkadir Altınhan
Mehmet Şevket Eygi
Depremi Beklerken
1496 Okunma
Emine Hocaoğlu
Toktamış Ateş
Ermeni sorunu ve ABD Kongresi
1488 Okunma
Osman Eskicioğlu
Ali Bulaç
Fetva, gelenek, estetik, protest
1479 Okunma
Ahmet Yasir Erol
Mehmet Altan
Merkez Ankara büroları mı?
1468 Okunma
1 Yorum
Mehmet Hikmetumut
Oktay Ekşi
KADINLAR
1458 Okunma
2 Yorum
Vahap Alma
Can Ataklı
Üçlü zirve yeni bir Dolmabahçe miydi?
1452 Okunma
Mesut Karaaytu
Reşat Nuri Erol
IMF'siz yapılacaklar ve mucize!
1452 Okunma
3 Yorum
Ilker Ardic
Hüsnü Mahalli
ABD çok kızmış!
1438 Okunma
Osman Köse
Ahmet Altan
Bir düşünün...
1417 Okunma
Özer Ataç
Fehmi Koru
Akil adamların tavsiyesi
1411 Okunma
Ahmet Kirtekin
Fikret Bila
İstifayı hiç düşünmedik...
1410 Okunma
Harun Özdemir
Mehmet Niyazi
Emperyalizmin biricik anahtarı
1405 Okunma
Abdurrahman Erol
Mahir Kaynak
Lobi siyaseti
1352 Okunma
3 Yorum
Süleyman Karagülle
Nazlı Ilıcak
Baykal ve Başbuğ
1345 Okunma
Fatma Karuç


© 2025 - Akevler