Nebahat Koru’nun vefatı bizleri yine hüzünlendirdi
Üstad Süleyman Karagülle’nin eşi Zülfiye Hanım vefat ettiğinde hüzünlenmiştik…
Süleyman Karagülle Hocamız vefat edince hüznümüz öylesine katmerleşmişti ki…
Şimdi de Süleyman Karagülle Hocamızın büyük kızı ve Fehmi Koru’nun eşi Nebahat Hanım vefat etti; vefat önceki vefatları da hatırlatırcasına hepimizi derinden hüzünlendirdi…
Önce Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın vefatıyla sarsılmıştık…
Prof. Dr. Arif Ersoy ağabeyimiz vefat ettiğinde de derinlerden etkilenmiştik…
Adil Düzen Çalışanları olarak bu vefatlardan etkilenip hüzünlenmemek ne mümkün…
Nebahat Hanımın rahatsız olduğunu elbette biliyor ve sağlığına yeniden kavuşması için dualar ediyorduk ama mukadder ecele ne çare var ki; Allah rahmet eylesin…
İnna lillahi ve inna ileyhi raciun…
Allah cümlemizi cennetinde cem eylesin…
İlk vefat haberini telefonuma düşen şu mesajdan aldım: “Millî Görüş öncülerinden Adil Düzen fikrinin teorisyeni merhum Süleyman Karagülle’nin kızı.. Değerli gazeteci Fehmi Koru’nun kıymetli eşleri.. Zeynep, Mehmet Yasin, Fatma, Ömer Faruk ve Ahmet Taha’nın sevgili anneleri.. Prof. Dr. Hira Karagülle’nin ablası.. Eşim Münevver hanımın çok kıymetli vefakâr arkadaşı ve aile dostumuz NEBAHAT KORU hanımefendi vefat etmiştir.. Merhume kardeşimize Allah’tan mağfiret, eşine evlatlarına tüm ailesine ve sevenlerine başsağlığı ve sabırlar dileriz. Mekânı cennet makamı âli olsun.” Bülent ARINÇ
Bu mesajdan hemen sonra yakın çevremizde ve özellikle Akevler camiasında vefat haberi yayıldı ve birbirimize taziyeler yaparken önceki vefatları da hatırlatan bu son vefat vesilesiyle bir kere daha bir taraftan hüzünlenirken diğer taraftan vefat eden yakınlarımıza dualar eşliğinde Allah’tan rahmetler dilemeye devam ettik…
En iyisi sözü Fehmi Koru’nun bugünkü (26.08.2025) kısa yazısına bırakmak olacak.
“En kıymetlimizi kaybettik”
“Kendisini tanıyıp da sevmeyen olmuş mudur acaba?
Sanmıyorum.
Neredeyse yarım asra yaklaşan -tam 45 yıl- beraberliğimiz boyunca ben sevmeyeniyle karşılaşmadım. Beni sevenlerin bir bölümünün sevgisine de, eminim, ona yönelik sevgi sayesinde sahibim.
Geçmişte ona kötülük yapanlar oldu, hakkı ve mesleki geleceği gasp edildi; bir gün bile onlara dönük aşırı bir tepkisine tanık olmadım.
Ardına bakmadan ilerledi.
Üç yılı aşan kanser tedavisi ardından dün kendisini kaybettik.
Eşim Nebahat Koru’yu…
Son bir ayına kadar tedavinin sonuç alacağına inanıyorduk. Uzun bir seyahata çıktık, hastalığını belli etmedi. Rahatsızlığı son bir hafta boyunca ilerledi.
Her zaman boş vakitlerinin çoğunu kutsal kitabımızı okuyarak değerlendirirdi, o itiyadını son nefesine kadar sürdürdü.
Önceki sabah, nefessizlik şikayetiyle hastaneye götürmemizi kendi istedi. Aynı gün yoğun bakımda, ağzına takılı boruyla bile dudakları kımıldıyordu.
Anlatmaya çalıştığı şeyleri gözleriyle aktarmaya çalıştı. Eline kalem tutuşturduk, diyeceklerini çizgilere taşıdı.
Hastanede yoğun bakımda yatarken, bizler ziyaret saatine yakın gitmeye hazırlanırken kalbinin durduğu haberini ilettiler.
Ne kadar huzurluydu yüzü bilemezsiniz.
Ben eşi olarak, anneleri olduğu çocuklarım ve geniş ailemizin bireyleri toplu halde, kendisine çok şey borçluyuz; ödememiz mümkün olmayan çok şey…
Allah rahmetini esirgemesin, mekânı Cennet olsun…
NOT: Bir süreliğine yazılarıma ara veriyorum. Yakında yeniden buluşuruz.” F. Koru