‘Adil Düzen uygulanabilir mi’ sorusuna cevap-17
Türkiye Cumhuriyeti Hükümet Başkanı ve Bakanların Dikkatine!
Bu yazılar aynı zamanda yüz yıllık Türkiye cumhuriyet tarihinin en başarılı hükümeti 54. Hükümet Başbakanı Necmettin Erbakan’ın ifadesiyle, ‘Bu uygulamalar Adil Düzen’in kokusu mesabesindedir’ dediği, mesela ‘Denk Bütçe’ ve ‘Havuz Sistemi’ uygulamalarını hatırlatmak ve Adil Düzen’in aslını uygulamanız için yazılmaktadır…
17- Adil Düzen’de devletin asli fonksiyonlarından biri piyasada rekabeti sağlayıcı tedbirleri almak olduğu için, faizsiz bir modelde fiyatlarda ve para değerinde istikrarı sağlayıcı tedbirlere öncelik verilir.
Cevap: 17- İşletmelerdeki ortaklık sistemi girdilere ürün pay belgesini verir. Halk aldığı ürün belgesini serbest piyasada istediği fiyatla satarlar. Böylece sanki ilkel ekonomide olduğu gibi (herkes kendi tarlasında üretmiş gibi) piyasaya girer ve serbest rekabet korunmuş olur.
18- Adil Düzen’in hedefi olan toplumda refah ve huzuru sağlamak enflasyonla mümkün olmaz. Çünkü enflasyon sosyal değerleri bozar.
Cevap: 18- Enflasyon ancak depo edilen mallar üzerinde para çıkarılırsa önlenir. Finans sektörü veya üretmeyen hizmet sektörü kredilenirse enflasyon olur.
19- Mali siyasette vergide adalet ve vergi toplamada sürati sağlamak için vergi sayısı azaltılır ve vergiler basitleştirilir.
Cevap: 19- Ürün ortak ambara girer. Alınan mal fazladır. Verilen senet azdır. Farkın bir kısmı kira ve genel hizmetlere gider. Bir kısmı ise devlete verilir. Belge olarak verilir. Yani vergi ne mal ne de para olarak toplanır, vergi senet olarak alınır.
20- Piyasada rekabeti bozan dış tesirlerin önlenmesi, iç ve dış baskı ve menfaat gruplarının nüfuz ve tesirinin önlenmesi üzerinde önemle durulur.
Cevap: 20- Faizsiz kredi, sermaye vergisi, gümrük ve vizelerin kaldırılması ve ortak hizmetlerin vakıflara yaptırılması, aidatsız sosyal güvenlik iç ve dış baskıları sona erdirir. Müdahaleyi sona erdirir.
21- Adil Düzen’de sosyal adaletin sağlanması temel hedeflerden biridir. Bunun için: a) Sosyo-ekonomik yapıda insanların tahammülünün üstünde yük yüklenmemesi, b) İşte liyakat ve işleri ehline verilmesi, c) İsraftan, gösteriş tüketiminden kaçınma gayesiyle, infak ve yatırım gayesiyle tasarruf teşvik edilir. d) Tüketimde borçlanma zaruretler dışında teşvik edilmez. e) Yaygın ve tek merkezli bir sosyal güvenlik sistemi benimsenir. f) Tam istihdamı sağlamak esastır. Nihai hedef, yalnız ferdi menfaati değil, fertle birlikte toplumun menfaatini maksimize etmektir.
Cevap: 21- a) Enflasyonu vergilendirme, nakitten vergi alma, ispat külfetini mükellefe yükleme, nisabın altında olanlardan vergi alma gibi uygulamalar, halk ve esnaf tarafından kaldırılamayacak yüklerdir. b) Herkesin dayanışmalarca tevdi edilen resmi ücreti olacaktır. Buna göre kredilendirme yapılacak, buna göre emekli edilecek, buna göre resmi işlerde çalıştırılacak, buna göre anlaşma olmayan işlerde ücretlendirme yapılacaktır. Anlaşma serbest olacaktır. Bu uygulama adil ücretlendirmeyi sağlar. c) Yararlanma mülkiyeti ile işletme mülkiyeti ayrılmıştır. Halk istihkakını senet olarak alır. Onu isterse satar para yapar. İsterse saklar, sonra satar. Elde ettiği gelir ile: a) Kendisi ve bakmakla mükellef olduğu kimselerin günlük harcamalarını yapar. b) Gelecekte kazanamayacağı günlere saklar, o zaman harcar. c) İnşaat, köşk gibi yatırımlara yönelir. d) Mirasçılara bırakır. e) Vakıf yapıp sadakayı cariye sahibi olur. Bütün bunlar için hisse senetleri çıkarılmıştır. Onlardan istediğini alır. d) Tüketime borç verilmez. Hak olarak pay verilir. e) Dayanışma ortaklıkları sosyal güvenliktir. Bilgisizlikten doğan zararlar ilmî, beceriksizlikten doğan zararlar meslekî, ihmalden doğan zararlar dinî, kasden iras edilen zararlar siyasî dayanışma ortaklıkları tarafından taksitle karşılanır. Olaydan sonra karşılanır. f) Tam istihdam, işvereni borçlandırarak işçiye ücretin ödenmesidir. İşçi nerede isterse orada çalışır. Faizsiz kredi alanlar öderler. (Devamı var…)