‘Adil Düzen uygulanabilir mi’ sorusuna cevap-18
Türkiye Cumhuriyeti Hükümet Başkanı ve Bakanların Dikkatine!
Bu yazılar aynı zamanda yüz yıllık Türkiye cumhuriyet tarihinin en başarılı hükümeti 54. Hükümet Başbakanı Necmettin Erbakan’ın ifadesiyle, ‘Bu uygulamalar Adil Düzen’in kokusu mesabesindedir’ dediği, mesela ‘Denk Bütçe’ ve ‘Havuz Sistemi’ uygulamalarını hatırlatmak ve Adil Düzen’in aslını uygulamanız için yazılmaktadır…
Hayrettin Karaman 3 ciltlik “Hayatım ve Hatıralar” kitabında “Erbakan’ı Adil Düzen’den vazgeçirme raporlarını” da yazmış, Süleyman Karagülle Hocam ile 2009 yılında tamamına KİTAP seviyesinde cevaplar yazmıştık; iddialara cevaplarımızla devam …
***
C- Müteferrİk Polİtikalar
22- Vergide asgari geçim indirimi, enflasyon döneminde geçinme endeksine göre her yıl düzenlenir.
Cevap: 22- “Adil Düzen”de asgari ücret kavramı yoktur. Millî hâsıladan elde edilen beşte bir payın üçte birine yakını yoksullara dağıtılır. Payına ne düşerse verilir, çalışıp çalışmaması söz konusu değildir.
*
23- Asgari ücretler geçinme endeksine göre düzenlenir ve vergiden muaf tutulur.
23- Nisabın altında olanlardan vergi alınmaz.
*
24- İşçi-işveren münasebetlerinde, ferdi ve toplu ihtilaflarda sendika, toplu iş müzakeresi, arabulma, tahkim ve iş mahkemesi safhaları esas alınarak süratle çözüme gidilecektir.
Cevap: 24- Kredi işverene değil işçiye (yani emeğe, emek sahiplerine) verilir, işçi işvereni kendisi seçer. İşveren hammadde alır, parası ödenir. İşçinin tüm sosyal hakları devlet tarafından giderilir. Çevre kirliliğine çevre vakıfları tedbir alır. Devlet işverenle işçi arasına giremez; hukuk girer, yargı girer.
*
25- Ücretlerde tabanda ihtiyaç, tavanda verim esası ele alınarak, aile tazminatı uygulanacaktır.
25- Resmi ücretler mecburi değildir. Tespit edilecektir.
*
26- Nüfus siyaseti, nüfus karşıtı ve ailenin büyümesini önleyici yönde olmayacaktır. Nüfusun azaltılması yerine nüfusun verimini arttırıcı tedbirlere yönelinecektir.
Cevap: 26- Ekonomide gaye uzun ömürlü nüfusun arttırılmasıdır. Buna “refah” diyoruz. Toprağın ise daha çok barındıracak hâle getirilmesidir. Bu da “imar”dır.
Prof. Dr. Sabahattin Zaim bu ilkeleri kendisi koymuştur.
Çoğu doğrudur.
Birkaçı genel olarak eksiktir.
Birkaçı da söylediklerinin tam tersidir.
Bu bakımdan kitabı daha geniş bir şekilde ele alınıp cümle cümle kritik edilmeli ve bu ilkeler değerlendirilmelidir.
Çoğu bizim ilkelerimizdir.
Biz hemen hepsinin gerçekleştirme mekanizmalarını ortaya koyuyoruz.
Prof. Dr. Sabahattin Zaim ise “Adil Düzen”in (ve “Adil Ekonomik Düzen”in) bu kriterlerden hangilerine uygun olduğunu belirtmiyor.”
***
‘Adil Düzen uygulanabilir mi?’ sorusuna cevaplarımız şimdilik bu kadar.
Bizim bu soruya bir de temel bir cevabımız vardır, bu vesileyle onu da hatırlatalım: “Daha iyisi ortaya konmadıkça bu gibi değerlendirmelerin bize göre bir değeri yoktur.”