Kur’an ve ilim yani yeni medeniyet çalışmalarımız-1
Hani ‘dile kolay’ derler ya; ben ‘yazması kolay’ diyeyim, gerisini siz anlayın…
Böyle derken ne demek istiyor ya da sizlere neleri hatırlatmak istiyorum…
Elbette ‘dervişin fikri neyse zikri de odur’ dersem hemen anlarsınız…
‘Adil Düzen Dervişi’ bendenizin zikri yine çalışmalarımız olacak…
Dile kolay, yarım yüzyılı da aşan "Adil Düzen” çalışmalarımız ya da geçen günkü (24.8.2025) “Kur’an ve ilim haftalık seminerlerimiz devam ediyor” başlıklı makalemde özetlediğim “Kur’an ve İlim” merkezli çalışmalarımız devam ediyor, elhamdülillah...
İşte bütün bu çalışmalarımızın ürünü ve sonucu olarak ‘tebliğ ve irşat yazılarımız’ ya da ‘çağımızın sorunlarına çare ve çözüm önerilerimiz’ devam ediyor, elhamdülillah…
Hem ülkemizde hem de bütün dünyada hayatımızın ilmî-iktisadî-dinî/ahlâkî-idarî/siyasî dört ana alanında da ‘Sosyal Tufan seviyesinde sorunlar var’ ve elbette her çağda olduğu gibi günümüzde de ‘bu sorunlara çare ve çözümler üretenler var’ elhamdülillah…
Nitekim, ismiyle müsemma olarak ‘Nuh Tufanı’ zamanından beri önce Hz. Nuh Peygamber çağının sorunlarını çözen ‘Mezopotamya Medeniyeti’ kurucusu oldu…
Devamında her bin yılda bir ‘medeniyet kurucusu bir peygamber’ gönderildi ve sırasıyla Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa ve Hz. Muhammed görevlerini yaptılar…
- İnsanlık tarihinin son beş bin yıllık dönemi işte böyle geçti…
- Artık ‘yeni bir medeniyet kurucusu peygamber’ gelmeyecek…
- Ama peygamberlerin vârisleri âlimler görevlerini yapacaklar…
- ‘Âlimler peygamberlerin vârisleridir’ hadisi tekrar hatırlanmalı…
- ‘Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu’ ayetini tekrar hatırlatıyorum…
Çağımızın bu döneminde…
Ülkemizde, ülkemizin etrafındaki ülkelerde, bütün dünyadaki ülkelerde ve yine bütün dünyadaki insanları etkileyen Gazze’de olanlara bakıldığında, yukarıda ‘Sosyal Tufan seviyesinde sorunlar var’ derken ne demek istediğim daha iyi anlaşılmaktadır ümidindeyim ve özellikle GAZZE konusunda artık sözün bittiği noktaya gelmiş bulunuyoruz.
Evet…
Adil Düzen Çalışanları olarak bizler, günlük-haftalık-dönemlik-ömürlük “Kur’an ve İlim” çalışmalarımızla, medeniyet kurucusu peygamberlerin vârisleri olmaya çalışıyor ve çağımızın ‘Sosyal Tufan’ seviyesindeki sorunlarına çözümler üretiyoruz…
Nitekim…
Son günlerde, “‘Adil Düzen uygulanabilir mi’ sorusuna cevap-18” başlıklı tam 18 yazımızda muhataplarımıza dedik ki: “Türkiye Cumhuriyeti Hükümet Başkanı ve Bakanların Dikkatine! Bu yazılar aynı zamanda yüz yıllık Türkiye cumhuriyet tarihinin en başarılı hükümeti 54. Hükümet Başbakanı Necmettin Erbakan’ın ifadesiyle, ‘Bu uygulamalar Adil Düzen’in kokusu mesabesindedir’ dediği, mesela ‘Denk Bütçe’ ve ‘Havuz Sistemi’ uygulamalarını hatırlatmak ve Adil Düzen’in aslını uygulamanız için yazılmaktadır…”
Dedik de ne oldu?
Maalesef…
Muhataplarımızın ‘summun-bukmun-umyun’ halleri devam ediyor…
Bu kelimeler Kur’an’da söz konusu tavırları açıklayan kelimeler…
Bakara Suresi 18. ayette bu gibileri durumu açıklanıyor…
Ayetin bütününün Arapça okunuşu ve Türkçe anlamı şöyle: “Summun bukmun 'umyun fehum lâ yerci'ûn / Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, doğru yola dönemezler.”
Muhataplarımızın bu tavırlarına rağmen, ‘Adil Düzen Çalışanları’ olarak bizler sabır ve sebatla bir taraftan “Kur’an ve İlim merkezli çalışmalarımızı” devam ettirirken, diğer taraftan aynı zamanda “çağımızın sorunlarını çözüme kavuşturacak olan muhtaç olduğumuz yeni medeniyet kurma faaliyetlerimizi” sürdürmeye devam edeceğiz…
(Devamı var…)