Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Yeni Anayasa ile Yeni Hukuk Anlayışı, Sorunlar Çözümler
15.02.2016
2469 Okunma, 0 Yorum

 

T.C. Anayasası Madde 11 de; “Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.” demektedir.

Mademki anayasa hükümleri temel hukuk kurallarıdır ve temel hukuk kurallarını anayasa hükümleri belirlemektedir; o halde yeni bir anayasa ile hukuku yeniden ve yeni bir anlayışla ortaya koymak, hukuk kabulündeki-anlayışındaki yanlışlıkları bizatihi anayasa hükümleri ile yeniden tanımlayarak değiştirmemiz ve yeni bir hukuk mantalitesi ortaya koymamız gerekmektedir. Zira mevcut hukuk anlayışında hukukun varoluş maksadına aykırı olan pek çok yanlışlıklar ve sakatlıklar bulunmaktadır.

Bugüne kadar kabul edile gelmiş (ancak uygulamada sorunları çözememiş olmasıyla yanlışlığı su götürmez şekilde tescilli olan) bazı hukuk anlayışlarının yeni anayasa ile değiştirilmesi yaklaşımına gelebilecek olan itirazların yine Madde 11 ile kati surette defedilmesi şarttır.

Şahsi tespitlerim olarak çok önemli gördüğüm hususları dile getirmek istiyorum:

-1- Hukukta zaman aşımı olmaz, olmamalıdır. Bir şey bir hak ise, ebedi olarak haktır, zaman geçmekle bu hak zayi olmamalıdır. Bir şey cezayı gerektiren bir suç ise, cezasını mutlaka çekmelidir, zaman geçmekle bu suç düşmemelidir. Zaman aşımı ancak devlete karşı işlenebilecek olan siyasi suçlarda (o da terör değil ise veyahut da kötü bir sonuca ulaşmamış eylemlerden ise) olabilir. Aslında devlete karşı da fitne, terör, topluma ve toplum düzenine zarar veren eylemler dışında siyasi suç olmamalıdır.

-2- Bir insan aklı başında olarak ayırt etme yaşına ulaşmış ise (mümeyyiz ise) hukuken sorumlu olmalıdır. Suç işlerse (nasıl ki hamile bir kadının cezası doğum yapıncaya kadar ertelenebiliyorsa) bu suçun da cezası hukuken reşit olacağı zamana kadar ertelenmelidir. Hukuken reşit olduktan sonra cezası mutlaka çektirilmelidir. Burada ayırt etme yaşının belirlenmesi önem arz etmektedir. Bu yaş 7 veya 10 olarak kabul edilebilir. Bu hususta geçmişte ve günümüzde hukukçuların pek çok görüşleri vardır. Türk Medeni Kanununa baktığımızda ayırt etme yaşının zikredilmediğini, ayırt etme ile birlikte en az 15 yaşının zikredildiğini gördük. 15 yaş çok geçtir ve yanlıştır. Hukuktan amaçlanan maksadın yerine getirilebilmesi açısından bunun mutlaka belirlenmesi gerekmektedir. Bu yeni bir hukuk anlayışı getireceğinden istenirse önce 10 olarak belirlenmeli, zaman içinde ihtiyaçlara bağlı olarak 7 ye kadar düşürülmelidir. Mevcut hukuk anlayışında suç işlerken 18 yaşını doldurmamışsa ceza çektirilmiyor. 18 yaştan 1 gün öncesi ile 1 gün sonrasının insana göre hiçbir açıdan bir farkı olmaz iken, hukuktaki bu çarpık anlayış pek çok mahzurlar getirmektedir. Yapılan suçlar, cinayetler cezasız kalmakta, yaşı genç tetikçiler oluşturulmasına zemin hazırlamaktadır. Gençler suça teşvik edilebilmektedir. Ayrıca, hukuken reşit olma yaşı da 18 den mutlaka 15 yaşa çekilmelidir. 15 yaşını dolduran her tasarruf için kâmilen reşit sayılmalıdır.

-3- Sabıka kayıtları çok önemlidir. İnsanların neler yapıp ettiklerini ve neye eğimli olduklarını belirlerler. Sabıka kayıtlarının hiçbir surette değiştirilmemesi ve silinmemesi gerekmektedir. Yerine, zamanına ve suçlara göre çeşitli aflar olabilir ancak suçları gösteren sabıka kayıtları anayasa maddeleri gibi hatta onlardan da daha kati surette değiştirilemez olmalıdır. Zira toplumsal düzen açısından çok önemlidirler. Bunların değiştirilmesi veya silinmesi düşüncesi bir toplumda cezaların toptan kaldırılması kadar tehlikeli sonuçlar doğuracaktır. Tertemiz ve düzgün olan bireylerle suç işlemiş, cani ve azgın katiller ve teröristler (sicilleri temizlenerek) aynı kefeye nasıl konulabilir. Böyle bir şey olabilir mi?

-4- Devlet ancak kendisine karşı işlenen suçları affetme yetkisine sahip olmalıdır. Topluma karşı veya bireylere karşı işlenen suçların devlet tarafından affedilmesi gibi bir seçenek bulunmamalıdır. Bir suçu işleyen o suçun cezasını mutlaka çekeceğini bilmelidir. Cezalar caydırıcı olmalıdır. Cezanın varoluşunun mantığı budur.

-5- İdam cezası mutlaka olmalıdır. İdam cezası topluma karşı kanserli organ hükmündeki suç makinesi olan bireylerden toplumun temizlenmesi anlamına gelmektedir. Nasıl ki kanserli organ kesilerek vücut kurtarılıyorsa aynı şekilde toplum vücudu da bu ceza ile bunlardan temizlenebilmelidir.

-6- Bugün dünyada mevcut hukuk anlayışlarının en büyük eksiği empatidir. Suçların hep başkasına karşı işlendiği-işleneceği varsayılarak empati eksikliğiyle cezalar konulmaktadır. Başkasının annesini, başkasının karısını ve çocuğunu öldürecek olanlara bu suçlardan canı yanmamış ve yanmayacak olan kişiler tarafından bir takım cezalar öngörülmektedir. Bundan dolayı da hukuk sistemi ve bilhassa cezalar toplumu hiçbir surette tatmin etmemektedir. Toplum vicdanı ve insanların vicdanı tatmin olmayacaksa o zaman cezalar ne için vardır?

-7- Malumdur ki, İsviçre kantonlarında hukuk oluşturulurken insanların örf, adet ve fikirleri dikkate alınmış, bunlara göre ve bunlara uygun kanton hukuku oluşturulmuştur. Zaten bir toplumun hukuku demek o toplumun ortak kabulleri demektir. Bu çerçeveden olarak, Türkiye’de ceza hukuku oluşturulurken ve cezalar konulurken de toplumda anketler ve araştırmalar yapılmalı, toplumun ortak-ağırlıklı kabulleri ve beklentileri doğrultusunda cezalar konulmalıdır. Mesela: İnsan öldüren bir katile ne ceza verilmeli diye sorulurken öldürülen kişinin kendi ana-babası, eşi veya çocuğu olduğunun düşünülerek bir ceza öngörüsünde bulunulması gerektiği de belirtilmelidir. Bu şekil anketlerle toplumun kasten adam öldüren kişiye ortalama-ağırlıklı olarak ne cezayı istediği öğrenilmeli ve buna göre cezalar konulmalıdır. Bu sosyal gerçekliğe tam olarak uygundur. Böyle demokratik cezalara hiçbir kimsenin itiraz imkanı olmayacaktır.

-8- Hukuk kurallarının varoluş gayesi toplumda adaleti ve düzeni sağlamaktır. Hal böyleyken, hukuk ve hak arayışlarının birtakım hukuk usulü muhakemeleri kurallarına feda edilmesi çok yanlış bir yaklaşımdır. Varoluşunun gayesi haklı olanın hakkının haksız olandan devlet gücüyle alınarak gerçek sahibine verilmesini sağlamak olan hukukun birtakım kurallarla bu maksadının dışına çıkmasının ve (adeta devlet gücü marifetiyle) haksızlığa yol açmasının sağlanması mutlak surette önlenmelidir. Kurallar adaletin sağlanması gayesiyle vardır. Nasıl kanunlar anayasaya aykırı olamaz ise, aynı şekilde adaletin yerine gelmesine hizmet etmeyen kurallar da geçerli olamazlar.

-9- Topluma uyum sağlayamayan ve her zaman sorun teşkil eden, huzur bozan, anarşi ve terör estiren kimselere karşı da; ya Amerika’da Kızılderililere karşı (haksız olarak) uygulanan rezervasyon iskan biçimi (haklı olarak) uygulanmalı, ya da sınırlar dışına sürgün edilmeleri sağlanmalıdır. Eylemleriyle başkasının canına kastetmedikçe her insanın dilediği şekilde yaşama hakkı mutlak surette vardır ama dilediği şekilde yaşamakla toplumun huzurunu bozma hakkı da bulunmamalıdır. Hiçbir surette ıslah olmayarak toplumu mağdur edenlerin vatandaşlıktan çıkarılmaları gerekmektedir.

-10- Düşünce ve ifade hürriyeti tam olarak sağlanmalı, her hususta mutlak manada düşünce ve ifade etme hürriyeti bulunmalıdır. Ne şekilde olursa olsun düşüncenin suçu olamaz. Yine düşünmenin tabii bir sonucu olan ifade de suç olamaz. Zira insan düşünen ve konuşan bir varlıktır. Düşünme ve konuşma insan olmanın en tabii bir sonucudur. Salt düşünce ve salt ifadeye karşı hiçbir suç isnat edilememelidir. Salt düşünce ve salt ifadeden dolayı da hiç kimse hiçbir surette cezalandırılmamalıdır. Bunlara karşı karşı düşünceler öne sürülmeli, fikre karşı fikirle cevap ve mukabelede bulunulmalıdır.

-11- Bunların hepsinden de çok önemlisi, Anayasada haklar ve özgürlükler sayılmamalıdır. Haklar ve özgürlükler varlıkları için ispat ve kural gerektirmezler, doğuştan var olan şeylerdir. Mevcut hukuk anlayışlarında önce haklar sayılmakta, sonra sayılmayan haklar da yok sayılmaktadır. Bu çok büyük bir kandırmaca ve aldatmacadır. Merkezine toplumu ve toplum menfaatlerini koymamış olan bir zihniyetin ortaya koyduğu çarpık hukuk anlayışıdır. Bu şekilde toplumu diledikleri şekilde ve menfaatlerine göre yönetme imkanı bulurlar. Yeni anayasa ile getireceğimiz yeni hukuk anlayışında ise herkesin zaten doğuştan her türlü hakka sahip olduğu kabul edilmeli, bireylerin topluma ve devlete karşı yükümlülükleri sayılmalıdır. Sayılmayan hususlarda ise bireyler sorumlu ve yükümlü tutulmamalıdır. Yine aynı şekilde devlet aygıtının da topluma karşı yükümlülükleri sayılmalıdır. Özetle; haklar sayılmazlar, zaten sınırsız sayıda ve ölçüde herkes için vardırlar. Yalnızca yükümlülükler ve vazifeler sayılırlar. Bir de, hakların sınırı başkalarının hakkını yok etmeyinceye veya tehdit etmeyinceye kadardır. Senin ne hakkın varsa başkasının da aynı hakka sahip olduğunu bilmek ve kabul etmek zorundasın. Yani anayasada hakların sınırları da belirlenmelidir.

-12- Ve nihayetinde Devlet ve Millet olarak en önemli meselemiz ise; fertlerin mutlak surette aile kurmalarını sağlamaya yönelik tedbirler almamızdır. İnsanlar mutlaka aile kurmalıdır, zira aile toplumun temelidir.

İnsanları özellikle gençleri bir an önce evlenmeye teşvik etmenin yanında evlenmeleri hususunda yardımcı olacak Aile Edindirme Merkezleri nin artık toplum-millet için kurulması gereklidir. Doğru, sıhhatli ve uzun ömürlü evliliklerin kurulması için bu şarttır, elzemdir. Yine bunun gerçekleştirilebilmesi yolunda evlilik yaşının da efkârı âmme-toplum nazarında reşit olma yaşına kadar düşürülmesi gerekmektedir. Toplumda bütün kötülüklerin kaynağı bu doğru ve insani anlayışın kaybolmasındandır.

Aile Edindirme Merkezleri hem Devlet ve Yerel Yönetimler tarafından kurulmalı ve desteklenmelidir, hem de Vakıflar, STK lar tarafından kurulmalı, Devlet ve Yerel Yönetimler tarafından desteklenmelidir. Bu merkezlere evlenme kararıyla başvuran, bu merkezler aracılığıyla tanıştırılan, birbirini bulan kimseler yine bu merkezler tarafından eğitilecek, mutlu ve sağlıklı bir yuva kurmak için gerekli insani donanımları edindirileceklerdir. Ancak bu şekilde bir çalışma ve çaba ile dibe vuran aile kurumunu yeniden ihya edebiliriz. Ancak aile kurumunu ihya edersek milletimizin geleceğimize umutla bakabiliriz. Zaten başka da bir çıkış yolumuz ve çaremiz bulunmamaktadır.

Devlet ve Millet (millet adına hareket eden STK lar) olarak en büyük vizyonumuz aileler kurulmasını sağlamak olmalıdır. Bu uğurda gereken bütün tedbirlerin alınması her bir kurum ve fert için boynunun borcudur.

T.C. Anayasası Madde 41 de Ailenin korunması başlığı altında; “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilâtı kurar.” demektedir. Demek ki, ailelerin kurulmasını sağlamak meselesi de yine devletin temel yükümlülükleri arasında yer almaktadır.

Bunu sağlayacak bir tedbir olarak, aile kurmanın fertlere yüklenmiş Anayasal bir vazife haline getirilmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Nasıl ki toplumu dış tehditlere karşı korumak için askerlik zorunluluğu vardır, aynen bunun gibi yine toplumun geleceği adına aileler kurulması zorunluluğu bulunmalıdır. Anayasa “Aile, Türk toplumunun temelidir. Devlet, aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.” demekle aslında bunu ifade etmiş olmaktadır.

Aileler kurulması meselesi bugün için toplumun-milletin en büyük sorunudur. Toplumdaki hemen hemen bütün sorunların temel kaynağı bu olduğu için, bugün için bundan daha büyük bir derdimiz yoktur, zira aile kurumu her zaman ve herkes için en önemli meseledir. Eğer aile varsa toplum vardır, eğer aile sıhhatli ise toplum sıhhatlidir. Aile yoksa ne yapsak boştur. Aileler kurulmasını sağlayamadığımız zaman -istisnasız- her hususta boşa kürek çekmiş oluruz. Hem toplumumuzun, hem milletimizin, hem de devletimizin istikbâli ve bekâsı tamamıyla buna bağlıdır.

Toplumda aileler kurulmasını sağlamak yolunda şu şekilde tedbirlerin ivedilikle ele alınması gerekmektedir:

-I- Devlet işe yerleştireceği insanlarda aile kuranlara öncelik vermelidir, hatta yalnızca onlara iş vermelidir. Devlet memuru olabilmenin ilk şartı aile kurmak-evli olmak olmalıdır. Aile kurmayanların memuriyete alınmaması gerekir. Türk Medeni Kanunu Madde 11 de; "Evlenme kişiyi ergin kılar." demektedir. Yani, aile kurmak kişiyi sorumluluk sahibi kılar. Sorumluluk yüklenen kişiler ise akıllanır, olgunlaşır. Aile kurmamış olan fertlerin sorumsuzca davrandıkları herkesin malumudur. Sorumsuz kimselerden ne vatana ne de millete bir fayda gelmeyecektir. Ayrıca, ellerine para geçtiğinde ise bunu hangi yollarda harcadıkları hepimizin malumudur. Bu sebeple, aile kurmayanlara Devlet asla iş (para) vermemelidir.

-II- Devlet aile kuranlara ev vermelidir. TOKİ ancak aile olanlara, aile kuranlara çok uygun şartlarla ev satmalıdır. Bu kıstas özel sektörde bile uygulanmaktadır. Okuduğumuz bir habere göre, Zorlu Holding Zincirlikuyu’da yaptığı lüks rezidanslarda aile olmayanlara ev satmıyormuş, çok takdir ettik, ne kadar doğru bir yaklaşım. Aynı yaklaşımın bizzat Devlet ve Belediyeler tarafından esas alınması gerekmektedir. Kamu kurumları ürettikleri konutları peşinatsız veya düşük peşinat ve uzun vadeli taksitlerle aile kuran gençlere tahsis etmelidir. Emekliye ev vermek değil, emeklinin evlenen çocuğuna ev vermek doğru olandır. Emekli olan anne baba gerekirse çocuğunun yanında yaşayabilir. Toplumun geleceği açısından, evlenip aile kuran fertlerin desteklenmesi doğru ve gerekli olandır. Ayrıca, tapuları da borç bitince taraflara devredileceğinden, bu evler aile konutu şeklinde tanımlanarak, tapu devri zamanında ailenin sürmekte olması şartı da getirilebilir. Böylece evliliklerin uzun sürmesi ve boşanmaların önüne geçilmesi de sağlanmış olacaktır.

Zikrettiğimiz bu hususlarda ihtiyaç duyulması halinde açıklayabileceğimiz çok detaylar mahfuzdur.

 

Yüce Türk Milleti’nin Büyük Millet Meclisi’ne  Saygılarımla Arz Ederim!

 

İletişim için : karardanismani@mail.com

 

 






Çok Okunan Makaleler
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Birbirimizi Çok Seviyoruz Ancak Nişanlım Çok İlgisiz
17.11.2015 12375 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Karşılıksız Aşk Adama Çok Şeyler Öğretir
2.10.2015 9080 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
TÜRKİYE’DE SOL OYLAR RAY DEĞİŞTİRMİŞTİR
11.06.2015 8521 Okunma
1 Yorum 11.06.2015 11:46
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Uyumsuz İnsanla Evliliği Sürdürmek... Nereye kadar?
16.11.2015 7972 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Zina Yapan Kişi Ancak Zina Yapanla Evlenebilir (Nur, 3)
12.11.2015 7828 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Zaruretler Mahzurları Mübah Kılar
2.10.2015 7648 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
PEYGAMBERİN (SAV) HÜKÜM KOYMA YETKİSİ
21.08.2015 7499 Okunma
1 Yorum 25.08.2015 13:37
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
GAYRİMÜSLİMLERİN DUALARI KABUL OLUR MU?
21.08.2015 7184 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
LAİK BİR ÜLKEDE İSLAMI YAŞAMAK VE YAŞATMAK
2.09.2015 7138 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Flört mü, Evlilik mi? Flört Mutsuz, Evlilik Mutlu Eder
2.10.2015 7112 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Herkes Bana Tanıdık Geliyor, Korkuyorum
10.11.2015 6858 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
İslâm'dan Uzaklaşan Adamla Yaşamak
10.11.2015 6810 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
HER ASIRDA BİR MÜCEDDİD GELECEKTİR HADİSİ HAKKINDA
21.08.2015 6714 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Kafir Cinlerin Elinde Oyuncak Olan Ahlaksız Adam
10.11.2015 6542 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Psikolojik Baskıyla İstemeden Örtünmek
2.10.2015 6527 Okunma
1 Yorum 04.10.2015 01:23
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
SEÇİME GİDERKEN TÜRKİYE'DE SİYASET
9.06.2015 6498 Okunma
1 Yorum 09.06.2015 16:42
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Tasavvuf Adına Ne Yapmalı? (MESAJLAR'dan Pasajlar)
15.04.2010 6437 Okunma
2 Yorum 20.10.2015 01:26
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
BEYAZ TÜRKLER’İN SON KOZU
22.06.2015 6420 Okunma
1 Yorum 22.06.2015 14:16
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Müslüman Ülkede Yaşamak
2.10.2015 6364 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Gençlerin Sorunlarının Çözümü Evliliktedir
2.10.2015 6326 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Babam Beni Haklı veya Haksız Nedenlerle Sevmiyor
10.11.2015 6299 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Panteizm – Vahdeti Vücut Farkı (MESAJLAR'dan Pasaj
7.04.2010 6257 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
EVLİLİKTE SİYASİ FİKİRLER
2.09.2015 6234 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Kafasında Bir Çok Şüpheler Dolaşan Adam
2.10.2015 6196 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
7 HAZİRAN SEÇİMİNİN GETİRDİKLERİ
10.06.2015 6115 Okunma
1 Yorum 10.06.2015 08:53
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Ailede Olağandışı Sorunlar
2.10.2015 6095 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
İstihare İle Evlenmek, İstihare İle Evlenmemek
16.11.2015 6082 Okunma
1 Yorum 10.12.2015 22:16
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Eltisiyle İmtihan Edilen Genç Kadın Olmak
10.11.2015 6075 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
SELAMIN ÇOK ÖNEMLİ BİR BAŞKA YÖNÜ
21.08.2015 6046 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
İman Yolundan Uzaklaştıkça Kalbi Daralan Adam
10.11.2015 5904 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Kötü Alışkanlıkları Olan Adamın Oğlu Olmak
10.11.2015 5879 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Eşime Isınamadım, Çok İtici Geliyor. Acaba Sorun Nerede
16.02.2016 5797 Okunma
1 Yorum 18.02.2016 22:26
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Mahzurlar Mübahları Zaruri Kılar -Yeni bir Fıkıh Kuralı
12.11.2015 5792 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Batın İlmi ve İlmul Ledunni (MESAJLAR'dan Pasajlar
11.04.2010 5682 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
En Son Bilgiler Işığında Sigaranın Hükmü (MESAJLA
14.01.2010 5657 Okunma
4 Yorum 16.08.2018 13:59
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Tarikat – Tasavvuf Farkı (MESAJLAR'dan Pasajlar)
10.04.2010 5644 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Hazreti Adem (as) Hakkında Bilimsel Kılıklı İnkarl
22.02.2011 5620 Okunma
1 Yorum 15.02.2011 12:52
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Vesile ve Tasavvuf (MESAJLAR'dan Pasajlar)
9.04.2010 5593 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Nitelikli Siyasetin Kodları (MESAJLAR'dan Pasajlar
25.02.2010 5555 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Hile-i Şer’iyye Ne Demek? (MESAJLAR'dan Pasajlar)
13.04.2010 5554 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
ACABA GERİ DÖNERLER Mİ?
24.06.2015 5551 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Çok Eşlilik Meselesi (MESAJLAR'dan Pasajlar)
19.01.2010 5529 Okunma
8 Yorum 20.10.2015 01:43
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
İyi Bir Evlat Değilim Buna Rağmen Annemden Şikayetçiyim
16.11.2015 5500 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Şeriat – Tasavvuf İlişkisi (MESAJLAR'dan Pasajlar)
6.04.2010 5480 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Tasavvufun Hakikati Peygamberin Sünneti (MESAJLAR'
8.04.2010 5367 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Şeriatçı - Tarikatçi Tartışmasının İçyüzü (MESAJLA
12.04.2010 5363 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Meryem Niye Susmuştu? (MESAJLAR'dan Pasajlar)
14.04.2010 5352 Okunma
1 Yorum 10.06.2010 14:57
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Salih Olmayan Mü'minler (MESAJLAR'dan Pasajlar)
26.01.2010 5303 Okunma
3 Yorum 03.02.2010 11:31
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Erdoğan'ın Yerinde BEN OLSAYDIM
15.04.2010 5135 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
EKMEK PARASI İÇİN
24.06.2015 5089 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Annelik Zordur. Zor Bir Anneye Sahip Olmak Daha Zordur.
16.11.2015 4848 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Başbakanın Yerinde BEN OLSAYDIM
20.01.2010 4751 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Şımarık Bir Erkek Çocuğuyla Evli Olmanın Getirdikleri
16.11.2015 4456 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Sorunlar Bitmez, Evlilik Zamanını Geçirmemek Lazım
16.11.2015 4431 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Allaha Giden Yol (MESAJLAR'dan Pasajlar)
16.04.2010 4350 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Akıl Zeka Antizeka, Einstein İzafiyet, Zamanda Yolculuk
22.12.2015 4317 Okunma
1 Yorum 25.12.2015 22:16
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Ve Allah Kadını Yarattı. Peki Ama Ne İçin?
30.11.2015 4266 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Câhiliyye Müslümanları (Mesajlar'dan Pasajlar)
25.01.2016 4174 Okunma
1 Yorum 30.01.2016 14:22
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Bu Hayattan Bıktım, Hemen Ölüp Gitsem Diyorum
25.11.2015 4073 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Yurtdışında Yıllarca Tek Başına Yaşamanın Getirdikleri
24.11.2015 4063 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Kim Hak Ehli, Kim Bâtıl Ehli, Nasıl Anlayacağız?
24.11.2015 3673 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Kim Ne Derse Desin...
24.11.2015 3631 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Gerçek İlim Adamı Olmak Doğruyu Söyleyebilmekte Yatar
24.11.2015 3475 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Rabbe Kul Olabilmek Kulluğu Yerine Getirebilmekte Saklı
24.11.2015 3446 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
İmanın Gereklerini Yerine Getirerek İmanda Kemale Ermek
10.03.2016 3411 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Kendi Tanrısına Karşı Düşmanlık Besleyen Adam
30.11.2015 3407 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
En Büyük Pâye
24.11.2015 3400 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Mesele Doğru Oluğun Altında Bulunabilmektir
24.11.2015 3399 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Arada Nikâh Bağı Olmayan Sevgi Koskoca Bir Yalandır
24.11.2015 3397 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Twitter'ı Kapatıyoruz
24.11.2015 3378 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Postmodern İslam Hukuku, Postmodern İslam Hukukçusu
6.04.2016 3291 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Putin Böyle Giderse, Tarihe Geçen Bir Lider Olacak.
3.12.2015 3226 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Kadının Gerçek İhtiyacı
24.11.2015 3094 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Çocukları Cehennemden Korumak ve Herkesin Kendi Şeytanı
8.12.2015 2997 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Allah'a Yine Allah'ın Öğrettiği Şekilde İnanmak Şarttır
28.12.2015 2746 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Evrim Teorisinin Çöküşü, Evrim İnanç Sisteminin Doğuşu
29.02.2016 2643 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Sizin İçin Resûlullahda Güzel Örnekler Vardır (Ahzab21)
1.03.2016 2612 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Yeni Anayasa ile Yeni Hukuk Anlayışı, Sorunlar Çözümler
15.02.2016 2469 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
BİR ALLAH DOSTU DER Kİ ...
28.08.2018 2399 Okunma
2 Yorum 29.08.2018 08:57
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Zalimlerin Cezası Elbette Verilecek Ama Bize Düşen Şey
17.12.2015 2380 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Demokratik Türkiye İmparatorluğu Yeni Türkiye Vizyonu
1.07.2016 2285 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Artık Ne Kadar Dövünseniz Dövünün. Size Az Gelecektir
16.12.2015 2269 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Bir Baba'nın Hissiyatı ve Çok Mühim Bir İlâve
27.06.2016 2257 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Corpus Iuris Authenticus, Otantik Hukuk Külliyatı
22.02.2016 2127 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Din-i Mübin-i İslâmı Yüksek Hassasiyette Yaşamak İyidir
13.01.2017 1826 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Müslümanın Darwin'le İmtihanı
6.02.2017 1579 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
ÇOCUKLARI EVLENDİRME SEFERBERLİĞİ
10.01.2019 1405 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
KARAR İÇTİMASI
28.12.2018 1109 Okunma
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Seçmen Davranışları Kadın Davranışları Gibidir
21.05.2019 979 Okunma