Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 6
5.04.2026
2090 Okunma, 0 Yorum

Vitrin, önder ya da piramit  tuzağı

Hepsi aynı kapıya çıkıyor; hepsi göstermelik:

-“Her kes,  sonunda gelişerek böyle nitelik kazanacak! Gelişim, liderliğin aklını kolektife devir edecek!”

 

Fakat piramit modelde böyle olmuyor, olamaz da.  Piramidin üstündekiler,  vitrinlerde  kalıyor. Onların imkanlarını  öykünerek izliyoruz.    Kapitalizmin saklanan yüzü  viral israf sistemi olmasıdır. Bu yüzden sahte üretim kaçınılmazdır.   Kendisi ile beraber sahteliği üretiyor. Çünkü  kendisi, “standart” yaftalı,  asıl gerçekliği tıraşlanmış sahte ürün!  İlginç geliyor değil mi; fakat öyle.

 

Varlığını mühendislik biliminin  şemsiyesi altında güvenli sanıyor. Oysa sahtesi kadar çürük. Tek farkı, sağanak medyatik tabanlı  bilinç altımıza adar inen  jan-janlı telkinler. Yine ilginçtir ki sahtelik, küresel sermaye onaylı,  avuntu gerçekliğin kanatları altında gelişiyor.(1)

 

Siz bakmayın ürünlerdeki standart uygunluğuna. Standart,  ürünlerin dayanıklığını ve kullanım güvenliğini onaylayan  laboratuvar sonuçlarına göre üretildiğini, denetlendiğini   özetleyen etiket, işaret  içerikli  taahhüttür.  Piyasada yapılan ürün denetimleri,  bu normları  arıyor.

*

Vitrinler, bu tür standarta haiz ürünler için kuruluyor.  Sosyal düzenlerde yönetime atanan veya seçilen  bütün yetkililer de bu vitrindeki ürünleri andırıyor.  

 

Ülkelerin siyasal, bürokrat idarecileri, o coğrafyanın sahip olduğu tüm değerleri, imkanları, toplumun bulunduğu seviyeyi,  normları en uygun şekilde yansıtması beklenir. Fakat yansımıyor.  İşte kapitalist kandırmacanın (avuntunun) sakladığı nokta budur.Standart” kaplamalı sahtelik. Çok iddialı mı oldu; ne yazık ki iddia değil, gizlenen gerçeklik. O yolu yapanlar sonunu da tasarladılar. Sonunda Ferhat’ın tünelini açmak imkansız; çünkü son, sistemin tekrar etmesi  için tasarlanmış. Bu devrimci ihya edici  “işler”,  sondan çok önce tüm milletin, hanelerin. Bireylerin  niteliğe eriştirme imkanları sağlamakla hazırlanabilir.

 

*

Önce “çukurdan” başlayalım: Sahtelik, hiçbir zaman hakikatin, gerçekliğin  karşısına çıkmaz. Çünkü nitelik, nicelik farkı çok belirgindir; biri su diğeri,  su buharı. Fakat sahtelik öyle değil. O “avuntu standartlarının” türevidir. Büyük çekilişlerin teselli ikramiyesi olan bilet bedelleri gibi.  Bu yüzden kandırmacalar, israflar, itibar istismarları;  saldırganların yıkım ve katliamları bitmeyecek. Çünkü “avuntu gerçeklik”,  sahteliği tek  alternatifi olarak dayatıyor. Savaşlar, düşmanlıklar bu yüzden.

 

Açıklayalım: Yıl 1936 abd;   DuPont firması ilk sentetik kadın çorabı üretmiş. Şehir yaşamının ilk cinsel cazibe nesnesi  kapış kapış satılıyor. Çorabı kullanan kadınlar, o kadar memnun kalıyorlar ki farklı renkleri talep ediyorlar.  Fakat satıcılar için can sıkıcı durum var: Çoraplar dayanıklı;  aylarca yıkanıp kullanılabiliniyor. Pazarı genişletmek, yeni alıcı kitle oluşturmak  zaman imkan istiyor. Üretici firma daha yakın çözüm buluyor:  çabuk kaçan( ilmiği bozulan),  kadın çoraplar üretmek.(2)

 

İki giyişte kaçan daha ucuz çoraplar.  Bu ucuzluğu(kolaylığı),  demokratik seçimlere benzetiyorum. Yaygın medya telkinleri, sahibini geliştirmeyen  “özgürlükler” çabuk unutulan toplumsal vaadler. Her seferinde başlangıçlar iyi giderken; gidiş, o gidiş!..  Vaad, umut oluyor. Çarşıdan aldığım şey,  eve gidinceye kadar, dolaba koymadan  bozuluyor. Buz dolaplarımızda iki günde bozulan ne çok şey var hatırlayın. Paketi açmaya görün; “ürün”,  koşa koşa bozuluyor. Etikentin üzerindeki ‘son kullanma tarihi’, ürünün ambalaj açılmadan kullanılacak ömrü kadar. O ambalaj (seçim sandıkları)  açılıp  “ürün”  dışarıya (matbata,özlük hakları) çıktı mı,  “lezzete” yönelik tüm vaadler,  iki günde yok oluyor. Vaadler güncelden ufuğa doğru uzaklaşıyor. Tıpkı vitrindeki ürünler gibi.

*  

 

Şunu umut ediyorsun: tercih edip satın aldığın ürün, artık “dolabında” ve senin onu tüketmenle senin sıhhatini, dinamizmini sağlayan enerjine dönüşecek…  İşte size umutsuz  Amerikan halkının ikinci  kez seçtiği   “Yeniden Büyük Amerika” mavalının çarşı-pazar örneğinden açıklaması.  İçinde onlarca sahteciyi barındıran, seçim standartlarından onaylı Trump iktidarı; meğerse,  Eptein standardından haizmiş!  Şimdi bir elinde aldığı talimatlar, diğerinde Amerikan halkına verdiği vaadlerle iki kutuplu kablo tutuyor. Uçlarını  nereye monte etse “randıman” alamıyor, sorun çıkıyor. Çünkü kabloların dip uçları kendi ülkesine bağlı; kendi ülkesini patlatacak. (3)

*

Orta Çağda sahtelik,  asalet kılıfıyla kaplıydı.  Güçlü savaşçıların akıllı olup, stratejik iş yapanları, ilk silahlı organize  toplulukları kurdu. Bunlar kendi klasmanında elenip krallar oluştu. Krallar, yine krallarla sınandı. Sonra imparatorluklar kuruldu. Bu döngü yüzlerce yıl sürdü. Her seferinde  zirve, “imparatorluğa” kadar çıktı.

 

Zirveye yükselen sistem  ya dönüştürür ya da yıkılıp tekrar başlar. Zirveye ulaşan nitelikliyse, dönüşür; nitelikli değil, nicelikteyse  bozulup yeniden tekrar sarmalına girer. Bu yüzden nicelik niteliğe mecburdur; aksi takdirde kendini tekrar için  savaş, yıkım, katliamlar oluşur. Hiyerarşik sınıfların niteliği, ancak   milletlerini o  niteliğe ulaştırma imkanı kadar kalıcıdır.(4)

 

Çünkü, ötesi yok! Çünkü, pramit biçimli  katı ilişkili hiyerarşik toplumsal düzenlerin evrimleri yok; onlar  kısırdır.  Piramit yapı dönüşmek istemez. Sömürü, gütme, zorbalık, el koymanın gelişimi imparatorlukla biter;  sonra yıkılıp, yeniden  kendini yeni piramit oluşturmak için   tekrar eder.

 

Bu yüzden  kabuğun(piramit)  özünü oluşturan milletlerin  içinde bulundukları katı ilişkiler onlar için  mahkumiyettir. Bu mahkumiyet, ancak  yine onlar tarafından kırılır;  sosyal işleyişi önce sıvı (küp)tabiatlı, sonra gaz( çokgen);  sonra, plazma (küre-helezon) tabiatlı evrimsel yatağa koymalılar.

*

Şimdinin kralları, siyasi kisveliler; matbataları taçları; bürokratların ise atamayla oluşan özlük haklarıdır. Bunlardan iktidar erkine erenler,  yasaların etki etmediği alana iktidar süresince  geçmiş sayılıyor.  

 

Tarihte çok örnekleri var, aristokrat olmayan yeni iktidar sahipleri, önce sahte seçkinlikler; sonra aristokrat gelinle evlilik bağı kurup, standart seçkinliğe ulaşıyor.  Yukarıda verdiğim  “standart ürün” örneğini hatırlatıyorum. Standarta haiz olan,  aslında küresel sömürücü sermayenin onayını almış olandır.  İran İslam Devrimi 47 yıl önce, yine onlar eliyle gerçekleşti. Komünist Tudeh’e karşı  bu geçici bir tercihti. Daha sonra,  tercih edilenler “yasak ağaca” yaklaştı. Standart üstü gerçekliği konuşmaya başladı. Sen misin bunu yapan!?

 

İran milleti 47 yıl her türlü ambargo altında perişan edildi. Şunu da belirtmeliyim:  Böyle yönetimlere uygulanan ambargolar, hiçbir zaman halkın, milletlerin lehine sonuçlar üretmez.

 

Şimdi, sonunda yeni küresel güç  Çin,  pasifik için İran’ı destekleyerek “önleyici savaşa”  girişti. (5)  

*

 

Diğer taraftan diktatörlük kıskacında çaresiz kalan halklar, milletler  gelişim imkanları, eşitsizliği azaltan sosyal eğitim projeleri, anayasal  adil hukuk düzen  beklentisinde;  fakat  bütün dünyada hala umut yok.  Ne yazık!..  “Ev içi aile şiddetine” müdahale edecek küresel vicdan hala ortalıkta yok.  47 yıldır ambargoyu sürdürenler, şimdi İran halkına “özgürlük, demokrasi” (isterseniz ‘yeni standart’ diyelim),  vaad ediyor.

 

Akıl sahiplerine  “yıkılan” küçük sömürü piramitlerini  kendini tekrar ettiğine, büyük piramit  buyrukçularınca ettirilmek istendiğine dair,  en kadim komşumuz İran’ın yaşadıkları  somut örnek olarak yetmez mi?

 

İran halkı,  binlerce tonluk  bombalar altında,  yitik binlerce evladının acısıyla  çözülen küçük pramitin bir daha kurulamayacağı  çözümü arıyor.  Orta Çağ budur !

 

 

 

Açıklamalar:

 

 

(1)Avuntu gerçeklik; sahnelenen oyun.Yani “oyun”; ne kadar içten görülürse , oynanırsa yine de oyun. Yere düşmüş ağacın yerde tutunuşu gibi eşya üretmezler. Ürettikleri bütün ağaçlar sabit durmaz yuvarlanır, önündekini üstündekini devirir.İnsanlar bir kez gerçeklikle karşılaşırsa bir daha onları kandırmak zor. Unutturmak için mutlaka savaş-yıkım kesintileri başlatırlar.  

 

 

(2)Kapitalist mantık  için kadın çorabı ürün ambalajından öte bir anlam ifade etmiyor. Amaçları için  hormonal güdüyü yatağından çıkarıp  sosyal savrulmayı çürümeyi normalleştirmek.   O dönemde kadın cinsel estetiğin odaklığına çekilmesi  çorap,  jartiyer, etek  üçlemesiyle başladı. Daha sonra cazibeye nesnesine  çamaşır eklendi.  Toplumun ekonomik kültürel  seviyesi geliştikçe,  avuntu nesnesi olarak öngürülen kadın cinselliği,  kapitalist  planda geri tepen silaha dönüştü. Kadın niteliği geliştikçe,  sosyal tercihleriyle  toplumsal dönüşümün umudu ve belirleyicisi olabileceği görüldü. Bu yüzden “çorap” nesnesi,  cinsiyetsizliğe,  kısırlığa evirildi.        

 

(3)”Make America  Gread Again”-MAGA . Donald Trump’ın 2016’dan beri kullandığı Amerikan milliyetçiliğine dayalı , ekonomik korumacılık, göçmen karşıtlığını içeren siyasi slogan. 2024 başkanlık seçimlerini yeniden kazanan Trump ortaya koyduğu vizyon filin züccaciye dükkanına girişine uygun düşüyor. İstifa eden ABD Genel kurmay başkanı Orgeneral Randy George  teşhisi koydu: “Abd ordusunun başına bir deli geçirecek!” Sivilde vardılar,   askerde tamamlıyorlar. Süre onların aleyhine olduğundan, atacakları bombanın  fitilini  kısa tutuyorlar;  ellerinde patlayacak. İzliyoruz.   

 

(4)Kevser suresinden Muhammed Nebiye erkek evladı olmadığı(yaşamadığı)için “soyu kesik” diyen ata erkiller için “asıl onlar, ebter(soyu kesik).” Ayetini hatırladım. Dönüşüm eril değil; eril olan dönüşümler kendini tekrar eder. Dişil ola,n kendisiyle erili dönüştürür. Çünkü, Erkeklerde toplam 46 adet (23 çift) kromozom bulunur. Bunlardan 44 tanesi vücud özellikleri ile ilgili (otozom). Son çifti ise CİNSİYETİ BELİRLEYEN (GONOZOM)Kromozomlardır. Erkeklerde cinsiyet kromozomları XY yapısındadır.(46,XY).Kısaca evrimi önderler sağlamaz! Önderler, dönüşenin ancak kabuğudur; ya içini geliştirmek için kendini adarlar;  ya da kendilerini kalınlaştırarak,  içlerini çürütürler.  

 

(5)Tudeh, (İran Kitlelerinin) Partisi, İran’da kurulan komünist partisi. Haziran 1920’de Gilan vilayetinde kuruldu. İran Anayasal Devrim öncüleriydi. 1951 Musaddık milli değerleri koruma politikalarına el verdi. 1953 CIA ve yerli işbirlikçileriyle Musaddık devrildi.İngiliz ve Abd yi yöneten sermaye halkın liderlerinde oluşan Sovyet yanlığına Rıza Pelevi’yi diktatör yetkisiyle başa geçirdi. Tarihsel gerçektir diktatörler standart kapsamlı sömürü işbirlikçileridir. İran halkı yıllarca ezildi mücadele etti, izledi. Tude, Milliyetçilerle diktatörlüğe ve emperyalizme karşı  işbirliğini  1982 kadar sürdürdü.Molla rejimi 1988 ülke içinde tüm parti kadrolarını tasfiye etti. Kalanlar, takipçiler hala sürgündeler.   

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 






Son Eklenen Makaleler
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 6
5.04.2026 2090 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 166
5.04.2026 618 Okunma
1 Yorum 05.04.2026 09:51
ZEKİ ALTUBOĞA
20.1 DESTPÊK: MODELA CIVAKA TEVAHÎ (NÊZÎKATIYA ORGANÎSÎ
4.04.2026 273 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
18.1 PÊŞEKEŞ: ANALOJIYA PERWERDEYÊ YA JI CIVAKÊ TÊ
4.04.2026 342 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
17.1 PÊŞEKÎ: ROLA BINGEHÎ YA RÊVEBERÎYÊ Ji bo pergal,
4.04.2026 172 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 15: MEKANÎZMAYA RÊVABERÎ, PARVEKIRINA CIVAKÎ Û
4.04.2026 172 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 14: ABORÎ, KREDÎ, HEVPARÎ Û MEKANÎZMAYA PARVEKIRIN
4.04.2026 160 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BÊŞA 13: MEKANÎZMAYA HAKİMİYET, DÎN, DAXWAZ Û DERFETAN
4.04.2026 127 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 12: MEKANÎZMAYA GEL, ZIMAN, HUNER, TEKNÎK Û HIQUQÊ
4.04.2026 129 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 11: AX, BERHEMANÎN, PARVEKIRIN Û MEKANÎZMAYA
4.04.2026 143 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 10: RÊVEBERÎ, PLANKIRIN Û MEKANÎZMAYA
4.04.2026 72 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 9: ABORÎ, KREDÎ Û MEKANÎZMAYA PIŞTGIRIYÊ
4.04.2026 107 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 7: AX Û MEKANÎZMAYA BERHEMDARIYÊ
4.04.2026 85 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 6: MEKANÎZMAYA RÊVEBERÎ Û PARVEKIRINÊ
4.04.2026 65 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
TEORÎYA RÊVEBERÎYÊ BEŞA 5: MODELA ABORÎYÊ
4.04.2026 52 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
TEORİYA RÊVEBERIYÊ: AX Û KOOPERATÎFÊN ÇANDINIYÊ S
4.04.2026 62 Okunma
Reşat Nuri Erol
Düzeni doğru kur ve koru, kendini denetle…
4.04.2026 798 Okunma
1 Yorum 04.04.2026 10:46
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 165
3.04.2026 914 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 164
2.04.2026 925 Okunma
1 Yorum 02.04.2026 09:55
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 163
1.04.2026 967 Okunma
1 Yorum 01.04.2026 11:25
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 162
31.03.2026 965 Okunma
1 Yorum 31.03.2026 11:51
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 161
30.03.2026 961 Okunma
1 Yorum 30.03.2026 08:10
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
GERÇEK ÖĞRETMENİM VE BEN, HAKİKATLER TALEBESİ GEMİNİ
30.03.2026 142 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 160
29.03.2026 1012 Okunma
1 Yorum 29.03.2026 13:19
Reşat Nuri Erol
Islah projeleri neden başarısız oldu? ve
28.03.2026 920 Okunma
1 Yorum 28.03.2026 08:33
Reşat Nuri Erol
Islah projeleri neden başarısız oldu?
27.03.2026 943 Okunma
1 Yorum 27.03.2026 09:13
Reşat Nuri Erol
Yeni Bir Medeniyete Ne Zaman Uyanacağız? - 4
26.03.2026 1007 Okunma
1 Yorum 26.03.2026 11:46
Reşat Nuri Erol
Yeni Bir Medeniyete Ne Zaman Uyanacağız? - 3
25.03.2026 1025 Okunma
1 Yorum 25.03.2026 07:30
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 5
21.03.2026 1683 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
İNSAN ÇEŞİTLERİ
20.03.2026 426 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
LEYLETÜL KADR (Kadr) GECESİ
20.03.2026 219 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
İLBER ORTAYLI HAKKINDA İÇİMDEN GELENLER
20.03.2026 257 Okunma
Bahaeddin Sağlam
İslam Alemi Neden Perişandır?
20.03.2026 245 Okunma
Reşat Nuri Erol
Yeni Bir Medeniyete Ne Zaman Uyanacağız? - 2
19.03.2026 1572 Okunma
2 Yorum 19.03.2026 06:20
Reşat Nuri Erol
Yeni Bir Medeniyete Ne Zaman Uyanacağız? - 1
18.03.2026 1506 Okunma
1 Yorum 18.03.2026 06:56
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 159
15.03.2026 1582 Okunma
1 Yorum 15.03.2026 13:15
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 158
14.03.2026 1433 Okunma
1 Yorum 14.03.2026 11:49
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 157
13.03.2026 1358 Okunma
1 Yorum 13.03.2026 10:26
Süleyman Karagülle
ADİLDÜZENDE GENELHİZMET-V-ENVANTER MUHASEBE 02.03.2001
12.03.2026 514 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENEL HİZMETLER -IV MUHASEBE 23.02.2001
12.03.2026 504 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENELHİZMETLER –III -YAPI KAYDI 16.02.2001
12.03.2026 485 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENEL HİZMETLER EVRAK KAYITLARI-09.02.2001
12.03.2026 466 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENEL HİZMETLER -BAŞKAN 02.02.2001
12.03.2026 437 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENE GİRİŞ 26.01.2001
12.03.2026 584 Okunma
Süleyman Karagülle
FATİHA SÛRESİNİN DEMOKRATİK YORUMU 19012001
12.03.2026 635 Okunma
Süleyman Karagülle
KADİR- 3 12.01.2001
12.03.2026 782 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
SEDEMÊN HILWEŞÎNA CIVAKAN
12.03.2026 1240 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 156
12.03.2026 1311 Okunma
1 Yorum 12.03.2026 11:00
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 155
10.03.2026 1245 Okunma
1 Yorum 10.03.2026 06:43
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 154
9.03.2026 1322 Okunma
1 Yorum 09.03.2026 08:44


© 2026 - Akevler