Deliller, birbirlerini destekleyerek netleşiyor.
Sayın Bahçeli, “Muhtarlıklar kaldırılsın.” demiş.
Muhtarlıklar, AK Parti’nin oy devşirme merkezleridir.
Muhtarlıkların kaldırılması hâlinde, AK Parti’nin oyları %10 daha düşer.
Sayın Bahçeli, bu hesapları benden iyi bilir.
Bu hamlelerle Bahçeli, okul arkadaşı Kılıçdaroğlu’nun yolunu açma gayretindedir.
Erdoğan’ın da önceki seçimlerden Bahçeli’ye, Kılıçdaroğlu’na, Meral Akşener’e vefa borcu vardır.
Dolayısıyla, Cumhur’un gelecek seçimlerdeki cumhurbaşkanı adaylarını tespit etmiş bulunuyorum.
Cumhur İttifakı’nın adayı Kılıçdaroğlu’dur.
Hatırlayalım.
Altılı Masa’nın seçimleri kazanma ihtimalinin zirve yaptığı günlerde, Bahçeli’nin uydu parti lideri Meral Akşener’in, talimat gereği olacağı üzere, Altılı Masa’dan kalkması, Erdoğan’ın seçimi kazanmasına hizmet eden stratejik bir hamleydi.
Aynı gün bunları yazmıştım ve nihayetinde tespitlerim isabetli oldu. O gün için doğrusu da buydu. Ben de oyumu Erdoğan’a verdim.
Neden verdim?
Uluslararası dengeler gereği, tecrübelerine ihtiyaç olduğuna inandığım için verdim.
Sadede geleyim.
Önceki seçimlerde Kılıçdaroğlu ile Akşener’in, Erdoğan’ın tekrar seçilmesine vesile olarak bir sonraki seçimler için makamlarını garantilemiş oldukları düşüncesindeyim.
Peki, bundan sonrası için tahminlerimi buraya not düşeyim.
Erdoğan iktidarında Türkiye’yi savaşa sokmayı başaramayan Siyonist sermaye, sosyal demokrat birisini iktidara getirecek ve Türkiye’nin Rusya, Çin ve İran taraftarı olmasını sağlayarak NATO’dan ihracına vesile olacak. Böylece haklı gerekçeler üreterek savaş ilan edebilecek.
Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı seçilebilmesi için CHP kadrolarının dışından bakanlıklar da seçim öncesi dağıtılmış olacak.
Tahminen:
İçişleri Bakanı: Meral Akşener
Dışişleri Bakanı: AK Partili
Adalet Bakanı: MHP
Millî Eğitim Bakanı: CHP
Millî Savunma Bakanı: MHP
Sağlık Bakanı: CHP
DEM’e bile bakanlık veya müsteşarlıklar verebilirler.
Hesaba katmadığım ise şudur:
Siyonist sermaye, Demirtaş’ı devreye sokmayı başarırsa ve İmamoğlu sürprizi de sahaya sürülürse tahminlerimi yeniden gözden geçirmek durumunda kalırım.
Şu ana kadarki siyasi tiyatrolardan çıkardığım sonuç, Cumhur hizmetkârı Kılıçdaroğlu’nun adaylığında mutabık kalınmış olduğu kanısındayım.
Mansur Yavaş’a da yardımcılık verilebilir.
Gelecek seçimlerdeki entrikalar ihtimali
Siyonist sermaye, Cumhur adayı Kılıçdaroğlu’na rakipmiş gibi Özgür Özel’i desteklerken, derinlerde Kılıçdaroğlu’nun kazanmasını sağlamaya çalışacaktır.
Sonuçta, hangi taraf kazanırsa kazansın kazanan CHP tabanı olacağı için NATO karşıtlığı kazanmış olacak. Dolayısıyla Türkiye, İsrail ve ABD ile düşman olacak. Büyük İsrail hayallerinin gerçekleşmesi için Türkiye’nin haklı gerekçelerle işgal edilmesinin yolu, Siyonist üst aklın oyunlarıyla açılmış olacak.
Kısacası, siyasetteki güven kıyameti neticesinde Allah’ın (CC) dediği olacak.
Sorunların çözümsüzlüğüne çare olarak, her kesimin rızasıyla Adil Barış Düzeni kurulacak.
Mevcut düzen kaybedecek.
Siyonizm kaybedecek.
Mevcut tüm izmler çökecek.
3. bin yıl Kur’an düzeni, SİLM Barış İslam Düzeni kurulacak.
İnşallah.
Selam ve dua ile.
Hüseyin Bağdatlı