Helal dairesinde yaşamayı akletmiyoruz. Akletsek de rızka giremiyoruz.
Ekseriyetin geçim yolu, kapitalist faizli haram düzene çıkıyor. Tevekkülsüz, teslimiyetsiz, rızık endişesiyle yaşayanların dindarlığı, geçim kapısının kaynağı kadardır.
Günümüz siyasetçileri; sağı, solu, şu su, bu su fark etmiyor. Hepsi de siyonist kapitalist bataklığın içine saplanmış, çırpındıkça batan, ruhen ve fikren kurtulma imkânı kalmamış biçare zavallılardır.
ÇARE YOK MU?
Olmaz mı? Var tabii ki de! O çareye sarılmak iman ister, ihlas ister, feraset ister, vakar ister. Yaradan'a hakkıyla kul olmak ister.
NE OLACAK BÖYLE BİZİM HÂLİMİZ, AHVALİMİZ?
İşte cevaplanması gereken soru budur.
Her soruya cevabım var.
Önce insan olacağız.
İnsan olursak güzel ahlakta mükemmeli yakalarız. İşte o mükemmeliyet İslam'dır.
Kimse kimsenin inancına karışamayacağı bir düzen kurmalıyız.
En önemlisi, inançlara göre AR-GE semtleri denemelerine başlamalıyız.
AR-GE semtleri başarıya ulaşana kadar mevcut sistemde kısa vadeli çözümler üretilmeli.
Misal: Başörtüsü konusundaki önerim. Kişi Müslüman fakat tebliğ yapabilecek seviyede dindar olmadığını belirten bir başörtüsü modeliyle resmî dairelerde ve özel şirketlerde çalışılabilmeli.
Tüm cemaatlerin Kur'an etrafında hemfikir olmaları sağlanmalı.
Her fikriyatın temsilcileri, kendi fikirlerini dayatmadan, orta yollu çözümlerle 15 günde bir canlı yayınlarda buluşmalı, barışın ortak yolu üzerindeki önerilerini insanlığa anlatmalıdırlar.
Böyle bir TV programı izlenme rekorları kırar.
Sayın Cumhurbaşkanımızın en büyük eksiği, hiç kimseyi, hiçbir siyasi lideri muhatap kabul etmeyişidir.
Misal: Perinçek, Babacan, Abdullah Gül, Remzi Çayır, Fatih Erbakan ve DEM'den bir temsilci olsun. (Demirtaş olabilir?) Sorulu cevaplı, seviyeli bir program olsun.
Ertesi gün borsa tavan yapar. Piyasalar rahatlar. Sürekli tartışma ve ayrışma ortamından beslenenlere de fırsat kalmaz.
EZCÜMLE
Ülkemizin rahatlaması, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın rakipleriyle canlı yayına katılması, her soruya dobra dobra cevaplar vermesiyle mümkündür.
Çekineceği seviyede siyasetçi yoktur. Çekineceği bir şey de yoktur.
Çünkü herkes siyonizmin, kapitalizmin esiridir. Esaretten kurtulmanın yolunu bilen buyursun, canlı yayında konuşsun.
Konuşamazlar. Siyonizme, kapitalizme ters düşecek net bir öneri getiremezler milletin huzuru için.
Çeyrek asırdır Erdoğan'ın getiremediğini getirecek kadro, birikim hiçbir siyasetçide, hiçbir partide hazır değildir.
Çözüm bulunacaksa Erdoğan'ın rehberliğinde bulunmalıdır.
Çünkü günümüzde siyonizmi en iyi tanıyan, benden sonra odur.
Şaka yapmıyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın hâlâ idrak edemediği, aldatıldığı, manipüle edildiği konular vardır.
Sayın Cumhurbaşkanımızdan randevu talep ediyorum.
Dünyaya bir de benim gözümle bakmasını istiyorum.
Yoksa yandı gülüm keten helva.
Selam ve dua ile.
Hüseyin Bağdatlı
Son Gülle