Reşat Nuri Erol
Dünya-ahiret, laib-lehv, ittika-akletme, hayat-hayr
17.06.2021
4928 Okunma, 5 Yorum

Dünya-ahiret, laib-lehv, ittika-akletme, hayat-hayr

Kur’an ve İlİm çalışmalarımızın 1120’inci haftası, En’am Suresi üzerindeki çalışmamızın 6’ıncı haftasına tevafuk eden notlarımızdan derlemelerimize devam ediyoruz…

“Vemâ’l-hayâtu’d-dunyâ illâ la’ibun ve lehvun ve le’d-dâru’l-âḣirati ḣayrun lilleżîne yettekûne efelâ ta’kilûne / Dünya hayatı laib ve lehvden başkası değildir. Ahiret dârı ittika edenler için hayrdır. Akıletmeyecek misiniz? / Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Muttaki olanlar için şüphesiz ki ahiret yurdu daha hayırlıdır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?” (En’am Suresi 32)

Bu ayette “dünya ve ahiret”, “laib ve lehv”, “ittika ve akletme”, “hayat ve hayr” karşılaştırılmıştır. Dünya ahiretle karşılaştırılmıştır. Dünyada gelecek için çalışan tek varlık insandır. Tüm canlılar kendileri için çalışırlar. Miras bırakma çabası yalnız insanlarda vardır. Öldükten sonra yaşama arzusu ve ümidi de yalnız insanlarda vardır. “Hayat ve hayr”. “Hayat” canlılardır, “hayır” da servetlerdir, imkânlardır. Dünyanın hayatından, ahiretin hayrından bahsetmektedir. Dünyayı hayata sıfat yapmıştır. Hayrı ise haber yapmıştır. Hayatı marife yaptığı halde hayrı nekre yapmıştır çünkü ahiretin hayrını şimdi biz bilememekteyiz.

“Akletme” fikri faaliyettir, zihnen doğruyu bulmadır. “İttika” ise fiili harekettir, doğru iş yapmadır. Bir işi yapmadan evvel önce düşünürsünüz, sonra yaparsınız. Bu “fıkıh”tır. Bir de yaptıktan sonra yaptığınıza bakarsınız, onun iyi veya yanlış tarafını görürsünüz, ona da “akletme” denmektedir. Demek ki “fikir” var “zikir” var, “fıkıh” var “akıl” var. Akıl ittikadan sonra elde edilecek husustur. Bu dünya hayatında neden ittika ediyoruz? Ahiretteki hayrı bulmamız için. Bütün çabamız bunun için değil midir? Bugün çalışıyoruz, gelecekteki hayır için çalışıyoruz. Bugün kazandıklarımızı bugün yemiyoruz. Biz geçmişte yapılanlarla yaşıyoruz, onun karşılığında gelecektekilere varlıklarımızı bırakıyoruz.

Burada geçen “laib” ve” “lehv” kelimelerini ele alalım. “Laib” oyun demektir. Çocuklar oyun oynarlar, komutanlar harp oyunu oynarlar. Oyun bir eğitimdir. Çocuklar birlikte oynayarak topluluk içinde yaşamayı öğrenirler, birlikte yapılacak hareketleri öğrenirler, yarışları öğrenirler. Bunlar üretmek amacı ile değil de eğitmek amacıyla yapılan işlerdir.

İslam düzeninde insanlar ilk üçtebir ömürlerinde öğrenmek, ikinci üçtebir ömürlerinde uygulamak ve üçüncü üçtebir ömürlerinde de öğretmek için çalışırlar. Ne var ki öğrenme ve öğretme uygulayarak yapılacaktır. Gençler yaşlıların bilgisi ile birlikte üretim yaparlar. Olgunlar ise kendi bilgi ve güçleri ile üretim yaparlar.

Bu dünya hayatı laibden ibarettir. Gerçek üretim yapılmamaktadır. Asıl üretim ahirette olacaktır. Hayır diyor, ahirette hayır diyor; demek ki orada üretim vardır. Kur’an’da ‘orada acı yok, açlık yok, hastalık yok, ihtiyarlık yok, ölüm yok’ deniyor da ‘orada çalışma yok’ denmiyor. Cennetin işlerini yapabilmek için cennet ehli olmak gerekir, o eğitimi almış olmak gerekir. Hiç olmazsa kötü bir eğitim almamış olmalısınız. Kötü eğitim alanlar cennete gidemeyeceklerdir. Eğitim alamayanlar ise orada eğitim alanlardan eğitim alacaklardır.

“Lehv” nedir? Boğazdaki küçük dil demektir. “Lehv” alet olarak çalgı demektir. Ses titreşimleri insan vücudunda dinlendirme ve uyutma etkisini yapmaktadır. Çocuklar ninni ile uyutulur. Eğlence ile insanların oyalanması “lehv” ile ifade edilir.

“Laib” bedensel eğitimse “lehv” de zihinsel eğitimdir. Bu eğitimlerin tedristen ve talimden farkı, burada irade dışı bir eğitmenin olmasıdır. Diyelim ki bir film seyrediyorsunuz. Karı-koca arasında geçen bir sahneyi seyrediyorsunuz. Oradaki olayı takip ederek insanın davranışlarını da görüyorsunuz ve eğitim almış oluyorsunuz. Roman okuyarak Türkçe öğreniyorsunuz. Laibdeki öğreticilik böyledir, oyuncu ne öğrendiğini bilmeden onları öğrenir. Bunun bedeni olanına “laib”, zihni olanına “lehv” denmektedir. Alışkanlık laib ve lehv ile elde edilir. Kötü alışkanlıklar da böyledir.

Her şeyin iyisi ve kötüsü olduğu gibi lehv ile labinn de iyisi var kötü olanı var. İyisi denetimli yapılandır. Bu denetim de şeriatça yapılır. Bunlar ibadetlerdir.

(Üstadımız Süleyman Karagülle Hocamızı bu şekilde anmaya devam ediyoruz…) 

 

 


YorumcuYorum
Reşat Nuri Erol
17.06.2021
10:49


MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK İÇİN...

Makale Yazısı-17 Haz 2021 - 04:30

Dünya-ahiret, laib-lehv, ittika-akletme, hayat-hayr



Reşat Nuri Erol
17.06.2021
10:50


1967...1968...1969...AKEVLER 55 YILDIR ÇALIŞIYOR...2019...2020...2021

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1120

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1120. Hafta - 12 Haziran 2021 - Fiyatı: www.akevler.org’a tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1120. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?” (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

“İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.” (Hadis)

Adres: AKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİ, Zafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASI, ANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

***

*“SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

-MİLLÎ GAZETE'deki günlük köşe yazıları-

Kimlik ve kişiliğimin oluşmasında Kosova’nın yeri

Süleyman Hocamı ilmî ve amelî çalışmalarla anmak…

Süleyman Hocamı ilmî ve amelî çalışmalarla anmak-2

Süleyman Hocamı ilmî ve amelî çalışmalarla anmak-3

Süleyman Hocamı ilmî ve amelî çalışmalarla anmak-4

Süleyman Hocamı ilmî ve amelî çalışmalarla anmak-5

Reşat Nuri EROL

***

EN'AM SÛRESİ - 6. Hafta

قَدْ خَسِرَ الَّذِينَ كَذَّبُوا بِلِقَاءِ اللَّهِ حَتَّى إِذَا جَاءَتْهُمُ السَّاعَةُ بَغْتَةً قَالُوا يَاحَسْرَتَنَا عَلَى مَا فَرَّطْنَا فِيهَا وَهُمْ يَحْمِلُونَ أَوْزَارَهُمْ عَلَى ظُهُورِهِمْ أَلَا سَاءَ مَا يَزِرُونَ (31) وَمَا الْحَيَاةُ الدُّنْيَا إِلَّا لَعِبٌ وَلَهْوٌ وَلَلدَّارُ الْآخِرَةُ خَيْرٌ لِلَّذِينَ يَتَّقُونَ أَفَلَا تَعْقِلُونَ (32) قَدْ نَعْلَمُ إِنَّهُ لَيَحْزُنُكَ الَّذِي يَقُولُونَ فَإِنَّهُمْ لَا يُكَذِّبُونَكَ وَلَكِنَّ الظَّالِمِينَ بِآيَاتِ اللَّهِ يَجْحَدُونَ (33) وَلَقَدْ كُذِّبَتْ رُسُلٌ مِنْ قَبْلِكَ فَصَبَرُوا عَلَى مَا كُذِّبُوا وَأُوذُوا حَتَّى أَتَاهُمْ نَصْرُنَا وَلَا مُبَدِّلَ لِكَلِمَاتِ اللَّهِ وَلَقَدْ جَاءَكَ مِنْ نَبَأِ الْمُرْسَلِينَ (34)

... ... ...

...



Reşat Nuri Erol
17.06.2021
10:51


Süleyman Karagülle Hoca Rahmet-i Rahman'a kavuştu

Reşat Nuri Erol
17.06.2021
10:51


https://youtu.be/DsBb-Jcq2Lg

24.05.2021 günü vefat eden merhum Süleyman Karagülle'nin vefatından önce çekilen ve Adil Düzen'in tarihinin anlatıldığı video. Adil Düzen ismi nasıl verildi. Akevler nasıl kuruldu. Kıbrıs Barış harekatına giden yolda önemli bir mektup. Adil Düzen Fikriyatının 1990'lı yılları. Süleyman Karagülle & Veysel İPEKÇİ #adildüzen #adildüzennedir #süleymankaragülle #adildüzentarihi


[15:14, 24.05.2021] Reşat Nuri Erol: https://www.akittv.com.tr/video-galeri/11011-suleyman-karagulle-rahmet-i-rahmana-kavustu


[15:17, 24.05.2021] Reşat Nuri Erol: https://www.dunyabulteni.net/islam/suleyman-karagulle-hoca-rahmet-i-rahman-a-kavustu-h500629.html


https://www.youtube.com/watch?v=Bcjzulo279s

AKEVLER | Süleyman Karagülle Kimdir? - YouTube

https://www.youtube.com › watch


https://www.youtube.com/watch?v=ai8xxzzxw3Y

GOMAŞİNEN 42 | Bir İslam komünü olarak Akevler Kooperatifi, Adil Düzen ve Süleyman Karagülle
Rusen Cakir medyascope
161 B abone
29 Mayıs 2021 İstanbul Gazetecilik anılarımın 42. bölümünde, geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Süleyman Karagülle’yi, onun bir tür “İslam komünü” olarak başlattığı İzmir’deki Akevler Kooperatifi’ni, daha sonra Necmettin Erbakan tarafından Refah Partisi’nin ekonomik programı olarak benimsenen “ADİL DÜZEN” önermesini anlattım. RUŞEN ÇAKIR


https://www.youtube.com/watch?v=6c5Z3X_sriY

Günümüz çağının en büyük sorunlarından biri yönetim ve nasıl olması gerektiğidir. Yönetim ile beraber aile, küçük topluluk, semtler, ilçeler ve illerin sosyal hayatının yeterince tanzim edebildik mi?.
Adil Düzen 'in sosyal hayata bakışı nasıldır. Yerinden yönetim güvenlik ve sosyal huzurlu çevre oluşturmak mümkün mü?.
Tüm bu sorulara başlangıç niteliğindeki videoyu izlemeniz temennisiyle
#Adildüzen #sosyalhayat #idealaile #idealtopluluk #adilyönetim
Her Cuma Saat 15.00'da
https://twitter.com/veyselipekci
​ https://www.facebook.com/ipekciveysel

Diğer Videoları için: https://www.youtube.com/watch?v=1JR79...





Reşat Nuri Erol
17.06.2021
10:52


Selam ve sağlık dualarımızla... 
HAKEMLİ AKADEMİK DERGİ "İSLAM MEDENİYETİ" Dergimizin 46. sayısını istifadelerinize sunarız.
Emeği Geçen herkese teşekkür ederiz.
http://islammedeniyetivakfi.com/

https://drive.google.com/file/d/13k-f8A-PJO3Csg8nH2gwiuVomyVweu_r/view

https://drive.google.com/file/d/1cLtW4-3EUQWIGy-3ex61CtKPepFbYfJA/view


"İSLAM MEDENİYETİ"

Vakfı ve Dergisi Hakkında

Değerli bilim insanları, sevgili okuyucular;

Elinizdeki akademik ağırlıklı derginin 6. dönem 45. dergi sayısı ile uzun bir aradan sonra yayın hayatına yeniden dönüyoruz.

Bu imkânı bizlere bahşeden Cenab-ı Hakka sonsuz hamdü sena ederiz…

İslam Medeniyeti Vakfı’nın kuruluş amacı; peygamberlerin getirmiş olduğu hakkı üstün tutan medeniyeti kurmak için çalışmak, bu doğrultuda çalışan bilim insanlarına ortam hazırlamak, karanlıklar içinde bulunan insanlığa hakkın ışığını tutmaktan ibarettir. Vakfımız bu amaca erişebilmek için kendi imkânları ölçüsünde ülkemizin ve dünyanın hakkı üstün tutan bilim insanlarının yazılarını bir araya getirmek çabası içindedir.

İbni Haldun’un belirttiği gibi; medeniyetler devletler gibi doğarlar, yaşarlar, büyürler ve dünyaya söyleyecek sözleri kalmayınca insanlık tarihindeki yerlerini yenilerine bırakırlar. Gücü üstün tutan Batı medeniyeti günümüzün sorunlarını çözmek bir tarafa, yeni sorunların kaynağı olarak karşımızda durmaktadır. Süresini doldurmak üzeredir. Yeryüzünde çıkardıkları dünya savaşları ile son zamanlarda geliştirdikleri vekalet savaşları insanlık adına sözleri kalmadığını göstermektedir. Yaptıkları sömürüler ve zulümler ömürlerini uzatma çabalarından başka bir anlam taşımamaktadır.

İslam Medeniyeti kendi döneminde fıkıh/hukuk alanında getirmiş olduğu akit serbestliği ile Roma hukukunun katı kurallarını ortadan kaldırmış ve “ticari dönemin” gelişmesine öncülük etmiştir. Her iki hukuk sistemi kendi dönemleri olan tarım ile ticari yaşamı geliştirmişlerdir. Batı medeniyeti bu iki hukuk sistemi üzerine oturmuşsa da, özellikle “faiz” ve “ekseriyet kararları” ile gücün ve güçlünün yanında yer alarak “sömürü düzenini” beraberinde getirmiştir. Çağımızda “ekonomik dönem” olarak karşımıza çıkan emek mübadelesi bakımından Batı “işçilik sistemini” geliştirmiş, faizin oluşturduğu sermaye birikimi yoluyla teknik alanda büyük gelişmeler yapabilmiştir. Uyguladığı “faizli kapitalist sistem” ile sermaye egemenliğini kurmuş, emeği karın tokluğuna çalıştırmış, gelir dağılımındaki dengeyi bozmuştur. O kadar ki, dünya servetinin %80’i %1’in eline geçmiştir. Sosyalist denemeler de hüsran ile sonuçlanmıştır.

Bütün dünya hak arayışı içine girmiştir. Hukuk ancak hakkın üstün tutulması halinde toplumsal dengeyi sağlayabilir ve adaleti gerçekleştirebilir. Hukukun kaynakları olan “yakınlık, komşuluk, emek ve sözleşmelere dayalı yeni bir dünyanın kurulabilmesi” sadece “doğal hukuk anlayışı” ile olabilir. Bu da ancak “peygamberlerin getirmiş olduğu sistem” ile yeniden kurulabilir. Günümüz hukuk sistemi, hukuku bozan imtiyazlar, güçlünün üstün kabul edilmesi, başkasının zararına çıkarlar ile ekseriyet sistemine dayalı kararlardan arındırılmadıkça “yeni bir adil dünya düzeni” kurulamaz, “yeni bir medeniyet” oluşamaz.

Bu aşamada gelinen noktada yeni bir dünya ve adil bir düzen ancak peygamberlerin vâris bıraktığı bilim insanları tarafından kurulabilir. Üçüncü binyıl medeniyeti yani yeni İslam Medeniyeti doğuş sancılarını yaşamaktadır. Vakfımızın amacı bu medeniyetin gerçekleşmesine hizmet etmektir. Bu anlamda İslam Medeniyeti Dergisi hepimizin dergisidir.

Bütün peygamberler ve özellikle medeniyet kurucusu Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. Davut, Hz. İsa ve Hz. Muhammed peygamberlerin ardından… Çağımızın ihtiyacı olan yeni Hakkı Üstün Tutan Medeniyeti kurmak… Hakkı üstün tutanları ve inananları yeni bir dirilişe hazırlamak ve insanlığa ışık tutmak için İslam Medeniyeti Dergimiz, kendi imkânları ölçüsünde bilim insanlarının yazılarını yayınlamak çabası içerisindedir…

Bunun sadece bizim gayretimizle olmayacağının bilincindeyiz. Bu dava, inanıyorum diyen herkesin davasıdır. Bu tür çalışmalar yapıldığı takdirde, Türkiye yeni bir medeniyet hamlesinin öncüsü ve üçüncü binyıl İslam Medeniyetinin kurucusu olmaya adaydır.

Yeni yayın döneminde daha nice sayılara erişmek dileğiyle Allah’a emanet olunuz…

İslam Medeniyeti Vakfı Başkanı

Reşat Nuri EROL

***

Not: DERGİ konusunda yakında bir sürprizimiz daha olacak, inşallah; çalışmalar devam ediyor...  

AKADEMİK ÇALIŞMALAR YAPAN AKADEMİSYENLERİMİZİN HİZMETİNE AMADEYİZ, ÇALIŞMALARINI BEKLİYORUZ... 







Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
‘Aşmanın Sanatı’ yani bir şeylerin esiri olmamak
24.09.2026 508 Okunma
1 Yorum 24.09.2026 07:40
Reşat Nuri Erol
KUR’AN NİZAMININ ÖNGÖRDÜĞÜ TOPLUM
23.09.2026 682 Okunma
1 Yorum 23.09.2026 12:13
Hüseyin Bağdatlı
ALPERENLERİN VEBALİ
23.09.2026 121 Okunma
Reşat Nuri Erol
Söz Konusu Bu Üç Model Bize Ne Söylüyor?
22.09.2026 684 Okunma
1 Yorum 22.09.2026 09:56
Reşat Nuri Erol
İyi İnsan Beklemek Yerine İyi Sistem Kurmak
21.09.2026 806 Okunma
1 Yorum 21.09.2026 11:45
Hüseyin Bağdatlı
KALP GÖZÜ İLE BAKMAK
21.09.2026 170 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen: Para Kadar Mekanizma da Önemli
20.09.2026 863 Okunma
1 Yorum 20.09.2026 07:32
Hüseyin Bağdatlı
DAMAT BERAT SAHADA
19.09.2026 274 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen: Ekonomiden Sisteme Üç Yaklaşım
19.09.2026 970 Okunma
1 Yorum 19.09.2026 08:57
Hüseyin Bağdatlı
MAZOTUN YÜZGÖRÜMÜ
18.09.2026 204 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Ekonomik Düzen İstanbul Çalışmaları…
18.09.2026 1034 Okunma
1 Yorum 18.09.2026 07:56
Hüseyin Bağdatlı
FİKİR HIRSIZLIĞI HARAMDIR
17.09.2026 190 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-4
17.09.2026 918 Okunma
1 Yorum 17.09.2026 09:08
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-3
16.09.2026 1106 Okunma
1 Yorum 16.09.2026 08:13
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-2
15.09.2026 962 Okunma
1 Yorum 15.09.2026 10:30
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-1
14.09.2026 1079 Okunma
1 Yorum 14.09.2026 07:29
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ - 16
13.09.2026 984 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-277; Dilin özellikleri vardır...
13.09.2026 1132 Okunma
1 Yorum 13.09.2026 11:28
Hüseyin Bağdatlı
ÇARE: AR-GE SEMTLERİ
11.09.2026 256 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-276; ‘Ve Allah her şeye kadirdir’
11.09.2026 1098 Okunma
1 Yorum 11.09.2026 08:59
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-275; “Dilediğini ta’zib eder…”
10.09.2026 1157 Okunma
1 Yorum 10.09.2026 09:57
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-274; “E lem ta’lem?” (Maide 40)
9.09.2026 1160 Okunma
1 Yorum 09.09.2026 07:18
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-273; “Allah gafurdur rahimdir”
8.09.2026 1228 Okunma
1 Yorum 08.09.2026 07:27
Hüseyin Bağdatlı
BİZ BİZ MİYİZ, BİZİM MİYİZ?
7.09.2026 248 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
İNSANLIK EMEKLİYOR
7.09.2026 290 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
Melih Beyin Sakızı?
6.09.2026 291 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-272; “… sonra kim tövbe ederse”
6.09.2026 1466 Okunma
1 Yorum 06.09.2026 07:05
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-271; “Ve Allah azizdir hakimdir”
5.09.2026 1517 Okunma
1 Yorum 05.09.2026 09:32
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-270; “Cezaen bimâ kesebâ …”
4.09.2026 1251 Okunma
1 Yorum 04.09.2026 09:41
Osman Aydın
BİRLİKTE YÜRÜNEN BİR YOL
3.09.2026 219 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-269; Hırsız kadın ve hırsız erkek
3.09.2026 1239 Okunma
1 Yorum 03.09.2026 08:22
Hüseyin Bağdatlı
30 AĞUSTOS 2026 TOPLANTIMIZDAN NOTLAR
2.09.2026 421 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Rereading the Sacred Texts
2.09.2026 275 Okunma
Bahaeddin Sağlam
A Short History of Knowledge and the Sciences
2.09.2026 307 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-268; ‘Ve’s-sâriku ve’s-sârikatu’
2.09.2026 1247 Okunma
1 Yorum 02.09.2026 08:27
Hüseyin Bağdatlı
İNANAN HERKES SON GÜLLE OLMALI
1.09.2026 426 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı(267); Hakem kararlarına uymayan
1.09.2026 1226 Okunma
1 Yorum 01.09.2026 08:36
ZEKİ ALTUBOĞA
MAFÊN KURDAN YÊN HATÎ WINDAKIRIN Û SERDEMA SERHILDANAN
31.08.2026 220 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 9: MODELA ENTEGRASYONA SIYASÎ, HIQÛQÎ Û ÇARÇOVEYA
31.08.2026 198 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 8: MÎNANÎNÊN DÎJÎTAL, TEKNOLOJÎ Û ENTEGRASYONA DÎJ
31.08.2026 189 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 7: ENTEGRASYONA REFAHÂ CIVAKÎ, EKOLOJÎ Û MODELA
31.08.2026 190 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 6: BÎNASAZIYA SAZUMANÎ Û MODELA PÊKANÎNÊ YA NAHIYE
31.08.2026 218 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 5: ANALÎZA SWOT Û STRATEJÎYÊN RÊVEBERIYE (YÖNETİŞİ
31.08.2026 221 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 4: ALTERNATÎFA TEORÎK Û STRUKTURAL – MODELA BIRYAR
31.08.2026 197 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 3: ENCAMÊN TEORÎK Û PRATÎK YÊN ŞAŞIYÊN SÎSTEMÎK 3
31.08.2026 210 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 2: ŞAŞIYÊN KARGÊRÎ YÊN PERGALÊ DI ASTA GERDÛNÎ Û H
31.08.2026 203 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
CUREYÊ BIRYAR HILDANÊ BEŞA 1: PÊŞEK Û BÎNASAZIYA PIRSK
31.08.2026 191 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Ji Rêveberiya Du-Serî Berev Bi Desthilatiya Herêmî: Di
31.08.2026 231 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Çift Başlı Bürokrasiden Yerinden Yönetime Kamu Yönetimi
31.08.2026 197 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
CURREYÊN BIRYARAN Tahlîla Sosyolojîk, Hiqûqî û Rêxist
31.08.2026 217 Okunma


© 2026 - Akevler