KUR’AN SÜNNET İCMA KIYAS NİZAMI ADİL DÜZEN ÇALIŞMALARI
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 115
Önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam…
“Miysakahüm / Misaklarını” (Maide 13)
Allah insanı yaratmış, ona kişilik vermiş, onu muhatap almış, onunla misak/sözleşme yapmış. Bu ne büyük bir makamdır. Ancak insanlara bu şerefli makamı terk etme yetkisi de vermiş. Bunu niye yapmış? Sözlerinde duranlar ile sözlerinde durmayanlar birbirlerinden ayrılsın diye yapmıştır. Bu suretle insan adeta kendi kendisini var etmiş gibi olur. Allah insanı sadece kendisine halife yapmamış, adeta kendisine benzetmek istemiştir.
Allah’la yapılan misakı âlemlerin rabbi olarak aldığımızda, fert olarak ne kadar ağır yükler yüklenmiş olduğumuzu anlarız. Bunu toplulukla yapılan misak olarak anlayabiliriz.
Ocağımızın halkı ile yaptığımız misak var; ocağımızın kurallarına uyacağız, ocak başkanlarını dinleyeceğiz. Bucak, il, ülke ve insanlık içinde de kurallara uyar ve yetkilileri dinleriz. O zaman o topluluk içinde kalma ve o topluluğun nimetlerinden yararlanma hakkımız olur. Eğer topluluğun kurallarına uymayacaksak, topluluğun başkanına itaat etmeyeceksek, o zaman o topluluğun içinde yerimiz nedir? Oralardan sürülmek!
Topluluk nasıl oluşacaktır?
İki kişi yan yana gelince biri başkan olur veya geçici olarak başkanlık yaparlar. Anlaşma yaparak kararlar alırlar. Bu kararlar kural olmaya başlar. Bunlara başkaları da katılmaya başlar.
On kişi olduklarında kendilerine artık devamlı olarak başkanlık yapacak olan kimseyi seçerler. Ona biat ederler. Böylece aşiret/ocak oluşur.
Sonra aşiretler/ocaklar birleşir kabile/bucak olur, kabileler birleşir şa’b/vilayet/il olur, şa’bler birleşir kavm/ülke olur ve sonunda nâs/beşeriyet/insanlık oluşur.
Bütün bunlar temel olarak sözleşmelere dayanır. Biat da bir sözleşmedir. Merkez bucaklar vardır. Orada yaşayanlar merkez bucakların başkanlarına itaat ederler. Taşra bucakları ise bağımsızdırlar, kendi şeriatlarını kendileri oluştururlar, kendi başkanlarını kendileri seçerler ve topluluğu oluştururlar. Bunların hepsi “misak”tır.
Daha evvel Allah İsrail oğullarından misak almıştı. Merkezden atamalarla başkanlar seçiliyordu. Kur’an bunu kaldırdı. Şimdi iki kişi bir araya gelince kendilerine başkan seçerler, birini başkan yaparlar. Daha önce şeriat vahiy ile tespit ediliyordu, şimdi ise serbest sözleşmelerle tespit ediliyor, edilecek.
Merkezi bucaklar olsun, taşra bucakları olsun, topluluğun misakı içindedirler ve misaka uyacaklardır. Misakı/sözleşmeyi nakzederlerse bırakıp gideceklerdir.
Hem misakı nakzedecek hem de o topluluk içinde yaşayacaklar; bu mümkün değildir. Öyle olursa sonunda herkes nakzeder ve ortada topluluk diye bir şey kalmaz.
“Leannahüm / Onları lanetledik. Onları dışladık.” (Maide 13)
İnsanlar nasıl dışlanacaklardır?
Önce dışlanmış olan kimselerle kimse konuşmaz, kimse alışveriş yapmaz. Böylece dışlanmış olur. İnsan çevresi ile ilişki kurmadıkça, onlarla alışveriş yapmadıkça yaşayamaz. Hazreti Peygamber dışlamayı uygulamıştır. Bu dışlama uzun sürerse kişi topluluğu terk eder gider, böylece lanet edilmiş olur.
Lanetin ikinci uygulanış şekli hukukun onu korumamasıdır. Mahkemeye gidip dava açamaz. Onun aleyhine dava açılmaz. Onun kanı heder olur.
Kur’an hükümlerini kabul etmeyenlere hiçbir görev yüklenmez. Biz onlardan hiçbir talepte bulunmayız, sadece sözlerinde durmalarını isteriz. İki olay vardır. a) Biri diğerinin malını çalmak için eve hırsız olarak saldırır. Saldırıya uğrayan savunma durumunda kalır. Bu kişi muhakeme edilir ve verdiği zarar ortadan kaldırılır. b) Bir de kişi söz verir ve sözünde durmaz. Size zarar vermemiştir, sadece sözünde durmamıştır. Buna bir ceza, bir müeyyide uygulanmaz, sadece dışlanır, cezası budur. Lanet etmiş olması bu demektir. Kimse başkası ile yaşamak zorunda değildir. Sözlerinde durmayanlar ayrılıp giderler. Toprakları bölüşülebilir.
(Devamı var)
(İlmî-İktisadî-İdarî/Siyasî-Dinî/Ahlâkî ADİL DÜZEN Çalışanı Reşat Nuri EROL - 22.01.2026)
*UYARI VE DAVET*
*Ülkemizde ve bütün dünyada hayatımızın ilmî-iktisadî-idarî/siyasî-dinî/ahlâkî 4 ana alanında da “SOSYAL TUFAN” seviyesinde sorunlar var (TEŞHİS).*
*Bu sorunların çare ve çözümü de var (TEDAVİ): “KUR’AN NİZAMI ADİL DÜZEN”*
Kur’an Nizamı Adil Düzen Çalışanı Reşat Nuri EROL
https://akevler.org/AkevlerTumKitaplar
https://akevler.org/AkevlerMakaleYazarlar
https://www.milligazete.com.tr/resat-nuri-erol
https://www.youtube.com/@islamedeniyetivakfi
https://www.youtube.com/@adilduzen ve diğer çalışmalar…