Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 130
Önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam…
“Bimâ kânû yasnaûne / Sun’ etmiş olmaları sebebiyle” (Maide 14) “Sun’ ettikleri sebebiyle onlara anlatılacaktır” deniyor. Ne anlatılacaktır? -Ne yapmış oldukları anlatılacaktır.-Nasıl birbirlerine düşmanlık ettikleri, İsrailoğullarının onlara nasıl savaşlar yaptırdığı, nasıl hileler yaptırdığı, nasıl zulümler yaptırdığı anlatılacaktır.
Burada başka bir şeye işaret vardır. Bunlar zahirde kötülük olmuştur ama bu sayede uygarlaşma meydana gelmiştir. Beş yüz senedir Avrupa Yahudi Siyonist sermayesinin oyuncağıdır ama bu sayede de bugünkü uygarlık doğmuştur. Avrupa devletleri birbirlerine karşı savaşmışlardır ama bu sayede de savaşçı topluluk olmuş, dünyaya uygarlığı götürmüşlerdir. Savaşlar onları güçlü kılmıştır. İmparatorluklar yıkılmış, millî devletler kurulmuştur.
Birinci Cihan Savaşı dünyaya hâkim olan üç büyük imparatorluğu yıkmış, hakimiyeti Ruslara ve İngilizlere vermiştir. İmparatorluklar gitmiş, yerine dikta rejimler ortaya çıkmıştır. Ama artık hanedanlık anlayışı ortadan kalkmıştır. Birinci Dünya Savaşı’nın insanlığa hediye ettiği şey ulusal devletlerdir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti de böylece ortaya çıkmıştır. İkinci Cihan Savaşı ise dikta rejimlerine son vermiş, ulusal devletler bağımsızlıklar kazanmışlardır.
Evet, bütün bunlar “Adil Düzen”e doğru atılmış dev adımlardır.
İşte Hıristiyanların sun’ ettikleri yani yaptıkları bunlardır. Onlar kötü niyetle yola çıkmışlar ama sonunda hayırlı iş olmuştur. Dünyanın zorla Hıristiyanlaştırılması da İslamiyet’e ve şeriata aykırıdır ama insanlık için gelişmelere vesile olmuştur.
***
“Yâ ehle’l-kitabi / Ey kitab ehli” (Maide 15)
Böylece ulus uygarlığına İsrailoğullarını örnek vererek, dinler uygarlığına da Hıristiyanlığı örnek vererek insanlığı bugünkü hâle getirmektedir.
Şimdi de Kur’an uygarlığını anlatacaktır. Ne var ki burada anlatılacak olan çağımızın Kur’an uygulaması değil de bundan 1400 sene önce ortaya çıkan İslâmiyet’i anlatacaktır. Bizim için o da Hıristiyanlık gibi bir dindir. Tüm ehli kitaba ve biz de dahil hepimize Kur’an’ın ilk nazil olan şeklini anlatmaktadır.
“Ey ehli kitap” diyor. Kimler ehli kitaptır?
Kur’an’ın örnek olarak anlattığı İsrailoğulları ehli kitaptır. Kıyas yoluyla ulusal devletler seviyesine çıkmış bugünkü devletlerin hepsi ehli kitaptır, çünkü bugünkü devletlerden hiçbirisi kanunsuz yönetilmemektedir; hepsi hukuk devleti yani kitap devletidir.
Kur’an burada bize başka bir şey anlatmaktadır. Hukuk düzeni ancak yazılı hukukla tedvin edilir. Batılılar “hukuk düzeni” diyorlar, Kur’an ise “kitap düzeni” yani “kanun düzeni” diyor. Halk kişilere değil de kanunlara uyuyorsa, mevzuata uyuyorsa, onlar ehli kitaptır. Türkiye gibi yazılan başka yapılan başka olsa bile, yine de Türkiye ehli kitaptır.
Kur’an sonra dinî uygarlığı anlatmıştır. Yazılı kitapları olan dinler de ehli kitaptır. Bunlar dört grupta toplanır; Hıristiyanlar, Müslümanlar, Hindular ve Budistler.
Bunun dışında sosyalizm, kapitalizm, faşizm gibi laik düzene göre devlet oluşturanlar varsa ve onlar da kanun devleti iseler, onlar da ehli kitaptırlar.
“Kitab”ı burada ahd için aldığımızda, bütün semavi kitaplar tek kitap olarak kastedilmiş olur. Bu anlayış da kabul edilebilir. Ama buradaki harfi tarif istiğrak için alınırsa, tüm kanunları olan topluluklara hitap etmiş olur. Yani bugün Birleşmiş Milletler’e (BM) kayıtlı devletlerden bahsedilmektedir. Bu hitap insanlara hitaptır, tüm insanlığa hitaptır. Onlara özel olarak Kur’an anlatılmaktadır. Burada anlatılanlar sadece bugünkü Müslümanlar değildir. Burada anlatılan Kur’an’ın ilk nazil olduğu zamanki durum, o günkü İslâmiyet’tir. O yalnız o gün yaşayanlara değil, kıyamete kadar tüm insanlığa nazil olmuştur. Geçmiştekiler paylarını aldılar. Şimdi, III. bin yıl medeniyetini kuracak olan bugünkü ulus devletlerle bugünkü büyük dinlerden nasibi olanlar anlayacak ve uygulayacaklardır. O halde Son Peygamber bugün gelmiş ve Kur’an’ı getirmiştir kabul edeceğiz ve insanlık içinde III. bin yıl medeniyetini kuracağız. (Devamı var)