KUR’AN SÜNNET İCMA KIYAS İÇTİHAD NİZAMI ADİL DÜZEN ÇALIŞMALARI
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 121
Önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam…
Bunların yani buraya kadar anlatılanların hepsi takdir-i ilâhidir.
Geçmişte olanların hepsi hayırdır.
Barışta ölseler de savaşta ölseler de hepsi ölecektir.
Sonunda insanlığa katkımız ne olmuştur, onu düşüneceğiz.
“Fa’fu anhüm / Onlardan affet” (Maide 13)
Buradaki “Fa” nereye atıftır? “İllâ kalilen minhüm”de mahzuf cümle vardır. “La yehunun / onlar ihanet etmezler”. Mademki hainlikleri yoktur, o halde onları affet anlamı çıkar. Mademki hain değildir neden affedelim, suçları yok ki affedelim.
Evet, onlar hain değildirler ama zarar vermişler, ihanet edenler içinde olmuşlar, seslerini çıkarmamışlardır ama fiilen onların hainliklerine katılmamışlardır.
Onları kurtarmış olacaksınız, yaptıklarını da affedin demek olur.
Kıyas yoluyla bu kuralı Ergenekonculara, Balyozulara uygulayabiliriz. Evet, onlar içinde hainler vardı, belki de hainler çoktu ama sonunda hain olmayanlar vardı. O hain olmayanların sayısı belki de azdı ama sonunda zafer onların oldu ki başaramadılar. Orduda hainlere uyanlar olmuşsa onları affetmemiz gerekir. Allah’ın emri budur.
“Adil Düzen” iktidar olunca bunlar mahkûm olmuşlarsa da onlar affedilecek. Ayrıca onları haksız yere hapsettiklerinden onlara bunu yapanlar tazminat ödeyeceklerdir. Bunu yaptıran hain İsrail oğulları da affedileceklerdir, çünkü Kur’an bize böyle emrediyor.
İbni Haldun ve onu izleyen Durkheim diyorlar ki; cinayetler sosyaldir, kişilere suçu topluluk işletir. Bugün büyük kentlerde yaşayanlar bunu bilmezler. Çünkü kentlerde sosyal baskı yoktur, insanlar bağımsızdırlar.
Ben (Süleyman Karagülle) kapalı bir toplulukta doğdum ve on beş yaşıma kadar dışarı çıkmadım. Üniversiteyi bitirinceye kadar sadece okullara gittim. Burada töreler vardır, kurallar vardır. Misal olarak şöyle diyelim: Birisi birine kızdığı zaman küfreder; ananı şöyle, karını böyle... Bunun karşısında olan kişi ne yapmak zorundadır? Buna vurmak zorundadır. O da ona hakaret etse geçerli değildir. Sana küfredene senin yapacağın sopayı indirmektir. Buna karşılık senin ilk yapacağın iş sopa yemeden sopayı çevirip ona vurmaktır. Yani o seni döveceğine sen onu dövmüş olursun. Ama o sana vurdu ise artık onun karşılığı senin onu dövmen değildir. Buna karşılık senin yapacağın iş onu ya vurup yaralamaktır yahut öldürmektir. Ondan sonrasında ise “kan davası” denilen karşılıklı öldürmeler sürüp gider.
Bu töredir.
Eğer sen bunu yapmazsan o toplulukta yaşayamazsın. Herkes seni dövmeye başlar. Her yerde alay edilir olursun. Kimse sana kız vermez, kimse senin kızını almaz.
İşte, İbni Haldun ve onu izleyen Durkheim’ın anlattıkları budur.
Peki, bunları yapanlara ceza vermeyecek miyiz?
Ceza vermek de bir töre olabilir. Mademki bu böyledir, yapılacak iş, düzen aynı kalmışsa, o düzenin töresine göre cezalar verilmelidir, affedilmemelidir. Ama eğer düzen değişmişse, suçun düzenin kötülüğünden geldiğini kabul edeceksin ve onları affedeceksin.
Buradaki “affet” emri budur. “Affet” müfret olarak gelmiştir. “Affedin” denmemektedir. Demek ki affetmek yetkisi başkana aittir, savaşan komutana aittir; mahkemelere ait değildir. Mahkemeler ancak barışta işlenen suçlara bakar, sivillerce işlenen suçlara bakar, savaşta işlenen suçlara bakmaz, kıyasla askerlikte işlenen suçlara bakamazlar.
Hain sömürü sermaye sahipleri, istedikleri şekilde kurallar icat ediyor ve şimdi Türkiye’de askerleri sivillere muhakeme ettiriyorlar. Yarın “Adil Düzen” iktidar olunca bunları yapanları affetme yetkisi o günkü yönetime ait olacaktır. Düzen değişecekse, tüm anayasa ilga edilip yeni anayasa yapılacaksa, o anayasaya dayanan kanunlar yeniden ele alınacaksa, artık ondan önceki suçlar savaşta işlenmiş kabul edilecek, başkanlar tarafından affedilecektir.
(Devamı var)
(İlmî-İktisadî-İdarî/Siyasî-Dinî/Ahlâkî ADİL DÜZEN Çalışanı Reşat Nuri EROL - 29.01.2026)
*UYARI VE DAVET*
*Ülkemizde ve bütün dünyada hayatımızın ilmî-iktisadî-idarî/siyasî-dinî/ahlâkî 4 ana alanında da “SOSYAL TUFAN” seviyesinde sorunlar var (TEŞHİS).*
*Bu sorunların çare ve çözümü de var (TEDAVİ): “KUR’AN NİZAMI ADİL DÜZEN”*
Kur’an Nizamı Adil Düzen Çalışanı Reşat Nuri EROL
https://akevler.org/AkevlerTumKitaplar
https://akevler.org/AkevlerMakaleYazarlar
https://www.milligazete.com.tr/resat-nuri-erol
https://www.youtube.com/@islamedeniyetivakfi
https://www.youtube.com/@adilduzen ve diğer çalışmalar…