Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu; Sanayileşme serüveni; Ulusların Yükselişi
7.09.2022
640 Okunma, 0 Yorum

Sanayileşme serüveni ve ‘Ulusların Yükselişi’

 

Mehmet Tekelioğlu

 

İhracatımız her ay artıyor. Sevinmeliyiz. Hükümetin hedefinde de ihracata dayalı büyüme var. Bu, bir tarafıyla gerçekleşiyor. Hedefte ihracatı artırarak cari açığı azaltmak da vardı ama ithalat azalmıyor ki, artıyor.  Ara malı ihtiyacı ithalatı azaltmanın önünde büyük bir engel. Dolayısıyla da cari açığımız gittikçe büyüyor. Bu durum hedeflerin gerçekleşmesini zorlaştırıyor.

Cari açığı azaltmak ihracat yapımızı elden geçirmekle mümkün. Yani ihraç mallarımızdaki ileri teknoloji ürünlerinin ağırlığını artırmak. Bunun için de büyüme stratejilerinde değişikliğe gitmek gerekiyor. Biz hala inşaat esaslı büyümeye önem veriyoruz. Belki kâğıt üzerinde değil ama uygulamada inşaattan ve onun getireceği kalıcı olmayan istihdamdan fayda umuyoruz. Elbette bu yöntemin uygulaması gereken zamanlar oldu. Faydası da oldu. Ancak artık kalıcı ve üretim esaslı stratejilere öncelik vermek zorundayız. Köprü ve otoyollara verilen garantiler sanayileşme ve üretim alanında da verilebilir miydi acaba?

İhracatımızın ithalata bağımlılık oranı %70’lerde. Bunu değiştirmeliyiz diyorum.

Bir husus daha var. İhracatımızı çeşitlendirmeliyiz elbette. Önemli olan bu ihracatta ileri teknoloji ürünlerinin ağırlığının artması. Bunun da yolu yetişmiş insan gücünden geçiyor. Katma değeri yüksek ürün, yetişmiş insan gücüyle elde edilebiliyor.

Biz bir taraftan lisans eğitiminde başarılı olmak zorundayız ama öbür taraftan daha çok lisansüstü mezununa ihtiyacımız var. Belki acilen çözülmesi gereken sorun mevcut yetişmiş elemanları elde tutmak. Hükümetimiz ‘bu çocuklar niye başka ülkelerde çalışmak için can atıyorlar’ sorusunu cevaplandırmak durumunda. Aşağıdaki tablo ihracatımızda ileri teknoloji ürünlerinin durumunu açıkça ortaya koyuyor.