Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu; Mısır ve Suriye politikaları değişiyor...
24.08.2022
166 Okunma, 0 Yorum

Mısır ve Suriye politikaları değişiyor. Ekonomi ve demokrasi politikaları da değişir mi?

 

Mehmet Tekelioğlu

mtekeli35@gmail.com

 

Türkiye yakın coğrafyasında bulunan ülkelerle ilişkilerini gözden geçiriyor. Mısır, İsrail, Suriye, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ilk akla gelenlerden. Suudi Arabistan’la Cemal Kaşıkçı cinayetine rağmen kucaklaşmakta bir sakınca görmedi Türkiye. 15 Temmuz’un finansörü olmakla itham edilen Birleşik Arap Emirlikleri ile de senli benli hale geldik. Mısırla buzları eritmek için gayret ediyoruz. Popülizm uğruna Sisi’ye demediğimizi bırakmamıştık. Öyle ki gerçekten Sisi gibilerin anlayışına mı itiraz ediyorduk yoksa rabia işareti yaparak Mursi’nin şahsında Mısır’daki zulmü iç politikada malzeme olarak mı kullanıyorduk, belli değildi. Bizim söylemlerimizin ne Mursi’ye faydası oldu ne de Mısır’ın yanlış yoldan dönmesine bir yararı oldu. Yani sözün ağırlığını kaybettiği noktaya varmıştık. Mısır’ın uzlaşma şartları biraz ağır gibi gözükse de sonunda galiba bir ortak yol bulunacak.

İsrail politikalarımız da değişiyor. İsrail değişiyor mu? Hayır. Filistinlileri öldürmeye devam ediyorlar. Ama karşılıklı büyükelçi atamalarını gerçekleştirmek üzere iki ülke de… Bizim büyükelçiliğimiz nerede olacak, Tel Aviv’de mi, Kudüs’te mi? Yoksa bunu sorun etmeyecek miyiz?

Şimdi sıra Suriye politikalarını değiştirmeye gelmiş gibi. Nasıl olacak, bilmiyorum. Çünkü vaktiyle o kadar ağır sözler sarfettik ki… Suriye yönetimi o sözlerin belki çok daha fazlasını hak ediyordu ama bir gerçek var. Dış politikadaki bütün argümanlarınızı kamuoyu önünde harcamak doğru olmuyor. İş sonunda popülizme geliyor ve sözün ağırlığı kayboluyor.

Şimdi belli ki Suriye önce Türkiye’nin kuzeyden çekilmesini isteyecek. Türkiye de oradaki YPG ve benzerlerinin varlığına son verilmesini talep edecek. Hem sınır güvenliği hem Suriye ve Türkiye’nin toprak bütünlüğü… Üstelik işin içinde Rusya ve Amerika da var. Ruslar rejime kol kanat geriyor, Amerika İŞİD’i bahane ederek olmadık adımlar atıyor. Türkiye, Suriye’nin toprak bütünlüğünü gözetiyor ama uygulamanın nasıl olacağı hiç belli değil. Dışişleri Bakanı Suriye rejimi ile muhalifleri bir şekilde uzlaştırmamız lazım diyor. Esed’in böyle bir uzlaşmaya yanaşması zor.

Bir de mülteciler sorunu var. Hiçbir mülteci kendini Esed’in kollarına atmak istemez. Önceki zalim uygulamaları belli Esed’in. Muhalif grupların akıbeti bir başka çıkmaz. Diyelim ki barış için oturuldu. Özgürlükler ve insan hakları masaya getirilebilecek mi? Suriye ile uzlaşmanın daha pek çok sıkıntılı alanı olduğu muhakkak…

Bütün bunlara rağmen atılmaya niyet edilen adımın akılcı politikalara dönüş yolunda başarıya ulaşmasını temenni etmek lazım. Ak Parti hükümetleri bu tür dönüşleri zaman zaman yapmakta tereddüt etmiyor. Son zamanlarda pek çok örneğini gördüğümüz gibi…

Şimdi bütün bu çark etmelere bakarak acaba ekonomi ve demokrasi politikalarında da değişim olabilir mi sorusu akla geliyor. Böyle bir ümide kapılabilir miyiz?

Ekonomide en büyük sorunumuz enflasyon. Evet, en büyük sorunumuz enflasyon ama hükümetin bu sorunu yeteri kadar ciddiye aldığını söylemek zor. Hükümet, hala halkı enflasyon canavarına ezdirmediğini söyleyip duruyor. Acaba? Alım gücünün gün be gün düştüğünü hissetmeyen var mı? Fakirleşiyoruz. Burada dünya ülkelerinin enflasyon oranlarını vermeyi gereksiz buluyorum. Ancak sadece bu listedeki sıramız bile ekonomideki anlayışın değişmesi gerektiğini çarpıcı biçimde anlatmaya yeter.

Ücretleri artırıp enflasyonla mücadele ediyoruz demek yetmiyor. Artırılan ücretler kısa zamanda eriyor zaten. Hele bazı marketleri ucuzluğa zorlayarak enflasyonla mücadele görüntüsü vermek hiç olacak iş değil. Bir kısır döngüye girmek üzereyiz. Yakında paramızdan sıfırlar atmak gerekecek mi kaygısına kapılmamak ne mümkün. Ben ekonomi politikalarında değişim derken zannedilmesin ki faiz artırmayı kastediyorum. Hayır. Aslolan piyasalara güven verecek adımların atılması. Kurumların bağımsızlığı, liyakat ve ehliyetin gözetilmesi. Hukuk devletinin hayata geçirilmesi.

Ekonomide değişim olabilmesi için demokrasi anlayışında da tadilata ihtiyaç var. Bu yazının başında mebcut olan  İbrahim Özdabak’ın karikatürü maksadı kısa yoldan izah ediyor: Ne kadar demokrasi o kadar ekonomi…

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan şöyle söylüyor: “Türkiye’nin ihtiyacı faizi yükseltmek değil, yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari fazlayı arttırmaktır.” Elbette doğru bunlar, ancak yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla için güven ortamı gerekiyor. Ak Parti’nin ilk döneminde sağlanmıştı bu güven ortamı ve Türkiye böylece sürekliliği de olan bir ekonomik sıçrama elde etmişti. Bir önceki yazıda bunu daha detaylı vurgulamıştım. Şimdi Cumhurbaşkanının bu sözlerinden yola çıkarak diyorum ki acaba bu güven ortamını tesis için de bir takım adımlar atılacak mı? Bizi %80 enflasyon ortamına getiren ekonomi politikaları gözden geçirilecek mi?

Yatırım için önce istikrarlı bir paraya ihtiyaç var. Aksi takdirde döviz kullanımı kaçınılmaz olur. Bu da ne yatırım planlamasına ne de üretim planlamasına imkân verir. İstikrar için de hukuk güvenliğinin sağlanması gerekiyor. Bunu sağlamak yerine “cumhurbaşkanımız her türlü sorunu bir telefonla halleder” anlayışı hâkim olursa kimseyi hele de yabancı sermayeyi yatırıma ikna edemezsiniz.

Liyakat ve ehliyet sağlam ilkelere bağlanarak garanti altına alınmazsa yetişmiş insan gücünü ülkede tutmak mümkün olmaz. Böyle olunca da katma değeri yüksek ürün hayal olur. Şu anda zaten bırakın cari fazlayı cari açığın gün gün arttığı dönemleri yaşıyoruz. Her şeyi bırakıp eğitim alanımıza çeki düzen vererek yetişmiş insan gücünü artırmak ve onları ülkede tutmanın yollarını arasak yeridir.

Başlıktaki demokrasi politikalarının değişiminden murat aslında özgürlük alanının genişletilmesi ve hukuki güvencenin sağlanması olarak anlaşılabilir. AB yollarına biz bunun için düşmüştük. Bunu bir temin etsek sorunları çözme yolundaki en önemli safhayı geride bırakmış olacağız. Cumhurbaşkanı Erdoğan “Unutmayınız, hepimiz de aynı Türkiye gemisinin içindeyiz. Bu gemi hızla yol alırsa kazanan hepimiz olacağız. Bu gemi güvenlik gibi ekonomi üzerinden açılan deliklerden de su alarak batarsa hepimiz boğulacağız” diyor. Katılmamak mümkün mü?

Ancak geminin güvenle yol alabilmesi için rotasının iyi belirlenmesi ve ehil ellerde olması gerekiyor. Şu haliyle geminin rotasında ve mürettebatında belirsizlikler var. Geminin rotasının ve mürettebatının gözden geçirilmesi gerekiyor galiba…

Ben ekonomi ve demokrasi politikalarının da değişmesi için ümitvar olmaya devam edeceğim. Ne demiş Yahya Kemal: “İnsan âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar…”

Fakat bu Molla Kasım yok mu? Beni gizliden gizliye Nedim’in nefesiyle baş başa bırakıp kaçıyor: “Bir perî sûret görünmüş, bir hayâl olmuş sana…

@mtekeli35

 






Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
‘İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir…’-11
5.10.2022 164 Okunma
6 Yorum 05.10.2022 10:00
Reşat Nuri Erol
‘İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir…’-10
4.10.2022 150 Okunma
6 Yorum 04.10.2022 12:02
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
Fatih Erbakan'ı Neden Takdir Ediyorum?
4.10.2022 336 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir…’ - 9
3.10.2022 166 Okunma
6 Yorum 03.10.2022 10:13
Reşat Nuri Erol
‘İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir…’ - 8
2.10.2022 155 Okunma
6 Yorum 02.10.2022 13:28
Reşat Nuri Erol
‘İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir…’ - 7
1.10.2022 210 Okunma
4 Yorum 01.10.2022 07:50
Özer Ataç
Mizansen
30.09.2022 872 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir…’ - 6
29.09.2022 298 Okunma
4 Yorum 01.10.2022 07:51
Reşat Nuri Erol
‘İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir…’ - 5
28.09.2022 332 Okunma
6 Yorum 28.09.2022 07:58
Reşat Nuri Erol
‘İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir…’ - 4
27.09.2022 304 Okunma
6 Yorum 27.09.2022 09:30
Özer Ataç
Ters Manivela
26.09.2022 1332 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir…’ - 3
26.09.2022 236 Okunma
7 Yorum 26.09.2022 10:43
Reşat Nuri Erol
‘İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir…’ - 2
25.09.2022 255 Okunma
6 Yorum 26.09.2022 10:44
Reşat Nuri Erol
‘İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir…’ - 1
21.09.2022 246 Okunma
6 Yorum 21.09.2022 05:43
Reşat Nuri Erol
Kur’an, iki ayet, dünya hayatı ve üniversiteler-2
20.09.2022 265 Okunma
6 Yorum 20.09.2022 08:36
Reşat Nuri Erol
Kur’an, iki ayet, dünya hayatı ve üniversiteler-1
19.09.2022 255 Okunma
6 Yorum 19.09.2022 09:07
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen’e geçilmeden saadet ve refah olamaz
19.09.2022 212 Okunma
5 Yorum 19.09.2022 09:07
Reşat Nuri Erol
‘Özgürlüğümüzü ilan ediyor, Avrupa’yı kovuyoruz’
17.09.2022 303 Okunma
6 Yorum 17.09.2022 07:28
Reşat Nuri Erol
Kapitalizm, Komünizm ve Adil Dünya Düzeni-2
15.09.2022 207 Okunma
6 Yorum 17.09.2022 07:28
Reşat Nuri Erol
Kapitalizm, Komünizm ve Adil Dünya Düzeni-1
14.09.2022 258 Okunma
6 Yorum 14.09.2022 08:36
Reşat Nuri Erol
Mehmet Tekelioğlu; Küresel dış güçler, neredesiniz?
14.09.2022 112 Okunma
Reşat Nuri Erol
Eğitim, Ekonomi, Seçim Havası ve “Adil Düzen”
13.09.2022 259 Okunma
6 Yorum 13.09.2022 13:20
Reşat Nuri Erol
Gerekçe, Teşhis - Tedavi metodu ve Adil Düzen
12.09.2022 381 Okunma
6 Yorum 12.09.2022 10:05
Reşat Nuri Erol
‘Ekonomi tarihi, İslâm, zamanın ruhu’ içerikli yazı
12.09.2022 316 Okunma
6 Yorum 12.09.2022 10:06
Özer Ataç
Türk Olmak
11.09.2022 1466 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Hizmetkâr Devlet’ ve Vali Recep Yazıcıoğlu - 3
10.09.2022 298 Okunma
6 Yorum 10.09.2022 09:26
Reşat Nuri Erol
‘Hizmetkâr Devlet’ ve Vali Recep Yazıcıoğlu - 2
9.09.2022 300 Okunma
6 Yorum 09.09.2022 09:07
Reşat Nuri Erol
‘Hizmetkâr Devlet’ ve Vali Recep Yazıcıoğlu - 1
8.09.2022 331 Okunma
6 Yorum 08.09.2022 09:59
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu; Sanayileşme serüveni; Ulusların Yükselişi
7.09.2022 640 Okunma
Reşat Nuri Erol
Prof. Dr. Arif Ersoy ve Adil Düzen çalışmaları-2
5.09.2022 307 Okunma
6 Yorum 05.09.2022 08:34
Reşat Nuri Erol
Prof. Dr. Arif Ersoy ve Adil Düzen çalışmaları-1
4.09.2022 344 Okunma
6 Yorum 04.09.2022 09:36
Reşat Nuri Erol
Gorbaçov, Çernişev, Erbakan ve ‘Adil Düzen’-2
3.09.2022 335 Okunma
7 Yorum 04.09.2022 09:35
Reşat Nuri Erol
Gorbaçov, Çernişev, Erbakan ve ‘Adil Düzen’-1
2.09.2022 339 Okunma
6 Yorum 02.09.2022 08:44
Reşat Nuri Erol
Bundan önceki 15 yazımızla ilgili farklı hülasa…
1.09.2022 331 Okunma
6 Yorum 01.09.2022 09:02
Reşat Nuri Erol
Necmettin Erbakan’ın Çok Değerlendirdiği Ayetler
31.08.2022 377 Okunma
6 Yorum 31.08.2022 10:20
Reşat Nuri Erol
Prof. Mehmet Tekelioğlu; Her şeyin başı ahlâk…
31.08.2022 193 Okunma
Reşat Nuri Erol
Necmettin Erbakan’ın İlim ve İçtihat Anlayışı-2
30.08.2022 349 Okunma
6 Yorum 30.08.2022 09:24
Özer Ataç
Kuşak ve Sentez
29.08.2022 1507 Okunma
Reşat Nuri Erol
Necmettin Erbakan’ın İlim ve İçtihat Anlayışı-1
29.08.2022 399 Okunma
6 Yorum 29.08.2022 07:06
Reşat Nuri Erol
Prof. Erbakan’ın Cihad ve İslam Birliği Anlayışı
28.08.2022 324 Okunma
6 Yorum 28.08.2022 06:32
Reşat Nuri Erol
İslam Anlayışı, Hak-Batıl Anlayışı ve sebepler
27.08.2022 360 Okunma
6 Yorum 27.08.2022 07:20
Reşat Nuri Erol
Millî Görüş İçtihadı ve Cihadının Temel Esasları
26.08.2022 360 Okunma
6 Yorum 26.08.2022 07:44
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen’in Tesisi İçin Siyasi Mücadele…
25.08.2022 340 Okunma
6 Yorum 25.08.2022 08:53
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu; Mısır ve Suriye politikaları değişiyor...
24.08.2022 166 Okunma
Reşat Nuri Erol
Necmettin Erbakan, Millî Görüş ve Adil Düzen
23.08.2022 394 Okunma
6 Yorum 23.08.2022 09:39
Reşat Nuri Erol
Ebû Hanife’nin İlmi ve Siyasi Mirası Ne Oldu? - 2
22.08.2022 402 Okunma
6 Yorum 22.08.2022 07:30
Reşat Nuri Erol
Ebû Hanife’nin İlmi ve Siyasi Mirası Ne Oldu? - 1
21.08.2022 373 Okunma
6 Yorum 21.08.2022 06:21
Reşat Nuri Erol
Ebû Hanife’nin Siyasî İktidarla İlişkileri Nasıldı?
20.08.2022 390 Okunma
6 Yorum 20.08.2022 10:17
Reşat Nuri Erol
Ebû Hanife’nin Siyasal Fıkhı ve Günümüzde Siyaset-4
18.08.2022 350 Okunma
6 Yorum 18.08.2022 12:33
Reşat Nuri Erol
Ebû Hanife’nin Siyasal Fıkhı ve Günümüzde Siyaset-3
17.08.2022 453 Okunma
7 Yorum 17.08.2022 10:54