Reşat Nuri Erol
M. Tekelioğlu; Türk Ocakları ne diyor? ...
6.07.2022
3342 Okunma, 0 Yorum

Türk Ocakları ne diyor, neye davet ediyor?

 

Mehmet Tekelioğlu

 

Türk Ocağı İstanbul Şubesi, “Günümüz İslam Dünyasında Meseleler ve Çözüm Yolları” başlığı altında bir sempozyum düzenledi. Sempozyumda ne konuşulduğundan çok açılıştaki protokol konuşmaları yansıdı dışarıya.

Bu sempozyumun birincisi 2016 yılında CHP’li Kartal Belediyesinin mali desteği ile yapılmıştı. O sempozyumun notlarını izleyenler, ne kadar geniş bir katılım olduğunu ve ne kadar ciddi meselelerin ele alındığını göreceklerdir. Bu seferki sempozyuma İstanbul Büyükşehir Belediyesi destek oldu. Bunun tabii bir sonucu olarak Sempozyumun açılışında Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu protokol konuşmaları bölümünde sempozyuma katılanlara hitap ettiler. Her ikisinin konuşmalarında da dinleyenler, Türkiye’de her şeyin rahatça konuşulabildiği bir ortama ait izler görmüş olmalılar ki takdir hislerini ortaya koymadan edemediler. Belirtmeliyiz ki CHP İl Başkanının Genel Başkanına refakat etmesini tabii karşılamak gerekirken işi bağlamından saptırmak hiçbir amaca hizmet etmez.

Türkiye’nin kutuplaşma macerası devam edecek gibi duruyor. Oysa ülkenin kendine gelebilmesi, doğru bir şekilde tartışabilmesi ve kimsenin kimseyi ötekileştirmeyeceği bir anlayışın doğması için kutuplaşmadan uzak durmak zorundayız. Türk Ocağı İstanbul Şubesinin Başkanı Cezmi Bayram bu doğrultuda çalışan mümtaz şahsiyetlerden birisi. İslam dünyasının meseleleri üzerinde çok geniş bir camiayı, bu arada Cumhuriyet Halk Partisini de düşünmeye sevk etmesi önemli değil mi? Onun sempozyumu açış konuşması, maksadını anlamak isteyenler için şurada.

Kemal Kılıçdaroğlu CHP içinde bir değişimin öncüsü olabilecek mi, bilmiyorum. Onun bu konudaki gayretlerinin bir kıymet ifade ettiği inkâr edilemez. Klasik CHP zihniyetinin değişmesi çok önemlidir. Çok uzun zaman halka ve değerlerine tepeden bakan bir anlayış, “biz galiba bir yerlerde yanlış yaptık” diyorsa kulak vermek gerekir. Helalleşmeden ne anladığını daha açık ifade etmesi için teşvik etmek yararlı olmaz mı? Türk Ocağının düzenlediği İslamî içerikli bir toplantıya gösterilen alaka iyi değerlendirilse yeridir.

Kemal Bey, adalet vurgusu yaptığı konuşmada kimlik sorununa parmak basıyor: “Müslüman olmanın neyi ifade ettiği, nasıl bir Müslüman kimliğine sahip olmamız gerektiği konusunda, aklımızı kullanarak en geniş mutabakatı sağlamalıyız. Bu mutabakatı da dışarıdan bir dayatmayla değil bizzat kendimiz, İslam ülkelerinin içinde bulunduğu durumla, soğukkanlı bir biçimde yüzleşerek gerçekleştirebiliriz.”

 

 

Türk Ocakları İstanbul Şubesi Başkanı Cezmi Bayram milliyetçi camianın çok iyi tanıdığı bir isimdir. Onun 1960’lardan sonra Ankara’da Üniversiteliler Kültür Derneği’nde başlayan mücadele hayatı çeşitli kademelerden geçerek gelmiş bugüne. O günleri kendi dilinden okumak için Ötüken Neşriyat’tan çıkmış iyi bir kitap var: “60’lılardan Vatan Kurtarma Hikayeleri”. Bu kitaptan beni, rahmetli hocam Prof. Dr. Ahmet Nuri Yüksel ile ilgili bir yazı için çalışırken Ahmet İyioldu haberdar etmişti.

Türk Ocakları eski başkanı Nuri Gürgür milliyetçi camianın önemli isimlerinden bazılarıyla konuşmuş. Bunlar kitaptaki sırayla şöyle: Acar Okan, Ahmet İyioldu, Cezmi Bayram, Mustafa Kahramanyol, Namık Kemal Zeybek, Nuri Gürgür, Şerafettin Yılmaz, Yücel Hacaloğlu.

Kayseri Lisesinde bana da hocalık etmiş olan Ayvaz Gökdemir’in dikkatini çekiyor Cezmi Bayram. Ülkü-Bir’de çalışıyor. Matematik doktorasını tamamlıyor. Devlet Gazetesinde yazıyor ve yöneticilik yapıyor. Bir ara Ocak dergisini çıkarıyor. Ankara Şube Başkanı olarak Türk Ocağı Genel Kurulunun toplanmasına öncülük ediyor ve Türk Ocakları’nın canlanması için gayret sarf ediyor. 1980 öncesinin karışık ortamında bazı milliyetçilerin içine düşürüldüğü tuzaklardan uzak kalmayı başarıyor.  İki defa müracaat ettiği doçentliği bir takım oyunlarla engelleniyor. O da üniversiteden ayrılıyor. Ötüken Neşriyat’ın öncülüğünde kurulan ANDA Kitap Dağıtım Şirketine Ahmet İyioldu’dan sonra Genel Müdür oluyor. Yeri gelmişken ANDA gibi önemli bir teşebbüsün macerasını yukarda bahsettiğim kitapta Ahmet İyioldu’dan okumak mümkün. Daha sonra Özel Tercüman Okullarında Genel Müdürlük görevine başlıyor. Kemal Ilıcak’ın güvenini kazanıyor. On yıla yakın bu işi yaptıktan sonra ayrılıyor. Bahçeşehir Üniversitesinde Yüksekokul Müdürlüğü yapıyor. Bu arada 1986 yılında da Türk Ocağı İstanbul Şubesi Başkanı oluyor. Divanyolundaki Sultan İkinci Mahmut Haziresine yerleşiyor Ocak. Burasını elden geçiriyor ve düzenli faaliyetler için uygun zemini hazırlıyor. Sürekli seminerler, konferanslar, burs faaliyetleriyle Türk Ocaklarının gayesine uygun çalışmalara devam ediyor.

Bunları yazarak söylemek istediğim husus Cezmi Bayram’ın ne yaptığını bilen bir şahsiyet olduğunu vurgulamak. ‘Kemal Kılıçdaroğlu’nu konuşturan Cezmi Bayram da kim ola’ diyenler bunları bilsinler isterim. Ayrıca T24’ten Candan Yıldız’ın Cezmi Bayram ile yaptığı bu sempozyuma ve sonrasındaki tartışmalara ilişkin söyleşi de meraklılarına yardımcı olabilir.

Sempozyumun konuları özenle seçilmiş. Bunları şöyle sıralayabiliriz: Müslümanların Gelecek (öngörüsü) Vizyonu, İslam'ın Tarihsel ve Toplumsal Gerçekliği, Farklı İslam Yorumları ve Tecrübeleri, Din-Siyaset İlişkisi Etrafındaki Sorunlar ve Çözüm Önerileri, Dini Eğitim ve Beklentiler, Dini Grupların Dini ve Hukuki Statüsü, Din-Bilim İlişkisi ve Dine Karşı Kayıtsızlık Sorunu, Türk Dünyasında Güncel Dini Sorunlar ve Çözüm Önerileri.

Bildiri sunanlar ve tartışmaya katılanların zenginliği de çok dikkat çekici. Hepsini sayamam ama burada bazı isimleri zikredebilirim: Ali Bardakoğlu, İlhami Güler, Şaban Ali Düzgün, Mustafa Çağrıcı, Sönmez Kutlu, İbrahim Maraş. Ayrıca Fas, Tunus, Kırgızistan, Tataristan ve Rusya’dan katılanlarla zenginleşmiş bu Sempozyum. Umarım birinci sempozyumun kayıtları gibi bu sempozyumun kayıtları da yayınlanır. Aslında YouTube üzerinden Sempozyumu izlemek mümkün ama aslolan yazılı kayıtlar. Sempozyumun tüm detayı ise İstanbul Şubesinin Facebook hesabında.

27-29 Haziran arasında gerçekleşen Sempozyum dolayısıyla Türk Ocağı Genel Merkezinin verdiği Cezmi Bayram’ı görevden alma kararı aceleye gelmiş gibi. Cezmi Bayram bu durumda İstanbul Şubesini seçime götürmenin iyi olacağını düşünüyor ve kamuoyuna şu şekilde duyuruyor: “Günümüz İslam Dünyasında Meseleler ve Çözüm Yolları -2 Uluslararası Sempozyumu vesilesiyle kamuoyunda ortaya çıkan tartışmaları dikkate alarak, İstanbul Türk Ocağı Yönetim Kurulumuz, 23 Temmuz tarihinde seçimli Olağanüstü Genel Kurula gitmeye karar vermiştir. Böylece Derneğimizin üst organı olan, Genel Kurulun kararına başvurmayı tercih etmiştir.”

Nuri Gürgür 16 yıl Türk Ocakları Genel Başkanlığı yaptı. O da Cezmi Bayram’a yapılan muameleye itiraz ediyor ve Türk Ocakları Genel Merkezinin tutumunu yanlış bulduğunu açıklıyor. Söylediklerinin bir kısmı şöyle:

“Bu faaliyete CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun katılmış olmasını gerekçe göstererek Şube Başkanı Cezmi Bayram’a yapılan işlem ve buna ilişkin açıklama son derece aceleci ve fevri bir tavırdır. Çünkü bu faaliyetin programı, katılımcıları, içeriği günler öncesinden belirlenip açıklanmıştı. Bu derece kapsamlı bir toplantının İstanbul Belediye Başkanı İmamoğlu’nun parasal desteğiyle düzenlendiği de biliniyordu. Sakıncalı bir durum görüldüyse neden gerekli ikaz yapılmadı?” Nuri Gürgür’ün “Cezmi Bayram Bu Muameleyi  Kesinlikle  Hak Etmiyor” başlıklı yazısının tamamını okumakta yarar var.

Bu arada başka reaksiyonlar da oldu görevden almaya. Bunlardan benim dikkatimi çekenlerden biri İbrahim Kiraz’dan geldi Karar Gazetesinde. Türk Ocakları bu hatadan dönmeli başlıklı yazı takdiri hak ediyor. Devlet Bahçeli’yi Sempozyumda ne konuşulduğu hiç ilgilendirmiyor belli ki… Grup toplantısında isim vermeden Cezmi Bayram’a söyleniyor. Onun esasa müteallik bir fikri olmadığı açık... İstanbul İl Başkanının Genel Başkanına refakatine takılmış. Kutuplaştırmaya, şiddet dilini kullanmaya ve ötekileştirmeye devam edeceği anlaşılıyor. Bu arada Bahçeli’yi haklı bulanlara da söylenecek bir şey olmadığı kanaatindeyim.  

Sempozyumun sonuç bildirisine göz atanlar ne kadar önemli meselelere parmak basıldığını kolayca kavrayacaklardır. Buraya bildirinin tamamını almak mümkün değil. İslami bilginin üretilmesi ve yorumu, bunun yöntemi bir sorun olarak tartışılmalı diyor bildiri. Din dilinin yenilenmesi gerektiğini vurguluyor. Radikalleşme ve selefileşme ayrı bir başlık olarak ele alınmış. Bildirideki şu tespiti aynen aktarmak galiba daha iyi olacak: “Son zamanlarda yaşanan sorunların doğru bir şekilde teşhis edilmesi ve sağlıklı çözümler üretilmesinin önündeki en büyük engel, aşırı siyasî ve toplumsal kutuplaşma ve taassuptur.”

İslam dünyasının kamu hukukunu geliştirmek gibi bir ödevi olduğunu hatırlatıyor bildiri. Bu hususu Taha Akyol da vurgulamıştı Türk Ocakları ve Particilik başlıklı yazısında.

Şu çağrıya kim itiraz edebilir: “İslam'ın evrensel ilkelerini merkeze almak, Müslüman zihnini yeniden yaratıcı bir hale döndürmek için; laiklik, demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü gibi evrensel değerlerle çatışan bir niteliği sahip olmayan, cinsiyet ayrımcılığına karşı duran yeni bir din dili üretmeliyiz.”

Sempozyum programını ve katılanları bu yazının başındaki fotoğrafta ve şurada bulabilirsiniz.

Önümüzde Kurban Bayramı var. Farklı kutuplarda yoğunlaşmak yerine birbirini anlamanın ve yardımlaşmanın faziletini idrak etme cehdine kucak açalım. Bayramı hak edenlerden olmamız duasıyla bitirelim bu yazıyı…

 

mtekeli35@gmail.com

@mtekeli35

 






Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
Söz Konusu Bu Üç Model Bize Ne Söylüyor?
22.09.2026 425 Okunma
1 Yorum 22.09.2026 09:56
Reşat Nuri Erol
İyi İnsan Beklemek Yerine İyi Sistem Kurmak
21.09.2026 686 Okunma
1 Yorum 21.09.2026 11:45
Hüseyin Bağdatlı
KALP GÖZÜ İLE BAKMAK
21.09.2026 109 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen: Para Kadar Mekanizma da Önemli
20.09.2026 731 Okunma
1 Yorum 20.09.2026 07:32
Hüseyin Bağdatlı
DAMAT BERAT SAHADA
19.09.2026 221 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen: Ekonomiden Sisteme Üç Yaklaşım
19.09.2026 908 Okunma
1 Yorum 19.09.2026 08:57
Hüseyin Bağdatlı
MAZOTUN YÜZGÖRÜMÜ
18.09.2026 163 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Ekonomik Düzen İstanbul Çalışmaları…
18.09.2026 898 Okunma
1 Yorum 18.09.2026 07:56
Hüseyin Bağdatlı
FİKİR HIRSIZLIĞI HARAMDIR
17.09.2026 162 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-4
17.09.2026 873 Okunma
1 Yorum 17.09.2026 09:08
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-3
16.09.2026 1078 Okunma
1 Yorum 16.09.2026 08:13
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-2
15.09.2026 914 Okunma
1 Yorum 15.09.2026 10:30
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-1
14.09.2026 1025 Okunma
1 Yorum 14.09.2026 07:29
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ - 16
13.09.2026 959 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-277; Dilin özellikleri vardır...
13.09.2026 1086 Okunma
1 Yorum 13.09.2026 11:28
Hüseyin Bağdatlı
ÇARE: AR-GE SEMTLERİ
11.09.2026 239 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-276; ‘Ve Allah her şeye kadirdir’
11.09.2026 1072 Okunma
1 Yorum 11.09.2026 08:59
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-275; “Dilediğini ta’zib eder…”
10.09.2026 1133 Okunma
1 Yorum 10.09.2026 09:57
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-274; “E lem ta’lem?” (Maide 40)
9.09.2026 1121 Okunma
1 Yorum 09.09.2026 07:18
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-273; “Allah gafurdur rahimdir”
8.09.2026 1204 Okunma
1 Yorum 08.09.2026 07:27
Hüseyin Bağdatlı
BİZ BİZ MİYİZ, BİZİM MİYİZ?
7.09.2026 235 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
İNSANLIK EMEKLİYOR
7.09.2026 281 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
Melih Beyin Sakızı?
6.09.2026 278 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-272; “… sonra kim tövbe ederse”
6.09.2026 1439 Okunma
1 Yorum 06.09.2026 07:05
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-271; “Ve Allah azizdir hakimdir”
5.09.2026 1502 Okunma
1 Yorum 05.09.2026 09:32
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-270; “Cezaen bimâ kesebâ …”
4.09.2026 1232 Okunma
1 Yorum 04.09.2026 09:41
Osman Aydın
BİRLİKTE YÜRÜNEN BİR YOL
3.09.2026 209 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-269; Hırsız kadın ve hırsız erkek
3.09.2026 1219 Okunma
1 Yorum 03.09.2026 08:22
Hüseyin Bağdatlı
30 AĞUSTOS 2026 TOPLANTIMIZDAN NOTLAR
2.09.2026 407 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Rereading the Sacred Texts
2.09.2026 262 Okunma
Bahaeddin Sağlam
A Short History of Knowledge and the Sciences
2.09.2026 292 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-268; ‘Ve’s-sâriku ve’s-sârikatu’
2.09.2026 1234 Okunma
1 Yorum 02.09.2026 08:27
Hüseyin Bağdatlı
İNANAN HERKES SON GÜLLE OLMALI
1.09.2026 396 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı(267); Hakem kararlarına uymayan
1.09.2026 1201 Okunma
1 Yorum 01.09.2026 08:36
ZEKİ ALTUBOĞA
MAFÊN KURDAN YÊN HATÎ WINDAKIRIN Û SERDEMA SERHILDANAN
31.08.2026 210 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 9: MODELA ENTEGRASYONA SIYASÎ, HIQÛQÎ Û ÇARÇOVEYA
31.08.2026 187 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 8: MÎNANÎNÊN DÎJÎTAL, TEKNOLOJÎ Û ENTEGRASYONA DÎJ
31.08.2026 177 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 7: ENTEGRASYONA REFAHÂ CIVAKÎ, EKOLOJÎ Û MODELA
31.08.2026 179 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 6: BÎNASAZIYA SAZUMANÎ Û MODELA PÊKANÎNÊ YA NAHIYE
31.08.2026 204 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 5: ANALÎZA SWOT Û STRATEJÎYÊN RÊVEBERIYE (YÖNETİŞİ
31.08.2026 208 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 4: ALTERNATÎFA TEORÎK Û STRUKTURAL – MODELA BIRYAR
31.08.2026 185 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 3: ENCAMÊN TEORÎK Û PRATÎK YÊN ŞAŞIYÊN SÎSTEMÎK 3
31.08.2026 200 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 2: ŞAŞIYÊN KARGÊRÎ YÊN PERGALÊ DI ASTA GERDÛNÎ Û H
31.08.2026 193 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
CUREYÊ BIRYAR HILDANÊ BEŞA 1: PÊŞEK Û BÎNASAZIYA PIRSK
31.08.2026 177 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Ji Rêveberiya Du-Serî Berev Bi Desthilatiya Herêmî: Di
31.08.2026 219 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Çift Başlı Bürokrasiden Yerinden Yönetime Kamu Yönetimi
31.08.2026 184 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
CURREYÊN BIRYARAN Tahlîla Sosyolojîk, Hiqûqî û Rêxist
31.08.2026 204 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Cûreyên Biryaran ​Di “Sîstema Quranê” de biryara piranî
31.08.2026 221 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Dillerin Ayet Oluşu ve Kent Diliyle Eğitim: Adil Düzen’
31.08.2026 196 Okunma
Osman Aydın
GÖRÜNEN BAHÇE, GÖRÜLMESİ GEREKEN ORTAKLIK
31.08.2026 245 Okunma


© 2026 - Akevler