Mete Firidin
Kitap
19.12.2021
709 Okunma, 0 Yorum

 

 

Kitap

 

Bazı insanlar “Kuran’da geçen kitap kelimesi bildiğimiz kitap anlamındadır ve Muhammed’e ciltli kitap olarak verilmiştir ki harekeleme orijinal yazılımda yoktur” iddiasındalardır.

Oysa Kuran’da Muhammed’e vahiy edilenin bir söz olduğu apaçıktır ki söz harekelidir. Sözler ezberlenmiş ve sonra hafızların ölmeleri nedeniyle kitaplaştırılmıştır. Başlangıçta kitaplar hareke ile yazılmamış sonrasında ezberdeki harekeler kitaplara geçirilmiştir. Bu durum Kuran’da da zaten açıklanmıştır.

Kıyamet Suresi 17-20. Ayetler:

لَا تُحَرِّكْ بِهِ لِسَانَكَ لِتَعْجَلَ بِهِ (16) إِنَّ عَلَيْنَا جَمْعَهُ وَقُرْآنَهُ (17) فَإِذَا قَرَأْنَاهُ فَاتَّبِعْ قُرْآنَهُ (18) ثُمَّ إِنَّ عَلَيْنَا بَيَانَهُ (19)

Onunla acele kılmak için onunla dilini aktifleştirme.

Kesinlikle onun toplanması ve okunuşu bizim üzerimizedir.

Ki o okunduğunda da onun okunuşuna tabi ol.

Sonra, onun açıklanması kesinlikle bizim üzerimizedir.

 

Hicr Suresi 10. Ayet:

إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَإِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ (9)

Kesinlikle biz, biz indirdik o zikri. Ve kesinlikle biz onun için mutlak muhafızlarız.

 

Tekvir Suresi 20. Ayet:

إِنَّهُ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ (19)

Kesinlikle o çok saygın bir resulün (Cebrail) sözüdür.

 

Müzemmil Suresi 6. Ayet:

إِنَّا سَنُلْقِي عَلَيْكَ قَوْلًا ثَقِيلًا (5)

Kesinlikle biz senin üzere kütleli söz sergileyeceğiz.

 

Müddessir Suresi 25-26. Ayetler:

فَقَالَ إِنْ هَذَا إِلَّا سِحْرٌ يُؤْثَرُ (24) إِنْ هَذَا إِلَّا قَوْلُ الْبَشَرِ (25)

 

Ki dedi ki: “Bu ise sadece izinden gidilen sihirdir.

Bu ise sadece o beşerin sözündür”.

 

Bununla birlikte onların dediği anlamdaki kitap kelimesi Kuran’da Cuma Suresi 6. Ayette geçmektedir.

 

Cuma Suresi 6. Ayet:

مَثَلُ الَّذِينَ حُمِّلُوا التَّوْرَاةَ ثُمَّ لَمْ يَحْمِلُوهَا كَمَثَلِ الْحِمَارِ يَحْمِلُ أَسْفَارًا بِئْسَ مَثَلُ الْقَوْمِ الَّذِينَ كَذَّبُوا بِآيَاتِ اللَّهِ وَاللَّهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ

Onlar ki Tevrat’ı yüklenip sonra onu asla taşımayanların benzetmesi ciltli kitap yüklü o eşeğin benzetmesi gibidir. Onlar ki Allah’ın ayetlerini yalanlayan o toplumun benzerliği ne kötüdür! Ve Allah, O, o zalimler toplumuna hidayet etmez.

Ayette geçen “esfarün” kelimesi bizim anladığımız anlamda kitaplar demektir.

 

سِفْرٌ

سِفْرٌ ذ A book, or writing: (S, M:) or a great, or large, book: or a section of the Book of the Law revealed to Moses: (M, K:) or a book that discovers, or reveals, truths: (TA:) or a book is thus called because it discovers things, and makes them evident: (M:) pl. أَسْفَارٌ. (S, M.) ― -b2- With respect to the saying of Aboo-Sakhr El-Hudhalee,

 

Üstelik başka bir ayette, Enam Suresi 8. Ayette ise:

وَلَوْ نَزَّلْنَا عَلَيْكَ كِتَابًا فِي قِرْطَاسٍ فَلَمَسُوهُ بِأَيْدِيهِمْ لَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا إِنْ هَذَا إِلَّا سِحْرٌ مُبِينٌ (7)

 

Ve eğer sana kâğıtta yazılı kitap olarak indirsek de elleriyle onu yoklasalar o kâfirler mutlaka derler ki: “Bu ise sadece apaçık bir sihirdir”.

 

Denmektedir ki Kuran’ peygambere bizim bildiğimiz anlamda kağıttan bir kitap olarak verilmemiştir.

 

          Biraz tarihi araştırma yaparsak ki Arapçanın atası olan Akadca ve Asurcada kitap veya book kelimesinin olmadığını görürüz. Bu dillerde yazmaya “satır” yazılı olana ise musatır denmektedir. Zaten bu toplumlarda bizim anladığımız kitap kelimesi de yoktur. Çünkü kâğıttan kitap icat edilmemiştir. Yazılanlar ya tabletler üzerine ya da parşömen üzerine yazılmaktadır.

 

šaṭāru  [SAR :  SHAPE \* MERGEFORMAT  , IN.SAR :  SHAPE \* MERGEFORMAT  ]  (vb. a/u ; imper.   šuṭar)

[Art]

G. to write ; to inscribe ; to copy ; to formulate , to record (a document) ; to write down, put in writing ; to list D. to put down in writing, list Š. to cause to write N. to be written, inscribed ana ḫissiti : to jot down , to note down , to write down arḫiš šaṭāru : to jot down

 

Ve Kuran’da da basit anlamdaki yazmak fiili satır olarak kullanılmaktadır.

 

Tur Suresi 3-4. Ayetler:


وَكِتَابٍ مَسْطُورٍ (2) فِي رَقٍّ مَنْشُورٍ (3)

Ve yazılı kitaba. Açılıp yayılan parşömen içinde.

 

Tamam da ! O zaman kitap kelimesi ne demektir? Şimdi ktb kökünden türeyen kelimeleri inceleyelim. Kitap kelimesi, benim bulabildiğim kadarıyla Akadca ve Asurcada yoktur. Peki Arapçada ne anlamlarda kullanılmaktadır? Bunun için Arapça lügatlere bakalım!

1 كَتَبَهُ ذ , aor. كَتُبَ , inf. n. كَتْبٌ and كِتَابٌ and كِتَابَةٌ (S, K) and كِتْبَةٌ; (Msb;) the first of these inf. ns. agreeable with analogy; the second, anomalous; (TA;) or the latter of these two is a subst., like لِبَاسٌ; (Lh;) or originally an inf. n., and afterwards used in the senses given below; (MF;) as also كِتَابَةٌ, and كِتْبَةٌ: (TA:) and ↓ كتّبهُ (K) and ↓ اكتتبهُ; (S, K;) He wrote it: (S, K:) or كَتَبَهُ has this signification; and ↓ اكتتبهُ, as also ↓ استكتبهُ, signifies he asked [one] to dictate it (اِسْتَمْلَاهُ): (K:) ↓ اِكْتَتَبَهَا in the Kur, xxv. 6, signifies he hath written them (S) for himself: (Bd:) or he hath asked [one] to write them for him, or to dictate them to him. (TA, Bd.) ― -b2- كَتَبَ عَنْهُ [He wrote what he had heard, or learned from him.] A phrase of common occurrence in biographies. ― -b3- كَتَبَ [He was a writer, or scribe, and a learned man. (Implied in the S, where we are referred to the Kur, lii. 41, and lxviii., 47, in illustration of كَاتِبٌ as signifying “ a learned man. ”)] -A2- كَتَبَ, aor. كَتُبَ , inf. n. كِتَابٌ, q. v., (assumed tropical:) He (God) prescribed, appointed, or ordained, (TA,) and made obligatory. (Msb.) كُتِبَ عَلَيْكُمُ القِصَاصُ The law of retaliation is prescribed, appointed, or ordained, as a law of which the observance is incumbent on you. (Kur, ii. 173.] كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ Fasting is prescribed as incumbent on you. [Kur. ii. 179.] (TA.) ― -b2- كَتَبَ عَلَيْهِ كَذَا (tropical:) He judged, passed sentence, or decreed, against him that he should do such a thing. (A.) كتب القَاضِى بِالنَّفَقَةِ The judge gave sentence that the expenses should be paid. (Msb.) -A3- كَتَبَ, aor. كَتُبَ , inf. n. كَتْبٌ, He drew together; brought together; conjoined. (S.) ― -b2- Hence, كَتَبَ البَغْلَةَ, aor. كَتُبَ and كَتِبَ , inf. n. كَتْبٌ, He conjoined the oræ of the mule's vulva by means of a ring or a thong; (S;) as also كَتَبَ عَلَيْهَا. (A.) كَتَبَ, aor. كَتُبَ and كَتِبَ , (K,) inf. n. كَتْبٌ; and كَتَبَ عَلَيْهَا; (TA;) He closed the camel's vulva, (K,) and put a ring upon it: (TA:) or he put a ring of iron or the like upon it, (K,) conjoining the oræ, in order that she might not be covered. (TA.) ― -b3- كَتَبَ, aor. كَتُبَ , inf. n. كَتْبٌ; (S;) and ↓ اكتتب; (K;) He sewed a قِرْبَة, (S,) or a سِقَآء, (K,) or a مَزَادَة, (TA,) with two thongs: (K:) or, accord. to some, he closed it at the mouth, by binding it round with a وِكَاء, so that nothing [of its contents] should drop from it; (TA;) [as also ↓ اكتب:] or كتب signifies he sewed a قربة; and ↓ اكتب, he bound it with a وكآء, i. e. bound it round the upper part. (Lh.) ― -b4- كَتَبَ, aor. كَتُبَ , inf. n. كَتْبٌ; (S;) and ↓ اكتب (S, K) and ↓ اكتتب (TA) (tropical:) He bound a قِرْبَة with a وِكَاء; (S;) he bound it round the head, or upper part: (K:) or the first of these verbs signifies he sewed a قربة. (Lh.) See above. IAar says, I heard an Arab of the desert say, أَكْتَبْتُ فَمَ ↓ السِّقَاء فَلَمْ يَسْتَكْتِبْ I bound the mouth of the سقاء, but it did not become fast bound, or closed, because of its hardness and thickness. (TA.) -A4- كَتَبَ النَّاقَةَ He used art to make the she-camel take a liking to that which was not her own young one, and put something as a ring through her nostrils, lest she should smell the بَوّ, (in some copies of the K, بَوْل; but this is a mistake; TA,) and not have a fondness for it. (TA.) -A5- كَتَبَ (tropical:) He collected a كَتِيبَة. (TA.) See also 2.

2 كَتَّبَ See 1 and 4 -A2- كتّب النَّاقَةَ, inf. n. تَكْتِيبٌ, He tied the udder of the camel. (AZ, S.) -A3- كتّب الكَتَائِبَ, inf. n. تَكْتِيبٌ; (S, K;) and ↓ كَتَبَهَا; (TA;) (tropical:) He prepared the troops; (K;) he disposed the troops in order, troop by troop. (S.)

 

مُكَاتَبَةٌ

3 مُكَاتَبَةٌ ذ and ↓ تَكَاتُبٌ are syn.: (S, K:) you say, كاتب صَدِيقَهُ He wrote to his friend: and ↓ تكاتبا They wrote, one to the other. (TA.) ― -b2- كاتبهُ, inf. n. مُكَاتَبَةٌ (Az, K, Msb) and كِتَابٌ, (Az, Msb,) (tropical:) He (a slave) made a written [or other] contract with him (his master), that he (the former) should pay a certain sum as the price of himself, and on the payment thereof be free: (K, &c.:) also he (a master) made such a contract with him (his slave): (Az, Msb, &c.:) and ↓ تكاتبا They two made such a contract, one with the other. (Msb.) The slave in this case is called مُكَاتَبٌ (S, Msb) and also مُكَاتِبٌ; and so is the master; the act being mutual. (Msb.) [But the lawyers in the present day call the slave مُكَاتَبٌ only; and the master, مُكَاتِبٌ.] الكِتَابَةُ, signifying “ what is written, ” is tropically used by the professors of practical law as syn. with المُكَاتَبَةُ, because the contract above mentioned was generally written; and is so used by them when nothing is written. It was thus called in the age of el-Islám, accord. to Az. These two words are said by Z to be syn.; but it is thought that he may have written the former by mistake for الكِتَابُ, adding the ة by a slip of the pen. (Msb.)

 

اكتب

4 اكتب ذ He dictated. (S, K.) Ex. أَكْتِبْنِى هٰذِهِ القَصِيدَةَ Dictate to me this ode. (S.) ― -b2- اكتب and ↓ كتّب He taught the art of writing. (K.) -A2- See also 1, in three places.

 

تكتّب

5 تكتّب ذ (tropical:) He girded himself, and drew together his garments upon him. (TA.) -A2- تكتّب (tropical:) It (an army, S) collected itself together. (S, K.)

 

6 تَكَاْتَبَ see 3.

 

8 اِكْتَتَبَ See 1. ― -b2- كِتْبَةٌ [is a quasi-inf. n. of 8; syn. with اِكْتِتَابٌ; and is explained as signifying] The writing a book, transcribing it [from another book]: (اِكْتِتَابُكَ كِتَابًا تَنْسَخُهُ). (K.) ― -b3- It also signifies, [as a quasi-inf. n. of 8,] The writing one's name in [the list of those who receive] stipend and maintenance (الكتتاب فى الفرض والرزق [اصحاب]). (TA.) ― -b4- اكتتب He registered himself in the book of the Sultán's army-list, or stipendiaries. (S, K.) اِكْتَتَبْتُ فِى غَزْوَةِ كَذَا I wrote down my name in the list of the soldiers of such an expedition. (TA, from a trad.) ― -b5- اكتتب كِتَابًا He asked for a book (or the like) to be written for him. (TA.) See also 10. -A2- اكتتب (tropical:) His urine was suppressed. (TA.) ― -b2- اكتتب بَطْنُهُ (tropical:) He was constipated, or costive; (TA;) his belly was constipated. (K.)

 

استكتبهُ شَيْئًا

10 استكتبهُ شَيْئًا ذ He asked him to write a thing for him. (S.) See also 1 and 8. -A2- With reference to a سِقَاء (or skin), see 1.

 

كُتْبَةٌ

كُتْبَةٌ ذ (tropical:) A thong with which one sews (K) a مَزَادَة or a قِرْبَة: pl. كُتَبٌ. (TA.) ― -b2- That with which the vulva of a camel (or of a mule, TA,) is closed in order that she may not be covered: (K:) pl. كُتَبٌ. (TA.) ― -b3- A seam or suture, (KL, PS,) in a skin or hide; (KL;) [app. made by sewing together two edges so that one laps over the other;] a خُرْزَةٌ (S, Mgh, K) whereof the thong conjoins the two faces [or sides]: (K:) or a خرزة that is joined together with a thong: (Lth:) or that whereof the thong conjoins each of the two faces [or sides]: (ISd, TA:) pl. كُتَبٌ. (S, Mgh.)

 

كِتْبَةٌ

كِتْبَةٌ ذ : see 1 and 8. ― -b2- [Also, agreeably with analogy, A mode, or manner, of writing.]

 

كُتُبِىٌّ

[ كُتُبِىٌّ ذ , meaning A bookseller, is a vulgar term, like صُحُفِىٌّ: by rule it should be كِتَابِىٌّ.]

 

كِتَابٌ

كِتَابٌ ذ [inf. n. of 1, q. v. ― -b2- as a subst.,] A thing in which, or on which, one writes: [a book:] a written piece of paper or [a record, or register; and a written mandate;] of skin: (K:) a writing, or writ, or thing written; as also ↓ كَتِيبَةٌ: and both are applied also to the revelation from above: and to a letter, or epistle, which a person writes and sends: sometimes made fem., as meaning صَحِيفَةٌ: AA says, I heard an Arab of the desert, of El-Yemen, say, فُلَانٌ لَغُوبٌ جَآءَتْهُ كِتَابِى فَاحْتَقَرَهَا Such a one is stupid: my letter came to him, and he despised it: so I said, Dost thou say, جاءته كتابى? and he replied, Is it not a صحيفة? (Msb.) Pl. كُتُبٌ and كُتْبٌ. (S.) ― -b3- A revealed scripture. (Msb.) [Whence أَهْلُ كِتَابٍ People having a revealed scripture: and أَهْلُ الكِتَابِ The people of the Bible. See also أَهْلٌ.] الكتاب signifies The تَوْراة, or Pentateuch, or Mosaic Law: (K:) and the Gospel, or Book of the Gospels: the Scriptures of the Jews and Christians: (Expositions of the Kur, passim:) and the Kur-án. (TA.) ― -b4- See also 3. -A2- كِتَابٌ [inf. n., or subst.: see 1] Divine prescript, appointment, or ordinance: judgment, or sentence: fatal decree, or predestination. (S, K.) لَأَقْضِيَنَّ بَيْنَكُمَا بِكِتَابِ اللّٰهِ I will assuredly determine, or judge, between you two according to the judgment, or sentence, of God, which hath been revealed in his book. A trad., not relating to the Kur-án. (TA.) El-Jaadee says,

يَا ابْنَةَ عَمِّى كِتَابُ اللّٰهِ أَخْرَجَنِى

عَنْكُمْ وَهَلْ أَمْنَفَنَّ اللّٰهَ مَا فَعَلَا

[O daughter of my paternal uncle! the decree of God hath expelled me from you: and could I indeed forbid God to do what He hath done?] (S.) [Hence,] الكِتَابُ الأَوَّلُ [The first writing; meaning the register of God's decrees]. (M and K voce مَحْبَلٌ, q. v.) ― -b2- A receptacle for ink. (K).

 

قِرْبَةٌ كَتِيبٌ

قِرْبَةٌ كَتِيبٌ ذ A skin that is sewed (S) with two thongs: (TA:) and the same, and ↓ مُكْتَبٌ, (S,) and ↓ مُكْتَتَبٌ, (TA,) (tropical:) A skin bound with a وِكَاء; (S;) closed at the mouth, by its being bound with a وِكَاء, so that nothing [of its contents] may drop from it. (TA.)

 

كِتَابَةٌ

كِتَابَةٌ ذ subst. from 1; signifying The art of writing. (IAar, Msb.) ― -b2- See also 3.

 

كَتِيبَةٌ

كَتِيبَةٌ ذ see كِتَابٌ. -A2- An army; a military force: (S, K:) or a collected portion thereof; (Msb;) [a body of troops; a corps:] or a troop: or a troop of horse making a hostile attack or incursion, in number from a hundred to a thousand: (K:) pl. كَتَائِبُ. (S.)

 

كُتَّابٌ

كُتَّابٌ ذ , see مَكْتَبٌ -A2- The same, (S, K,) as also كُثَّابٌ, q. v., but the former is the more approved: (S: the reverse, however, is said in the TA; and MF says that some authors altogether reject كتّاب, with ت, in the sense here following:) A kind of small, round-headed, arrow, with which boys learn to shoot. (S, K.)

 

كَاتِبٌ

كَاتِبٌ ذ [A writer; a scribe; a secretary]: pl. كَاتِبُونَ and كُتَّابٌ and كَتَبَةٌ. (S, K.) ― -b2- A learned man (S, K) was so called by the Arabs, (IAar,) because, in general, he who knew the art of writing was possessed of science and knowledge; and writers among them were few. (TA.)

 

مَكْتَبٌ

مَكْتَبٌ ذ (S, K) and ↓ كُتَّابٌ (Lth, S, &c.) A school; a place where the art of writing is taught: (S, K, &c.:) accord. to Mbr and F, the assigning this signification to the latter word is an error; it being a pl. of كَاتِبٌ, and signifying, accord. to Mbr, the boys of a school: in the A it is said, this word is said to signify the boys; not the place: but Esh-Shiháb says, in the Sharh esh-Shifa, that it occurs in this sense in the classical language, and is not to be regarded as a postclassical word: it is said to be originally a pl. of كَاتِبٌ, and to be fig. employed to signify a school. (TA.) Pl. of the former مَكَاتِبُ; (TA;) and of the latter كَتَاتِيبُ. (S.)

 

مُكْتَبٌ

مُكْتَبٌ ذ : see كَتِيبٌ.

 

مُكْتِبٌ

مُكْتِبٌ ذ A teacher of the art of writing. (S.)

 

بغلة مَكْتُوبَةٌ

بغلة مَكْتُوبَةٌ ذ , and مَكْتُوبٌ عَلَيْهَا, A mule that has the oræ of her vulva conjoined by means of a ring or a thong. (A.) See also 1.

 

مُكَتَّبٌ

مُكَتَّبٌ ذ A bunch of grapes and the like of which a part has been eaten. (K, TA.)

 

مُكْتَتَبٌ

مُكْتَتَبٌ ذ : see كَتِيبٌ.

 

مُكْتَوْتِبٌ

مُكْتَوْتِبٌ ذ Swollen, and full. (K.)

 

كِتَابٌ

كِتَابٌ ذ (same as عَقْدٌ) The ceremony (not certificate) of a marriage-contract. كَتَبُواكِتَابَهُ عَلَى فُلَانَةٍ They performed the ceremony of the contract of his marriage to such a woman (same as عقدوا عَقْدَهُ). ― -b2- أَهْلُ الكِتَابِ: see أَهْلٌ.

 

Dikkat ederseniz ktb kökü yazmayı ifade ettiği gibi, düzenlemeyi, organize etmeyi de ifade eden bir kelimedir.

Yani kodlama, kodifikasyon anlamındadır,

codify (v.)

"to reduce to a code or digest, to arrange or systematize," c. 1800 (Bentham), from code (n.) + -ify. Related: codifiedcodifying.

 

Kısacası Kuran’da geçen ktb köklü kelimeler kodifikasyon olarak anlaşılmalıdır. Kodlama veya yazılım olarak anlaşılmalıdır. Yoksa sanıldığı gibi göklerde kocaman kocaman kitap veya kitapçıklar uçuşmamaktadır.!

 

Doğrusunu Allah bilir.

 

 

 

 






Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
Ebû Hanife’nin Siyasal Fıkhı ve Günümüzde Siyaset-3
17.08.2022 98 Okunma
7 Yorum 17.08.2022 10:54
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu; Ak Parti’nin 21 yılı: Başarılar ve ...
17.08.2022 22 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ebû Hanife’nin Siyasal Fıkhı ve Günümüzde Siyaset-2
16.08.2022 162 Okunma
7 Yorum 16.08.2022 06:34
Mete Firidin
İshak Doğduğunda Hz. İbrahim ve Hz. Lut Neredeydi?
15.08.2022 60 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ebû Hanife’nin Siyasal Fıkhı ve Günümüzde Siyaset-1
15.08.2022 143 Okunma
6 Yorum 15.08.2022 09:08
Reşat Nuri Erol
Kooperatif ile arazi toplulaştırma çalışmaları…-5
14.08.2022 123 Okunma
6 Yorum 14.08.2022 10:25
Reşat Nuri Erol
Kooperatif ile arazi toplulaştırma çalışmaları…-4
11.08.2022 189 Okunma
6 Yorum 12.08.2022 08:11
Reşat Nuri Erol
Kooperatif ile arazi toplulaştırma çalışmaları…-3
10.08.2022 184 Okunma
6 Yorum 10.08.2022 09:12
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu; Geçmişe bakmak geleceği görmek: Toplumsal
10.08.2022 69 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kooperatif ile arazi toplulaştırma çalışmaları…-2
9.08.2022 203 Okunma
5 Yorum 09.08.2022 10:19
Reşat Nuri Erol
Kooperatif ile arazi toplulaştırma çalışmaları…-1
8.08.2022 205 Okunma
6 Yorum 08.08.2022 11:15
Reşat Nuri Erol
Hemşeri Dernekleri ‘Kalkınma Kooperatifi’ Olsun - 3
7.08.2022 376 Okunma
6 Yorum 07.08.2022 11:55
Lütfi Hocaoğlu
Dokuz Ayetin Günümüzdeki Anlamı
6.08.2022 168 Okunma
Reşat Nuri Erol
Hemşeri Dernekleri ‘Kalkınma Kooperatifi’ Olsun - 2
6.08.2022 339 Okunma
5 Yorum 06.08.2022 11:48
Reşat Nuri Erol
Hemşeri Dernekleri ‘Kalkınma Kooperatifi’ Olsun - 1
4.08.2022 358 Okunma
6 Yorum 04.08.2022 08:13
Reşat Nuri Erol
“Finlandiya’nın kooperatif mucizesi” ve Türkiye!
3.08.2022 466 Okunma
7 Yorum 03.08.2022 09:20
Reşat Nuri Erol
Mehmet Tekelioğlu; Onurlu bir hayatın kısa hikayesi…
3.08.2022 161 Okunma
Reşat Nuri Erol
100 dolarlık borcun yüzde 43'ü FAİZE gidiyor!
2.08.2022 273 Okunma
5 Yorum 02.08.2022 09:37
Mete Firidin
Namaz ve Maun Suresi
31.07.2022 209 Okunma
Reşat Nuri Erol
Hocam; öyle bir ‘din’ anlat ki ‘düzen/sistem’ olmasın!
31.07.2022 228 Okunma
5 Yorum 31.07.2022 10:29
Özer Ataç
Kaos Yürüyüşü
30.07.2022 754 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen, Akevler Kooperatifi ve bir tebliğ - 5
30.07.2022 361 Okunma
8 Yorum 30.07.2022 13:17
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen, Akevler Kooperatifi ve bir tebliğ - 4
28.07.2022 224 Okunma
5 Yorum 28.07.2022 07:57
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu; AGÜ mezuniyet töreni… İyi üniversite ...
27.07.2022 154 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen, Akevler Kooperatifi ve bir tebliğ - 3
26.07.2022 246 Okunma
5 Yorum 26.07.2022 08:00
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen, Akevler Kooperatifi ve bir tebliğ - 2
25.07.2022 237 Okunma
5 Yorum 25.07.2022 08:32
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen, Akevler Kooperatifi ve bir tebliğ - 1
24.07.2022 267 Okunma
5 Yorum 24.07.2022 07:04
Reşat Nuri Erol
‘Balkanlar Hâlâ Osmanlı’.. ‘Bizi unutmayın!’ - 3
23.07.2022 336 Okunma
3 Yorum 23.07.2022 10:23
Reşat Nuri Erol
‘Balkanlar Hâlâ Osmanlı’.. ‘Bizi unutmayın!’ - 2
22.07.2022 251 Okunma
5 Yorum 22.07.2022 10:48
Reşat Nuri Erol
‘Balkanlar Hâlâ Osmanlı’.. ‘Bizi unutmayın!’ - 1
21.07.2022 258 Okunma
6 Yorum 21.07.2022 10:41
Reşat Nuri Erol
Bizi nasıl YENİ BİR DÜNYA DÜZENİ bekliyor?
20.07.2022 399 Okunma
5 Yorum 20.07.2022 08:46
Reşat Nuri Erol
M. Tekelioğlu; Evreni anlamak… Uzay Teleskopu ve CERN
20.07.2022 238 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Çin Bilgeliği’ kitabından notlar ve ‘Lotus’ yazısı
19.07.2022 404 Okunma
5 Yorum 19.07.2022 08:54
Özer Ataç
Lotus
18.07.2022 1497 Okunma
Reşat Nuri Erol
İbrahim Veli; “‘Kayıp 25 Yıl’ Nasıl Kazanılır!” - 2
18.07.2022 260 Okunma
5 Yorum 19.07.2022 08:54
Reşat Nuri Erol
İbrahim Veli; “‘Kayıp 25 Yıl’ Nasıl Kazanılır!” - 1
17.07.2022 299 Okunma
5 Yorum 17.07.2022 08:24
Reşat Nuri Erol
Ekonomi-3 Ekonomi şimdi daha da önemli… - 2
14.07.2022 354 Okunma
5 Yorum 14.07.2022 08:15
Reşat Nuri Erol
Mehmet Tekelioğlu; İçe kapanmaya doğru… Avrupa Konseyi
13.07.2022 173 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ekonomi-3 Ekonomi şimdi daha da önemli… - 1
6.07.2022 301 Okunma
5 Yorum 06.07.2022 09:57
Reşat Nuri Erol
M. Tekelioğlu; Türk Ocakları ne diyor? ...
6.07.2022 574 Okunma
Reşat Nuri Erol
“Müminler için onda kesinlikle bir ayet vardır”-3
5.07.2022 357 Okunma
5 Yorum 05.07.2022 08:42
Reşat Nuri Erol
“Müminler için onda kesinlikle bir ayet vardır”-2
4.07.2022 331 Okunma
6 Yorum 04.07.2022 09:24
Reşat Nuri Erol
“Müminler için onda kesinlikle bir ayet vardır”-1
3.07.2022 299 Okunma
5 Yorum 03.07.2022 11:46
Reşat Nuri Erol
“Refah-Yol’u örnek alın, ne yapacaksanız yapın!”
2.07.2022 333 Okunma
9 Yorum 02.07.2022 11:42
Reşat Nuri Erol
‘Örnekler.. Ve onları yalnızca âlimler akleder’-3
30.06.2022 405 Okunma
5 Yorum 30.06.2022 09:01
Reşat Nuri Erol
‘Örnekler.. Ve onları yalnızca âlimler akleder’-2
29.06.2022 415 Okunma
5 Yorum 29.06.2022 09:38
Reşat Nuri Erol
Prof. Mehmet Tekelioğlu; George Friedman yanıldı mı?
29.06.2022 264 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Örnekler.. Ve onları yalnızca âlimler akleder’-1
28.06.2022 361 Okunma
5 Yorum 28.06.2022 11:04
Hüseyin Bağdatlı
SERMAYENİN YENİ OYUNU
27.06.2022 192 Okunma
Reşat Nuri Erol
Anladım ve aktarmayı görev bildim; SAĞLIK-3
27.06.2022 441 Okunma
5 Yorum 27.06.2022 11:16