Reşat Nuri Erol
Reform, yeni reformlar, yeni uygarlık ve … - 6
28.11.2020
4743 Okunma, 5 Yorum

Reform, yeni reformlar, yeni uygarlık ve … - 6

Önceki yazımı yazmayı bitirdikten sonra, günlük tefsir yazma merhalesine geçtim. O çalışmada tevafuk diyeceğim yerler denk geldi. Onların bir kısmını okuyalım…

“İnkılabı (ya da reformu) oluşmuş olan bir cemaatin gerçekleştireceğine işaret etmektedir. İktidar inkılaplar yapamaz, iktidar kendi kendini değiştiremez. Bu durumlarda iktidarların yapacakları inkılap yapanlara imkân sağlamaktır. Onların kendi oluşturacakları sitelerde inkılap yapmalarıdır. Semt siteleri oluştuğu zaman inkılap gerçekleşir. İktidar semt siteleri oluşturamaz, semt sitelerinin oluşturulmasına izin verir. İnkılaplar oluştuktan sonrada yeni düzende yine iktidarda kalabilir ama inkılabı o yapmış olmaz.

“Bugün bizim bu seminerlerde söylediklerimiz içinde yanlışlar vardır, eksikler çoktur ama doğrular da vardır. Eğer ciddiye alır bu söylenenleri değerlendirirlerse sorunları olmaz ama değerlendirmezlerse Kur’an’ın bildirdikleri gerçekleşecektir. Ne söylüyoruz? Faizli işçilik dönemi sona ermektedir, kredileşmeli ortaklık düzeni gelecektir, karşı gelenler mağlup olacaktır ve cehennemde haşr olacaklardır. İşte bu söz haktır.

“Tekzip ettiklerinden dolayı değil, karşı ameller olarak yaptıklarından dolayı değil, zulmettiklerinden dolayı düzenleri yıkılmıştır. Faizli işçilik düzeni bir zulüm düzenidir. Bunun için yıkılacak ve onun yerine faizsiz kredileşmeli ortaklık düzeni gelecektir. Gelecek olan bu düzen Adil Düzendir, Adil Ekonomik Düzendir, rahmet düzenidir.

“Bu zulüm belli ve bilinen bir zulüm yerine belirsiz ve herkesin katıldığı bir zulümdür. Zulüm düzeninde zalim olmayanlar da bu zulmü işlemektedirler. Zulmeden kişiler değil düzendir. Yaşlılıktan yani düzenin yaşlanmasından dolayı ortaya çıkan hastalıklardır. Korona virüsü gibi yaşlıya musallat olmuştur. Topluluğu alıp götürecek, yeni topluluğa yer açacaktır. Eskiler ölmeseydi şimdi yeryüzünde adım atacak yerimiz olmazdı. Onlar öldüler ki biz şimdi varız. Zalim devlet düzenleri de yıkılacak ve onların yerine yeni ve adaletle hükmeden devletler oluşacak. Bunu İbn Haldun ve onun gibi âlimler de bunu açıklamışlardır.

“Bugünkü krizlerin kaynağı da işte o zulümdür, o zulüm düzenidir. Doğu Anadolu’da doğan bir çocuk kendisine çalışacak yer bulamamaktadır, okuyacak okulu yoktur. Terör mafyası çeşitli oyunları ile onu yakalamış ve oltasına takmıştır. Bir balık düşünün ki kancada olan kurdu yediği zaman oltaya takılacak ama onu yemezse açlıktan ölecek. Onu yer ve biraz daha yaşarım der. İşte terör zalim bir düzende böylece kendisine asker bulur. Şimdi suçlu olan kimdir? O oltaya takılan genç mi, yoksa ona iş yeri sağlamayan, ona okuma imkânı vermeyen topluluk mu? İşte bu zalim düzen bunun için yıkılacak. Önerdiğimiz semt kooperatifleri kurulacak herkesin aşı, işi, eşi ve okulu olacak ve terörün beslendiği bataklık kurumuş olacaktır.

“Zulüm iki şekilde olur. Biri insanların çalışma ve yaşamlarına müdahale şeklinde olur. Haksızlık içinde olsa da eğer bu düzende ekonomik refah varsa, davranış özgürlüğü varsa zulüm yoktur. Olsa da halk kendisini bu zulme uydurabilir. Ali Fuat Başgil’in bir sözü vardır; “Kanun ne kadar kötü olursa olsun, adalet içinde uygulandığı takdirde zulüm olmaz. Ama asıl zulüm insanları söyletmeme zulmüdür.” İnsanlar hırsızlık yaptıkları için idam edilmemişlerdir, insanlar söylediklerinden dolayı darağacına gitmişlerdir, ateşe atılmışlardır. Bunun en meşhur örneği Peygamber İbrahim’in ateşe atılmasıdır. Asıl zulüm söyletmeme zulmüdür.

“Baştan beri belirttiğimiz bir husus vardır. Kötülükler var olan zalim düzen içinde işlenmektedir. Var olan düzen kötülüklere zorlamaktadır. Şeriat yani hukuk düzeni geldiği için şeriat düzeni içine etki etmeyen eski fiiller suçlama konusu olmayacaktır. Çünkü düzen gereği o suçlar işlenmiştir. Adil Düzende zulme uğrayanların hakları şeriat tarafından tazmin edilir. Şeriat düzeni olmadan önce olmuş olan zulüm ise tazmin edilmez. O zulme katlandıkları için o zulümde cezaları oluyor. Müminlere yapılan haksızlıklar da affedilmiştir. Onlara cennet bunun karşılığı olarak verilmiştir. Bu affın sebebi cihat yapanların kendi çıkarları üzerine cihat yapmamalarını sağlamaktır. Biz yeni düzen istiyoruz. Bizim için değil, herkes için istiyoruz. Eski haksızlıkları telefi etmek için değil, gelecekte haksızlığın yapılmamasını sağlamak için yeni düzen istiyoruz.” (Kur’an ve İlİm 1093’üncü hafta seminer notlarımızdan aktardım.)

 


YorumcuYorum
Reşat Nuri Erol
28.11.2020
12:14


BUGÜN 28 KASIM 2020 CUMARTESİ...

BUGÜN 1092. KUR'AN VE İLİM SEMİNER GÜNÜMÜZ... 

ELHAMDÜLİLLAH... 

***

1967...1968...1969...AKEVLER 54 YILDIR ÇALIŞIYOR...2018...2019...2020

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1091

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1091. Hafta - 21 KASIM 2020 - Fiyatı: www.akevler.org’a tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1091. SEMİNER


***




Reşat Nuri Erol
28.11.2020
12:15


http://islammedeniyetivakfi.com/?page_id=283



Reşat Nuri Erol
28.11.2020
12:16


İSLAM MEDENİYET

Vakfı ve Dergisi Hakkında

Değerli bilim insanları, sevgili okuyucular;

Elinizdeki akademik ağırlıklı derginin 6. dönem 45. dergi sayısı ile uzun bir aradan sonra yayın hayatına yeniden dönüyoruz.

Bu imkânı bizlere bahşeden Cenab-ı Hakka sonsuz hamdü sena ederiz…

İslam Medeniyeti Vakfı’nın kuruluş amacı; peygamberlerin getirmiş olduğu hakkı üstün tutan medeniyeti kurmak için çalışmak, bu doğrultuda çalışan bilim insanlarına ortam hazırlamak, karanlıklar içinde bulunan insanlığa hakkın ışığını tutmaktan ibarettir. Vakfımız bu amaca erişebilmek için kendi imkânları ölçüsünde ülkemizin ve dünyanın hakkı üstün tutan bilim insanlarının yazılarını bir araya getirmek çabası içindedir.

İbni Haldun’un belirttiği gibi; medeniyetler devletler gibi doğarlar, yaşarlar, büyürler ve dünyaya söyleyecek sözleri kalmayınca insanlık tarihindeki yerlerini yenilerine bırakırlar. Gücü üstün tutan Batı medeniyeti günümüzün sorunlarını çözmek bir tarafa, yeni sorunların kaynağı olarak karşımızda durmaktadır. Süresini doldurmak üzeredir. Yeryüzünde çıkardıkları dünya savaşları ile son zamanlarda geliştirdikleri vekalet savaşları insanlık adına sözleri kalmadığını göstermektedir. Yaptıkları sömürüler ve zulümler ömürlerini uzatma çabalarından başka bir anlam taşımamaktadır.

İslam Medeniyeti kendi döneminde fıkıh/hukuk alanında getirmiş olduğu akit serbestliği ile Roma hukukunun katı kurallarını ortadan kaldırmış ve “ticari dönemin” gelişmesine öncülük etmiştir. Her iki hukuk sistemi kendi dönemleri olan tarım ile ticari yaşamı geliştirmişlerdir. Batı medeniyeti bu iki hukuk sistemi üzerine oturmuşsa da, özellikle “faiz” ve “ekseriyet kararları” ile gücün ve güçlünün yanında yer alarak “sömürü düzenini” beraberinde getirmiştir. Çağımızda “ekonomik dönem” olarak karşımıza çıkan emek mübadelesi bakımından Batı “işçilik sistemini” geliştirmiş, faizin oluşturduğu sermaye birikimi yoluyla teknik alanda büyük gelişmeler yapabilmiştir. Uyguladığı “faizli kapitalist sistem” ile sermaye egemenliğini kurmuş, emeği karın tokluğuna çalıştırmış, gelir dağılımındaki dengeyi bozmuştur. O kadar ki, dünya servetinin %80’i %1’in eline geçmiştir. Sosyalist denemeler de hüsran ile sonuçlanmıştır.

Bütün dünya hak arayışı içine girmiştir. Hukuk ancak hakkın üstün tutulması halinde toplumsal dengeyi sağlayabilir ve adaleti gerçekleştirebilir. Hukukun kaynakları olan “yakınlık, komşuluk, emek ve sözleşmelere dayalı yeni bir dünyanın kurulabilmesi” sadece “doğal hukuk anlayışı” ile olabilir. Bu da ancak “peygamberlerin getirmiş olduğu sistem” ile yeniden kurulabilir. Günümüz hukuk sistemi, hukuku bozan imtiyazlar, güçlünün üstün kabul edilmesi, başkasının zararına çıkarlar ile ekseriyet sistemine dayalı kararlardan arındırılmadıkça “yeni bir adil dünya düzeni” kurulamaz, “yeni bir medeniyet” oluşamaz.

Bu aşamada gelinen noktada yeni bir dünya ve adil bir düzen ancak peygamberlerin vâris bıraktığı bilim insanları tarafından kurulabilir. Üçüncü binyıl medeniyeti yani yeni İslam Medeniyeti doğuş sancılarını yaşamaktadır. Vakfımızın amacı bu medeniyetin gerçekleşmesine hizmet etmektir. Bu anlamda İslam Medeniyeti Dergisi hepimizin dergisidir.

Bütün peygamberler ve özellikle medeniyet kurucusu Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. Davut, Hz. İsa ve Hz. Muhammed peygamberlerin ardından… Çağımızın ihtiyacı olan yeni Hakkı Üstün Tutan Medeniyeti kurmak… Hakkı üstün tutanları ve inananları yeni bir dirilişe hazırlamak ve insanlığa ışık tutmak için İslam Medeniyeti Dergimiz, kendi imkânları ölçüsünde bilim insanlarının yazılarını yayınlamak çabası içerisindedir…

Bunun sadece bizim gayretimizle olmayacağının bilincindeyiz. Bu dava, inanıyorum diyen herkesin davasıdır. Bu tür çalışmalar yapıldığı takdirde, Türkiye yeni bir medeniyet hamlesinin öncüsü ve üçüncü binyıl İslam Medeniyetinin kurucusu olmaya adaydır.

Yeni yayın döneminde daha nice sayılara erişmek dileğiyle Allah’a emanet olunuz…

İslam Medeniyeti Vakfı Başkanı

Reşat Nuri EROL



Reşat Nuri Erol
28.11.2020
19:53


Yorumlar

(1)
01

M.altıntaş 46 - Hocam, Allah sizden razı olsun, yazılarınız hava gibi su gibi benim için; izolasyondayım, duanıza ihtiyacım var. İyi ki Milli Görüş camiasının mensubuyum ve sizleri sadece Allah rızası için seviyorum. Mustafa Altıntaş, Ankara.

Yanıtla.0Beğen.0Beğenme28 Kasım 12:30
Reşat Nuri Erol
01.12.2020
17:02


Selam ve sağlık dualarımızla...
İslam Medeniyeti Dergimizin 46. sayısını iftiharla istifadelerinize sunarız.
Emeği Geçen herkese teşekkür ederiz.
http://islammedeniyetivakfi.com/
Erişim Linki:
https://drive.google.com/file/d/13GwmNN2w_Ys3woUrKjmzp4BHQygPCJAl/view







Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
Büyük Değişim Semt ve Mahalleden Başlamalı
8.10.2026 538 Okunma
1 Yorum 08.10.2026 10:13
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen’in şeffaf uygulama ile görünür olması
7.10.2026 658 Okunma
1 Yorum 07.10.2026 08:57
Reşat Nuri Erol
Fon vurgunundan Kur’an nizamı Adil Düzen’e…
6.10.2026 736 Okunma
1 Yorum 06.10.2026 10:12
Hüseyin Bağdatlı
BABACAN IN GÜLÜŞÜ, NE ANLAMA GELİYOR
5.10.2026 89 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
MÜCADELE PARTİSİNİ KUR REİS
5.10.2026 86 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
HIRSIZLIK DAMGASINA DİKKAT
5.10.2026 82 Okunma
Reşat Nuri Erol
Fon Krizinden Daha Güçlü Bir Piyasa Yapısına
5.10.2026 822 Okunma
1 Yorum 05.10.2026 09:38
Özer Ataç
TEHLİKENİN EN SİNSİSİ: GÜRÜLTÜ - 1
4.10.2026 1255 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Musa’yı Denizden Kurtaran Kimdi?
4.10.2026 95 Okunma
Bahaeddin Sağlam
İnsanlık Dünyasına Bir Çağrı
4.10.2026 89 Okunma
Reşat Nuri Erol
Jeoekonomi Enstitüsü’nün Pratik Çözüm Seti
4.10.2026 841 Okunma
1 Yorum 04.10.2026 10:17
Reşat Nuri Erol
İJE'nin teşhisi: Birbirini güçlendiren dört kriz
3.10.2026 955 Okunma
1 Yorum 03.10.2026 06:50
ZEKİ ALTUBOĞA
HEVALTIYA JI DIL BEŞA YEKEM: MIROV TENÊ JI BO XWE DIJÎ?
2.10.2026 413 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
HEVALTÎYA JIDIL BEŞA 1: MIROV TENÊ JI BO XWE DIJÎ? MAD
2.10.2026 154 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
HEVALTIYA JIDIL BEŞA I — GELO MIROV TENÊ JI BO XWE DIJ
2.10.2026 132 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
HEVALTIYA JIDIL BEȘA I MADDE: JI HEVALAN BER BI GEL V
2.10.2026 121 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA I — MADDEYA 12. ENCAMA MEZIN A HEVALTIYA JIDIL E
2.10.2026 126 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
11. MADDE: AZADÎYA SÎNORÊ GÎŞTÎ Azadî, Maf, Xwedîgotin
2.10.2026 113 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
NEBE NABE!: MIROVÊ YEKEMIN DI PÊWÎSTÎYA CİVAKÎ DE Miro
2.10.2026 122 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
ASÎMÎLASYON, DESTHILATÎ Û GUHERÎNA CIVAKÎ Destpêk û Ça
2.10.2026 167 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA IV XETÊN BERXWEDANÊ, XWESERIYA PARASTINÊ Û DÎTINA
2.10.2026 130 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA VI HILBERÎNA HEVPAR Û JIYANA EKOLOJÎK Kooperatîf
2.10.2026 111 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
NEBE NABE!: MIROVÊ YEKEMIN DI PÊWÎSTÎYA CİVAKÎ DE Miro
2.10.2026 117 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an nizamı, fon vurgunu ve bir çözüm önerisi
2.10.2026 886 Okunma
1 Yorum 02.10.2026 09:50
Hüseyin Bağdatlı
HEDEF; ERDOĞAN ÜZERİNDEN İSLAMDIR
2.10.2026 228 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
FON VURGUNU,HAYIRLI ŞERDİR
1.10.2026 225 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı ve ‘Fon vurgunu’ sistemin iflası
30.09.2026 997 Okunma
1 Yorum 30.09.2026 10:00
Hüseyin Bağdatlı
DÜNYA TEK DEVLET OLACAK
30.09.2026 210 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-280; “Küfürde yarışıyor olanlar”
28.09.2026 1128 Okunma
1 Yorum 28.09.2026 12:40
Hüseyin Bağdatlı
FON SORUŞTURMALARININ ARKASINDAKİ GERÇEKLER
27.09.2026 257 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
HAYALET CUMHURBAŞKANI
27.09.2026 280 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-279; “Seni mahzun etmesin…”
27.09.2026 1084 Okunma
1 Yorum 27.09.2026 09:49
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-278; “Yâ eyyühe’r-rasûlü…”
26.09.2026 996 Okunma
1 Yorum 26.09.2026 07:57
Reşat Nuri Erol
Burhan Özfatura’nın vefatı ve en son köşe yazısı
25.09.2026 1150 Okunma
1 Yorum 25.09.2026 10:54
Reşat Nuri Erol
‘Aşmanın Sanatı’ yani bir şeylerin esiri olmamak
24.09.2026 1100 Okunma
1 Yorum 24.09.2026 07:40
Reşat Nuri Erol
KUR’AN NİZAMININ ÖNGÖRDÜĞÜ TOPLUM
23.09.2026 1137 Okunma
1 Yorum 23.09.2026 12:13
Hüseyin Bağdatlı
ALPERENLERİN VEBALİ
23.09.2026 294 Okunma
Reşat Nuri Erol
Söz Konusu Bu Üç Model Bize Ne Söylüyor?
22.09.2026 1013 Okunma
1 Yorum 22.09.2026 09:56
Reşat Nuri Erol
İyi İnsan Beklemek Yerine İyi Sistem Kurmak
21.09.2026 1058 Okunma
1 Yorum 21.09.2026 11:45
Hüseyin Bağdatlı
KALP GÖZÜ İLE BAKMAK
21.09.2026 278 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen: Para Kadar Mekanizma da Önemli
20.09.2026 1151 Okunma
1 Yorum 20.09.2026 07:32
Hüseyin Bağdatlı
DAMAT BERAT SAHADA
19.09.2026 370 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen: Ekonomiden Sisteme Üç Yaklaşım
19.09.2026 1257 Okunma
1 Yorum 19.09.2026 08:57
Hüseyin Bağdatlı
MAZOTUN YÜZGÖRÜMÜ
18.09.2026 282 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Ekonomik Düzen İstanbul Çalışmaları…
18.09.2026 1244 Okunma
1 Yorum 18.09.2026 07:56
Hüseyin Bağdatlı
FİKİR HIRSIZLIĞI HARAMDIR
17.09.2026 271 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-4
17.09.2026 1159 Okunma
1 Yorum 17.09.2026 09:08
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-3
16.09.2026 1360 Okunma
1 Yorum 16.09.2026 08:13
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-2
15.09.2026 1200 Okunma
1 Yorum 15.09.2026 10:30
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-1
14.09.2026 1297 Okunma
1 Yorum 14.09.2026 07:29


© 2026 - Akevler