Reşat Nuri Erol
‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’-13
16.11.2020
4572 Okunma, 4 Yorum

 

‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’-13

İzmir Depremi vesilesiyle Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’u televizyonlarda daha çok görüp tanıdık. Önceki akşam bir programda canlı yayında açıklamalarda bulunarak İstanbul'daki riskli konut sayısını açıkladı.

Programı izledim.

Bakan korkutan açıklamalar yaptı.

Türkiye'de 6.7 milyon bina riskli statüsünde ama riskli şerhli veya acilen yıkılması gerekir diye bir şerhi yok. 1,5 milyonu da acilen yıkılması gereken bina. İstanbul’umuzda 5.9 milyon konutumuz var. Bunun 1,5 milyonu riskli, 300 bini acilen dönüşmesi gereken yapılar. Bunlara ilişkin riskli yapı tespiti yapılıp tapuya işlenmiş durum söz konusu değil.”

Bakanımızın açıklamalarının sadece şu kadarı bile yeterli değil mi?

Evet, Türkiye ve İstanbul’daki durum bu! Bizzat ilgili bakanımızın açıklaması da böyle! Günlerdir ‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’ dememizin sebebi de işte bu!

Bugün konuyu Kur’an açısından ele alalım. Kur’an’da “zelzele” kelimesi geçer. Sözlükte “bir şeyi hareket ettirmek, şiddetle sarsmak, vurmak” anlamındaki “zelzele”, “yer içindeki fay kırıkları üzerinde biriken enerjinin aniden boşalması sonucu meydana gelen yer değiştirme hareketinin yol açtığı, karmaşık, elastiki dalga hareketleri” şeklinde tanımlanır.

Kur’an’da bir ayette “zelzele”, beş ayette de aynı kökten gelen kelimelerle ifade edilir. Zelzele, bu ayetlerin ikisinde kıyametin kopması esnasındaki yer sarsıntısını (el-Hac 22/1; ez-Zilzâl 99/1-2), üçünde de önceki ümmetlerle (el-Bakara 2/214) Hz. Peygamber’in ve sahabenin (el-Ahzab 33/11-12) dinleri uğruna çektiği zorlukları ifade eder. Allah sema ve yeryüzüne bir düzen koymuş, (Rahman,55/7,8) bunun neticesinde rüzgârların nasıl eseceği, yağmurun ve karın nasıl yağacağı, gökteki yıldız ve gezegenlerin nasıl hareket edeceği hep bir ölçüye bağlandığı gibi, karaların ve denizlerin yaratılmasında ve hareketlerinde de aynı işleyiş devam etmektedir. Deprem, yağmur, sel, rüzgâr, fırtına, yanardağ patlamaları ve diğer tabiat hâdiseleri “sünnetullah” denilen Allah’ın yeryüzünde koyduğu kanunların tecellileridir.

Bu durumda bize ve insanlığa düşen, tabiat kanunlarına savaş açıp onları zapturapt altına almaya çalışmak değil, onlarla uyumlu olmak ve bu tabiat olaylarına karşı tedbirli davranmaktır. Yağışlı bir havada başımıza şemsiye tutmak, karlı ve soğuk bir kış gününde kalın ve sıkı giyinmek ne ise; yeryüzünün yaratıldığından bu yana devam edegelen depremler için tedbir almak, yaşadığımız mekânları sağlamlaştırmak da odur.

Depremler hep var, biz sadece şiddetli olanlarını duyuyoruz. Deprem, Allah’ın kâinata koyduğu ölçülü bir işleyişin neticesidir. Ancak tabiat kanunlarının ifratı/çoğunun ve tefriti/azının, zararlı tesirleri de vardır. Kuraklık da olur, sel ve su baskınları da olabilir. Fırtına, kasırga, hortum, tipi, dolu ve yüksek derecedeki depremler de böyledir. İşte, başımıza gelebilecek depremlerde bizlere düşen öncelikli görev tedbir almaktır (Nisa,4/71-102), (Yusuf,12/50,67). Kendi kuvvetimizin bir sınırı olduğunu bilmek ve tabiatın işleyişi (ilahi kanunları) karşısında aczimizin farkına vararak ibret almaktır (Bakara,2/164), (Yusuf,12/105).

Depremleri, Kur’an’da haber verilen ve helak olan kavimleri esas alıp, ilahi bir ceza olduğunu ön plana çıkararak yapılacak değerlendirmeler, doğru ve isabetli bir değerlendirme değildir. Kaderiyeci bir anlayışın ifadesidir. İnsanlara Allah tarafından verilen iradeyi devre dışı bırakmaktır. Hâlbuki ziraatçıların sebzelerini korumak için sera yaptıkları gibi, yağmurda ıslanmamak için şemsiye tuttuğumuz gibi, başımıza gelebilecek deprem ve zelzelelere karşı da tedbirler almalıyız. (Maide,5/35, İsra, 17/57)Depremlerin öncesinde, deprem anında ve sonrasında nasıl davranacağımızı görevlilerden öğrenmeli ve bu konular hakkında bilgilenmeliyiz. Yaşadığımız mekânları depreme dayanıklı şartlarda inşa etmeliyiz. Daha güvenli, daha sağlıklı, her açıdan kendi kendine yeten, en iyi şekilde yaşanabilir planlı şehirler kurmalıyız. Bu aynı zamanda fiili bir duadır. Kavli duamızı da ondan sonra yapmalıyız. Peygamberimizin (s.a.v.) “Deveni sağlam kazığa bağla, sonra tevekkül et” anlayışı ile hareket etmeliyiz. “Deprem öldürmez, bina öldürür” gerçeğinin bütün gereklerini yapmalıyız.

 


YorumcuYorum
Reşat Nuri Erol
16.11.2020
09:20

MİLLÎ GAZETE

Makale Yazısı-16 Kas 2020 - 04:30

‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’-13

İzmir depremi vesilesiyle Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’u televizyonlarda daha çok görüp tanıdık. Önceki akşam bir programda canlı yayında açıklamalarda bulunarak İstanbul’daki riskli konut sayısını açıkladı.

Programı izledim.

Bakan, korkutan açıklamalar yaptı.

“Türkiye’de 6,7 milyon bina riskli statüsünde ama riskli şerhli veya acilen yıkılması gerekir diye bir şerhi yok. 1,5 milyonu da acilen yıkılması gereken bina. İstanbul’umuzda 5,9 milyon konutumuz var. Bunun 1,5 milyonu riskli, 300 bini acilen dönüşmesi gereken yapılar. Bunlara ilişkin riskli yapı tespiti yapılıp tapuya işlenmiş durum söz konusu değil.”

Bakanımızın açıklamalarının sadece şu kadarı bile yeterli değil mi?

Evet, Türkiye ve İstanbul’daki durum bu! Bizzat ilgili bakanımızın açıklaması da böyle! Günlerdir ‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’ dememizin sebebi de işte bu!

Bugün konuyu Kur’an açısından ele alalım. Kur’an’da “zelzele” kelimesi geçer. Sözlükte “bir şeyi hareket ettirmek, şiddetle sarsmak, vurmak” anlamındaki “zelzele”, “yer içindeki fay kırıkları üzerinde biriken enerjinin aniden boşalması sonucu meydana gelen yer değiştirme hareketinin yol açtığı, karmaşık, elastiki dalga hareketleri” şeklinde tanımlanır.

Kur’an’da bir ayette “zelzele”, beş ayette de aynı kökten gelen kelimelerle ifade edilir. Zelzele, bu ayetlerin ikisinde kıyametin kopması esnasındaki yer sarsıntısını (el-Hac 22/1; ez-Zilzâl 99/1-2), üçünde de önceki ümmetlerle (el-Bakara 2/214) Hz. Peygamber’in ve sahabenin (el-Ahzab 33/11-12) dinleri uğruna çektiği zorlukları ifade eder. Allah, sema ve yeryüzüne bir düzen koymuş, (Rahman, 55/7, 8) bunun neticesinde rüzgârların nasıl eseceği, yağmurun ve karın nasıl yağacağı, gökteki yıldız ve gezegenlerin nasıl hareket edeceği hep bir ölçüye bağlandığı gibi, karaların ve denizlerin yaratılmasında ve hareketlerinde de aynı işleyiş devam etmektedir. Deprem, yağmur, sel, rüzgâr, fırtına, yanardağ patlamaları ve diğer tabiat hâdiseleri “sünnetullah” denilen Allah’ın yeryüzünde koyduğu kanunların tecellileridir.

Bu durumda bize ve insanlığa düşen, tabiat kanunlarına savaş açıp onları zapturapt altına almaya çalışmak değil, onlarla uyumlu olmak ve bu tabiat olaylarına karşı tedbirli davranmaktır. Yağışlı bir havada başımıza şemsiye tutmak, karlı ve soğuk bir kış gününde kalın ve sıkı giyinmek ne ise; yeryüzünün yaratıldığından bu yana devam edegelen depremler için tedbir almak, yaşadığımız mekânları sağlamlaştırmak da odur.

Depremler hep var, biz sadece şiddetli olanlarını duyuyoruz. Deprem, Allah’ın kâinata koyduğu ölçülü bir işleyişin neticesidir. Ancak tabiat kanunlarının ifratı/çoğunun ve tefriti/azının, zararlı tesirleri de vardır. Kuraklık da olur, sel ve su baskınları da olabilir. Fırtına, kasırga, hortum, tipi, dolu ve yüksek derecedeki depremler de böyledir. İşte, başımıza gelebilecek depremlerde bizlere düşen öncelikli görev tedbir almaktır (Nisa, 4/71-102), (Yusuf, 12/50, 67). Kendi kuvvetimizin bir sınırı olduğunu bilmek ve tabiatın işleyişi (ilahi kanunları) karşısında aczimizin farkına vararak ibret almaktır (Bakara, 2/164), (Yusuf, 12/105).

Depremleri, Kur’an’da haber verilen ve helak olan kavimleri esas alıp, ilahi bir ceza olduğunu ön plana çıkararak yapılacak değerlendirmeler, doğru ve isabetli bir değerlendirme değildir. Kaderiyeci bir anlayışın ifadesidir. İnsanlara Allah tarafından verilen iradeyi devre dışı bırakmaktır. Hâlbuki ziraatçıların sebzelerini korumak için sera yaptıkları gibi, yağmurda ıslanmamak için şemsiye tuttuğumuz gibi, başımıza gelebilecek deprem ve zelzelelere karşı da tedbirler almalıyız. (Maide, 5/35, İsra, 17/57) Depremlerin öncesinde, deprem anında ve sonrasında nasıl davranacağımızı görevlilerden öğrenmeli ve bu konular hakkında bilgilenmeliyiz. Yaşadığımız mekânları depreme dayanıklı şartlarda inşa etmeliyiz. Daha güvenli, daha sağlıklı, her açıdan kendi kendine yeten, en iyi şekilde yaşanabilir planlı şehirler kurmalıyız. Bu aynı zamanda fiili bir duadır. Kavli duamızı da ondan sonra yapmalıyız. Peygamberimizin (s.a.v.) “Deveni sağlam kazığa bağla, sonra tevekkül et” anlayışı ile hareket etmeliyiz. “Deprem öldürmez, bina öldürür” gerçeğinin bütün gereklerini yapmalıyız.


Reşat Nuri Erol
16.11.2020
09:22



http://www.akevler.org/AkevlerSeminerler/1228/SonEk/1/Neml-Suresi-Tefsiri-63-66-Ayetler



Reşat Nuri Erol
16.11.2020
09:23


Prof. Dr. ARİF ERSOY

https://youtu.be/rfJGcZyWMl0

ÇORUM BELEDİYESİ HAZIRLATMIŞ…

*

https://www.tvnet.com.tr/ilim-irfan-saati/ilim-irfan-saati-2166421

İlim İrfan Saati, ARİF ERSOY’u ANMA PROGRAMI TVNET PROGRAMLARI 19 EYLÜL 2020 CUMARTESİ

Konuklar: Reşat Nuri Erol ve Osman Nuri Kapaktepe

*

https://www.youtube.com/watch?v=-Np2xTmJxhs

Prof. Dr. Arif Ersoy'un, Uluslararası İslam İktisat Konferansı Konuşması 14 Mar 2019

*

https://www.youtube.com/watch?v=y90D-Gn7q5c

Prof. Dr. Arif Ersoy: Kriz Yönetimi 1 May 2020

*

https://www.youtube.com/watch?v=fM0jK3xZfCI

İslam Ekonomisi ve Finansı - Prof. Dr. Arif Ersoy 30 Haz 2020

*

https://www.youtube.com/watch?v=hokeGT2yMc8

KANAL 42 - İzdüşüm - Erbakan' Anlamak - İslam Ekonomisi - Prof. Dr. Arif Ersoy 3 Mart 2020

*

... 




Reşat Nuri Erol
16.11.2020
09:23


://islammedeniyetivakfi.com/  



İSLAM MEDENİYETİ dergimiz yeni/den yayımlandı...

(HAKEMLİ AKADEMİK DERGİ olarak yayımlandı)

Dergiye yukarıdaki linklerden ulaşabilirsiniz... 
Tüm istediklerinize ulaştırabilirsiniz...
Selam ve sağlık dualarımızla...
İslam Medeniyeti Vakfı
Başkan Reşat EROL 

(Vakıf başkanının sunumu derginin 14-15. sayfalarındadır.) 

***

Not:

Bu çalışmamızı da daima değerlendirebilirsiniz; 

(İSLAM MEDENİYETİ VAKFI - KUR'AN'I ANLAMA USULÜ ÇALIŞMALARI)

https://www.youtube.com/channel/UCFo3tKrGvXdcWpcpSXwpLfg


KUR'AN ÜZERİNDE ÇALIŞMANIN 

DAHA DA DEĞERLENDİĞİ GÜNLERDEYİZ...

ALLAH, KUR'ANI ANLAMA USULÜ ÜZERİNDE ÇALIŞMAYI VE

GEREĞİNİ YAPMAYI YANİ UYGULAMAYI CÜMLEMİZE NASİP EYLESİN...








Son Yorumlanan Makaleler
Reşat Nuri Erol
‘Aşmanın Sanatı’ yani bir şeylerin esiri olmamak
24.09.2026 460 Okunma
1 Yorum 24.09.2026 07:40
Reşat Nuri Erol
KUR’AN NİZAMININ ÖNGÖRDÜĞÜ TOPLUM
23.09.2026 642 Okunma
1 Yorum 23.09.2026 12:13
Reşat Nuri Erol
Söz Konusu Bu Üç Model Bize Ne Söylüyor?
22.09.2026 662 Okunma
1 Yorum 22.09.2026 09:56
Reşat Nuri Erol
İyi İnsan Beklemek Yerine İyi Sistem Kurmak
21.09.2026 768 Okunma
1 Yorum 21.09.2026 11:45
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen: Para Kadar Mekanizma da Önemli
20.09.2026 820 Okunma
1 Yorum 20.09.2026 07:32
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen: Ekonomiden Sisteme Üç Yaklaşım
19.09.2026 944 Okunma
1 Yorum 19.09.2026 08:57
Reşat Nuri Erol
Adil Ekonomik Düzen İstanbul Çalışmaları…
18.09.2026 966 Okunma
1 Yorum 18.09.2026 07:56
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-4
17.09.2026 901 Okunma
1 Yorum 17.09.2026 09:08
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-3
16.09.2026 1098 Okunma
1 Yorum 16.09.2026 08:13
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-2
15.09.2026 948 Okunma
1 Yorum 15.09.2026 10:30
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-1
14.09.2026 1048 Okunma
1 Yorum 14.09.2026 07:29
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-277; Dilin özellikleri vardır...
13.09.2026 1114 Okunma
1 Yorum 13.09.2026 11:28
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-276; ‘Ve Allah her şeye kadirdir’
11.09.2026 1086 Okunma
1 Yorum 11.09.2026 08:59
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-275; “Dilediğini ta’zib eder…”
10.09.2026 1145 Okunma
1 Yorum 10.09.2026 09:57
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-274; “E lem ta’lem?” (Maide 40)
9.09.2026 1142 Okunma
1 Yorum 09.09.2026 07:18
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-273; “Allah gafurdur rahimdir”
8.09.2026 1216 Okunma
1 Yorum 08.09.2026 07:27
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-272; “… sonra kim tövbe ederse”
6.09.2026 1449 Okunma
1 Yorum 06.09.2026 07:05
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-271; “Ve Allah azizdir hakimdir”
5.09.2026 1511 Okunma
1 Yorum 05.09.2026 09:32
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-270; “Cezaen bimâ kesebâ …”
4.09.2026 1245 Okunma
1 Yorum 04.09.2026 09:41
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-269; Hırsız kadın ve hırsız erkek
3.09.2026 1231 Okunma
1 Yorum 03.09.2026 08:22
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-268; ‘Ve’s-sâriku ve’s-sârikatu’
2.09.2026 1243 Okunma
1 Yorum 02.09.2026 08:27
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı(267); Hakem kararlarına uymayan
1.09.2026 1217 Okunma
1 Yorum 01.09.2026 08:36
Reşat Nuri Erol
“İki günü birbirine eşit olan aldanmıştır…”
31.08.2026 1232 Okunma
1 Yorum 31.08.2026 09:10
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-265; Yeni düzene geçiş nasıl olur?
29.08.2026 1167 Okunma
1 Yorum 29.08.2026 07:42
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-263; “Ve lehüm azabün eliymün”
27.08.2026 1219 Okunma
1 Yorum 27.08.2026 07:01
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-262; Kur’an kâinatın haritasıdır
26.08.2026 1334 Okunma
1 Yorum 26.08.2026 09:04
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-261; “Küfretmiş olan kimseler”
25.08.2026 1281 Okunma
1 Yorum 25.08.2026 09:39
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-260; Adil Düzen’de refah
24.08.2026 1522 Okunma
1 Yorum 24.08.2026 06:58
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-259; Adil devlet düzeni budur
23.08.2026 1386 Okunma
1 Yorum 23.08.2026 10:05
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-258; Topluluğa nasıl ulaşılacak?
22.08.2026 1258 Okunma
1 Yorum 22.08.2026 09:30
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-257; Allah’a ittika ediniz…
21.08.2026 1269 Okunma
1 Yorum 21.08.2026 11:26
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-256; ey iman edenler
20.08.2026 1351 Okunma
1 Yorum 20.08.2026 07:37
Reşat Nuri Erol
Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme… - 4
19.08.2026 1304 Okunma
1 Yorum 19.08.2026 07:22
Reşat Nuri Erol
Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme… - 3
18.08.2026 1443 Okunma
1 Yorum 18.08.2026 07:12
Reşat Nuri Erol
Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme… - 2
17.08.2026 1606 Okunma
1 Yorum 17.08.2026 08:46
Reşat Nuri Erol
Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme… - 1
16.08.2026 1681 Okunma
1 Yorum 16.08.2026 06:16
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-255; müdahale sorunu
15.08.2026 1225 Okunma
1 Yorum 15.08.2026 09:48
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-254; medya sorunu ve çare
14.08.2026 1702 Okunma
1 Yorum 14.08.2026 07:47
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-253; yargı ve terör sorunu
13.08.2026 1491 Okunma
1 Yorum 13.08.2026 09:30
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-252; karşılıksız para sorunu
12.08.2026 1431 Okunma
1 Yorum 12.08.2026 07:14
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-251; borç ve tarım sorunu
11.08.2026 1334 Okunma
1 Yorum 11.08.2026 07:10
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-250; işsizlik sorunu çözümü
8.08.2026 1340 Okunma
1 Yorum 08.08.2026 07:30
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-249; yeni devlet düzeni
7.08.2026 1421 Okunma
1 Yorum 07.08.2026 07:31
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-248; sorunların ana sebebi
6.08.2026 1450 Okunma
1 Yorum 06.08.2026 07:14
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni-247; ne yapmalıyız?
5.08.2026 1407 Okunma
1 Yorum 05.08.2026 10:35
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 246
4.08.2026 1451 Okunma
1 Yorum 04.08.2026 09:02
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 245
3.08.2026 1512 Okunma
1 Yorum 03.08.2026 10:53
Osman Aydın
SILA – İnsanın Kendine Dönüş Yolculuğu - 3
1.08.2026 397 Okunma
1 Yorum 02.08.2026 09:45
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 244
2.08.2026 1479 Okunma
1 Yorum 02.08.2026 07:50
Reşat Nuri Erol
Düzeni doğru kur ve koru, kendini denetle… - 2
1.08.2026 1432 Okunma
1 Yorum 01.08.2026 09:48


© 2026 - Akevler