İSTİHDAM İÇİN YAPILACAK İŞLER (5)
Bankaların banka hizmetlerini karşılamak için “faizsiz kredileşme ilkesi” içinde çalışan işletmelerin cirolarından yüzde 1 veya daha az cirodan pay alırlar. Kooperatifle yaptıkları anlaşmada bu tespit edilir. Böylece bankalar kooperatif ortakları ve işletmeleri ile “FAİZ” ile değil “CİRODAN PAY” ile çalışmış olurlar. Kooperatif ortaklar arasında yukarıdaki sorunları makroda çözmeye çalışır. Ortaklarla “işletme sentleri” ile ilişki kurduğu için sorunları çözerken sermaye sorunu ile karşılaşmazlar.
BANKA: Bir “Kooperatifler Bankası” kurulmalı yahut mevcut Vakıflar Bankası kısmen kooperatifler bankası hâline getirilmelidir. Bu banka kooperatifin kefil olduğu işletmelerin senetlerini TL ile alıp satacaktır; hizmet karşılığı işletmelerin işletme veya semt senetlerini alacaktır; bankasında paraya çevirerek nakit gelir temin edecektir... vs.
ÇALIŞANA KREDİ: “Ülke Çalışma Kooperatifi” her çalışana meslekî derecesi ile orantılı olarak “faizsiz kredi” açacaktır. Banka kooperatif ortağına, “Git, istediğini işletmede çalış ve çalıştığına dair belge al, gel sana nakdi ben ödeyeceğim” diyecek. İşvereni borçlandıracak ve çalışana ücretini ödeyecektir. Böylece işçi istediği işletmeye gider ve “faizsiz krediyi” işletmeye getirmiş olur. Sermayesizlikten işçiye ücret ödeme sorunu yaşanmaz.
ÇALIŞTIRANA KREDİ: İşçi çalıştıran işletmelere de diyoruz ki; işçi çalıştırır, resmi ücretten ücretini bizi ödeyeceğiz. Sen istediğin ücretle çalıştırabilirsin ama farkı sen ödersin veya fark sana kalır. Sana başka kolaylık da gösteriyoruz. Ham maddeyi al, parsını biz ödeyeceğiz. O ham maddenin kredileşme değerini biz ödeyeceğiz. Farkı sen ödersin veya ondan alırsın. Sana başka imkân daha tanıyoruz. Malı üret, ambara koy. Kredileşme fiyatından sana verdiğimiz krediyi artıralım. Yani mamul satılıncaya kadar senden faiz istemiyoruz. Cebri icra da yoktur. Mamul satılınca bizim kredimizi itfa edersin, kâr-zarar senin.
ENFLASYON: “Çalışma Kredisi” ambara konan “üretilmiş mal karşılığı” verildiği için piyasaya çıkan mal kadar para mal stok yapılmaktadır. Ambarlarda mal artıyor, piyasada ise para artıyor. Paranın mala bölümü sabit kalıyor. Sadece ülkede millî stok artmış oluyor. Arz ve talep kanunları tam olarak çalışmaktadır. Yeniden kredi alacaklara verilen kredi azaltılmaktadır. Stoklara kredileşme fiyatları uygulanmaktadır. Bir semtte yaptığımız uygulanmayı ülke çapında yapmaktayız. Kredileşme fiyatlarına göre halk üretim yapar.
SİPARİŞ SİSTEMİ: Kooperatifler ortaklarına “Sipariş Kredileri” vermektedir. Halk yılbaşında yıllık ihtiyaçlarını bu ‘faizsiz kredi’ ile semt tüccarlarına yapmaktadır; onlar il tüccarlarına, onlar da ülke tüccarlarına, onlar ise insanlık tüccarlarına yapmaktadır. Sipariş fiyatları tamamen serbesttir. Halk sipariş ettiklerini hafta hafta almaktadır. Önce kredisini kapatmakta sonra siparişini almaktadır. Kapatamazsa sipariş ettiği mallar kendisine verilmez, kooperatif onu satar, kâr veya zarar eder. Bu sistemin yararları şunlardır. a) Ülkede tam bir üretim planlaması yapılır. Tarıma gidecek emek planlanmış olur. b) Halk böylece iş bulmuş olur. Artık emeği inşaatta değerlendirir. c) Halka kredi verilmekle mağazalara, tüccarlara ve işletmelere de kredi verilmiş olur. Peşin ödemeli sipariş almış olurlar. d) Fiyatlar yılbaşında teessüs edeceğinden enflasyon etkisiz hâle getirilmiş olur. Halk enflasyonu yıldan yıla hisseder. e) Tüccarlar sipariş aldıkları malları temin etmek için önce ülke içinde başka malları sipariş verip onları satar, dışarıdan sipariş aldıkları malları ithal ederler. Böylece sermayesiz de dış ticaret yapılabilir. En önemlisi, ihracat ile ithalat arasında denge oluşur.
MAL KREDİSİ: “Kredileşme Kredisi”ni semtlerde vermeye başladık. Sonra “Çalışana Kredi” verdik. Sonra “Sipariş Kredisi”ni anlattık. Bir de “Mal Kredisi” vardır. Mağazalara mal kredisini vereceğiz. Onunla malları alıp satacaklar. Mağaza senetleri kooperatif hesabından bankada paraya çevirebilecek. Böylece “mağaza senetleri” para gibi kıymetli olacaktır. Tarımda sipariş, inşaatta çalışma kredisi verilir. Sanayide ise mal kredisi geçerli olur. Banka krediyi kredileşme ilkesi içinde vereceği için ve senet mal karşılığı çıkacağı için millî paraya hiçbir kötü etkisi olmaz. Tam verimle tam istihdam sağlayarak millî kalkınmayı sağlar.
SONUÇ: Tam istihdamın sağlanması yani işsizliğin çözülmesi için semt ve işletme kooperatiflerinin yanında her bucakta birer işletme/ler, her ilde birer hizmet kooperatifi kurulmalıdır. Ankara’da bir “Çalışma Kooperatifi”, İstanbul’da bir “Kredileşme Kooperatifi” kurulmalıdır. Bu kooperatiflerdeki işletmelere ait senetleri “Kooperatif Bankası” para ile alıp satmalı, devlet bu kooperatiflere iştirak etmelidir. Mesela yüzde kırk kat karşılığı ile altyapısı yapılmış “projeli arsalar” vermelidir. Bunlarla ilgili mevzuatı düzenlemelidir. Sözleşmelere hukuki teminat sağlamalıdır. Hakemlik sistemini işletmelidir. Nakit ile iştirak etmemeli, karşılıksız yardımlarda bulunmamalıdır.