Yeni Bir Medeniyete Ne Zaman Uyanacağız? - 2
-İnsan Onurunu Koruyan ve Yeryüzünü İmar Eden Sorumlu Bir Medeniyete Doğru-
(“Kur’an’a Göre Devlet Düzeni ve Medeniyet” başlıklı yazılarıma iki günlüğüne ara veriyor ve “Yeni Bir Medeniyete Ne Zaman Uyanacağız?” uyarısını 2 yazıyla yapıyoruz…)
Üçüncü Bölüm: Medeniyet Açısından Sonuçlar
Bu üç sapmanın ortak noktası doktrin değil düşünsel yapıdır. Hepsinde aynı dönüşüm yaşanır: İnsan anlamın merkezinden kaybolur. İnsan onuru ve hayatın gelişmesi hedef olmaktan çıkar daha büyük bir tarih anlatısının gerçekleşmesi asıl amaç haline gelir. Böylece siyaset varoluşsal bir mücadeleye dönüşür, şiddet kutsal bir amaç adına meşrulaştırılabilir hale gelir.
Dördüncü Bölüm: Hayal Kırıklığından Sonra
Birçok insan reform söylemlerine olan güvenini kaybetti. Çünkü yüce sloganlar çoğu zaman kişisel güç projelerine dönüştü. Fakat hayal kırıklığı yolun sonu değildir. Her ihanet deneyimi aslında bir öğrenme anıdır. Bu deneyimler bize şunu öğretir: kişileri kutsallaştırmanın tehlikesi ve fikirleri güç aracı haline getirmenin riski. Bu yüzden çözüm yalnızca liderleri değiştirmek değildir. Çözüm, bilinci yeniden inşa etmektir.
Beşinci Bölüm: Sorumlu Medeniyetin Felsefesi
Bu sapmalarla yüzleşebilmek için insanlığın medeniyetin amacını yeniden tanımlaması gerekir. Sorumlu bir medeniyet üç temel ilkeye dayanabilir:
İnsan Onuru
İnsan, her medeniyet projesinin merkezinde yer almalıdır. İnsan onurunun ihlalini daha yüksek bir amaç adına meşrulaştıran her sistem, ahlakın özünden sapmadır.
Yeryüzünün İmarı
Medeniyetin amacı çatışma değil, yeryüzünü imar etmektir.
Bilim, adil ekonomik sistemler, çevrenin korunması ve bilginin geliştirilmesi insan enerjisinin yönelmesi gereken alanlardır.
Ortak Sorumluluk
İnsanlığın bugün karşı karşıya olduğu büyük sorunlar ideolojik çatışmalarla çözülemez. Bu sorunlar dar kimlikleri aşan geniş bir medeniyet iş birliği gerektirir.
Altıncı Bölüm: Yeni Bir Bilinç Programı
Sorumlu bir medeniyet yalnızca fikirlerle değil, yeni bir bilinçle inşa edilir.
Bu bilinç üç düzeyde gelişmelidir.
Düşünsel bilinç
Hayatın anlamı ve insanın dünyadaki rolü üzerine temel soruları yeniden sormak.
Ahlaki bilinç
İnsanı ego, açgözlülük ve egemenlik arzusundan özgürleştirmek.
Medeniyet bilinci
Toplumların enerjisini çatışmadan ziyade inşa etmeye yönlendirmek.
Sonuç
Uyanışın Başlangıcı
Belki de insanlığın uyanışı düşmanlarını yenmesiyle değil, kendi yanılsamalarını yenmesiyle başlar. Gerçeğin tekeline alınabileceği yanılsaması…
İyiliğin yalnızca bir gruba ait olduğu yanılsaması…
Tanrı’ya giden yolun başka insanları aşağılamaktan geçtiği yanılsaması…
Dünya bir taraf diğerini yendiğinde değişmeyecektir.
Dünya, insan gerçek mücadelesinin diğer insanlarla değil; cehaletiyle, egosuyla ve içindeki yanılsamalarla olduğunu anladığında değişecektir.
İşte o zaman farklı bir şafak başlayabilir.
İnsanın en büyük zaferinin dünyaya kendi görüşünü dayatmak değil, insan onurunu koruyan ve yeryüzünü imar eden bir dünya kurmaya katkıda bulunmak olduğunu anladığı bir şafak. Ve o anda belki de gerçekten uyanmaya başlamış olacağız… (Devamı olabilir!)