Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 168
Önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam…
“Ya ehle’l-kitabi / Ey Ehli Kitap” (Maide 19)
Allah Kur’an’ı bütün insanlara göndermiştir. Herkes kendisi anlayacak ve kendisi uygulayacaktır. Buradaki muhatap her bucak veya her mezhep ayrı ayrı olur.
Bundan önce bu ayete benzer ayet gelmişti, orada da “Ey Ehli Kitap” diye başlamıştı, “Size beyan eden resulümüz gelmiştir” denmişti. Şimdi aynı ifadeyi, tekrar etmektedir. Yine “Kul/söyle” dememekte veya harfi atıfla atfetmemektedir. Te’kiden tekrar etmektedir. Orada “gizlediklerinizi ortaya çıkarmaktadır” deniyor. Burada ise yeni hükümler koyuyor. Arada Yahudilerin ve Hıristiyanların Meryem oğlunun tanrı olduğunu söylemlerini reddetmekte, ‘biz Allah’ın çocuklarıyız’ diyenlerin iddialarını reddetmektedir. Sonra tekrar “Ey Ehli Kitap” diye hitaba yeniden başlamaktadır. Oradaki ehli kitap kendi din ve inanışlarındaki ehli kitaptır. Kur’an onlardan kendi dinlerini ve kitaplarını bırakmalarını istememekte, sadece dinlerindeki çarpık anlayışları düzeltmeleri için onlara yardımcı olmaktadır.
Bizim savunduğumuz bir görüşümüz vardır. Bugün dünyada yayılmış dört büyük din de hak dindir ama zamanla tahrif edilmişlerdir. Kur’an’ın bunlardan istediği kendi safiyetlerine dönmeleridir. Bunu da iki şekilde başaracaklardır. Biri, bugün müsbet ilmin vardığı sonuçlarla dinlerini karşılaştıracaklar ve müsbet ilme aykırı anlayışları ayıklayacaklar, kitaplarını müsbet ilme göre yorumlayacaklardır. Diğeri ise; Kur’an’ı esas alacaklar, Kur’an’ın yardımı ile bâtıl hükümleri atacaklardır. Çünkü Kur’an son kitaptır, lafzı ve manasıyla tahrif edilmemiştir, ondan yardım alacaklardır.
İşte bundan önceki Ehli Kitap bu ehli kitaptır, yani kendilerine kitap verilenlerdir.
Şimdi ise bütün kitap sahiplerine hitap etmektedir.
Mezopotamya döneminden (Hazreti Nuh dönemi) beri gelen bir kanunlar sistemi daha vardır. Bunlar münzel kitaplardan yararlanarak kralların ve meclislerin koyduğu kanundur. Hatta münzel kitaba karşı olduğunu söyleyen Jan Jak Ruso ve Marks gibi ateistlerin önerdikleri kanun sahipleri de ehli kitaptır. Gerçi Marks veya Ruso sermayenin aletidirler. İnsanlığın düzenini bozmak için gerçekleri tahrif etmektedirler. Ancak sonra Batı’da demokrasi doğmuştur, bugün ileri safhadadır. Türkiye Cumhuriyeti bir şekilde gerçek demokrasiye yaklaşmaktadır. Marks insanları kamplara ayırmak, düzenlerini bozmak için sosyalizmi savunmuş, kırk milyon insan bu sebeple öldürülmüştür. Ne var ki samimi sosyalistler ortaya çıkmış ve kapitalizmden daha ileri bir düzeni yeryüzüne getirmişlerdir. Bugün Çin’deki sosyalizm samimi sosyalizmdir, sermayenin oyuncağı değildir.
Bugün yeryüzü tamamen devlet aşaması öncesi yönetimden kurtulmuş, iyi kötü ehli kitap olmuştur. İşte bu ikinci ehli kitap bunlardır. Yani Hıristiyanlar dahil tüm insanlıktır. Bu ehli kitap bugünkü ehli kitaptır, bugünkü topluluklardır.
“Kad câeküm / Şimdi size gelmiştir” (Maide 19)
Kur’an 1400 sene önce nazil olmuş, tüm Arabistan’da duyulmuştur. Sonra fetihler başlamış, tüm dünya onunla savaşmış ve direnmeye başlamıştır. Yirminci yüzyıla kadar bu didişme devam etmiştir. Yirminci yüzyılda ne olmuştur? Tekniğin ilerlemesi ile dünya küçülmüş ve adeta bir köy olmuş ve dört büyük değişme olmuştur.
1. Eskiden aylarca, hatta yıllarca ulaşılması mümkün olmayan yerlere çağımızda bir günde ulaşılabiliyor. Türkiye’de bir köye gitmekten daha kolay bir şekilde Vaşington’a (Washington) veya Pekin’e gitmek mümkün olmuştur. 2. Haberleşme ise artık sorun olmaktan çıkmıştır. Eskiden aylarca, belki de yıllarca sonra bir yere ulaşması mümkün olan mektupların yerine cep telefonları sayesinde bir dakikadan daha kısa zamanda sesimizle varma imkanını buluyoruz. 3. Bunun gibi akşam olduğu zaman ocak başına geçip sabahlamadan başka imkana sahip değilken, şimdi elektrik sayesinde her yer aydınlatılabiliyor, gecemiz gündüz olmuştur. 4. Dördüncü olarak da adeta yeni insan beyni yani yapay zekâ icat edilmiş, bilgisayarlar ve hesap makineleri bulunmuştur. (Devamı var)