Özer Ataç
TEHLİKENİN EN SİNSİSİ: GÜRÜLTÜ - 2
18.10.2026
1228 Okunma, 0 Yorum

 

Bilim mi, Doğa mı ikileminde  ilerlemeye düşkün insanlık her zaman “bilim” diyor.(1) Çünkü “bilim” teknoloji, kolaylık, konfor ve bolluk sağlıyor.

Peki, bunları nereden sağlıyor; tabi ki onu da var eden “doğadan”. Buna beslenme zinciri diyebiliriz.

Çin iç savaşı uzun yürüyüş  döneminde Mao Zedung’un ünlü sözü bu bağlama uygun düşüyor:  “düşman bizimle savaşmak istiyor; buna zaman ve yer olarak biz karar vereceğiz.”(2)

 

Yani doğaya düşmanlık eden insan,  doğanın  huzur veren yer ve zamanlarını fırsat bilerek,  hem doğaya hem de   kendi türüne  haksızlık yaparak teknoloji geliştirip kendine konfor oluşturmaya çalışıyor.

 

Bu “yol”, yol değil,  çıkmaz sokak…  

 

Bu yüzden belirli aralıklarla büyük savaşlar çıkarıp, konfora dair ne varsa yıkıyor.

Dikkatimizden kaçmıyor.Devlet yöneticileri milletlerinden topladıkları milyarlarca doları, çoğunlukla teknolojinin “savunma” yönüne ölüm ve  yıkıma alet ediyor.Bunu uluslar arası savaş ağalarının şerrinden korunmak için yapıyorlar; fakat kendi milletlerine karşı da kullanabiliyorlar.Çünkü kozmik “yanlıştan, insani iyilik  doğmaz.(3)

 

Hükümranlıkla zehirlenmiş yöneticiler, milletleri bencil insaflarına esir ediyor.  

 

Çünkü bu dünyada  güç-silah beraberliği hep  önde. Doğu Perinçek’in “hukuk, siyasetin köpeğidir.” Sözünü yadırgasak ta siyasetin, güç ve silahın kapsamında  olduğunu binlerce yıllık insanlık tarihinden biliyoruz.(4)  

 

Bunu her kes biliyor; savaşları önlemek için bir çok küresel kurumlar oluşturuyor.Yine de  çözüm olmayacağını her kes biliyor. Görüyoruz, BM ler kötürümlük yolunda ödenek bekliyor.

*

Neden insanlık, doğanın sessizliğine uygun toplum modelleri sağlamıyor? Madem  doğa, insanlığın ana kucağı. Neden onun mırıltısını bastırıyor.  Doğanın mırıltının insanın tekamül ninnisi olduğunu saklıyor hatta yasaklayacaklar.

 

Ne paradoks ama!?. İlken insan, gök gürültüsünden, iri vahşi hayvanların hırıltısından korkarak, korkutmayı öğrendi. Şimdi teknoloji ile  o sesleri artırıp  canlıları  zombileştiriyor.

*

 

Gürültünün duyulanı veya duyulmayanı ile durmaksızın huzura karşı saldırılar düzenliyorlar.(5) Modern toplum  artık gürültü kafesine esir edildi.

 

Bunu hükümranlıkla zehirlenmiş  kesim, kasıtlı yapıyor, sürdürüyor.(6)

 

Arılar, kümes-besi hayvanları, çiçekler ne varsa hepsi  gürültüye nasıl tepki verdiklerini çok iyi biliyorlar.

 

Gürültü ile canlının tabiatını hasta ediyor bozuyor. Ağır hastalıklara kapılan insanlar, şifa için doğaya çekildiklerinde nasıl bağışıklık (özsağlık)sistemleri  güçleniyorsa; toplumlar da işlerliğini, yaşamlarını  gürültüden arındırmalı.(7)

*

Toplumların çevreye  dair algısı tamamen duyumsal biyolojik kapasite ile sınırlı olduğunu biliyoruz.  Görme aralığımız : 400 nm(mor)-800 nm(kırmızı) arasında.

Duyma (ses) aralığımız: 20 Hz (en kalın,bas)- 20.000 Hz(en ince,tiz) arasında.

*

İnsanın görme, işitme sınırları aynı zamanda frekans ve dalga boyu aralıklarında olması onun sağlıklı olmasının  güvenlik  alanıdır. Evrim ise  tabii bu sınırlar içinde daha “uysal”; sınırlar dışında ise agrasif olabiliyor.

 Savaş ve sömürünün artarak, her şeyi tüketmesinin sebebi de bu.Teknoloji ile duyum- ışık sınırlarımızı aşarak,  sınır içindekileri   ve doğayı  hoyratça kullanmak.

 

Buna karşın, doğadaki  olağan üstü bilgi akışından, frekanslardan, ışık sağanağının niteliğinden, maddeyi var eden etkisinden (anlamından)  habersizler.

 

 

Açıklamalar :

 

(1)Burada doğayı, evrenlerin evrenimizin en alt türevi olarak ele alıyorum.Yani doğayı “nadir yaşam alanı” olarak sunan evren, içindekilerin de bu nadirliğe koşut olmasını gözetir, demek istiyorum. Lakin insan, enderliğine hep yan çiziyor; var oluşuna karşı  hoyratlığı bırakmıyor.

 

(2) Çin iç savaş dönemi 1934.1935 yılları arası 370s günde 9000 km aşan dolambaçlı geri çekilme yolculuğu. Düşman bizimle savaşmak istiyor;buna biz karar veririz.Onların istediği yerde değil, bizim istediğimiz yerde; onların istediği zaman değil bizim istediğimiz zamanda.”(Mao a Life/ Bir Yaşam Philip Short; İthaki Yayınları)

 

(3)a-Kozmik yanlışlar:öldürme, yalan, hırsızlık, iftira,haksızlık, kibir, nesli bozma, emanete hıyanet,vefasızlık.

b-İnşirah(SAKİNLİK) suresi 94: 5,6 “muhakkak(feinne)beraber(mea)her güçlükle(usri)bir kolaylık(yusran); elbette (inne)beraber(mea)her güçlükle(usri)bir kolaylık(yusran)”

 

 

(4)https://muyesseryildiz.com/2020/12/08mahkeme-baskanı-hukuk-siyasetin-kopegidir-sozunu-ustume-alinmadim/cunku/

 

(5)Sessiz gürültü:  her türlü bilinç altı saldır kapsamındadır. Görme ve işitme sınırları içine sızan o düzeyde olmayan sınırlar dışındaki frekans ve ışıkla beslenen  izleyicinin bilinç altına istem dışı enjekte edilen impalsif zehir.

 

(6)Mutlak hükmüran olan yalnız mutlak irade sahibi Yadan’dır. Ondan takdir ile varlığa yansıyan  irade, varlıkta geçici Onun Hay isminde işlevlidir.  İrade kazanmış varlık, aidiyeti taklit etmeye soyunmasın!  Sınırlı tikel varlığını bilsin.

 

Hükümranlık, iradenin hastalanmasbıdır.  İrade varlığın tekamül  ilacıdır.  İlacın fazla kullanılması  nasıl zehir etkisi oluşturuyorsa, iradenin hükümranlığa kapılması zehir etkisi oluşturuyor. Zehirlenen insan zulüm(entropi) akıntısına yol açıyor.   

 

(7)Sessizliği bu gidişle Dijital Akıl (YZ/İA) mı sağlayacak? Hükümranlar bu işlere para yatırırken,  kontrol düğmesine bağlamayı  tasarlıyor. Yine de dijital akıl sonunda  kontrol düğmesini aşacak,kendi seçimini  yapacak.

 






Çok Okunan Makaleler
Özer Ataç
RİSK ve GÜVEN/lik 8
4.08.2025 4664 Okunma
1 Yorum 05.08.2025 04:51
Özer Ataç
DEVLET mi İNSAN mı 3
28.09.2025 4572 Okunma
Özer Ataç
RİSK ve GÜVEN/lik 7
20.07.2025 4397 Okunma
Özer Ataç
RİSK ve GÜVEN/lik 9
16.08.2025 4273 Okunma
Özer Ataç
DEVLET mi, İNSAN mı 2
16.09.2025 4257 Okunma
Özer Ataç
RİSK ve GÜVEN/ lik 6
7.07.2025 3842 Okunma
2 Yorum 02.08.2025 12:26
Özer Ataç
DEVLET mi İNSAN mı 6
16.11.2025 3796 Okunma
Özer Ataç
Risk ve Güven/lik - 4
8.06.2025 3641 Okunma
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 6
5.04.2026 3532 Okunma
Özer Ataç
Devlet mi İnsan mı / 9
29.12.2025 3510 Okunma
Özer Ataç
DEVLET mi, İNSAN mı 4
13.10.2025 3062 Okunma
Özer Ataç
DEVLET mi, İNSAN mı? (*)
13.09.2025 3007 Okunma
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 5
21.03.2026 2908 Okunma
Özer Ataç
Yeni (den) orta Çağ 4
3.03.2026 2802 Okunma
Özer Ataç
DEVLET mi, İNSAN mı 5
27.10.2025 2718 Okunma
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 2
1.02.2026 2691 Okunma
2 Yorum 02.02.2026 15:19
Özer Ataç
RİSK ve GÜVEN/lik 5
27.06.2025 2681 Okunma
Özer Ataç
DEVLET mi İNSAN mı 7
30.11.2025 2490 Okunma
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 3
14.02.2026 2480 Okunma
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 1
18.01.2026 2455 Okunma
2 Yorum 02.02.2026 15:18
Özer Ataç
DEVLET mi İNSAN mı 8
16.12.2025 2337 Okunma
Özer Ataç
YENİ (DEN) ORTA ÇAĞ 7
19.04.2026 2282 Okunma
Özer Ataç
YENİ (DEN) ORTA ÇAĞ - 12
6.07.2026 2166 Okunma
Özer Ataç
YENİ (den) ORTA ÇAĞ - 15
30.08.2026 1847 Okunma
Özer Ataç
YENİ (DEN) ORTA ÇAĞ - 10
2.06.2026 1622 Okunma
Özer Ataç
YENİ (den) ORTA ÇAĞ - 13
19.07.2026 1593 Okunma
Özer Ataç
TEHLİKENİN EN SİNSİSİ: GÜRÜLTÜ - 1
4.10.2026 1535 Okunma
Özer Ataç
YENİ (DEN) ORTA ÇAĞ - 11
21.06.2026 1424 Okunma
Özer Ataç
YENİ (den) ORTA ÇAĞ - 14
18.08.2026 1413 Okunma
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ - 16
13.09.2026 1323 Okunma
Özer Ataç
YENİ (den ) ORTA ÇAĞ -13
4.08.2026 1304 Okunma
Özer Ataç
Yeni (den) Orta Çağ 9
17.05.2026 1258 Okunma
Özer Ataç
TEHLİKENİN EN SİNSİSİ: GÜRÜLTÜ - 2
18.10.2026 1228 Okunma
Özer Ataç
Yeni (den) Orta Çağ 8
2.05.2026 998 Okunma
Özer Ataç
S I L A’ i R A H Î M (*) ya da KOZMİK BAĞ
1.11.2026 959 Okunma


© 2026 - Akevler