Özer Ataç
Yeni (den) Orta Çağ 9
17.05.2026
899 Okunma, 0 Yorum

Yeni (den) Orta Çağ   9

 

PEŞREV

 

Trump ülkesinin en’lerini yanına alarak Çin’i ziyaret etti. “Çatışmasızlık” çatısı altında “karşılıklı güven” çıktısı duyuruldu.  Bunun dışında her şey devam edecek. Böylece  ziyaret, küresel soluklanmadan öte bir anlam taşımıyor.  Tercüman aracılığı ile iki dev ülkenin farklı niyetleri temennileri çatışmasızlık başlığıyla paylaşıldı. Çatışmasızlık altındaki “ayrılık” beyanı şimdilik çatışma evrensi olgunlaşmadığı için bu ziyaret gerçekleşti. Olumlu tarafı olgunlaşan çatışma olasılığının bütün dünya için olumsuz sonuçlara sebep olacağı; olumsuz tarafı tarafların derin niyetlerinin teyidiydi.

Ziyaret, sadece “iletişim” göstergesiydi. Dilin iletişimden öte, Dünya-doğa bütünlüğüne denk   anlam ve imkanı kullanılmadı. İletişim, bütünlük duyumsamasını örttü.   

*

 

İki örtüden haberdarız. Birincisi  dilin seçkinciliği; ikincisi  dilin perdeciliği.

 

Rönesans, çevrim içi olanı,  açık kaynağa dönüştürmeyle başladı. Barbar dönemin düzen ihtiyacı, kilise dilinin halkın anlayacağı düzeye “erişiyle” gerçekleşme yoluna girdi. (1) Kilisenin uzmanlığı, ona sahte öznelik kazandırmıştı. Rönesans,  kiliseyi nesneye dönüştürdü. Kimin nesnesi;  tabii ki kendine bağlı kıldığı kutsal metinlerin. Bu süreçte kutsal metinlerin halkın anlayacağı  düzeye erişmesi, o metinleri kilisenin öznesi olduğu gerçeğini açığa çıkardı. Kilise  örter, örtüdür. Bu süreç devam etti.  

 

Kutsal metin özneliği,  kutsal insana evrildi. İnsan aklı, dogmatizmin zindanından, sorgulayıcı özgürlüğe çıkınca,  var oluşsal  “emanet”,  aslına  yöneldi.    Kilisenin kutsal metin  uzmanlığı, kutsal kişilik nasbı,  yerçekiminden kurtulan roketin atmosfere bıraktığı,  boşalmış yakıt tankına benzedi. Kilise özneliğini kutsal metne ; kutsal metin özneliğini, onu okuyup- anlayan ve kavramlaştıran insana geçti. Bu geçiş henüz tamamlanmadı; hala sürüyor.

*

 

Yeri gelmişken daha önce farklı konularda ele aldığım, “gerekliliği” tabu olan  ‘uzmanlığın’,  atalet kolaycılığına yol açtığına  değinmek isterim.

 

Yukarıdaki  benzetmeyle devam ediyorum. “Uzman,  işi ve olduruşu ustalıkla yapandır. Bunun için yapılacak iş, kısımlara ayrılır; her kısım, bağlı olduğu bütünün bütünsel işlevi için farklı görevler- etkiler oluşturur. Bu  ‘farklılık’ uzmanlığın sebebi  ve handikapıdır: (i) uzmanlık devam ettikçe bütün ile bağı gevşer,(ii) bütünün sponten ihtiyaçları aksar,(iii)böylelikle, uzmanlık bütüne zarar verir.

 

Daha iyi anlayabilmek için “bütün”, sağlık yönünden insan bedenini; toplumsal yönden, milleti; siyasal yönden, devleti; insanlık yönünden, Birleşmiş Milletleri karşılar. Sıraladığım bütünleri  oluşturan ögeleri saymaya gerek görmüyorum. Ancak, şunu belirtmeliyim,  bütün ve ögeler, iç ve dış koşulların güdümüyle değişir. Çalışan, üreten, iş gören bir makineyi,  işi aksatmadan gözetmekten söz ediyorum.

 

Bu açıklamalar yapacağım  belirleme için yeterli. “Uzmanlık”, tanınırlığı, tekrarı, uyumu ve ustalığı sağlıyor.Bu ve benzeri olumlu etkiler tek bir olumsuz etkiyle bütünsel gelişime işleyişe zarar veriyor.Bu olumsuzluk, parça-uzman, bütüne ait olduğu halde, bütünselliğe öykünmesidir. (3)  

 

 

İkinci örtü, dilin perdeciliğiydi. Dilin önceliği iletişimdir. İletişim, duyumlarımızın veri olarak alınıp ifade ve aktarımını sağlar.  

 

 

Duyularımızla edindiğimiz etkiler iki yönlü çıktı oluşturuyor: çoklu, dengeli yarar üretmesi ya da korkutma, sindirme- yıldırma ile menfaat oluşturması.

 

Her ikisi duyumsanan gerçekliğe bağlılığı telkin eder. Fakat bu telkin, gerçekliğin kaynağı olan hakikati örter. (4)

 

Duyu dünyasının ürettiği yanılgılar, güvensizlik, çatışma, zorbalık meydana getiriyor. Bu hakikati  perdeliyor.   Perdeleme, duyumlar aracılığıyla dilleri değiştirir, ayrıştırıyor; varlık aleminin ortak yararı parçalanıyor.  

 

Duyumsal değişiklik her ne kadar “canlılık” emaresi olarak  görülse de aynı miktarda, yanılgı, kaygı, çatışmalara neden oluyor.

 

 

    

 

 

 

 

 

Açıklamalar :

 

(1)”Eriş”, çoğunlukla “yükselme”, “hakikat bilgisine tanık olma” olarak kullanılır ve anlaşılır. Oysa zamanın katmanları gibi hakikatin katmanları da var. Mutlaklık insan için her zaman tahayyül ufkudur.  Eriş, varış, tanıklık,.. belli bir tekamül etabının tamamlanmasıdır; ki bu her erişin tanıklığında içkindir.  

Dilin kaynağı insan doğa ilişkisinin normatif kaydı olduğuna göre,  kullanım alanının artması,  azınlıktan çoğunluğun kullanımına açılması onu daha verimli ve zengin olmasını sağlayacaktır. Çünkü insan doğa ilişkisinde etki-yankı kayıt aktarma imkan ve çeşitliliği artar.

 

 

(2)Cümleyi oluşturan ögeler, Yüklem: işi yapan. Nesne: yapılan işten doğrudan etkilenen. Bağlaç: kelime, kelime gruplarını anlam biçim yönünden birbirine bağlayan. Zarf: yüklem ile bildirilen işin oluş veya yargının  zaman, miktarı, yönü, koşulunu bildirir. Tümleç: yüklemin anlamını durum, zaman,yer miktar, neden,araç yönlerinden açıklar. Özne: kaynak, işi yapan; hatta cümledeki işin sahibi. Özne, “bütünü”;  diğer ögeler,  etkileşimi temsil ediyor.  

 

 

(3)”Bütünselliğe öykünme”, siyasal yaşamda ‘devlete’ karşılık geliyor. Bu öykünme, halkın uzmanlığa ihtiyaç duymayacak gelişim, eğitim modellerine yabancılaştırdı.  

Nitelikli insan ve topluluk inşası nasıl mümkünse, bu niteliğin toplum için oluşturulma imkanı  var. “Hiyerarşi”, “uzmanlık”, “yetenek”… duvarları  böylece kalıcılaştı.

 

(4)Türkçemiz Türkiyemiz gibi imparatorluğun zenginliğini taşıyor. “Gerçeklik” ve “hakikat” günlük dilde aynı anlamda  kullanılıyor.

Oysa Gerçeklik, insan zihninden bağımsız görünen, etkileyen  tüm oluşumdur. Duyum organlarımız  aracılığı ile gerçeklik hakkında bilgi edinir; içsel kanılar oluşturuyoruz. Diğer ifadeyle denizin yüzeyidir;  dalga, akıntı, durgunluk gibidir. Hakikat ise denizin her şeyi ile kendisidir.  

 

 

 






Çok Okunan Makaleler
Özer Ataç
RİSK ve GÜVEN/lik 8
4.08.2025 4334 Okunma
1 Yorum 05.08.2025 04:51
Özer Ataç
DEVLET mi İNSAN mı 3
28.09.2025 4157 Okunma
Özer Ataç
RİSK ve GÜVEN/lik 7
20.07.2025 3990 Okunma
Özer Ataç
RİSK ve GÜVEN/lik 9
16.08.2025 3989 Okunma
Özer Ataç
DEVLET mi, İNSAN mı 2
16.09.2025 3960 Okunma
Özer Ataç
RİSK ve GÜVEN/ lik 6
7.07.2025 3523 Okunma
2 Yorum 02.08.2025 12:26
Özer Ataç
DEVLET mi İNSAN mı 6
16.11.2025 3430 Okunma
Özer Ataç
Risk ve Güven/lik - 4
8.06.2025 3366 Okunma
Özer Ataç
Devlet mi İnsan mı / 9
29.12.2025 3188 Okunma
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 6
5.04.2026 3079 Okunma
Özer Ataç
DEVLET mi, İNSAN mı? (*)
13.09.2025 2706 Okunma
Özer Ataç
DEVLET mi, İNSAN mı 4
13.10.2025 2702 Okunma
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 5
21.03.2026 2498 Okunma
Özer Ataç
RİSK ve GÜVEN/lik 5
27.06.2025 2400 Okunma
Özer Ataç
DEVLET mi, İNSAN mı 5
27.10.2025 2390 Okunma
Özer Ataç
Yeni (den) orta Çağ 4
3.03.2026 2339 Okunma
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 2
1.02.2026 2287 Okunma
2 Yorum 02.02.2026 15:19
Özer Ataç
DEVLET mi İNSAN mı 7
30.11.2025 2119 Okunma
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 1
18.01.2026 2054 Okunma
2 Yorum 02.02.2026 15:18
Özer Ataç
DEVLET mi İNSAN mı 8
16.12.2025 2015 Okunma
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 3
14.02.2026 2007 Okunma
Özer Ataç
YENİ (DEN) ORTA ÇAĞ 7
19.04.2026 1779 Okunma
Özer Ataç
YENİ (DEN) ORTA ÇAĞ - 12
6.07.2026 1713 Okunma
Özer Ataç
YENİ (DEN) ORTA ÇAĞ - 10
2.06.2026 1234 Okunma
Özer Ataç
YENİ (den) ORTA ÇAĞ - 13
19.07.2026 1027 Okunma
Özer Ataç
YENİ (DEN) ORTA ÇAĞ - 11
21.06.2026 999 Okunma
Özer Ataç
Yeni (den) Orta Çağ 9
17.05.2026 899 Okunma
Özer Ataç
Yeni (den) Orta Çağ 8
2.05.2026 640 Okunma


© 2026 - Akevler