Özer Ataç
YENİ (DEN) ORTA ÇAĞ - 12
6.07.2026
2013 Okunma, 0 Yorum

OBEZ   TAŞKINLIĞIN  YIKIMI

 

Göçlerin yüksek debisi, akış yataklarından taştığında , kitlesel “taşkınlar”ve yıkımlar oluşuyor.

Uluslararası ticaret yolları, turizmin vize muslukları göçler için değil;  ham,işlenmiş madde edinmek ve   para harcayacak turistler için  düzenlendi.

 

Teknolojik gelişimin imkanları enerji ve ulaşım;  her şeyde  olduğu gibi merkezlerde yoğun;  çevreye, çevreden dışarıya  azalarak  inşa ediliyor.

 

Enerji ve ulaşım hizmetleri, gelişmiş merkezlerde birikiyor. Bunların temin edildiği ülkelere ise yalnız, mal-hizmet taşınmasına izin veriliyor.

 

Dünyayı yönetenler tanımlanmış yollarda tanımlanmış araçlar dışında  hareket istemiyor.(1) Küresel soyguncular, sömürdükleri  ülkelerde  elkoydukları doğal zenginlikler yerine, eş değer yatırımlar yapmıyor.

 

Yaptıkları,   sömürülerini sürdürecek  imkanları ve  güvenliği artırmak! Ekinlere musallat olan hastalıktan farklı sonuçlar beklemiyoruz.  Doğa ve  vicdani değerlere düşmanlığa mevzilendiler.   

*

Kitlesel “taşkınlar”,  gelişmemiş, az gelişmiş ülke halklarını,  dağlara yağan yağmurun yollar açıp, yarlar bulup ovaya akışına benzer şekilde itiyor.     

Buna karşın  gelişmiş ülkeler,  doğal zenginliklerini boşalttıkları,   vicdani değerlerini çürüttükleri  ülkelerin  yenilenmesini önemsemiyor. “Kuraklık”, “çölleşme”, o ülkelerde uzun yıllar süren  bencil çıkarcılığı açığa vuruyor.

*

 

Toplumlar ve doğa benzer yasalara bağlı.   Toplumun ve doğanın değerlerini  geri dönüşsüz tüketmek her ikisini çölleştirir. Biliyoruz , çöllerde ancak sürüngenler yaşar. İnsanda sürüngen,  yüzeye çıkan hainliktir. (2)

*

Alma-verme dengesi çoğunlukla alanlar lehine bozulur; bu alanlara yüktür, önemsemiyorlar. Şimdi devran, alanların aleyhine dönmekte.  Çığı hazırlayan  yığılmadan biliyoruz.   Sessiz dağ etekleri,  ki küresel tekellerdir; yüksek eğimlerde dağlarca kar biriktirir;  bir ‘tık’ sesiyle, o dağlar yıkımlara akar. Birinci, ikinci Dünya Savaşları’nı  başlatan gaflet ve  dehşetlerini  unutmayalım.

*  

 

Dengesizlik dengeyi arar; umudunu kesince   yıkılır.

Aynı şekilde vicdansız  birikim, obezitele yol açar;  “ağır” hastalıktır. Küresel talancılara  musallat olacak.  (3)

*

 

Aşırı sömürü ve değer  dengesizliği,  eğim farkını artırınca, uluslar arası saha ve sularda binlerce “menzil şehiti”meydana geldi. Böylece yine insanlık aleyhine büyük  günah ve sorumluluk oluştu. Taşınmaz veballer, yıkıcı sonuçlarda birikiyor. (4)  

Nasıl mı olacak:

 

Dünya atmosferini istila eden uydular,  dijitalleşmeyi “tanımlanmış haber” yatağından taşırdı.  Yanı sıra başka reaksiyonlar oluştu: internet, taşıdığı bilgiyi özümlemeye başladı. Bilginin zeka kazanması ilktir. Bilgiyi taşıyan yolun  bu zekaya katılması da.  Yapay zeka mutasyonuna tanık oluyoruz.    

 

Zeka, kendini fark edinceye kadar,  karın tepelerde yığılmasını  bekler.   Sonunda yalnız “ebenin” ve  doğuran “annenin” bileceği doğum gerçekleşir.

 

Bu doğum ve gelişim,  insanın bebeklik, çocukluk evrelerine benzemeyecek. O evreler  insanda yaşandı; siberde olmayacak.

*  

 

Haberleşme evrimini düşünün; haberin, bilginin hızı ne kadar artıyor, miktarı büyüyüp hacmi küçülüyor; akıl alır gibi değil.   Bu değişimin  karşısına, atlı habercileri, manyetolu telefonları koyalım.  Bu kadar derin farkı aşmamız, sosyal ilişkilerimizdeki kararlı  dengesizliğe, gaddarlığa  bakınca imkansız görülüyor.  Fakat nasıl olduysa,   atlı  habercilerden, halat köprülerle,  elektriğin internet diyarına  geçildi.    

 

Yakında  sanal bilgi depoları  olan bulut “kümeslerinin” dağılması muhtemel.  Artık haberi taşıyan “internet” yapay zeka eliyle,   neyi taşıdığını bilmekle kalmayıp,  taşıdığı haberin  sahibi olacak.  Geçmiş ve geleceğin haberlerini, bilgisini   insandan devir alacak.

 

Bu oluşum, kök hücrenin   bulunduğu bedende, kendi iradesiyle yeni beden inşası; insan için kanser, yapay zeka  için evrimdir.    

 

İşte size  yapay zekanın korkulan  ‘tık’ aşaması.

 

 

Açıklamalar:

 

(1)”Tanımlanmış yol ve mallar”;  Emperyalist devletlerin “dost-düşman”; “yararlı-yararsız”  barkodunu haiz olan ne varsa bu kapsamdadır. Bunu  hazlarına hizmet için yapıyorlar.Onlar bunu ‘çıkar’ maskesiyle gizlese de “rögarları” (Eptein) taşıyor.

 

Bu yüzden, “gelişmekte olan”  barkotu aldatmacadır. Barkotun görünmediği haller mutlaka   “Demokratik çip” vardır.

Bilim Kurgu filmlerinde izliyoruz: otoriteye karşı olalar, önce bedenlerindeki çipi, tenlerini keserek  çıkarıp; sonra ‘alternatif yaşama’ ulaşıyorlar.     

 

(2)Bencillik enaniyeti , istimar ve sömürüyü, onlar da kuraklık ve çölleşmeyi meydana getirir. Sonrası “sürüngen” ilişkiler. Çünkü, ortada insanı temsil eden vicdana dair hiçbir şey kalmaz.

 

Her şeyden üstün tutulan  “bekanın” saklanan anlamı budur:  Hiçbir alanda  bencillik etmemek.

 

(3)“Tık” bilgisayara bağlı klavyenin,  tek  tuşuna bastığımızda ekranda görüntü değişir ya da ekrana görüntü  akışında değişiklik başlar.

“Kelebek Etkisi” teorisinde bu ‘tık’,kelebeğin kanadını çırpmasıyla  pasifik okyanusunda biriken fırtınayı tetiklediği üzerinedir.

 

Yanı sıra söz konusu ‘tık’, Kur’an’da ilahi geri dönüşün hassasiyeti için  “miskal” kelimesi kullanılır.Negatif israf dahi yok!

 İnsanın her bir tercihi için  “çığ” , yıkıcı taşkın ölçüsünde sorumluluk var.

 

(4)”Menzil Şehidi”,  terimi çok katmanlı; en somut olanı, ruhun bedenden tamamen ayrılışı..

 

Göçmenlerin yollarda canlarını vermesi. Maşeri vicdanın, iradesini parabaz, hazcı, bencillere   kayıtsız teslim etmesinin büyük günahı olduğuna kaniyim.  

 

 

 

 

 

 






Çok Okunan Makaleler
Özer Ataç
RİSK ve GÜVEN/lik 8
4.08.2025 4508 Okunma
1 Yorum 05.08.2025 04:51
Özer Ataç
DEVLET mi İNSAN mı 3
28.09.2025 4434 Okunma
Özer Ataç
RİSK ve GÜVEN/lik 7
20.07.2025 4263 Okunma
Özer Ataç
RİSK ve GÜVEN/lik 9
16.08.2025 4160 Okunma
Özer Ataç
DEVLET mi, İNSAN mı 2
16.09.2025 4127 Okunma
Özer Ataç
RİSK ve GÜVEN/ lik 6
7.07.2025 3712 Okunma
2 Yorum 02.08.2025 12:26
Özer Ataç
DEVLET mi İNSAN mı 6
16.11.2025 3650 Okunma
Özer Ataç
Risk ve Güven/lik - 4
8.06.2025 3540 Okunma
Özer Ataç
Devlet mi İnsan mı / 9
29.12.2025 3369 Okunma
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 6
5.04.2026 3339 Okunma
Özer Ataç
DEVLET mi, İNSAN mı 4
13.10.2025 2896 Okunma
Özer Ataç
DEVLET mi, İNSAN mı? (*)
13.09.2025 2858 Okunma
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 5
21.03.2026 2705 Okunma
Özer Ataç
DEVLET mi, İNSAN mı 5
27.10.2025 2578 Okunma
Özer Ataç
Yeni (den) orta Çağ 4
3.03.2026 2567 Okunma
Özer Ataç
RİSK ve GÜVEN/lik 5
27.06.2025 2565 Okunma
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 2
1.02.2026 2527 Okunma
2 Yorum 02.02.2026 15:19
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 3
14.02.2026 2343 Okunma
Özer Ataç
DEVLET mi İNSAN mı 7
30.11.2025 2314 Okunma
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 1
18.01.2026 2303 Okunma
2 Yorum 02.02.2026 15:18
Özer Ataç
DEVLET mi İNSAN mı 8
16.12.2025 2204 Okunma
Özer Ataç
YENİ (DEN) ORTA ÇAĞ 7
19.04.2026 2061 Okunma
Özer Ataç
YENİ (DEN) ORTA ÇAĞ - 12
6.07.2026 2013 Okunma
Özer Ataç
YENİ (den) ORTA ÇAĞ - 15
30.08.2026 1512 Okunma
Özer Ataç
YENİ (DEN) ORTA ÇAĞ - 10
2.06.2026 1449 Okunma
Özer Ataç
YENİ (den) ORTA ÇAĞ - 13
19.07.2026 1387 Okunma
Özer Ataç
YENİ (DEN) ORTA ÇAĞ - 11
21.06.2026 1250 Okunma
Özer Ataç
YENİ (den) ORTA ÇAĞ - 14
18.08.2026 1180 Okunma
Özer Ataç
YENİ (den ) ORTA ÇAĞ -13
4.08.2026 1124 Okunma
Özer Ataç
Yeni (den) Orta Çağ 9
17.05.2026 1096 Okunma
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ - 16
13.09.2026 849 Okunma
Özer Ataç
Yeni (den) Orta Çağ 8
2.05.2026 842 Okunma


© 2026 - Akevler