Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 3
14.02.2026
1210 Okunma, 0 Yorum

Hiyerarşinin  Müsilajı : Eptein.  (*)

Önce Kur’an’dan bir sureyi alıntılıyorum.

Sure 111: Dikenler (El Mesed)

 

En Lütufkar En Merhametli Olan Allah’ın  adıyla;

 

1.Kınanamıştır; Ebu Leheb’in işleri ve kendisi kınanmıştır.

2.Parası ve başardığı her ne varsa, kendisine asla yardım edemeyecek.

3.O, Cehennemi üzerine çekti.

4.Ayrıca, zulme öncülük eden karısı da.

5. Dikenli boyunduruk iple.

 

 

 

*

 

Aynı başlıkla birkaç makale daha  iki kısma  ayıracağım. Biri güncel, diğeri kaos’un eşiğinde oyalanan dünyanın K.Erten’in “Negatif Gravitasyon” başlıklı  özet çözümlemesine yorumlar içeriyor.

 

*

 

Güncelimiz  Eptein’in dolanıp iz bıraktığı “arka kapılar”. Ara başlık bu “arka kapıların” kimyasal içeriğiydi. “Müsilaj”,  salya ya da kusmuk;  ikisi de karşılıyor. Facianın etkileri ana haber bültenlerinin hala başlarda. Dehşet saçan bu işlerin kaynağı öldürülenlerle yok olmuyor.  Toplumsal genel kanı,  para- makam elitlerinin içine düştükleri doymak bilmeyen haz çukurunu derinleştirme tutkusu. Düşünülmesi dahi mümkün olmayan ritleri, çukur iştahlarına yem yaptıkları  zorlu yaşam tutsağındaki yer yüzü çocukları, hala kötü emellerin korumasız hedefinde.  

 

Vicdani akıl sahiplerinin görevi,  bu kötülükler değil,  onlara bu imkanı sağlayan  faili bulmak. Bütün insanlık hep bir olup bu bataklığı kurutmasıdır.  Söz konusu  küresel sapkınlığın ortaya çıkmamış  pek çok çeşitleri olduğunu cümle alem  biliyor. Hepsi iyilik maske  ve eylemleriyle Dünyanın her yerinde aktifler.

 

Biliniz ki bu sapkınlıkların faili, hiyerarşik tarafkar katı normlu  toplum düzenleridir. Yanı sıra hiyerarşik düzenlerin hepsi  katı içeriklidir.  abd dolarının üzerindeki pramit, bu hiyerarşinin  alameti  olarak resimlendi.  Piramit biçimli toplumsal  hiyerarşinin  içeriği, katı esaslı sosyal düzendir. Yani kademelerde yaşayan ve doğan her insan  kendi düzeyine mahkumdur; buna  pro-kast sistemi  sistemi diyorum.   İstisnai olarak alt kesimlerde doğan deha veya yüksek yetenekli çocuklar,  söz konusu katı hiyerarşik modellerinlutfuna mazhar oluyorlar. Bu mazhariyet piramidin güncellemesi için boyunduruktur. Fırsat eşitliği mavallarına sakın kanmayınız.   Bu aldatmalar,  yetenekli tutsağa verilen özgürlük ve imkanlar kitlelere  sürekli olarak resmedilip  telkin edilir. Bu ilaçlama,  olmayacak olana  umut aşısıdır.

 

*

 

Aklımızdan çıkarmayalım!:  Küresel medya, sade yalan telkin etmez.

Hiyerarşik katı pro-kast  toplum modelleri  seçkinlere suç kapatıcı, yanlı iş tutucu, haksız rekabete yol verici, bitimsiz esaret oluşturucudur. Küresel sermaye,  tüm teknolojiyi ele geçirip, sayılan çukur amaçları için kullanırken; bireysel ve  grupsal sirkülasyonu Eptein’larla  sağlıyor.(1)  

 

***  

 

Kimin için mükellefiyet ?!

 

“21. yüzyıl, teknolojik ve enformasyonel bir genişleme vaat etmesine rağmen, bireyi  ağırlaştırılmış sistemlerin kuşatması altında bırakmıştır. Modern kurumlar, bürokrasi ve ideolojik yapılar; kolaylaştırma iddiasıyla ortaya çıkmış; ancak zamanla insanın fıtri kapasitesini aşan birer yük merkezine dönüşmüştür.

Bu çalışma,  İslam düşüncesindeki,teklif-i mâ lâ yutâk (takat getirilemez sorumluluk) kavramından mülhemle; mevcut sistemlerin yarattığı meşruiyet krizini analiz etmektedir.

Temel iddia: insanlığın bu yapısal ağırlıktan kurtulmasının yolunu açmak; adalet, liyakat ve fıtrata uygun bir "denge paradigması" inşa etmekten geçtiğidir. Anahtar Kelimeler: Ağırlaştırılmış yapılar, meşruiyet krizi, ontolojik yük, fıtrat, paradigma dönüşümü.” (KE)

 

 

Toplumsal yaşamın olmazsa olmazı  kurallardır. Kuralsız birliktelik mümkün değil.  Kaos dahi kendi içinde kuralsızlığı, kural olarak sürdürür. Çünkü kurallar, hedefine ulaşmak isteyenlere   yön veren, yön gösteren deneyimsel bilgileri içerir.

 

 

Abd dış siyaset sözcüleri, bu ara  bütün Dünyayı sürekli  uyarıyor: “Artık eski kurallara bağlı değiliz!..” Bu sözler diplomatik dolayımın sahteliğini de açığa çıkarıyor. Evet diplomasi  dolayımdır; nezaket ise bu dolayımın sosu. Dolayım, basit ve esaslı olanı perdeliyor.  Çünkü basit ve esaslı olan, adil vicdani evrensel hakikate en yakın olandır. Güçlüler, güçleriyle orantılı olarak  çoğunlukla kural tanımıyor; bu  yeni değil. Özellikle tekelci gücün  doğası budur.

 

*

Bilim ve teknolojik inşa,  toplumsal bağı oluşturur; bu oluşumların  biçim ve amaçları kurallar ile  doğup,  yaşar. Böyle kurallar,  yükümlülükler, ödevler ödevlerden doğan kolaylıklar doğurur.

 

Mükellefiyet ve yarar bir olmalı; böylelikle denge ve sağlığa erişilir. Bunların ayıran farklı kılan yapılar önünde sonunda  kötücül olurlar.  Kim mükellefiyeti kazandıracağı kolaylıklardan ve yararlarından veya yararları mükellefiyetlerden ayırırsa,  o kötücüldür  ve kötücülüğe yol açar. Çünkü kolaylık her zaman  mükellefiyet ile beraberdir ve onu  dengeler.

 

Kolaylık mükellefiyetin yükünü taşır. Diğer deyişle mükellefiyeti taşıyan insan değil, mükellifiyetin insana sunduğu kolaylıktır.  Ağırlığın kaldıracı neyse, mükellefiyetin  kaldıracı o mükellefiyetten alınan  kolalıktır.

 

*

 

İnsanlığın eriştiği bilimsel teknolojik düzeyin insanlığa yükleyeceği kolaylık  ve mükellefiyetler,  bütün insanlığın ortak değeri olarak görülmeli ve yayılmalı. Yerel, bölgesel  ve küresel bunalımlar,mükellefiyet-kolaylık  beraberliğin ayrılmasıyla  ortaya çıkıyor.

 

Bu gün onca sosyal evrime rağmen devlet düzenleri milletlerini  kolaylıklardan mahrum bırakılırken, mükellefiyetlerden sorumlu tutuyor. Bu yüzden milletler haksızlığın, dengesizliğin, ataletin ağırlığında birlik duygusun kaybediyor.        

 

 

 

Açıklamalar:

 

(*)Müsilaj: Deniz salyası. ing., muscilage;  Geç Latince mucilago (mukus, küflü öz su). bütün bitkilerin bazı mikroorganizmaların ürettiği kalın yapışkan madde. Ahlak kusmuğu; var oluşsal ahlakın hazmedilemeyişi veya ahlakın bulunduğu yere  ait olmayışının baskıladığı  firar. Hatırlayınız Marmara denizinde oluşan bu kirliliği uluslar arası deniz geçişi yapanların tanıklığıyla bütün dünya duymuştu. Pandemi zamanında sokağa çıkma yasağını fırsat bilen bencil çevre kirletici sanayicilerin üretim artıklarını çevre yasalarına aykırı akan sulara bocalamasıyla oluşan deniz kirliliği.

 

(1)Jeffriy Edward Epstein, Finansör, sosyal manipülatör, sapkın, insan kaçakçısı, ajan. 1953 Brooklyn’da Yahudi bir ailede doğdu.Kardeşi Mark, annesi ev hanımı Pauline; babası Seymour, NewYork Parklar ve Dinlenme bölümünde arazi işçisi. Epstein , hiyerarşik düzenlerin  nüfuz pazarlamacılığı  kaçınılmaz çok yaygın arka kapı portalları  için öne çıkan kimlik. Kur’an’da alegorik geçiyor;  Epstein, Ebu Leheb’in kötücül işlevini aşan güncel  tipleme. Biri(eşiyle) hakikat düşmanlığı ve bu düşmanlığa yönelik her türlü komploculuk. Diğeri bunları,  dehşetli sapkınlıkları  yardım ve nüfuz   fonlarıyla perdeleyen    kimlik.

Belgesel olarak; https://www.primevideo.com//tr/detail/0MUJELHIO3T1MMY15M493X3EFX/ref=atv_dp_share_cu_r

 

 

 






Çok Okunan Makaleler
Özer Ataç
RİSK ve GÜVEN/lik 8
4.08.2025 3802 Okunma
1 Yorum 05.08.2025 04:51
Özer Ataç
DEVLET mi İNSAN mı 3
28.09.2025 3605 Okunma
Özer Ataç
RİSK ve GÜVEN/lik 7
20.07.2025 3502 Okunma
Özer Ataç
RİSK ve GÜVEN/lik 9
16.08.2025 3490 Okunma
Özer Ataç
DEVLET mi, İNSAN mı 2
16.09.2025 3455 Okunma
Özer Ataç
RİSK ve GÜVEN/ lik 6
7.07.2025 2975 Okunma
2 Yorum 02.08.2025 12:26
Özer Ataç
Risk ve Güven/lik - 4
8.06.2025 2893 Okunma
Özer Ataç
DEVLET mi İNSAN mı 6
16.11.2025 2849 Okunma
Özer Ataç
Devlet mi İnsan mı / 9
29.12.2025 2614 Okunma
Özer Ataç
DEVLET mi, İNSAN mı? (*)
13.09.2025 2223 Okunma
Özer Ataç
DEVLET mi, İNSAN mı 4
13.10.2025 2162 Okunma
Özer Ataç
RİSK ve GÜVEN/lik 5
27.06.2025 1895 Okunma
Özer Ataç
DEVLET mi, İNSAN mı 5
27.10.2025 1876 Okunma
Özer Ataç
DEVLET mi İNSAN mı 7
30.11.2025 1574 Okunma
Özer Ataç
DEVLET mi İNSAN mı 8
16.12.2025 1499 Okunma
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 2
1.02.2026 1349 Okunma
2 Yorum 02.02.2026 15:19
Özer Ataç
Yeni (den) orta Çağ 4
3.03.2026 1297 Okunma
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 3
14.02.2026 1210 Okunma
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 1
18.01.2026 1098 Okunma
2 Yorum 02.02.2026 15:18


© 2026 - Akevler