PAZAR günü yazısı; ‘MARUF ZALİMLER’
PAZAR günleri için farklı yazılar yazmaya özen gösteriyorum ama her zaman mümkün olamıyor. Bu PAZAR günü için yazmayı planladığım “beş konudan” maalesef sadece birini yayına gönderebiliyorum. Diğer konuları belki farklı şekilde yazarım, inşaallah...
Bu arada çok sorulan ve istenen bir konuyu hatırlatayım: Yazılarımı, 2003 yılından başlamak üzere, “yıllık” olarak “KİTAP” hâlinde hazırladım; 2011 yılına kadar geldim…
Bu PAZAR, “Haftalık Seminer Notları” çalışmamızdan bölümler sunuyorum…
***
Şimdi “dört senede bir gerçekleşen seçimle gelen meclisin sözde ekseriyetle yaptığı kanunlarla yapılan MERKEZİ YÖNETİM” mi, yoksa bizim “içtihat sistemi ve icma sistemi ile yerinden yönetimli HAKEMLİK SİSTEMİ” mi daha demokratiktir? / Bunu kavramak için “MÜ’MİN” olmak gerekir. / Çünkü Allah hakkı görmemeleri için “kâfirleri” kör etmiştir...
*
Yirminci yüzyılı düşünelim. İnsanlık bu yüzyılda en büyük sanayi nimetlerine ulaşmıştır, tarihin en büyük sanayi hamlesini yapmıştır ama en çok insan bu asırda katledilmiştir, en büyük zulüm bu asırda ortaya çıkmıştır. / İnsanlar müsbet ilimle her şeyi emirlerine aldılar ve artık Tanrı’ya ihtiyaçları kalmadı gibi zannetmeye başladılar. Bu asra “aydınlanma asrı” dediler, “demokratikleşme asrı” dediler ama sonunda en çok “zulmü” bu asırda yaptılar. / İşte “fitne” budur. / Size fitnenin sadece bir tanesinden bahsedelim. / Faizi meşru gördüler. / Faiz ne yaptı? / Fiyat ve ücret anarşisini doğurdu. Durup dururken mallar pahalanmaya başladı. Kimse mal üretip stok yapmadı, yapamadı. Böylece bir asrın içinde defalarca “işsizlik sorununu” ortaya çıkardı. İşsizlik “açlığı” getirdi. İnsanlar “borçla” yaşamaya başladılar, “üretim” durdu, borç da bulunamaz hâle geldi. İnsanlar “yolsuzlukla, birilerini çarpmakla ve soymakla” yaşamak zorunda kaldılar. Yöneticilerin “baskısı” ortaya çıktı. Geçinemeyen görevliler “rüşvetle” yaşamaya başladılar. Yolsuzluk müessese hâline dönüştü. Bir gün geldi halk rüşvet de veremez oldu. Bu sefer görevliler “halkı ezmeye başladı. Sonunda “mafya” doğdu. Bugün mafya dünyaya hâkimdir ve bu hâkimiyet azalmıyor, aksine artıyor... / İşte, tüm fitnenin kaynağı “FAİZ”dir. / ABD’deki 200 İsrail oğlu hükümranlığını sürecektir diye dünyada “savaşlar, isyanlar, ihtilaller, açlıklar, işsizlikler, krizler” vs olmaktadır. / Burada şu soru sorulur. / Peki, bugün bütün insanlar zalim midir, bu fitneyi hak etmekte midir? / Bu konudaki kural şudur. Âhirette zalimler cehenneme mazlumlar cennete gideceklerdir. Herkes ameline göre karşılığını bulacaktır. / Bu dünyada ise kural başkadır. “ADİL (EKONOMİK) DÜZEN” için yani “İslâm düzeni” için “CİHAD edenler” sonunda başarıya ulaşırlar, şehit verseler de sonunda zafer onların olur. Ama “cihad yapmayanlar” kendileri zalim olmasalar bile zalimlerle birlikte helâk olurlar. / İşte, yirminci yüzyılın “musibet asrı” budur, birçok zalim olmayan insanlara da bu asrın musibetleri isabet etmiştir…
*
(…) AK Parti’nin başına gelecek olan da budur. / Ne yazık ki Kur’an’ın bu uyarılarına kimse kulak vermiyor. Herkes zannediyor ki Allah “ZİNA, FAİZ, RÜŞVET VE TERÖR DÜZENİNİN” sürüp gitmesine izin verecektir! / Kimileri de kıyameti bekliyorlar!.. (…)
*
Kimdir bunlar, bu “maruf zalimler” kimlerdir? / Çağımızda bunlar Amerika’daki Merkez Bankası (FED) sahibi Yahudilerdir. / “Zina, faiz, rüşvet ve terör düzenini” hep bunlar kurmuşlardır. / “Zina düzenini” kurdular; aile müessesesi yıkılsın, ailesiz kalan kadın erkek bizim işçimiz olsun diye... / “FAİZ düzenini” kurdular; ekonomi tekelleşsin, sadece onlar olsun, kendilerinden başka işveren kimse kalmasın diye. / “Rüşvet müessesesini” geliştirdiler; kendileri kadar kimse rüşvet veremediği için yönetimi emirlerine alsınlar diye... / “Mafyayı” kurup geliştirdiler; tetikçileri olsun, istedikleri kimseleri ortadan kaldırsınlar diye… / “İdamı” ortadan kaldırıp yasakladılar, hapishaneleri lüks otellere çevirdiler… / ZALİM olanlar işte bunlardır. (686’ıncı ‘Haftalık Seminer Çalışması’ notlarımızın 15 sayfasından sadece 1 sayfa!)