Sermayenin yönetme tarzı ve AK Parti
Sömürü sermayesinin hâkimiyetinden ve hükümranlık usullerinden söz ediyorum, zaman zaman ve yeri geldikçe. Millî Gazete “GİZLİ DÜNYA DEVLETİ” kitabını bir kere daha okuyucularına veriyor, merak edilen detayları bu kitaptan öğrenebilirsiniz. Sermayenin kendine özgü yönetme ve hükmetme tarzı vardır. Bu tarzı kısaca özetleyelim.
1- Önce karşı tarafı ikiye ayırıp “onları çatıştırarak” denge kurar. 2- İki grup arasında denge kuramazsa bu ikilinin yanına bir üçüncü küçük grup çıkarır ve “onları kullanarak” gruplara sözünü geçirmek ister. 3- İki gruptan fazla çoklu grup olmasını istemez ama kendi kontrolü dışında ortaya çıkan bir oluş varsa “onu şiddetli bir şekilde bastırır”, onu doğmadan ezmek ister, gücü yeterse ezer. 4- Kendi kontrolü dışında bir gelişme olur ve onu doğmadan yok edemezse, bu sefer “onun yanında yer alır, kendi ajanı olanları onların içine sokar” ve içinden bastırmaya çalışır veya bu şekilde hükmetmek olmak ister, hükümranlığını bu tarzda “muhafaza” etmek ister.
Son madde biraz uzun oldu ama meselenin anlaşılması için bu geniş izahat gerekliydi. Yine de tam olarak meseleyi kavrayamayanlara şimdilik sadece “MUHAFAZAKÂRLIK” kelimesini aktarmakla iktifa ediyorum. Yeri geldikçe devam ederiz.
1970’lerden önce, sermayenin kontrolünde olmayan iki kuruluş ortaya çıkmıştır. Bunlardan biri, Süleyman Tunahan’ın Kur’an ve Arapça tedrisidir. Diğeri ise Bediüzzaman’ın risaleleri ve Kur’an tefsirleridir. Bunlar şiddetli şekilde ezilmekteydiler ama yok edilemediler ve sabırlı mücadeleleri sonunda başarılı oldular; başarıları günümüzde de devam ediyor. 1960’ların sonunda (1967) ise İzmir’de Akevler ortaya çıktı. Sermayenin kontrolü dışında olan bu kooperatif Erbakan’ı ve Bediüzzaman’ı desteklemiştir. Yine bu dönemde (1969) Erbakan’ın önderliğinde Millî Görüş Hareketi başladı. Bunlar ortaya çıkıp legal bir şekilde çalışmaya başlayınca, bunları ezmek mümkün olmamıştır. Sömürü sermayesi bu yeni durum karşısında bunlara karşı olan siyasetini değiştirmiş, onların yanında yer edinmiş ve kendisinin kontrolüne almıştır. İşte, Gülen Hareketi sermayenin kontrolüne giren Bediüzzaman’ın devamıdır. AK Parti de “Millî Görüş gömleği çıkaranlar” olarak bu hareketin devamıdır.
Sömürü sermayesi Erbakan’ı devre dışı bırakmak için A. Gül’ü seçmiştir. A. Gül, daha az mücadeleci olması ve kolay idare edilir görünmesi sebebiyle tercih edilmiştir. Ne var ki A. Gül planlananı başaramayınca, sermaye Gül ile beraber R. T. Erdoğan’ı da ister istemez benimsemiştir. Sermayenin yanıldığı husus şudur; R. T. Erdoğan, A. Gül, B. Atalay, B. Arınç, V. Gönül, C. Çiçek, Mehmet Ali Şahin ve diğerleri, muhteris değil mümin insanlardır. Her zaman fedakârlık yaparlar. Daha doğrusu yapmak zorundadırlar. Yapmayanları kendi mebusları yani milletvekilleri ile tabanları hemen dışlarlar. Türklerin başarısı buradan gelir. Bölünmelere izin vermezler. Birisi üzerinde birleşip galip getirirler, böylece galip gelirler.
AK Parti yine de daha önce hatırlattığımız üzere fahiş hatalar işliyor. AK Parti nerelerde hata yapıyor? 1- SURİYE konusunda en başından sonuna kadar hatalıdır. AK Parti’nin oylarını bu konu bitirecek ve belki de sonunu getirecektir. Basının küçük istismarı bu işi bitirir. 2- Allah’ın Türk milletine verdiği iktidarı bir şirk anlayışı içinde bırakıp gitmesi fahiş hatadır. Gücünü kullanıp “ADİL (EKONOMİK) DÜZEN”i getirmeye çalışacağına bırakıp gidiyor! 3- CUMHURBAŞKANLIĞINI sivil ve taraflı birisine verip bu önemli makamın dengesini ortadan kaldırmak hatadır. Oysa tarafsız ve güçlü bir başkan son kararları alarak dengeyi koruyabilir. 4- ERDOĞAN başkanlığa geçip uzaktan partiyi idare etmeyi yeğlemektedir. Bu hem imkânsız hem de ayarsızdır. Başkan tarafsız olmalı ve uygulamaya karışmamalıdır. ABD’de sermaye dediğini yaptırmak için başkanlık sistemini benimsemiştir.
Bu davranışları ve bu fahiş hataları AK Parti’ye zarar verecektir ama ülkeye zarar veremeyecektir. AK Parti yanlışlar yapıyor. Bu kendileri yani AK Partililer için kötü olabilir ama bu yanlışlıkların ve oyunların sonu mutlaka Türkiye’nin ve İslâmiyet’in yararına olur.
Onlar (sermaye) hile, oyun, plan, proje yapar… Allah da proje yapar ve Allah proje yapanların hayırlısıdır… Sadece insanlık tarihi bile bunun en önemli delillerinden biridir.