Harun Özdemir
Adem Tiflis'te insan oldu!
26.06.2012
8284 Okunma, 17 Yorum

 

Adem Tiflis’te insan oldu!

 

Sayın Karagülle ve Sayın Akdemir, Yeni Anayasaya Geçiş Önerisi – Anayasal Sistemde Ortak Görüş Arayışı kitabının birinci bölümünün girişinde İnsan meyvelikler içinde yaratılmıştır başlığı altında kabul edilemez tasavvurlarda bulunuyorlar. Şöyle ki;

 

İnsan iki ayak üzerinde yürümekte; fakat, koşup avlanamamakta, düşmandan kaçamamaktadır. Vücudu çıplak, soğuktan ve fiziki etkilerden korunamamakta, düşmanlarına kendisini kamufle edememekte, vücut örtüsü ile kendisini koruyamamaktadır. Parmaklarında pençeleri bulunmamakta, avını parçalayamamaktadır. Toprağı kazamamakta, dişleriyle otları parçalayamamakta, çiğneyememektedir. Bu nedenle başlangıçta ancak meyve yiyebilmektedir. İlk insan yaz-kış meyvesi olan bahçeler içinde yaratılmış, meyve toplayarak yaşayabilmiştir.”(s.22)

 

Sayın yazarlar insanı; koşamayan, avlanamayan, düşmanları karşısında savunmasız, çıplak ve soğukta üşüyen, parmakları ve dişleri zayıf… bir canlı olarak tanımlarken tek becerisini “meyve yiyerek yaşaması” olarak göstermekteler. Bu görüşler bana çok ilginç geldi. İnsanın bu kadar zayıf olduğu vurgulanırken kendisini nasıl koruduğu anlatılmıyor. Veya böyle bir canlı türünün yeryüzünde giderek çoğalabilecek imkanları nasıl bulabildiğine değinilmiyor. Çok uzun süren bu dönemde, oldukça güçsüz bir canlının varlığını korumasına ve insan olabileceğine inanmak çok zor!

 

Çok kibar, narin ve de zayıf bir varlığın meyve yiyerek bugüne gelmesi nasıl mümkün olduğu, sorusu, dediğim gibi ortada duruyor.

 

Sayın yazarların tezlerini bir kenarda tutarak, kendi tezimize geçmek ve insanlığın ilk dönemine ilişkin zorlukları nasıl aştığını daha gerçekçi bir temele dayandırmak istiyorum:

 

İnsan, kendisine en çok benzeyen insanımsı hayvandan türemiştir. Bunun evrimden çok; hayvanımsı insanın küçük küçük mutasyonlarla insan haline geldiği kanısındayım. İnsan, yani ilk Adem ve sonraki Ademler, hiçbir zaman hayvan çevikliği ve mücadeleci gücünü yitirmeden ayrıca buna akıl ve duygu gelişmesini ekleyerek, potansiyellerini hep geliştirerek önce Adem, sonra insan, sonra da beşer oldu.

 

İnsan Adem iken de tüylüydü ve bitki örtüsünün zengin olduğu coğrafyada kendisini tehlikelere karşı çok rahat savunabiliyordu.

 

İlk ve sonraki Ademlerin insan olduktan sonra karşılaştıkları en önemli sorun, tüylerini döktükten sonra tüysüz yaşam için verdikleri mücadeleydi. Bu mücadeleden de başarılı çıktıklarından, insan soyu yeryüzünde kalıcı olabildi.

 

Lügatte Adem, tüyü dökülen siyah derili insan demektir. Kuran’da da Adem’in tüylerini döktüğü anlatılmaktadır. Yine Kuran, tüylerini döken Adem ve eşini anlatırken, cennetten yani bitki örtüsü zengin coğrafyadan çıkmaya mecbur bırakılırken “ihbitû” denmekte, olay cem-i müzekkeri salim kalıbı ile anlatılmaktadır. İlk yazımda “Adem beden, duygu ve akıl gelişmesini tamamlayan bir topluluğun üyesiydi” dememin nedeni de “ihbitû” ifadesiydi.

 

Tezimizi daha da netleştirirsek;

 

Yeryüzündeki ilk Adem’in, deniz seviyesinin altındaki bugünkü Tiflis ve çevresinde ortaya çıktığı düşüncesindeyim. Tüylü Adem ve topluluğu, kış sezonunda deniz seviyesinin altında, havalar ısındıkça yüksek rakımlara doğru çıkarak her mevsim tabiatta serbest halde meyve, sebze ve tohum bulabiliyordu, av yapabiliyordu. Tüylerini dökünce iklimden dolayı Tiflis bölgesini terketmek zorunda kaldı ve hızla derin vadilerden güneye yani sıcak coğrafyalara doğru indi.

Sayın iki yazarın sözünü ettiği son derece çaresiz ilk insanların nasıl varlığını sürdürdüğü sorularını yanıtsız bırakırken biz, her koşulda mücadele ederek ayakta kalan bir canlıdan, insandan sözediyoruz.

 

Bence iki yazarın, insanlık tarihinin ilk dönemlerine ilişkin tezleri, ciddi anlamda kritik edilmediğinden, oldukça emin cümlelerle kitabın ilk bölümünde yer almış.  

İnşallah devam etmek istediğimiz kritiklerimiz sayesinde kitap ikinci baskısında daha yararlı hale gelecektir.

 

 


YorumcuYorum
Lütfi Hocaoğlu
26.06.2012
21:18

Harun abi,

Genom çalışmalarının tamamlanmasından sonra (2003) National Geographic Genographic adında bir çalışma yaptı. (Google'da arayabilirsiniz) Bu çalışmada mtDNA ve Y kromozomu üzerinde çalışıldı. Bunun sonucunda tüm insanların bir erkek ve bir kadından meydana geldiği ve bunun 60.000 yıl önce Afrika'da olduğu gösterildi.

Hatta siz 100 dolar vererek tüm soyunuzu ve göç yollarını Adem'e ve Havva'ya kadar öğrenebiliyorsunuz.

Hatta o kadar ileri gidildi ki Adem'in balmumundan heykelini yapabiliyorlar. Belgeselini internette seyredebilirsiniz. Çünkü onun genetik yapısı net ve kesin olarak biliniyor.

Biz bu konuyu ilmi makalelerde çok uzun tartıştık.

Son ilmi makalelerde "İsa'nın yaratılışı" makalemi okumanızı tavsiye ederim.

Oradaki ihbitu gelmesi ise çocuklarının da olduğunu göstermektedir. Hatta o kadar ilginçtir ki yapılan çalışmalarda Adem ve Havva ve çocuklarının indiği ekvatoryal Afrikla'daki dağlık bölgenin yakınındaki kabileler Adem'e en yakın genleri taşıyorlar (en saf genleri).

Tüm deri renkleri tek deri renginden meydana gelebilir: Siyah. 6 tane melanin geni vardır. Melanin deriye rengini veren maddedir. 4 tanedir: Siyah, kahverengi, kırmızı, sarı. 6 genin 2 üzeri 6 = 64 kombinasyonu ile 64 farklı deri rengi olur. Hatta ilk insan olan Adem ile Havva'nın daha ilk nesil çocukları sarışın bile olabilir. (İkisinde de tüm melanin genleri heterozigot ise).

Harun Özdemir
26.06.2012
21:42

Sayın Lütfi Hocaoğlu'na soruyorum, “İnsan iki ayak üzerinde yürümekte; fakat, koşup avlanamamakta, düşmandan kaçamamaktadır. Vücudu çıplak, soğuktan ve fiziki etkilerden korunamamakta, düşmanlarına kendisini kamufle edememekte, vücut örtüsü ile kendisini koruyamamaktadır. Parmaklarında pençeleri bulunmamakta, avını parçalayamamaktadır. Toprağı kazamamakta, dişleriyle otları parçalayamamakta, çiğneyememektedir. Bu nedenle başlangıçta ancak meyve yiyebilmektedir. İlk insan yaz-kış meyvesi olan bahçeler içinde yaratılmış, meyve toplayarak yaşayabilmiştir.”(s.22) bilgisine kolaylıkla ulaşmak için google a kaç dolar ödememiz gerekiyor, sanırım bu konuda da yardımlarını bizlerden esirgemeyecektir.

Mete Firidin
27.06.2012
06:53

Demek ki Okadar makaleyi boşuna yazmışım!!!

Lütfi Hocaoğlu
27.06.2012
08:59

Elbette yardımlarımı esirgemem :)

O bilgi için para ödemeye gerek yok. Bugün de bütün araçlarınızdan arının zaten öyle durumdasınız.

Ellerinizle, silahsız olarak avlanamazsınız.

Koşarak vahşi hayvanlardan kaçamazsınız, sizden hızlı koşarlar.

Giysiniz yoksa soğuktan korunamazsınız.

Giysiniz yoksa kendinizi kamufle edemezsiniz.

Silahınız yokken ellerinizle avınızı yakalayamazsınız. Balık bile tutamazsınız.

Kazma kürek kullanmadan toprağı ellerinizle ancak çok sınırlı olarak kazabilirsiniz.

Reşat Nuri Erol
27.06.2012
09:54

"ADEM TİFLİS'TE İNSAN OLDU?"

yanlışlık olmasın...

ADEM TİRAN'DA İNSAN OLMADI MI?!.

yani...

GÜRCÜ mü?!.

ARNAVUT mu?!.

ya da...

her ikisi mi?!.

yoksa...

"HEPSİ" mi?!.

yani...

HEPİMİZİN ATASI ADEM...

*

aaah...

şimdi DR. METE olup "derin" hem de "çok derin" bir makale yazmak vardı ama...

(ne dersin, METE kardeş; şunların alayını derin çalışma ve de araştırmalarımızla alt etsek mi; ne dersin?!.)

*

Harun Kardeş;

benim yıllardan beri DR: LÜTFİ ile anlaşamadığım ve onun da aksini ispat edemediği tek bir mesele var...

Hz. ADEM'in aslı ve asıl kimlerin atası olduğu (GÜRCÜ, ARNAVUT vs.) meselesi...

meselenin ne olduğunu yazmayayım; kafamız iyice karışır...

ama şunu iyi bil...

bu konuda DR. LÜTFİ ile aşık atmak zor...

benden söylemek ve hatırlatmak...

ben henüz ikna edemedim!!!

ama olacak, inşaallah...

sen de yardım et...

olacak...

*

latife bir yana...

güzel bir tartışma...

İSTİFADE EDİYORUZ...

herkese selam ve dua, dua...

Harun Özdemir
27.06.2012
10:30

Pek muhterem Lütfi Hocaoğlu, değerli bilgileriyle bizleri aydınlatmak için topa girmiş bulundu. Özellikle National Geographic Genographic kaynaklı rivayetlere fazlasıyla güvendiği için de kınayacak değiliz. Bizler konvansiyonel düşünen ve konvansiyonel yaşayan insanlarız. İbareye rivayetten daha çok önem veririz, düşüncelerimiz bu bağlamda ele alınmalı.

إِنَّ مَثَلَ عِيسَى عِنْدَ اللَّهِ كَمَثَلِ آدَمَ خَلَقَهُ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ قَالَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ

İster İsa, ister Adem, hangisinin bilgisinden daha eminsek diğerinin açıklamasında da o bilgiyi analojiyle kullanabiliriz.

Öncelikle İsa'nın annesi vardı, bunda kuşku yok. O zaman Adem'n de annesi olması gerekir. İkincisi "turaptan halk edilmesi" anneye yapılan bir vurgu olmalıdır. Hem topraktan hem bir memeli kadından, ikisi bir arada düşünülemez, o nedenle "turaptan" denmesinin nedeni "bedenen ve duygu olarak anne ama mükellefiyeti" olmayan aklı yeteri kadar olgunlaşmamış bir dişiden denmektedir. "Turab son tahlilde mükellef olmayan dişi" demektir. Üçüncüsü kadın ile erkek arasında bir akit varsa çocuğun "baba"sından bahsedilebilir. Akit yoksa, zina olmasa da "babasız" sayılır. Fasit bir cinsel ilişki olur ama zina olmaz! Adem de İsa da evveliyatsız kişiler değiller. Babaları vardı ama arada akit yoktu. Milyonu aşkın canlı türünün bir şekilde soyunu sürdürdüğü bilinirken insanın ortaya çıkışı ve ilk insanın hayata nasıl tutunduğunu bir böcek kadar açıklayamıyorsak tezimizde sorun var. "Biz bunları söyledik gerisini sen anla" denecekse bu yöntem de öğretici değil. Genetik bilimin kendi içinde çok tutarlı bir disip olması ve biyolojik gelişmenin Adem'in varlığını açıklaması ayrı ayrı düşünülmeli. Çünkü öncelikle Adem diğer varlıklardan ayrılan özelliğiyle açıklanması gereki ki, o da "akıl ve duygu" olgunluğuna nasıl vardığı konusudur. Selamlar.

Harun Özdemir
27.06.2012
23:54

Derin gaflet uykusundan uyandırdığı için Sayın Hocaoğlu'na hakketen müteşekkirim. Kendimi "fazlalık"larımdan arındırayım dedim, aman Tanrım bir de ne göreyim, meğer ben hiçbirşeymişim! Zor da olsa bi şey olmadığımı gördüm, görmesine de, tartışmanın asıl merkez kavramı olan ve insanı bişey olduğu zannına kaptıran "FAZLALIKLARA" nasıl ve ne kadar zamanda sahip oldu, buna değinen yok! Tatışmanın asıl konusu "fazlalık" değil miydi? Pardon, yoksa ben mi topa faullü girdim?

İnsan henüz "fazla" değilken nasıl korundu?

Genetik bilimi; koşamayan, avlanamayan, düşmanları karşısında savunmasız, çıplak ve soğukta üşüyen, parmakları ve dişleri zayıf… insanın vahşi dünyada nasıl varlığını koruduğunu da anlatıyordur mutlaka. Bu varlığın tek becerisi “meyve yiyen canlı" olması ise, bu canlı kimin kucağında ve korumasında büyüdü?

İnsanın sosyal gelişmesi Sayın Karagülle ve Sayın Akdemir'in ortak imza ile yayımladıkları kitapta muğlak ve zaman skalasına göre de oldukça düzensiz anlatılmış.

Bizim tezimiz çok açık: Beden, akıl ve duygu gelişmesini tamamlamış, geniş aile halinde yaşayan bir topluluğun içinden en kabiliyetlisi seçilerek "adem" yapılıyor. "Adem" olması için de vahiyle destekleniyor. Böylece seçilen kişi adem olunca, ailesi ile arasındaki fark da gittikçe büyüyor.

Bu durum şuna benziyor:

Anadolunun ücra bir köyünde gelenekleriyle yaşayan, okul görmemiş anne-babadan olma bir çocuk, okuyarak 35 yaşlarına geldiğinde dünya çapında bir profesör olabiliyorsa Adem ile ailesi arasında da benzer bir durum yaşanmış olmalıdır.

İnsanlar 35 yaşında dünya çapında hayranlık uyandıran profesöre bakarak bu adam bu aileden olamaz, bu aile böyle birini yetiştiremez gibi düşüncelere kapılabilirler. Dışarıdan verilen bilgi ve görgü desteği, bir çocuğu anne-babasından oldukça farklı noktara taşıyabilir.

Özetlerse; insanın sosyal evrimi ile sosyal mutasyonu üzerinde serdedilen görüşlerin, biyolojik gelişimi kadar kayda değer olmadığını söylemek istiyorum.

Reşat Nuri Erol
28.06.2012
06:25

Harun Kardeş;

Yanlışın veya eksiğin şurda...

Bir tarafta "ADİL DÜZENE GÖRE İNSANLIK ANAYASASI"...

Diğer tarafta ona "GEREKÇE" olarak ÜSTAD ile yazdıklarımız veya yazmaya çalıştıklarımız...

"GEREKÇE" olarak yazdıklarımızın tamamını yayımlasak 1000 sayfayı geçer, hepsini toparlayıp redakte etseK 2000 sayfayı bulur... Ama yakın geçmişteki yıllarda bu konu bir türlü gündeminize girmedi, size heyecan vermedi, başka ilgi alanlarına ve heyecanlara savruldunuz...

BU MALZEME HEPİNİZİ BEKLİYOR AMA NERELERDESİNİZ...?!.

"KUR'AN MUCİZELERİ" (250 MUCİZE) kitabı da öyle...

Binlerce syfalık "TEFSİR" kitapları da öyle...

*

"ANAYASA MESELESİ" gündeme gelince bu 1000-2000 sayfalık çalışmamızın -şimdilik- bu kadarı AKDEMİR kardeşimizin ve HASAN ÖZKET kardeşimizin çalışma arkadaşlarının çalışmalarıyla kitaplaştırıldı;

"BAŞLANGIÇ" OLARAK ÇOK DA İYİ YAPILDI...

ALLAH EMEĞİ GEÇENLERDEN RAZI OLSUN...

*

ikinci hata veya eksiklik de şu...

kitabın bütünü yani "ANAYASA MESELESİ" ile ilgili birlikte daha ne yapabilirizi görüşüp tartışacağımıza...

yaptığımız ve tartıştığımıza bakar mısınız...?!.

bu yapılan...

bana ancak bazı Arnavutların Adem'in Arnavut olduğunu söylemeleri gibi geliyor; önceki latifeli yorumumu da bunu anlatabilmek amacıyla yazdım...

umarım meramımı anlatabilmişimdir...

*

Harun Kardeş;

iyi-kötü, tamam-eksik vs. böyle bir KİTAP" ortaya çıktı...

84 yaşındaki genç ÜSTAD Ankara'ya kadar götürüp Ak Partili yetkili ve etkililere ulaştırdı...

Bütünü bir yana bırakıp "şimdilik gereksiz" tartışmalarla vakit geçirmeyelim...

MEVCUT KİTAP ve diğer çalışma ile imkanları değerlendirerek ne yapabiliriz, ne yapmalıyız, NE YAPMALISINIZ; gelin onları görüşüp tartışalım...

TEBLİĞ görevimizi gücümüz nisbetinde yerine getirince,

ondan sonra şu anda yapmakta olduğunuz konulara daha derinlemesine dalalım...

ama bunları yapmayacak veya yapamayacaksak;

o zaman bu keyifli tartışmalara devam...

*

selam, sevgi ve dua ile...

reşad

Lütfi Hocaoğlu
28.06.2012
09:09

Bugün artık genetik antropoloji vardır. Klasik antropoloji önemini büyük ölçüde kaybetmiştir.

Genetik antropoloji ile mtDNA ve Y kromozomu üzerinde yapılan çalışmalar sizin ve önceden sizin gibi iddia edenlerin tezlerini tamamen çürütmüştür.

Adem ve Havva ikizidir ve bir anneden doğmuşlardır. Anneleri onlara bakmıştır. Ama bu anne bizim gibi insan değildir. Neanderthaldir. Neanderthallerden sadece bir tanesi Adem ve Havva'yı doğurmuştur. (İsa gibi) Adem ilk hücre iken genlerinde gerekli değişimler yapılarak zeki olmuştur.

Siz istediğiniz kadar eğitimden geçirin, bir insanı zeka seviyesinin üst sınırını geçiremezsiniz. Bu nedenle söyledikleriniz maalesef yanlıştır. Genetik ve biyoloji ilimlerine aykırıdır.

Değişim bir anda ve tek bir yerde olmuştur. İlk insan olan Adem ile bugünkü insan arasında zekâsal açıdan bir fark yoktur.

O yüzden eski ve yanlış bilgiler olan fazlalıklardan arınmak çok önemlidir :)

Selam ve saygılar

Süleyman Karagülle
29.06.2012
20:38

Biz Biyoloji kitabı yazmadık. Anaaysa kitabını yazdık. Bu güne nasıl gelindğini anlattık. Anayasamzı sabote etmek için sermaye sizlere nekadar verdi? Demekki biz karşımzıda olanları bedava suçluyoruz. Arıtk sadede gelin. Dostlarım. Ocağımızdan , bucağımzıdan bahsedin

Harun Özdemir
30.06.2012
00:50

Bodrum'dan yazıyorum, arkadaşlar! Tarih yazın tatil yapın, tavsiye ederim, güzel oluyor!

Anayasa'nın oldukça uzun olan giriş kısmı tarihe ayrılırken bedava yazıldığı anlaşılıyor. undan duyulan rahatsızlık dile getirilmiş.

Ama para denen meret naıl dağıtılıyorsa ve kim dağıtıyorsa artık, siz yazarken verilmiyor da biz okur ve değerlendirilirken veriliyor. Ne ala!

Bence yeni Anayasa bu konuya da el atmalı!

Süleyman Bey her konuya insanlık tarihi ile başlayarak okucunun dikkatini geleceğe ilişkin konulardan koparıyor. Cengiz haklı.

Reşat Nuri Erol
30.06.2012
08:24

hepinizin eksikliği şu;

2000 sayfaya yani BÜTÜNE bakmadan AHKAM KESİYORSUNUZ...

merak edip ve durumdan VAZİFE çıkarıp AKDEMİR gibi bütünü isteyip üzerinde ÇALIŞAYIM demiyorsunuz...

yahu...

biraz edep...

biraz da ucundan tutup ÇALIŞMAK...

çok mu zor; ha ÇOK MU ZOR?!.

ALLAH ISLAH ETSİN VE

ÇALIŞMA GAYRETİ LUTFETSİN...

NOKTA.

Reşat Nuri Erol
30.06.2012
08:44

"Bodrum'dan yazıyorum, arkadaşlar! Tarih yazın tatil yapın, tavsiye ederim, güzel oluyor! ..."

HARUN ÖZDEMİR

*

SANKİ İZMİR'DE VEYA BAŞKA YERDE TATİLDE DEĞİLMİŞSİNİZ GİBİ...

HEP TATİL, HEP MUATTAL KALMAK, HEP ÇALIŞMAMAK...

AMA...

ORTAYA ÇIKAN METİNLER

TAMAMLANMADAN...

TAMAMLANMASINI BEKLEMEDEN...

TAMAMLANMASI İÇİN HİÇ ÇALIŞMADAN...

UKALACA GÜYA TENKİT ETMEK VEYA HER NE YAPIYORSANIZ..!?.

*

ne yapalım...

BİZE ÇALIŞMAK...

SİZE DE UKALALIK...

HER ŞEY NASİP MESELESİ...

nokta.

Harun Özdemir
30.06.2012
09:29

Bence de biraz .... .

1997 yılında İzmir'de yaptığım düzeltmeler ne ise o haliyle basılmış. Biri daha okumuş olabilir ama benim gözümden kaçan yazım hataları aynen duruyor.

Aramızda 15 yıl gibi bir fark varsa buna da şaşırmamak gerekir. Çünkü biz günde iki eşşek kadar çalışıyoruz. İzmir daha azını kaldırmıyor!

Hani şu olsaydı, kitabın devamı niteliğinde bir çalışma yazılıp basılmış olsaydı İstanbul'da da birşeyler oluyor, bir kıpırdanma var diye ümitlenecektim ama henüz yok! Olursa Sayın RNE, sizi temin ederim ki, günde iki eşşek kadar çalışan biri olarak sizleri takdir etmekte geç kalmazdım!

İyi tatiller!

Reşat Nuri Erol
30.06.2012
10:01

Harun Kardeş...

47 yıllık maddî imkanlar İzmir'de...

İstanbul'da -maalesef- yeterince maddî imkan oluşturamadık...

ZAMANLA OLUR VE OLUŞUR İNŞAALLAH...

HASAN ÖZKET VE ÇALIŞMA ARKADAŞLARININ ÇALIŞMALARIYLA MİNİK BİR KIPIRDANMA VAR...

LÜTFİ KARDEŞ VE ÇALIŞMA ARKADAŞLARININ GAYRETLERİ OLMASA;

BU SİTE OLMAZ, SİZ DE BU YAZDIKLARINIZI YAZAMZDINIZ...

BİZ KIT-KANAAT İMKANLARIMIZLA BU KADAR YAPABİLDİK, "ÜSTAD" DA BU KADARCIĞIMIZDAN "MEMNUN VE MUTLU" DİYELİM Kİ O DA BU YAŞINDA ÇALIŞIYOR VE BİR ŞEYLER OLUYOR; ELHAMDÜLİLLAH...

*

öncesinde de dedim...

dediğim "çok kısa" ama "özellikle sen" çok şey anla...

çünkü özellikle üçünüze -HARUN, HİLMİ, KAZIM- yıllarca hep söyledim...

SİZLERDEN BEKLENDİMİZ HEP DAHA FAZLASI...

tekrar aynen aktarıyor ve hatırlatıyorum:

"BU MALZEME HEPİNİZİ BEKLİYOR AMA NERELERDESİNİZ...?!.

"KUR'AN MUCİZELERİ" (250 MUCİZE) kitabı da öyle...

Binlerce sayfalık "TEFSİR" kitapları da öyle..."

bir de...

40-50 haftadır yazmakta olduğumuz FELSEFE KİTABI...

ayrıca

ALİ BÜLENT DİLEK kardeşimiz -sitemizde de olsa- kitapları derlemeye çalışıyor...

bunlar sadece İLİM...

bir de AMEL yani UYGULAMA denemeleri var...

AHŞAP EVLER...

MARKET ÇALIŞMASI...

VE DİĞERLERİ.. DİĞERLERİ...

yani...

buradaki mütevazi KOOPERATİFLERİMİZİN ÇALIŞMALARI...

bu arada...

yeni hazırlıklar var....

olursa, başarırsak, haberiniz olur!..

AMA ÖNCESİNDEN SİZ SORSANIZ VE KATILIP KATKIDA BULUNSANIZ DAHA İYİ OLMAZ MI...

*

neyse...

çok uzatmayayım...

İŞİMİZE BAKALIM...

selam, sevgi ve dua ile...

kardeşin reşad

Reşat Nuri Erol
30.06.2012
10:11

bu arada Dr. ve de Müh. Lütfi kardeş "Adem babamızın 'Tiflisli yani Gürcü' değil de 'Tiranlı yani Arnavut' olduğu" ile ilgili çok derin ilmi iddialarıma çok gülmüş; inşaallah siz de gülmüşsünüzdür...

ALLAH CÜMLEMİZİ DÜNYA VE AHİRETTE GÜLDÜRSÜN...

selam, sevgi ve dua ile...

Hz. Adem'in Arnavut/Boşnak torunu reşad

*

not:

son ilmi iddiam da şu...

Havva anamız da Boşnak...

Çünkü benim annem Boşnak...

aksini ispat edebilen beri gelsin, delil getirsin...

ve's-selam...

RNE

Hüseyin Kayahan
05.07.2012
21:40

"KELİMELERİN/İBARELERİN EFENDİSİ" Harun kardeş,

Harun son bir kaç yıldır bir şaşkınlık içinde... Ona göre, kendisini bu kadar yakından tanıyan, kabiliyetlerini gören, eserlerini okuyan, ilmine hayran olan ve devletin en yetkili kademelerinde oturan insanlar; Harun bey kendine göre, yapılabilecek her şeyi de yapmasına, çırpınıp durmasına rağmen; nasıl oluyor da kendisine yer vermiyorlar, yol açmıyorlar. Ona göre koskoca devlet(devlet erkini kullananlar), kendisinden korkmaktadır.

Benim gördüğüm Harun beyin uslubundaki yanlışlığıdır. İster konuşurken ister yazarken, en göze batan iki husus "istihza (Harun buna ironi diyor ama öyle görünmüyor)", ve "söz söyleyen olmaz sözüm üstüne" vurgusu. Harun beye siyasete mutlaka devam edecekse kendi partisini kurmasını (zira bana göre bu sulupla hiç bir parti ona şans tanımayacaktır), siyaseti bırakacaksa iş hayatına atılmasını öneriyorum. Elbette bu ikisinin dışında her zaman ilim meclislerinde kendisine hep baş köşeler gösterilecektir ama...(bu konuda da müstakil bir makale ile katkı koymak istiyorum)

Tekrarlamak istiyorum: "Artık meydan boş değil, muhataplar da boş değil..." Savlarımızı çok ciddi delillendirmemiz gerekiyor.

Saygılarımla.

H.Kayahan





Çok Yorumlanan Makaleler
Mete Firidin
Kuran'da Kölelik
27.12.2013 57329 Okunma
86 Yorum 08.01.2014 17:16
Lütfi Hocaoğlu
Fahişe ve Fahşâ
20.08.2015 32831 Okunma
81 Yorum 16.09.2015 00:08
Mete Firidin
Hz. Adem’in Kaburgası
25.04.2012 16929 Okunma
59 Yorum 28.04.2012 13:42
Hüseyin Kayahan
RUH, NEFİS ve DİĞERLERİ
4.05.2012 12748 Okunma
58 Yorum 13.05.2012 06:56
Mete Firidin
Miras ve Kelale Ayetleri
13.02.2014 21973 Okunma
53 Yorum 28.02.2014 13:04
Sam Adian
FINANSMAN MESELESI VE ZEKAT
8.11.2012 23503 Okunma
45 Yorum 18.11.2012 00:41
Mete Firidin
Nuh’un Gemisi ve Cudii
12.01.2014 18751 Okunma
45 Yorum 05.02.2016 23:06
Sam Adian
IŞLEVSIZ TANRI...!
9.09.2012 12478 Okunma
42 Yorum 18.09.2012 01:06
Sam Adian
EN IYI ANAYASA YAZILI OLMAYANDIR.....
7.07.2012 10664 Okunma
34 Yorum 10.07.2012 22:30
Cengiz Demirci
Sam Adiyanı hakeme davet ediyorum
10.07.2012 11671 Okunma
34 Yorum 15.01.2013 10:44
Mete Firidin
Adem'in ve Havva'nın Hatası
2.03.2014 23945 Okunma
34 Yorum 10.03.2014 00:48
Sam Adian
KAT'a ve NEFY - KAVRAMLAR
7.04.2012 9698 Okunma
32 Yorum 09.04.2012 18:02
Hüseyin Kayahan
ALLAH'I TANIMAK
27.07.2012 9637 Okunma
32 Yorum 15.08.2012 10:48
Lütfi Hocaoğlu
Bilgisayardan Kuran Öğrenmek. Ruhu-l Kuran Projesi
1.08.2009 12374 Okunma
31 Yorum 04.02.2021 07:47
Mete Firidin
Amen ve Senetin
15.11.2012 30104 Okunma
31 Yorum 30.11.2012 13:47
Harun Özdemir
Evlenme hakkı üzerine
11.07.2012 9433 Okunma
30 Yorum 18.07.2012 19:12
Mete Firidin
Nuh’un Üvey Oğlu!
25.10.2015 24674 Okunma
28 Yorum 12.01.2020 17:30
Süleyman Karagülle
ABD Başkanlık Seçimi
19.11.2016 34352 Okunma
28 Yorum 19.12.2016 21:41
Mete Firidin
Homohabilis Havva ve Havvalar
20.04.2012 25633 Okunma
27 Yorum 15.04.2020 09:47
Hüseyin Kayahan
ALLAH'I TANIMAK-2, TANRININ AÇMAZI
2.08.2012 8492 Okunma
25 Yorum 06.08.2012 22:06
Cengiz Demirci
İlk karzı hasen kooperatifi
3.01.2013 18193 Okunma
25 Yorum 06.02.2013 20:31
Sam Adian
BIR EYLEM OLARAK ZINA
14.07.2012 27433 Okunma
24 Yorum 24.07.2012 09:50
Sam Adian
Varlığın Rabbi....
28.08.2012 9519 Okunma
24 Yorum 05.09.2012 10:43
Mete Firidin
Nutfetin Emşâcin (99)
14.05.2013 24740 Okunma
24 Yorum 17.05.2013 15:16
Sam Adian
SOSYAL KAPITALIZM.
21.03.2012 11903 Okunma
23 Yorum 23.03.2012 04:25
Sam Adian
DARB-I MESEL VE YETKI GASPI
8.03.2012 8040 Okunma
22 Yorum 11.03.2012 16:10
Sam Adian
KAT'A ve NEFY
31.03.2012 11375 Okunma
22 Yorum 11.04.2012 01:44
Hüseyin Kayahan
GECİKMİŞ YORUMLAR: SALSAL VE TUFAN HK.
13.10.2013 10266 Okunma
22 Yorum 18.10.2013 15:10
Mete Firidin
El Tur ve Tur-i Sina?
24.03.2013 30764 Okunma
21 Yorum 23.06.2021 12:46
Cengiz Demirci
Süleyman Akdemir'in Erbakan Vakfına Teklifi
4.02.2015 14470 Okunma
21 Yorum 17.02.2015 09:32
Hüseyin Kayahan
ORUÇ ve RAMAZAN
29.06.2014 7164 Okunma
19 Yorum 20.07.2014 07:59
Mete Firidin
Hınzır
12.11.2018 6914 Okunma
19 Yorum 31.01.2021 23:14
Sam Adian
HAMR ve HUMR
25.02.2012 43790 Okunma
18 Yorum 10.01.2020 12:34
Sam Adian
HMR ve SONUÇ
16.03.2012 9721 Okunma
18 Yorum 16.03.2012 18:08
Sam Adian
HADIM'DAN ZINAYA
12.07.2012 8693 Okunma
18 Yorum 13.07.2012 10:00
Mete Firidin
Şeriata Göre Kadınların Dövülebilmesi?
16.03.2014 16602 Okunma
18 Yorum 20.03.2019 10:45
Mete Firidin
Kuran’da Tasavvuf ve Lahid Köklü Kelimeler
8.05.2014 11080 Okunma
18 Yorum 10.05.2014 11:22
Süleyman Karagülle
D E R G I !
29.04.2017 6206 Okunma
18 Yorum 16.05.2017 08:11
Harun Özdemir
Adem Tiflis'te insan oldu!
26.06.2012 8284 Okunma
17 Yorum 05.07.2012 21:40
Mete Firidin
Cennetteki Khamr
28.05.2015 16114 Okunma
17 Yorum 29.05.2015 19:00
Sam Adian
SLT ve SISTEM Toplu değerlendirme ve cevaplar
19.02.2012 8299 Okunma
16 Yorum 24.02.2012 01:08
Sam Adian
UTANMAZLIK ZINA MIDIR?
13.07.2012 10556 Okunma
16 Yorum 14.07.2012 21:14
Mete Firidin
Adet Görmekteyken Kadın Namaz Kılabilir mi?
14.06.2018 7919 Okunma
16 Yorum 17.04.2020 16:27
Reşat Nuri Erol
Hocaların Hocası Ali Yakup Cenkçiler Hoca - 4
29.05.2021 757 Okunma
16 Yorum 30.05.2021 17:12
Sam Adian
EKIMUS SALAT - Namaz bir Ritüel midir?
1.02.2012 14780 Okunma
15 Yorum 03.05.2020 12:00
Sam Adian
RIBA VE EKONOMI
7.03.2012 10018 Okunma
15 Yorum 09.03.2012 06:04
Sam Adian
YAPISAL ILKELER - KARAR MEKANIZMALARI
29.03.2012 8340 Okunma
15 Yorum 31.03.2012 20:26
Mete Firidin
Lut Kavmi Homoseksüel Değildi!
3.08.2014 28543 Okunma
15 Yorum 03.12.2017 03:35
Mete Firidin
Rahmet ve Şeriat
19.03.2012 7089 Okunma
14 Yorum 27.03.2012 21:05
Mete Firidin
Hamr ve Humr
12.04.2012 9991 Okunma
14 Yorum 02.05.2012 15:51